şükela:  tümü | bugün
  • çiçeklendiğinde başdöndürecek kadar güzel kokan ağaç, ıhlamurdan bile güzel kokar çiçekleri. ışıklı yaprakları zeytin yaprağına benzer, dalları narincedir.
  • anavatanı rusya olan, kumsalda da, deniz kıyısında da, dağ başında da, bozkırda da, çok tuzlu topraklarda da, bol nemli/yağışlı iklimlerde de, yıllık 300 mm yağışlı iklimlerde de (yıllık 300 mm yağmurun altı çölleşme eğilimi gösteren yerlerdir) yetişebilen, -50 c/+50 c (eksi elli derece santigrad/artı elli derece santigrad) aralığında bulunan tüm sıcaklık değerlerine dayanıklı olan süper ağaç. istenirse çalı olarak, istenirse ağaç olarak yetiştirilebilir, sanayi ve trafik kaynaklı kirli havaya da dayanıklıdır. türkiye'nin her tarafında yetiştirilebilir.
    ingilizce'de adı "oleaster" (yabani zeytin) ya da "russian olive" (rus zeytini) olarak geçmektedir zeytin ağacına benzerliğinden ötürü. oysa ki zeytinle hiçbir akrabalığı yoktur ve zeytin ağacının aksine kışın yapraklarını döker.
    bu zamanlarda (mayıs sonu) kuzey yarımkürede yetiştiği her noktada en baskın kokulardan biri bu ağacın çiçeklerinin hoş kokularıdır. az ötedeki iğde çiçeklerinin kokusunun -camı açmanız halinde- tüm odaya dolması çok fazla zaman gerektirmez.
  • uzerinde yasadigimiz gezegenin kimi yerlerine doganin kismet etmedigi agac. ve insan ozluyor bu agaci, yeni yetmenlige yaklasmis yillarin hemen basinda sebepler insani uzak yerlere surukleyip goturdugunde, o hic unutulmaz cocukluk yillari anilarinda hic solmayan o misk cicekleri, uzeri buz tutmus gibi duran minik yapraklari, ince zarif dallari ile salinir durur. bir sabah ise yuruyerek gitmek icin erkenden kalktim, yollarda kimsecikler yok arasira tek tek arabalar geciyor yanimdan, tatli bir eylul sabahi ( bu ulke de eylulde yeserir dallar oyle de bir ters durum iste) bir parfum kokusu geldi burnuma hafiften, o cok uzun yillarin ardinda kalmis parfumdu, " olamaz " dedim kendi kendime, hafif esintide uzaktan belli belirsiz geliyordu, bian " turkiye yi cok ozledim, baska bir cicek kokusuyla karistiriyorum" diye dusundum ama degildi, ilerledikce iyce emin olmustum artik ve karsima dikiliverdi, celimsiz bir igde agaci, cok ozlenmis eski bir dost gibiydi karsimda, dallarina uzattim ellerimi, minicik cicekleri yarisi acmis yarisi halen tomurcuk, kiyamadim koparmaya. demek ki ozlemini ceken biri daha vardi ki onu oraya, o kaldirimin kenarina evinin onune dikti. halen duruyor agac, onu gordukten sonra " ben de yetistirmeliyim" dedim kendi kendime, turk mahallesindeki bakkala kosturup aldim turkiye den gelme igdeden bir paket ve bir kac igdeyi bir arada ektim saksiya. buyuyor o simdi, bir gun gelicek cicek acacak ve evimin bahcesinde yaz aksamlarima, cocuklugun yaz aksamlarindan kalma efsunlari dagitacak.
  • yerlere kadar eğilir, yumuşacık dalları vardır.
    küçükken güneşten kaçıp altına saklanmak için var olduğuna inanılan, eylülde iğdelerinden yenilerek bir sonraki yaza kadar görüşülemeyendir...
  • bana hüznü anlatir igde agaci nedense.

    yazliktaki igde agaclarinda igdeler olmaya baslamissa veya olmussa, anlasilir ki bir yaz daha sona ermistir,
    ayrilik zamani yaklasmistir kimi insanlardan.
    "ayrilik" olacaktir "ask" dus sokagi sakinlerinin de dedigi gibi.

    o yuzden ben henuz olmamis igdeleri tadip yuzumu burusturmayi severdim birileriyle,
    olmus bir igdeyi yalniz yemeye inat..
  • en güzel kokan ağaçtır. koklamasını bilene tabii.
  • benim lugatimda anneanne agaci olarak gecer. pek kucukken ve o derece de salakken, anneannemin evinin bahcesinde bu agactan vardi, ve ben daha once baska bir yerde igde agaci gormemistim. bi de tabii o kadar da guzel kokardi ki, agaci farketmemek imkansizdi. neyse iste ben bu agacin sadece anneannemin bahcesinde yetisen bir agac oldugunu zannederdim. o bakimdan.
  • iyi kokar guzel kokar da, kucukken ben sevmezdim bu agaci.

    eşek kadar dikenleri vardir bunun dallarinda bilirsiniz. bu yuzden cikilamaz uzerine. erik olsun, elma olsun, incir olsun, cik tepesine diledigin kadar gez dolas, ye ic... ama bu agacin igdesini toplamak icin illa ki sallayacaksin. olmadi tas atacaksin... cimri bir agactir boyle. ugrastirir adami.

    sevmedim gitti. hadi guzel kokardi deyip hakkini da vereyim...
  • ingilizcesi oleaster olan ağaç.
  • polen alerjisi olanların kokusuna dayanamayarak hapşırmaya başladıkları ağaç...