şükela:  tümü | bugün
  • 5 veya 6 yaşındaydım. sene 89 90. çok dışa dönük bir çocuk değildim. tuhaf utangaçlıklarım vardı. zaten iftiraya uğramama zemin hazırlayan da bu özelliğim oldu.
    o zamanlar mahallede bisikletçi bir abi var. adını hatırlamıyorum ama bana karşı çok iyiydi. arkadaşım derdi. 3 tekerlekli demir bir bisikletim vardı. fırsat buldukça onun dükkanına giderdim. oooo arkadaşım gelmiş. nasılsın arkadaş? derdi. kocaman adamın arkadaşım diye seslenmesine deli gibi sevinirdim.
    bir gün bisikletin önüne takılan rüzgar gülüne heves ettim. şunlar küçük bisiklete de olur mu diye sordum. olur dedi. annemden para istedim, hemen veremedi galiba ama bir kaç gün sonra ben cebimde rüzgar gülü parasıyla çıktım.
    ama ilginçtir 'arkadaşım' dan satın almaya utandım. bunu gerçekten açıklayamıyorum. müşteri satıcı gibi olmaya mı utandım, para verip şunu istiyorum demeye mi çekindim her neyse artık yapamadım. gidip uzaktaki bir bisikletçiden aldım. bisiklet hızlandıkça rüzgar gülü dönüyor döndükçe benim yüzüm gülüyordu.
    tabiki bu sevincimi arkadaşımla paylaşmaya gittim. gerizekalı olduğum için sanıyorum ki beni görünce yine ooo arkadaşım diyecek. ne güzel olmuş bisikletin diyecek.
    görür görmez suratı düştü bizimkinin. ve dedi ki onu ne zaman çaldın. dumura uğradım amk. ben başka yerden aldım dediysem de bunu çocuğun söyleyebileceği basit bir yalan olarak gördü. ve başladı döktürmeye. yalan söyleme geçende sormuştun zaten. ben sana arkadaşım demiştim sana güvenmiştim. ısteseydin de verirdim. ınsan arkadaşından çalar mı hiç dedi. yıllardır böyle bir an bekliyormuscasına neler neler söyledi daha. son olarak da buraya bir daha gelme artık arkadaşım değilsin dedi.
    artık arkadaşım değilsin.
    artık arkadaşım değilsin.
    eve ağlayarak döndüğümde bu cümle yankılandı hep kulağımda. hızlı hızlı cevirdim pedalı. 3 tekerlekli bisiklet ne kadar hızlı olabilirse o kadar hızlı gidiyordum. gözüm rüzgar gülüne ilişti. senin de amk rüzgar gülü gibi diye kaldırıp attım.

    ah be abi. niye o kadar emin oldun caldığıma?
    ben çalmadım ulan onu.

    ben iftiraya uğramaktan çok arkadaşlığımızın bittiğine üzülmüştüm.