şükela:  tümü | bugün soru sor
26 entry daha
  • eğer mali durumum şubat ayına kadar düzelmez ise, şubat veya mart ayı içerisinde başıma gelebilecek durum. tabii ki, iflas ettim, diyerek iflas edemiyorsun. bunun için başvurmak gerekiyor. devlet baba da onayladıktan sonra, iflas süreci başlıyor. konkordato ilan etmek de bir çözüm...

    şimdi, her şey güzel giderken nereden çıktı bu durum, diye sorabilirsiniz. türkiye’deki şirketlerin durumu malum. büyük kurumların ihale süreçleri çok uzun. ihaleyi kazansanız bile, projeniz kabul edildikten iki veya üç ay sonra ödeme yapılıyor. örnek olsun; altı aylık bir proje için fiyat verdiğinizde, 1/2 ay ihale ve “purchase order” + 6 ay proje + 1 ay kabul + 2/3 ay ödeme, derken 10-12 ay sonra paranızı alabiliyorsunuz. o kadar dayanabilecek gücünüz yoksa geçmiş olsun. bir de, en ufak gecikme durumunda firmaya ödemeniz gereken cezalar var, ki; bir tanesini ben ödedim. bir anda yüklü bir para ödemem gerekti. dünyam şaştı. normal danışmanlık hizmetleri gibi aylık getirisi olan düzenli işlerin faturaları da 2 veya 3 ay sonra ödeniyor. vergiler de ayrı bir durum... tamam; kazancımı kuruşuna kadar beyan edip tüm vergilerimi kuruşu kuruşuna ödüyorum, ama vergiler yüksek...

    yurt dışı da ayrı bir sorunlar yumağı. türkiye’den bir firma olarak geliyorsanız, mevcut hak edişin yarısı veya daha azı öneriliyor. bir proje için abd veya avrupa’dan gelen birisi günlük 2000-3000 dolar derken, sizin maksimum 500 dolar önermeniz bekleniyor.

    neyse... bunlar detaylar... özetin özeti, işler yürümüyor, dostlar. tek başıma kıçım yırtılıncaya kadar çalışıyorum. sinirler berbat. moral yerlerde sürünüyor. insanları da kırıyorum... bu durum sağlığıma da yansıyor haliyle... ve mevcut sorumluluklarım da artıyor... aileme ben bakıyorum, kızlarımı okutuyorum... ama, bunlar para ile oluyor. parayı da şirketler veriyor. onlar vermeyince de iflas durumuna sürükleniyorsun.

    gemi batıyor yani... batsın mınako! o gemi batar, başkasını yapıp yüzdürürüz... belki başka sularda... başka yerlerde... belki de buralardan çok uzaklarda...
  • zenginler iflas etmez alacaklıları iflas eder...
  • halk arasında yaygın jargonuyla batmak.
    ticaretle uğraşan, sıfırdan servete ulaşan hemen her iş adamının iş hayatının özellikle ilk yarısında başına en az bir defa gelmiştir.
    bunların bazıları battıktan sonra bir daha toparlayamazlar ama önemli bir kısmı da battıktan önceki servetinden de büyük bir servete evrilirler.
    ondan sonra aziz dostum, frene bastığında ne zaman koca servet trenini o kaygan raylarda durdurabilecekleri konusunda altta hep bir endişe kalır.
    toparlayamayan büyük ciro yapmış olanlar arasında, tüm servetini kaybetip15-20 yıldır sendromunu atamamış abilerimiz vardır.
    allah kimseye vermesin.
    .
    2019 yılına gelirsek.
    rantı görünce 1 milyon lirayı toparlayıp inşaat işine girmiş olan mahallenin tüpçüsü, çiğköftecileriyle yaklaşık 300 binlik bir nufusa ulaşan müteahitler ordusunda özellikle bu yıl büyük çatırdamalar yaşanacak.
    inşaat sektörüne asiste eden tüm dolaylı sektörlerde de aynı şeylere tanık olacağız.
    özellikle son 10 yılda, talebi aşan aşırı arzdan ötürü beton iktisadında büyük bir şişme oluşmuş vaziyette.
    akepenin parlak ekonomi döneminin bittiği yıl, göstere göstere gelen 2-3 yıllık ekonomik krizin son noktası olarak bu yıl olacak.
    olan batanlara olacak.
    oların da allah yardımcıları olsun.