şükela:  tümü | bugün
  • kirklarelide sit alani oldugu icin yesil kalmis ama bir sekilde yazlik siteler yapilabilmis sakin, hos ormanlara, bogurtlenlere, kofteciye, kaplumbaga ve kirlangiclara falan sahip bir sahil kasabasi.
  • hiç keşfedilmemesini bütün kalbimle dilediğim rutin senelik tatil yerim.
  • yolu uzerinde bir cesme bulunan ve cesmenin onunde birakilan arabanin vitesinin bosa alindiginda yokus yikari cikan bulgaristan sinirinda nadide yer domuz avlanir mantar toplanir ismail abi balik tutat bulgarlar kara sularina girdi diye ismaili abiyi yakalar ismail abi yuzme bilmez balikcidir karisi atlar kurtarir
  • dünya bankası tarafından bir gef (global environment fund) projesinin yürütüldüğü ve doğal açıdan çok değerli olan longoz (subasar) ormanlarına sahip belde ... yolu üzerinde adı güzellik çeşmesi olan bir çeşme var ... ben içtim pek birşey olmuyor, kafa bile yapmıyor..
  • 1 haftalık tatil sürecinin 3 günü hayvanlar gibi yağmur yağar muhakkak buraya.sokaklar sel olur.geceleri serindir.sivrisinekleri 6-7 cm boyunda birer vampire dönüşmüştür.kalın kotun üstünden öyle bir sokarlar ki kişi kıçında çıban çıktı zanneder.yakın deniz ve öğretmenler kampı diye 2 ye ayrılmıştır sahiller.yakın deniz dalgalı ve birden derinleşir,öğretmenler kampı ise sığdır ve sahili daha güzeldir.fakat denizi hiç şakaya gelmez,3 arkadaş tatile gidip 2 arkadaş dönen çok olmuştur.
    (bkz: karadeniz)
  • çok küçükken gidilen, şimdi pek hatılanmayan ama kışların korkunç soğuk geçtiği, balkanlardan gelen soğuk hava dalgası nın hakkını tam anlamıyla verebilen yer.
  • trakya'da 3 senedir çalışmaktayım ve işim gereği gezmediğim görmediğim yeri kalmadı. iğneada, saroz körfezi ile beraber bölgenin doğal güzellikleri en iyi korunmuş, en keyif verici bölgesi. ekolojik açıdan tam bir cennet, endemik türlerin sayısı bilinmiyor.
    ama bugünlerde, hava durumu sunanların 'denizlerimizde hava' ile başlayan cümlede mutlaka adını andıkları iğneada beldesinin ismi nerede geçse yüreğim cızz ediyor. bölgenin en el değmemiş yeri olan yıldız dağlarının karadeniz kıyısında bulunan bu güzel belde adı tüylerimi diken diken eden kelimelerle birlikte anılır oldu.
    'nükleer santral'
    gene en olumsuz imkansızı başaracağız ve burasıda elimizden gidecek. karadenize kıyısı bulunan eski komünist rejim ülkelerinin kurduğu santral faleketlerinin izleri bile silinmeden henüz.
    biliyorum enerji sorununa çözümde henüz tek bir doğru yok. belki de hiç olmayacak ... ama en yanlışı belli 'nükleer enerji'...
    dışa bağımlı, kaza olsun yada olmasın sürekli çevreyi kirletiyor, maliyeti yüksek, nükleer atıkların bertaraf en önemli problem, olası bir kazanın tarifini bile yapmaya gerek yok, çernobili hatırlamak yeter.
    avrupa birliği ülkeleri santrallerini kapatırken bizim yaptığımıza bakın. eski teknoloji çöplüğü olmak.
    tüm bunlara rağmen zamanlama o kadar mükemmel ki kimsenin sesi çıkmıyor.
    takdire şayan bir türkiye'yi batırma ve dışa bağlama politikası....
  • istanbul'a yakla$ık 260km uzaklıkta kırklareline bağlı doğa harikası belde. tem otoyolu lüleburgaz çıkı$ından sonra hemen sağa sapan yoldan pınarhisar ve demirköy üzerinden gidilir.yol gayet güzeldir hele ki yıldız dağlarına tırmanırken enfes orman güzelliği içerisinden geçersiniz.mart ayında olsak da 40-50cm kar vardır dağları geçerken, ama yollar açıktır.

    kı$ mevsiminde gittiğimden dolayı belde merkezi ve çevresi bombo$tu.istenilen her yerde piknik yapılabileceğini öğrendik fakat ormanlar çamur ve ıslak zeminden dolayı kış mevsiminde piknik için elveri$li değil .ayrıca bu mevsim nedeniyle midir bilinmez ,orman çevresindeki piknik masalarının hepsi kaldırılmı$.

    sahil tarafı ise piknik için gayet elveri$li ,istediğiniz gibi çadır da kurarsınız ,mangal da yaparsınız yalnız sıkı giyinmek lazım.belde merkezinin liman tarafındaki sahil hem çok sakin hem de piknik için elveri$li.yağmur yağmadığı sürece her $ekilde barınabilinir. iğneada ayrıca av meraklıları için de zenginlik barındıran doğal ya$ama sahip. *

    bir de nükleer santral kurulum a$aması var ki beter bir konu ,fakat beldede fazla insan göremediğimiz için konu$ma fırsatı bulup dertlerini dinleyemedik.
  • 9 dakikalık belgeseliyle dahi büyüleyen kasaba.

    http://www.youtube.com/watch?v=5j_y3hhq9aw
  • silivri çevre derneği'nin, kırklareli'nin bu kıyısı hakkında yaptığı açıklama, şehrin web sitesinde şöyle yazılmış:

