şükela:  tümü | bugün
  • bana kalırsa iyi bir adam. ancak kendisiyle iletişimimiz çok ileri gidemedi ne yazık ki.
  • filmi çıkmış.

    (bkz: mr nobody)

    .
  • sanırım iktidarın adamlarından birisi. nuri bilge ceylan'ın ödül töreninde yaptığı konuşma için kendisine "sığ" demiş. kendini ne sanıyor acaba çok merak ediyorum.

    https://twitter.com/…rdas/status/470273375425007617

    edit: twitini silmiş ama şimdi de yılmaz güney'e türkiyeli diyerek nuri bilge ceylan'a sözde laf giydirmeye çalışmış. hey gidi heey. ne adamlar ne üniversitelerde görevli arkadaş. şaşırıyorum bazen.

    https://twitter.com/…tus/470288076854796288/photo/1
  • bugün sabah'ta roportajı çıkan kişi.

    http://www.sabah.com.tr/…rmak-istedi-ama-basaramadi

    terör örgütü diye uydurdukları fetö'yü pkk ile anarak ikisini halkın algısında birleştirme gayretleri hala sürüyor. ha ortak noktalar tabiki var;

    (bkz: gülen'i samimi sandım safmışım)

    (bkz: çözüm sürecinde silah depolamışlar)

    -----

    -1 kasım seçimlerinden önce terörün sorumlusu olarak cumhurbaşkanı'nı gösterenler bugün pişmanlık yazıları yazıyor. bunun sebebi neydi?

    cumhurbaşkanı erdoğan karşıtlığı ile yatıp kalkan bir koalisyon ile karşı karşıyayız uzun zamandır. ideolojik ve sınıfsal olarak erdoğan'a karşılar. halkın iradesinin bir yansıması olduğu için, erdoğan'ı istemiyorlar. bunun için ittifak kurmadıkları kesim kalmadı. yıllarca kürt siyasetine düşman olan bu gruplar hdp'yi, erdoğan'ı siyaset sahnesinden çıkarmak için, bir truva atı gibi kullandılar. doğan medyasından fetö medyasına, chp'sinden ulusalcısına, solcusuna kadar hepsi erdoğan düşmanlığında ittifak ettiler. bunların bu kadar rahat bir araya gelmeleri normal bir durum mu? erdoğan düşmanlığının bütün ideolojilerin üstünde olması, aslında bu kesimlerin ideolojisinin olmadığını da gösteriyor.

    -----

    burda ne kadar muhalif varsa pkk ve uyduruk fetö örgütü ile bir vagona koyulup paket yapılıyor.

    çok basit, şu anki şehirlerdeki durumun sebebi nedir?

    (bkz: çözüm süreci)

    (bkz: #57147317)

    (bkz: 2. çözüm süreci)

    çözüm süreci boyunca yapılan pkk saldırıları, eylemleri, habur karşılaması için neden bir şey yapılmadı? yüzlerce eylem, yüzlerce şehit verildi. karakollarda 20 asker şehit oldu, şehirlerde binlerce araç yakıldı, kadınlar çocuklar yanarak öldü buna rağmen şehirlere yerleşen, yığınak yapan pkklılar için neden asker ve polise operasyon izni verilmedi?

    (bkz: açılım sürecinde görülmemesi gereken ayrıntılar)

    -------
    özerklik talepleri sadece bir kılıftan ibaret
    -hdp'li yöneticilerin hendekleri ve özerklik taleplerini destekleyen açıklamaları ne anlama geliyor?

    özerklik talepleri bir kılıftan ibaret. hdp ve pkk, kentleri işgal etmesine bir meşruiyet sağlamaya çalışıyor. özerklik metnine bakınca hemen görürsünüz. ankara ile uzlaşmadan, yani devlet ile anlaşmadan olabilecek şeyler değil talep edilen maddeler. yeni anayasa vurgusu var mesela. hendeklerin arasında, şiddeti överek, öldürenlerin ellerini öperek anayasa değişikliğini nasıl yapacaklar bilmiyorum. mesela ydgh ile pkk'dan oluşan yerel asayiş birlikleri oluşturmak isteniyor. bu birliklerin de asker ve polislerle koordineli çalışmasından bahsediliyor. bu maddenin akılla, mantıkla, siyasetle izah edilebilir bir yanı var mı? kürtler de buna inanmıyor. hiçbir şekilde desteklemiyor. bu durum da örgütü daha da fazla şiddete ve baskıya yöneltiyor.
    -------

