şükela:  tümü | bugün
  • yeni bir ekşi sözlük yazarı.
  • yobaz. 2020 yılında hala şeyh meyh savunuyor
    (bkz: engelle geç)
  • islama değil tarikatlere inanan bir şirk koşucu.

    en zavallıları da bunlar ulan adam mensup olduğu dinin en büyük günahını aklamak için kıçını yırtıyor.
  • arkadaşlar, yukarıdaki iki yazar benim hakkımda "hoş olmayan" bile diyemeyeceğim derecede mesnetsiz, kendi karakterlerini ortaya koyan biçimde yazılar yazmışlar. vesile oldular, sağolsunlar. sizlerle bir hikaye paylaşmak istiyorum. bu hikayeyi paylaşmama vesile oldukları için allah bu iki yazarı affetsin, gayretine dokunmasın. buyrun, güzel bir hikayedir. okuyun inşallah:

    iyi bir terbiye alması için çocukluğunun mühim bir devresini fakirullah’ın yanında geçiren ibrahim hakkı, bir gün eline aldığı bir testiyi çeşmeye götürür, doldururken oraya gelen bir atlı: “çekil bakayım önümden be çocuk!” diye ibrahim hakkı’yı azarlayarak atını çeşmeye sürer. çocuk ibrahim, testisini alıp bir kenara çekilmeye uğraşırken atını mahmuzlayan adam, ibrahim hakkı’yı bir köşeye sıkıştırır. kendini kurtarmak zorunda kalan çocuk da testisini bırakıp, canını kurtarmak isterken at basıp testiyi kırar.

    ağlayarak hocasının huzuruna gelen ibrahim hakkı; “çeşmeden su alırken atını koşturarak gelen biri, atını üzerime sürdü, can havliyle kendimi kurtarmaya çalışırken testimi de tepeletip kırdı” der. hocası sorar: “testini kıran atlıya sen bir şey söyledin mi?” ibrahim hakkı; “hayır, hiçbir şey söylemedim!” hocası; “çabuk git ve o adama bir fena lâf söyle” der. ibrahim hakkı gider, çeşmenin başında atını tımar etmeye başlayan adamın yanına varıp bekler. fakat bir türlü terbiyesini bozup da; “benim testimi niye kırdın zalim adam” diyemez. dönüp geldiğinde hocası fakirullah sorar: “ona fena bir lâf söyledin mi?” ibrahim hakkı; “söyleyemedim efendim, niyetlendim; fakat bir türlü dilimi çevirip de edep dışı bir söz sarf edemedim!” hocası bağırır: “sana diyorum, çabuk git ve o adama çirkin söz söyleyerek mukabele et! yoksa felâket!..”

    ibrahim hakkı bu defa kararlı olarak koşup çeşmenin başına gelir. bir de bakar ki, testisini kıran adamı, atı attığı çiftelerle çeşmenin gölüne yuvarlamış, ölüsü yatmaktadır! koşarak gelip, hocası ismail fakirullah’a durumu anlatır. hocası bu hale üzülür: “vah vah! bir testiye bir adam! üzüldüm buna doğrusu!” der.

    huzurundakiler bundan bir şey anlamadıklarını söylerler. büyük veli şöyle izah eder: “o atlı adam, ibrahim hakkı’ya zulmetti. zulme uğrayan da tek kelimeyle olsun mukabelede bulunmadı, zalimi allah’a havale etti. allah’ın ise gayretine dokunup zalimi cezalandırdı. şayet ibrahim hakkı da onun zulmüne karşılık verip, ona hakaret etseydi, ödeşeceklerdi. fakat ibrahim büsbütün mazlûm oldu. ben ödeştirmek için uğraşıyordum, maalesef muvaffak olamadım!”
  • münir derman erenlerin nefesini sözlüğe taşıyan yazar.
  • bu ademoğlunun burada yazdıklarını adam gibi okumadan daha doğrusu idrak etmeden yobaz,hatta şirk koşucu falan yazan olmuş,ayıptır,yazıktır hatta muhtemelen çok günahtır,adamın kul hakkına girmektir,o yazdıklarınızı silin ve bence adamdan helallik isteyin kardaşlar.
    adamın kastettiği şeyh'in günümüzdeki dini imanı para ve siyasi kariyer olanlar,adamın kast ettiği tarikatların günümüzdeki iş,torpil ve menfaat bulma merkezleri ile alakasının olmaması,bambaşka bir şey olması ihtimal dahilinde olamaz mı yani?evet lanet olası siyasi iktidar yüzünden herkes dinden de,tarikattan da çok soğudu ama ya bu kardaşın kastettiğinin bunlar ile alakası yok ise?
    mesela siz sokaklarda gördüğünüz her sakallıya dedem-babam muamelesi yapıp sarılıyor musunuz?
    insan bu kısa ve kötü dünyada keşke kendisine yardım edeni,yol göstereni gerçek hakikatı tanıtanı bulabilse,bunun adı şeyh olmuş,papaz olmuş,haham olmuş veya baba erenler olmuş ne fark eder?işin özüne vakıf olabilmiş mi? ne mutlu ona...
    ben bu kardaşım sayesinde münir derman gibi bir hazineyi tanıdım.onun haricinde hakkında hiç birşey bilmiyorum...
    sadece yaradan ondan razı olsun diyorum.