şükela:  tümü | bugün
  • filmin basindaki olayin "cok memento olduguna" katilmiyorum acikcasi. neyin nerden geldigini gostermek icin, hayattaki kucuk bir adimin ileride olucak baska biseyi derinden etkileyebilecegini gostermek icin secilmis guzel bir cekim teknigiydi bence...

    film insani 2 kere got edisiyle guzel ama sondaki gerizekali olay benim 120 db duzeyinde kopmama yol acmistir. filmin ortasinda da "aha katil budur haha" diye de dalga gecmistik kiz arkadasimla... john cusack'i bozmamis ama film ve yine super oynamis.
  • insanda çoklu kişisel bozukluğu araştırma isteği uyandıran film
  • artık yaşlandığımdan mıdır nedir (artık eskisi kadar gerilim- korku filmi izlemiyorum) yoksa zaten gerili olan sinirlerimin az bir eforla kopma raddesine geldiğinden midir bilinmez, iyi sayılabilinecek bir film olduğunu düşündüm ben...yani tamam klasik klişe vs falan olabilir ama yine de iyi geldi...bi buçuk saatliğine gerginliğime biraz daha ekledim...hayatım daha da bi çekilir oldu.
  • - insanın kimligini, durumdan duruma degisen tepkilerinin sebebini sorgulatacak guzel film. hayır hayır, sorgulatmaz. sen kim oluyorsun da, bana cevap veriyorsun. ne salaksin sen yaaa, yoksun bile akillim. yokum madem sen kimle konusuyosun zeki kardesim ? varligin da yokklugunda yetmiyor... tirinim tirinim.
    (bkz: olaylar gelisir)
  • alisilmis,olecek kisi siralama takibinin cok zor olmadigi kanli,hafif gergin 2 yarisinda seyircileri sasirtmayi basaran film
  • açıkçası filmden sonra en çok kafama takılan şey, filmde en az görünen ama asıl kahraman olan arkadaşımızın gerçekten ruh hastası olup olmadığıydı. bunu da filmi yanımda izleyen sevgili arkadaşım* kafama sokmuştu. kısa bir araştırma-soruşturma sonucu şunu öğrendim: kendisinin nystagmus'u var. yaa.
  • izlemenin vakit kaybi oldugunu dusundugum bu filmde tek begendigim, filmin acilisinda -ve baska birkac yerinde daha- yer alan, aklimda kaldigi kadariyla asagidaki gibi olan urkutucu dizeler:

    when i was climbing up the stairs,
    i saw a man who wasn't there,
    he wasn't there again today,
    i wish he would go away.
  • amerikada motellerin insan hayatındaki önemini anlatan film
  • olay kurgusu, karakterlerin biraraya toplanması ve sürpriz son agatha christie romanlarını; otel ortamı, surekli yagan yagmur, karanlık mekanlar hitchcock filmlerini anımsatıyo biraz. film boyunca olayın çözümüyle ilgili seyirciye ufak ufak tüyolar veriliyo aslında. filmin son 10 dakikasında olay çözümleniyo, lakin mesele bitmiyo. son 10 dakika gereksiz, geyik olmuş. halbuki ne küsel psikolojik gerilim tarzı bişi ortaya çıkmıştı. filmin sonu teenage thriller filmlerine gönderme amaçlı mı yapıldı, yoksa "uleyn, olayı burda kesmek, bitirmek olmaz, şöle şok bi son yapalım" hissiyatı içinde mi davranıldı bilemicem. izlenilebilir bi film.
  • bu tür filmleri genelde tırstığı için izlemeyen* kişiler için sürprizlerle dolu, gerici film. hayır, pişman olmadım, hatta iyi ki izlemişim diyorum. karmaşıktı, evet ama yine de sonunda parçaları bir araya getirince hiç de öyle olmadığı anlaşıldı, hatta rüyama bile girdi.