şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: anlatmak)
  • (bkz: izah etmek)
  • söylemek, belirtmek, anlatımlamak, göstermek.
  • ifade etmek, ifade etme islemini gerceklestiren icin ekstradan bir sey yapmasina gerek olmayan fekat ifade edilme islemine muhattap olan taraf icin sirat koprusu uzerinde sekerken halen daha soylen(e)memis cumlelerinin varligi ile icinin bir turlu istenen huzura erememesi durumudur..

    aha tam bu nedenden dolayi da ifade etmek tumcesi aslinda recursive bir hal alarak ifade edememek tumcesi ile anlam paylasir ve benzeri bir ifade gerektiren soru yada yanit vermeniz gereken bir durumla karsilastiginizda pacalarinizdan akittiginiz salakliginiz ile kalirsiniz .. aslinda salakliktan ziyade -hos bir tabir olmadi kabul ediyorum- fanatizim derecesinde tutkulu oldugunuz bir seye karsi hissettiklerinizin karsiligini yeryuzunde varolan kelimelerle/alfabelerle bulamamaniza tekabul eder.. evet.. -bu sanki daha iyi oldu-

    zaten bu isi kelimelerle icra edenlere dunya da sair, ingilterede william blake, fransada ressam, turkiyede sezen aksu, marsta muzisyen, lubnanda da deli dendigini hepimiz biliyoruz.. hadi o adamlar sansli ordan yirtti.. peki ya o kategoriye asla sokamayacagimiz ama son derece kalabalik olan geride kalanlari nereye alalim? hayatini o kadar yogun hissedip fakat hicbiryere koyamayan/konduramayan adamlari.. ve sirf bu ifade edememe cemberinde kismisliktan dolayi mimikleri bile disaridan gorene 'var bi sakatlik bunda' dedirten insanlar ne yapsin.. iste ben buna uzuluyorum en cok.. hadi ben de sansliyim ki seviyorum*.. seviliyorum*.. hadi boyle de eledik o kalabaligin cogunu.. peki ya ona bile ulasamayacaklar ne yapsin.. iclerinin eridigi ile bir omur gecirmek zorunda olanlar icin ifade ediyorum.. olm cok ozelsiniz.. hepiniz ayri ayri sevilin emi..
  • tarzı her canlıya göre değişir.
  • anlatma cabası. durmaksızın. oysa bosuna bir ugras.. ne kadar anlatırsan anlat, istersen yuz bin defa tekrar et, herkes anlamak isteyecegini anlayacak.
    yakın gelecekte bir ara ifade etme cabasını bırakmam gerek.
  • cok zor. hatta imkansiz. hicbir sekilde mumkun degil. bosuna yoruyorum parmaklarimi anlatmaya calisarak. asla anlatamam ki. iyi seyler anlatsam kotu seylere, kotu seyler anlatsam iyi seylere haksizlik olur. hem iyiyi hem kotuyu anlatsam celismekle suclanirim. oysaki celismek neden suc olsun ki? celismek tek hakikat degil mi? ne sadece beyaz ki?

    olmayacak. asla yapamayacagiz. hep dusunecek ama asla anlatamayacagiz. caresizlikten kopruye cikip bogaza atlarken bile gozumuz arkada kalacak. anlatamadiklarimizda. ya da bosverebilecegiz artik son saniyelerinde hayatimizin. ve diyecegiz ki "ne halleri varsa gorsunler, ben gidiyorum".
  • (bkz: ruh/@ibisile)
    (bkz: dillendirmek)
  • hissettiğini aktarma kanısından öte hissettirileni aktarma durumudur bazı bazı. eylemi gerçekleştiren değil de eylemi tetikleten, ifadenin keskinliğini ve sertliğini sırtlar.*