şükela:  tümü | bugün
  • yoksunluktan vizyondaki sacma sapan remake'lere sardigim izledigim filmleri bilmem kacinci defa seyrettiğim bu kara gunlerde yaklasmakta oldugunu gorup heyecanlandigim festival. sayili gün çabuk geçer diyerekten son 2 aya girmiş bulunuyoruz. 15 - 25 subat arasi istanbul'da.

    http://www.ifistanbul.com/
  • ursula k. le guin'den güzel ve anlamlı bir alıntı yapan yeni yıl mesajı göndermişler. "hiçbir karanlık sonsuza kadar sürmez. ve karanlıkta bile yıldızlar vardır".
  • bu yılki keşif filmleri belli olan 15-25 şubat tarihleri arasında gerçekleşecek olan festival. keşif filmlerinin bazilari su şekilde:

    distant constellation: shevun mizrahi'nin çektiği istanbul'da bir huzurevinde geçen bir belgesel. istanbul'a geldiği bir dönem bir huzurevi ziyaretinde istanbul'un kozmopolit yapısına paralel olarak farklı kültürlerdeki sakinlerin farklı hikayelerini dinlemiş, bunlardan yola çıkarak bu belgeseli çekmeye karar vermiş.
    hoş bir isim tercihi olmuş.

    ava: sadaf foroughi'nin ilk uzun metrajli filmi. gectigimiz yil toronto uluslararasi film festivali'nden fipresci oduluyle donen film iran'da yasayan 16 yasindaki ava'nin ailesiyle ve toplumla olan iliskisini anlatiyor.
    iranli kadinlarin sorunlarinin tekrar gundeme geldigi su donemde izlenebilir oldugunu dusunuyorum.

    arabia: joao dumans ve affonso uchoa'nin beraber yonettigi film. film brezilya'nin ouro preto sehrinde bir fabrikada calisan bir iscinin not defterinin civarda yasayan bir genc tarafindan bulunmasiyla gelisiyor.
    rotterdam uluslararasi film festivali'nden odulsuz ayrilan filmin ismi hakkinda bir fikrim yok, bilen olursa aydinlatirsa sevinirim.

    the nothing factory: portekizli yonetmen pedro pinho filmi. film peru'da bir fabrikada calisan iscilerin, patronlarinin fabrikadaki makineleri calmasini fark etmeleri ve bunu engellemeye calismalariyla gelisiyor.

    scary mother: ana urushadze'nin yonettigi, bu bolumde one ciktigini dusundugum, pek cok festivalde yer bulan film. elli kusur yasindaki monana'nin yazma tutkusu ve aile iliskileri arasindaki ikilemini anlatiyor.
  • the florida project ve the disaster artist festival filmlerinden yalnızca ikisidir. takipçisiyiz.
  • programı ilan edilen saatte (tam 12 dk geçti yahu!) açıklanmayan, yoksa gördüğü ilgiden mütevellit sitesi mi açılamayan (?), şehrin en bi afacan, en renkli festivali. öyle ki film festivalleri zincirinin bu ele avuca sığmaz halkasını her sene merakla beklemekteyim.

    twitter'dan duyurulan filmlere göre epey sıkı bir program bizi bekliyor yalnız. maximum kartlar hazır mı?

    işbu entry kendini güncelleyecektir.

    edit: an itibariyle (11.01) internet sitelerinden de filmlere erişiliyor. yalnız ben bir-iki dakikamı "ingiliz dakikliği ve türkiye'de yaşam" üst başlıklı bir düşünce molasına ayıracağım. filmleri sonra incelerim.
  • fularımı taktım, filtre kahvemi aldım*, uzun katalog taramaları nihayetinde listemi yaptım:

    -phantom thread
    -lady bird
    -the florida project
    -the disaster artist
    -how to talk to girls at parties
    -mudbound
    -jubilee
    -kamikaze 1989
    -les affemes
    -les garçons sauvages

    genelini akasya ve ckm'de izleyeceğim oralara yolu düşen yazarlarla film sonrası kritikleri yapabiliriz.
  • biletler yarın (2 şubat 2018) satışa çıkacak. saatini bilmiyorum, bilsem de söylemem zaten. gider tüm biletleri bitirirsiniz. neyse ki etgar keret belgeselini perşembe günü saat 11'e koymuşlar.

    ek: 10:00’da.
  • maksimum kart'la en az dört bilet alımına % elli indirim tanımlamış festival.

    benim yoktu bu yüzden maximum kart sağlayıcı olarak annemi aramam ve kredi kartını internet alışverişine açtırmam gerekti.

    afişini ve adını beğendiklerimden kafama göre dört film seçtim. isabetli attığıma inanıyorum:

    - çöp kafa (animasyon gibi)
    - sevmek zamanı (depresif gibi)
    - phantom thread (dönem filmi gibi)
    - partilerde kız tavlama sanatı (pek çılgın gibi; en sevimli bulduğum da bu)

    bir de biletix'te koltuk seçimi yok malum. kafasına göre, en iyi olduğunu iddia ettiği koltuklara atıyor seni.
    bu durumda kafamdaki deli soru şu: bana göre sinemada en iyi kategori en arkadır. peki biletix'e göre?
    senfoni orkestrası izleme mantığıyla yerleştirmiyordur umarım. eğer öyle ise en avantajlılar biletlerini önce değil sonra alanlar olmaz mı?
    boş işlere kafa yormaya bayılıyorum.
  • oh lucy! ve how to talk to girls at parties biletleri alınmış sabırsızlıkla beklenen festival.