    (bkz: kck sözleşmesi)

    (bkz: demokratik özerklik bildirgesi)

    (bkz: pkk ve hdp'nin kürdistanı tc'ye kurdurmak istemesi)

    özerklik madem kılıftan ibaretti (bkz: ab özerklik şartı özyönetimi karşılamıyor) "öcalan eve çıkabilir", "özerklik de özyönetim de tartışılabilir" açıklamaları yapan akp'lilerin amacı ne? süreçteki pazarlıkta özerklik/özyönetim tam olarak nasıl ifade ediliyor, öcalan için nasıl bir uygulama düşünüldü? bunlar açıklansın anlayalım?

    -----
    kürtleri gezi'ye çekemediler, gezi'yi diyarbakır'a taşıdılar
    -bugün bazı gazetelerde diyarbakır'da pkk'lı militanlara batı'daki dhkp-c, mlkp gibi terör örgütlerinden de destek geldiğini okuduk. orada nasıl bir sosyoloji var?

    evet bölgede çok sayıda pkk'lı olmayan diğer radikal gruplar da var. aslında bu da bize konunun kürtlerin haklarıyla, öz yönetimle falan ilgili olmadığını çok açık gösteriyor. zaten halk desteğinin olmamasının altında yatan nedenlerden biri de bu. bu yapıların tek derdi türkiye'nin istikrarsızlaşması ve iktidar. bu marjinal örgütler kendi savaşlarını kürtler üzerinden yürütmeye çalışıyorlar. kürtleri gezi'ye çekemeyen gruplar, gezi'yi kürtlerin evine taşıdılar.
    -----

    gezi hala bir kesim için travma... ayrıca bunu unutturmadan arada ifade etmek hem bazı yaptırımları için bahane sağlıyor hem de kişiye olaydan bağımsız kendince bir argüman oluyor ve travma besleniyor. beslenmelide çünkü geziyi herşeye bağlamak, herşey ile ilişkilendirmek mümkün. mantık, akıl fikir şart değil, en uçuk komplo teorisi bile gezi ile sanki mantıklı/gerçek olabilirmiş sanılıyor.

    (bkz: #57416615)
  • şaban'ın nesi bu dedirtmiş adem, bana da hep böyle şeyler dert olur

    (bkz: şaban kardaş)
  • yandaş olmak için dahi yeter seviyede olduğunu düşünmüyorum.
  • dün gece karşıt görüş isimli programda, başkanlık sistemi hakkında saçma sapan argümanlar sunarak, dezenformasyonun dibine vuran yetersiz gazeteci.

    bir insan ancak bu kadar yandaş olur. kemal kılıçdaroğlu'nun başkanlık kan dökülmeden gerçekleşmez lafını, bir siyasi lider nasıl kan dökmek ister gibi öyle saçma bir şekilde lanse etti ki sinirden telefonu televizyona fırlatıyordum az kalsın.

    adam daha beyaz toros nedir ne değildir onu bilmiyor, bunu tutup yayına çıkarmışlar.
  • kimdir? ne iş yapar? malum yayın organlarında hangi vasıfları ile bulunur? siyaset programlarında adının önünde "gazeteci-yazar" yazmaktadır, ne gibi haberler yapmış, hangi yayınların sahibidir? gibi soruların yanıtını bulamadım.

    paraşütle ekrana gelmiş bir kişi.
  • ortalama bir mahalle kahvesi müdaviminden fazla bir birikimi olmayan, tek hücresiyle hayata tutunmaya uğraşan bir zavallı. enine boyuna adlı programın yapıldığı 19 ekim 2017 habertürk yayınında ersan şen ve sinan oğan'ı birikimsizliği ve seviyesizliğiyle çileden çıkarmıştır.
  • bu nasıl bir nefret bu nasıl bir saldırganlık?