şükela:  tümü | bugün
  • başak buğday'ın ot dergideki köşesinin adı.
  • ot'un* bağımlılık yaratan köşelerden biri.
    (bkz: başak buğday)

    ben gibi bir oduna bile derginin sayfalarını hızlıca çevirtip ilk önce kendini arattırıyor. bozuk gözlerim önce anlamsız rakamları seçiyor ve mutlu oluyorum ama sonra yazılanları okuyunca (idrak edince) mutsuz oluyorum. (duygusal bir odunsam demek.)
    işte böyle bir ilişkimiz var, bu ıhlamurlarla.

    218
    özlemekle geçiyor günler:
    yani geçmiyor!
  • hiç bir yetişkinin diğerine tam anlamıyla yakışmadığı ya da buna yanaş(a)madığı zamanlarda, en azından çocukluğuna inebilecek kadar çocukluğu olanlara...

    140

    ilkokuldyken
    sevdiğim çocuğun soyadıyla denerdim adımı,
    şimdi kimi sevsem,
    küçüklük fotoğraflarımızı yanyana koyup bakıyorum.
    çocukluğumuz birbirine yakışıyor mu diye.
  • 202

    dümdüz yolda yürürken
    ayağımız bir şeye takılır hani.
    dönüp, ayağımızı acıtan şey nedir,
    diye bakarız önce
    bilmek,acıdan daha mühimdir bazen
  • çiğneyip ekmeği duâyla,
    ezip çekirdeğini zeytinin...

    üstüne bastırdım.

    "kalbiniz" dedim,
    "ne muhteşem bir kusur."

    benim olsun!
  • başak buğday'ın ot dergisindeki köşesinde yazdıklarından oluşan ve medu yayıncılık tarafından ekim 2016'da basılan kitabın adı..
    kitabın içindeki desenler ece zeber tarafından çizilmiş..
    arka kapağında yazdıklarına da aynen katılıyorum:
    'bir şiir, öykü ya da roman okurken "işte aynen böyle hissediyorum", "sanki ben yazmışım gibi" deyip altını çizdiğiniz tüm o 'şeyler'in bir araya geldiği bir kitap...'
  • 73.
    bir adamın çocukluğunu öğrenmek, dizlerini öpmekle mi başlar hep?

    115.
    gelmiş gözümün içine bakarak " burası mı acıyor?" diye bastırıyor hasretime parmağını.

    sabah sabah karşıma çıkan çok güzel cümleler silsilesi.
  • yeni başlamıştır. daha bu sabah taze taze dalından topladığım ıhlamurları minik oğlumun mama kasesine bırakıp çıktım evden. çıldırmış eşim kokusuna, öyle dedi bana telefonda.
  • dergiyi elime aldığımda ilk baktığım köşe. en sevdiğim. *