şükela:  tümü | bugün
  • (ihtilaç): çırpınma.
  • kasların istem dışı kasılıp gevşemesi.
  • (ar.)*'dan osmanlı türkçesi'ne girme bir sözcüktür.

    anlamları:

    - çarpınma

    - çarpıntı

    - seğirme

    çoğuluysa, "ihtilâcat".

    bugünlerde sonunda ç harfi ile yazılıyor oysa doğrusu sonunda c ile yazılan ihtilâc olan sözcüktür. haydi, şapkalı a'ları attık ama c'leri ç yapmak da ilginç... viva la tdk!*
  • halk dilinde seğirme ya da seyirme olarak bilinen insan vücudunun çeşitli kısımlarının istemsiz hareketi.

    islâmi yorum ile bu seğirmelerin bir hikmetinin olduğu, geleceğe dair bazı hususları işaret ettiğini iddia edenler var (inanıyormuşum gibi linç etmeyin beni boş yere şimdiden söyleyim).

    bkz: erzurumlu ibrahim hakkı, hacı ali bayram.

    erzurumlu ibrahim hakkı'nın marifetname başlıklı eserinde bu seğirmelerin kendince anlamlarına yer vermiştir.

    hacı ali bayram'ın internette rastladığım ihtilaç ilmi metnini şuraya koyayım:

