şükela:  tümü | bugün
  • yky çevirisi okunduğunda hiç bir şey anlaşılmayan kitap.
    kısacık bu kitabı okumak hem uzun sürer hemde kelimeleri anlamaya çalışırsınız.
  • çok şükür bitti. okurken kendimi az biraz idrak yetisinden yoksun hissettiğim kitaplardandı. çevirisi çok zorlamaydı, buna rağmen habermas o dev ıq'suyla tastamam geliyor her kelimeye. azıcık bahsedeyim de, hem tekrar etmiş hem de size aktarmış olurum.

    postmodernizmin, tekniği bilimselleştirmesini eleştiriyor habermas. bu durumu da "ısmarlanmış bilim" olgusu olarak nitelendiriyor. teknokratlar tarafından ısmarlanmış bilimin, halk için olabileceğine kuşkuyla yaklaşıyor. bilimin bir praksis olarak halkla buluşamadığını; kamuoyundan ziyade yeni kapitalist teknik mecralara sunulduğunu iddia ediyor (bu bana son derece gerçekçi geliyor).

    kitapta "bilgi ve ilgi" arasındaki ontolojik farklılığa da dikkat çekiliyor. ilgilerimizle güdülenip, bilmeye yaklaşabiliriz fakat ilgilerimizi bilmeyle ilgili yeterli donanıma sahip miyiz? hadi bizler biraz daha şanslıyız ama habermas'ın tanımıyla "düşük ayrıcalıklı" toplumsal sınıf, yaşama savaşı verirken ilgisi sadece "ekmek" olur, değil mi? ne ilgisi ne bilgisi allahını seversen ya?!

    düşük ayrıcalıklılar için değerler son derece açık: karnımı doyuracak herhangi bir şeye kaskatı bir ideoloji olarak sarılırım. bilimi de ısmarlama halinden çıkarıp, halka dönük uygulamalar şeklinde sunarsak - ama ideolojileştirmeden, köşeli bir gerçekliğe büründürmeden - belki insanın öğrenme tözüne uygun davranabiliriz.

    bilimin dünyasızlaştığı bu düzende, bilimin insanileştirilmesi de diyebiliriz buna. muazzam kitaptı, öneriyorum.