*

şükela:  tümü | bugün
  • 28. uluslararası istanbul film festivali'nde de gösterilmektedir. harika müzikleri olan pek hoş bir aşk hikayesi izlemek isteyenler kaçırmamalı..
  • çizimleri, renkleri, müzikleri, sahne geçisleriyle mukemmel bir film. sonuç kısmının biraz uzatılmıs olması bu tarz filmlere alıskın olmayanları sıkabilir ama görülmeye deger kanımca. özellikle sahne gecisleri ve kamera acıları, animasyon olmasının artılarını sonuna kadar kullanması etkileyici sonuclar dogurmus.
    ayrıca, seslerle anlatımı cok guclu, filmde hiç konusma olmayısı insanı bu kadar rahatsız etmeyebilir.

    yönetmenin 28. uluslararası istanbul film festivalinde 4 filmi daha gösterimdedir.

    the tune (şarki)
    i married a strange person! (garip birisiyle evlendim!)
    mutant aliens (mutant uzaylilar )
    hair high (saçlar havaya )
  • festivalde seyrettiğim bill plympton'ın bol ödüllü animasyonu. hemen karanlık olan herşeye yapıştırılan kafkaesk kelimesini ilgili başlıkta aradığınızda yazılarda rahatca görebileceğiniz, fakat bu yorumun plymton'ın sadece gerçek birşey kurgulaması ve buna inandırmasıyla ilgili olduğunu düşündüğüm (tabiiki dönüşümlede hemen ilintilendirilebileceği de aşikar) ödüllerini haketmiş canlandırma.

    --- spoiler ---

    seyrederken bu adam ne zaman değişecek ve birşeylerin farkına varacakta hikaye mutlu sonla bitecek ve kahramanımız hayat boyu kalıcı etki yaratacak bir macera yaşayacak
    diye beklerken sadece tek bir gerçek yaşanıyor sonunda güzel kızla sevişiyor. ama nerde o değişim. kahramanımızda iyi adam olduğuna dair hiç bir ibare görmüyoruz,
    olmayacak olamayacak çünkü kötü hiçbirşey mucizevi bir göz açılmasıyla bitmeyecek.
    --- spoiler ---

    bu arada filmin müzikleri hiç dialog olmayan bu filmde dert anlatmaya gayet uygun olmuş, tom waits,- ( alice albümünden flowers grave) ,pink martini gibi isimlerle evlere şenlik gönüllere esenlik olmuştur.
  • 25 degil de 50 fps olarak izlense sanki daha bi olacakmis gibi duran film.. hani filmin yavasligindan duraganligindan falan da degil, basbayagi animasyon arizasi varmis izlenimi yaratti nedense..
  • çizimler ve müzik seçimi çok başarılı olmasına rağmen zor bir tarafı var filmin; konuyu tam olarak anlatmamış sanki yönetmen. malzemeyi verdim varın gerisini siz düşünün diyor. film boyunca her bir harekete bin anlam yüklemekten yoruldum. ama tekrar tekrar izlenesi güzellikte. animasyon sevenler için oldukça iyi, ödülleri almış boşuna da almamış, ben sadece konuşma olmamasına bile ödül verirdim, o derece.
  • "hair high'ın tam zıddı: svankmajer ya da (animasyoncu olsaydı..) david lynch de böyle yapardı: epey karanlık ve gerçeküstü.."
    böyle tanımlıyor bill plympton '08 yapımı -şimdilik, son uzun metraj filmi idiots and angels'ı..
    (http://yucitek.blogspot.com/…idiots-and-angels.html)
  • iyilik ve kötülük arasında net olduğu sanılan çizginin boşluğunda akan uzun metraj bill plympton animasyonu.
    diyalogsuz da akıcılığı başarabilmesi, öngörüleri zorlayan bir seviyede sürekli yükselerek devam eden kurgusu ve elbette müzikleri seyre değer kılıyor.
  • --- spoiler ---