    ***

    ihtilaç ilmi
    ol damar ki oynar; bir düşün, acep neden,
    hakk’tır onu hikmette, lütfedip depreden.
    arif ol azizim, anla işaretini,
    hayatın içinde bekle beşaretini.
    ihtilaç ederse, “başın tepesi”:
    cahtan verir haberi.
    cah: mensubu memuriyet, rızıktan nasip, vuslat derecesinde nimet bolluğudur. müdafaa gerektirmez. çünkü saadet, memuriyet, rütbe, rızık ve saadettir. ticaret, ziyade; hayat, sıhhat ve afiyettedir.
    manevi olarak velayet derecesine çıkmak, ihtilaç ilminin verilmesi anlamına da gelir.
    “el-habirun el-alimün” esması okunup tecelli ettirildiğinde, ihtilaç ilminin kişiye verilmesi anlamında başın tepesi şiddetle seğirir. o andan itibaren hemen her olacak tecelli için vücut düzenli bir haber kaynağına dönüşür.
    ihtilaç ederse, “başın tepesinin sol yanı”:
    hükümetimiz tarafından celâli işlere; askerlik, polislik gibi işlere tayin edilir.
    ihtilaç ederse, “başın tepesinin sağ yanı”:
    devlette sivil memur olarak görev alır.
    ihtilaç ederse, “başın yan tarafı”:
    sağda ve solda hayır haberdir.
    sağda; mü’min’ler tarafından veya bir kadın tarafından hayırlı haberdir.
    solda; celâlden habere delalettir. her ikisinde de müdafaa istemez.
    solda olan ihtilaçta içene bir korku düşerse; besmeleye, “ya dafiun, ya maniun” esmalarını ekler; zatımı ve sıfatımı korumanı niyet ederim diyerek, sağdan bir devir yaparsın.
    ihtilaç ederse, “alın”:
    sağda rızık, solda hayır haberdir.
    ihtilaç ederse, “iki kaş arası”:
    sağda ve solda dostluktur. kaşın burunla birleştiği nokta sağ yana kayarak seğirirse kadın veya mü’min’den dostluktur. veya siyaseten bir ülke ile dostluktur.
    solda ise, erkekten dostluk veya siyaseten gayrimüslim bir devletle dostluktur. müdafaa gerekmez.
    ihtilaç ederse, “kaşların evveli, başladığı mahal”:
    sağda ve solda dostluktur.
    ihtilaç ederse, “kaşların orta yeri”:
    sağda; rızık gelir…
    solda; yine mala dair zarardır. keder olur.
    sağda ise; rızık, cemâlden tecellidir. sıhhat bulmak, nimet-i uzma’ya kavuşmaktır. şükretmek gerekir.
    solda ise; oluşacak kederi savunmak, engellemek icab-ı hikmettir. bunun için; sağ el şahadet parmağını sol kaşın ihtilaç eden yerine koyup “lâ kederi fil hayati” okuyup sağa doğru çekmek gerekir. ve sol elini sol dizi üstüne koyup, şehadet parmağını olduğu yerde deprederek (yukarı aşağı indirip kaldırarak) “lâ kederi fil hayati, ene hayy’ül baki” okunur. ihtilaç kesilinceye kadar okumak gerekir. ihtilaç olur olmaz ilk uygun saatte okursan çabuk zail olur. ihmal edersen tecelli belli bir dereceye kadar devir eder ki geri çevirmek zaman alır. yani birkaç gün müdafaa etmek zorunda kalırsın.
    ihtilaç ederse, “kaşların nihayeti”:
    sağda, hüzün; solda, servete delalet eder.
    sağda ise; hemen sağ el şahadet parmağını sağ kaşın ucuna koyar “lâ hüzni fil hayati” okur, sağa doğru çekersin.
    ihtilaç ederse, “gözün üst kapağı”:
    sağda, güzeldir. (kitabın orijinalinde güzeldir yazmasına karşılık, tecrübelerimde tam tespit edilemedi. başka ihtilaçlarla karıştığından bilinemedi. kedere geldiğinden şüphe edildi…)
    solda, ölüme kadar giden acı haber işareti. ( çok kere tecrübe edildi ki büyük kederlere işarettir. korunduğun hallerde hangi kederlerin önlendiğini tam anlamak mümkün değildir. ihmal ettiklerimde çok kedere neden oldu. asla ihmal edilmemeli. aksi takdirde insan çok üzülebiliyor. “ihmal etmeseydim bu ölümü önlemiş olacaktım, ya da bu kaza olmayacaktı” gibi… )
    ihtilaçlar ecel-i kazayı önlemek için bildirilir. duasını yaparsın o kaza önlenir. ecel-i müsemma olan durumlarda ya haber alınamaz, ya müdafaa etmek nasip olmaz. eğer allah dua etmene izin verdiyse kabule şayandır. dua ile o zararı önlemeni istiyor ki sana haber veriyor. kader konusu çok yönlü bir meseledir. burada bir hadis-i şerifi zikretmekte fayda vardır:
    peygamberimiz buyurdu ki:
    “sadaka veriniz. sadaka kazayı belayı önler ömrü uzatır.”