    "sadece türkiye'nin değil, avrupa'nın da en büyük longoz ormanını barındıran kırklareli'nin demirköy ilçesine bağlı, karadeniz kıyısındaki doğa harikası beldesi iğneada, yeni bir tehditle karşı karşıya. iğneada körfezi içinde mevcut bulunan mendireği içine alıp körfezin ortasına kadar ilerleyecek olan bir "kazıklı yanaşma iskelesi" yapılmak istenmekte.

    iğneada'ya yapılması tasarlanan "kazıklı yanaşma iskelesi"ne karşı çıkan yöre halkı ve sivil toplum örgütleri, 3-4 kasım 2007 tarihlerinde, iğneada liman kahvehanesinde, “balığımızı, suyumuzu ve longozumuzu koruyalım” konulu bir tartışma toplantısı düzenledi. bölgemize yapılmak istenilen zehirli ve kimyasal atık bertaraf tesisine karşı mücadele veren silivri çevre derneği de toplantıya, türkiye yeşilleri uluslararası koordinatörü ender eren ve yine türkiye yeşilleri'nden dr. süleyman yıldız ile birlikte katıldı.

    `iğneada doğal ekosistemi koruma ve bölgesel yaşamı destekleme derneği` (ide) ile s.s. limanköy balıkçı kooperatifi başkanlığı işbirliğiyle düzenlenen toplantıya; tema genel müdürü uygar özesmi başkanlık yaptı. toplantıya istanbul üniversitesi uçak ve uzay bilimleri fakültesi öğretim üyesi prof. dr. mikdat kadıoğlu, istanbul üniversitesi ormancılık ekonomisi ana bilim dalı öğretim üyesi doç. dr. kenan ok, istanbul üniversitesi su ürünleri fakültesi dekanı prof. dr. bayram öztürk ve yüzüncü yıl üniversitesi ziraat fakültesi su ürünleri bölümü öğretim üyesi prof. dr. mustafa sarı ile sivil toplum örgütlerinden temsilciler katıldı.

    toplantıya katılan silivri çevre derneği'nin başkanı ali korsan, türkiye cumhuriyeti'nin altına imza koyduğu için yasal sorumluluğu bulunduğu bern sözleşmesi gereğince korunması gereken tehlike altındaki habitatlar bölgesi olan, ayrıca yaban hayatı ve longoz tabiatını koruma sahası ile küresel ölçekte ve avrupa ölçeğinde tehlike altındaki bitki türleri barındırdığı için koruma altında olması gereken bir yere yapılması planlanan "kazıklı yanaşma iskelesi"nin, bölgenin ekosistemini mahvedeceğini belirtti.

    dünyanın ender ekosistemlerinden biri olduğu için korunması amacıyla yıllardır birleşmiş milletler küresel çevre fonu (gef) desteği ile milyonlarca dolarlık bir proje sürdürülürken, iğneada körfezine "kazıklı yanaşma iskelesi" yapılmasının, akıllarda farklı farklı soru işaretleri yarattığını vurgulayan korsan, şöyle dedi: "iğneada körfezine yapılacak iskelenin, vize'nin evrencik köyünde kurulmakta olan çimento fabrikasının ihtiyacı olan ham maddeyi ve yakıt için kullanacağı kömürü boşaltmak ya da imal ettiği çimentoyu ihraç etmek için kullanılacağı söylenmektedir. fakat bu iskelenin, trakya'nın karadeniz kıyısındaki en büyük iskelesi olması sebebiyle, trakya'da yapılmak istenilen zehirli ve kimyasal atık bertaraf tesisi ile de bağlantılı olma ihtimali olabilir. karadeniz'e komşu ülkelerin zehirli ve kimyasal atıkları satın alınıp, bu iskele aracılığıyla türkiye'ye, bölgemize taşınması tasarlanıyor olabilir. bizim buna geçit vermemiz düşünülemez. türkiye'nin herhangi bir yerinin çöplük alanı olarak düşünülmesine bile izin vermeyeceğiz."

    iğneada'ya yapılması tasarlanan "kazıklı yanaşma iskelesi"nin 47 km. boyunda 100 m. eninde bir orman kıyımına yol açacağını hatırlatan silivri çevre derneği başkanı ali korsan, üzerinden iskele geçeceği için batı karadeniz'deki en geniş balık merasına veda edileceğini, yemyeşil olan bölgenin büyük çekmece'nin mimarsinan beldesi gibi çimento tozuna bulanmış gri bir yer olacağını ve çimento fabrikası için iğneada-vize arasında yaşanacak kamyon trafiğinin, yolların fazla rampalı ve virajlı olması nedeniyle trafik kazalarına yol açacağını belirtti. istranca dereleri'nden istanbul'a su getirme projesinin 3. ve 4. ayağı olan rezve ve bulanık deresi projelerinin uygulamaya konulmadan önce mutlaka çevresel etki değerlendirme (çed) çalışması yapılması gerektiğini söyleyen korsan, "kazıklı yanaşma iskelesi"nin de bir oldu bittiye getirilip çed raporu süreci yaşanmadan yapılabileceğine dikkat çekti. bu konuda, bölgedeki sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin takipçi olması gerektiğinin altını çizen korsan, bölgenin, türkiye ve dünya için öneminin unutulmadan çed raporlarının şeffaf, tarafsız ve katılımcı ekiplerle ve denetlenebilir bir anlayışla yapılmasının şart olduğunu vurguladı."

    silivri çevre derneği başkanı ali korsan, türkiye'nin kyoto protokolünü bir an önce imzalayıp uygulamaya geçmesini talep ederek sözlerini bitirdi.

    iki gün süren toplantının sonunda, toplantıya katılan bilim adamları ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri tarafından bir sonuç bildirgesi hazırlanarak kamuoyuna duyuruldu."

    http://forum.kirklareli.net/viewtopic.php?p=36913