    son derece acımasız, gaddar ve kötü olan adamın saçına bir gün bir tırtıl düşer, kozasından çıkar ve kelebek olur. adam onu avucunda ezer ancak o günden sonra adamda kanatlar çıkmaya başlar, içindeki meleğin uyanışı da diyebiliriz. bu noktada adamdaki değişim başlar, sert yapısına tutunmak ve içindeki meleği reddetmek için elinden geleni yapar; kanatları keser, kelepçeler, her yolla direnir. ancak o melek bir kere uyanmıştır ve hayata bakışı istese de istemese de geri dönüşsüz değişecektir artık. her bulduğu fırsatta taciz ettiği kadını artık çıplak hayal etmez. hatta kanatları sayesinde kadını elde ettiğinde, onu bulutlarda uçurur ve güvenle geri bırakır. sonra sonra bundan da kötü olan, ancak faaliyete geçmediği veya buna fırsat bulmadığı için kötülüğünü daha önce anlayamadığımız, barmen ve esas adamımızın aşık olduğu karısı ile olaylar birbirini kovalar. kadın da bizim adama aşık olur ve onu sevgisiyle hayata döndürür. en son sevişirler.
    filmin ilk ve son sahnelerini değerlendirirsek, ana problemin sevginin eşlik ettiği cinsellik olduğu sonucuna varabiliriz. belki de bir erkeğin hayatında kadının önemi...

    --- spoiler ---

    'bunun için şartlar oluşmadıkça, bir insanın kötülükte ne kadar ileri gidebileceğini bilemezsiniz'' sosyolojik mesajı çok güzel yedirilmiş filme. ''kötülük de iyilik de bireylerin iradelerine bağlı değildir'' mesajı da aynı şekilde filmin bütünü içine güzelce karıştırılmış, nefis bir yemek olmuş.
    ayrıca filmin adının kötüler ve melekler değil de, ahmaklar ve melekler olmasında anlatılmak istenen zaten incelikle anlatılmış. üzerine çok da bir laf söylemeye gerek yok.
  • idiots and angels harikulade bir yapıttır. bu filmi anlamak için önce taoizmin ne olduğunu öğrenmek gerek. taoizm “her kötünün içinde bir iyilik, her iyinin içinde ise bir kötülük vardır” cümlesini benimser. yin yang sembolü de bunu anlatır.
    yin yang sembolü

    --- spoiler ---

    tacizci ve sapık kahramanımız her zaman gittiği bir bara girer. sonra başının üstünde bir kelebek çıkar. oradaki barmen hayalinde bu kelebek üzerinde kazandığı paraları hayal eder. oradaki şişman bir kadın, kelebek kostümü içinde erotik bir dans ederken yakışıklı erkeklerin onu hayranlıkla izlediğini hayal eder. oradaki temizlikçi kadın (barmenin karısı) ise o kelebeği hayallerindeki erkek olarak düşler. yani bizim hayallerimiz hayatımızdaki eksiklikleri gösterir. eksik olduğunu düşündüğümüz şeyleri hayallerimizde canlandırırız. daha sonra kahramanımız bu kelebeği avucunun içinde zevkle öldürür.

    sonraki gün banyo yaparken kanatlarının çıktığını farkeder. bu içindeki iyiliği temsil ediyordur (yin yang sembölündeki gibi). bu onun dün öldürdüğü kelebeği unutmadığını gösterir. ama kahramanımız unutmak isteyip kötü kalmaya çalışır. sonraki gün sırtında çıkan kanatlar için doktora gider. doktor, hayatındaki eksik olan başarıyı hayal eder. kahramanımızı kullanarak bunu elde etmeye çalışmak ister. onun kanadını kendine takmaya çalışır fakat taktığı anda kanatlar ölür. yönetmen burda yapmacık bir iyiliğin işe yaramadığını gösteriyor bize.

    kahramanımız, o gün gittiği bir barda bulmaca çözen iyi kalpli bir adama kötülük yapar. bu kötü hareket, iyi kalpli adamın içindeki kötülüğün canlanmasına neden olur.

    birkaç gün geçer.bizim kahramanımız bu zaman içinde kalbi oldukça yumuşamıştır. tabii bunu yapmak kolay olmaz. insanın kendi egosunu yenmesi o kadar basit değildir. bunun içinde zaten bayağı bir mücadele veriyor. sonra bu iyi adam farklı bir kılıkta barı soymaya gelir. kahramanımız, iyi kalpli ama içindeki kötülüğü canlanmış(?) adamı engeller.

    birkaç gün sonra doktor, kahramanımızın kanadını zorla çıkarıp barmene takar. kanatlar bu sefer ölmez çünkü barmen iyiliği, kötülük için kullanır. kendi kârı için şehrin geri kalan barlarını bombalar. doktor ile de iş birliği yapıp müşteri ister. burda yönetmen bize barmenin “devlet” gibi hareket ettiğini göstermek istiyor (gibi). daha sonra barmenin göbek deliğinden kahramanımız çıkar (yin yang sembolü) ve kötüleri yener. barmenin karısını da kendisine alır. filmin sonu sevişme sahnesi ile biter.
    --- spoiler ---
    (bkz: taoizm)
    (bkz: yin yang)