    bundan anlıyoruz ki ecel-i kaza önlenebilir. şeytan seni yanıltmasın. söylenilene uy. tecrübe et. bu ilim tecrübe sonucu edinilmiş ve faydalanılmak üzere kayda geçirilmiştir.
    bazen müdafaa etmekte geciksen olay gerçekleşse bile daha hafif atlatıldığını görürsün. o nedenle asla ihmal etme. bu ihtilaçta sıfatına olduğu kadar, zatın da dâhil olduğundan ve ölüme kadar haber verildiği için hayatını korumak açısından ihmale gelmez.
    solda bu ihtilaç olduğunda hemen sağdan bir devir eder, besmeleye; “ya dafiun, ya maniun” esmalarını eklersin. veya “ayet el kürsi” ile devir edersin. devirden çıkmadan sağ el şehadet parmağını sol gözün üstüne koyar, “allahumme la ihtilacı velâ kederi fil hayati. ya hayy el baki bi hayat’il bekai ve bi dul el ömrü fil hayati.” diyerek; dokuz kere okur, sağa doğru çekersin. sonra devirden çıkarsın. ihtilaç devam ederse sen de müdafaaya davam edersin. kaç gün sürerse devam et. ta ki ihtilaç zail olana kadar savunmaya devam edilmelidir.
    birkaç günü geçerse bu sefer okuduktan sonra parmağını sola doğru çekersin.
    efâl ve evkât ilmini bilmeyenler bu söylenilen işleri namaz vakitlerinde yaparlar. cemâl ve celâl vakitlerini biliyorsa zühre’de, kamer’de, müşteriden birinde okumalıdır. hangi saatte kalınıyorsa teshirde, gidilerek o saat bulunur, devamlı orada kalınarak okunur.
    bu kitabı elinde bulunduran kişi hakikat ilmine vakıf demektir. okuyup düşünüp kendini geliştirmelidir. bundan daha değerli ne olabilir?
    akıl sahiplerine bu tembihe bile gerek yoktur.
    aklı olmayana sözümüz olamaz.
    aklı yoksa bir insanın neyi olabilir ki…
    ihtilaç ederse, “gözün alt kapağı”:
    sağda, haber;
    solda, hışımdır. (hışım; ani, beklenmedik şiddetli keder yapacak bir olay demektir.)
    sağ el şehadet parmağını sol göz kapağı üzerine koyarak “lâ hışmı, velâ hışmıke velâ hışme hüliyy” okuyup sağa doğru çekilir. ve devamla sol el sol dizi üzerine koyup bunu okumalıdır;
    “ya hayy’ül cismaniyeti ve bi ruhaniyeti, fi deymumiyeti fil hayati” sağ devri yapmak suretiyle de savunma yapılmalıdır.
    ihtilaç ederse, “gözün kuyruğu”:
    solda; mal,
    sağda; güzel, hayır haberdir. savunma gerekmez. bırakırsın o iş tecelli eder.
    ihtilaç ederse, “sol göz kuyruğundan bir parmak solu”:
    hükümetten takip. acı haber. büyük keder. adli veya idari takiptir.
    “lâ kederi fil hayati” okuyarak müdafaa etmek lazımdır.
    ihtilaç ederse, “gözün üstü”: (kapakla kaş arasındaki bölüm)
    sağda, dostunu göremez;
    solda, gösterir dostunu.
    sağdaki ihtilaç ziyade derecede ise bir dostun seni ziyareti çok istediği halde izin çıkmamıştır. önce soldan bir devir yapıp, sonra bir uygun cemâl saatinde sağdan devretmek ve bunu okumak gerekir. sağ el şahadet parmağı sağ göz üstüne konur; “lâ ihtilacı fevga aynel yemini fil hayati” okunur. maksat hâsıl olur.
    ihtilaç ederse, “göz bebeği”:
    sağda, hafif geçirilen bir hastalık,
    solda, sürurdur; mutluluktur.
    sağda ise; sağ el şehadet parmağını sağ göz üzerine koyup,
    “la renci fil cismaniyeti ve fi’r-ruhaniyeti. velâ zahmeti ve la mihneti ve la emrazı ve la illeti velâ hicabı ala aynel yakîn” okur, parmağını yavaş yavaş sağa doğru çekersin.
    ihtilaç ederse, “gözün pınarı”:
    sağda, levm; (gıybetin yapılıyor demektir.)
    solda, zeyn işaretidir.
    sağda ise hemen sağ el şehadet parmağını göz üzerine koyup “lâ levmi fil hayati” okursun. “levm” bir insan hakkında fena söz söylemektir. burada senin gıyabında kötü konuşuluyor demektir. karşıladığın takdirde gıybet edemezler. fitneyi vaktinde önlemiş olursun.
    solda, zeyn demek servet mal demektir. yeni bir elbise giymek, düğün dernek gibi yerlere gidip mesut olmak, misafir gelmesi vb. gibi… dünya zevki... müdafaaya gerek yoktur.
    ihtilaç ederse, “göz bebeğinin altı”:
    sağda güzel,
    solda hışımdır. sağ el şehadet parmağı ile sol göz üstünde okunmalıdır; “la hışmı fil cismaniyeti ve fil ruhaniyeti ve lâ hışmıke velâ hışmehü velâ hışmüha fil hayati” ve sağa çekilir.
    ihtilaç ederse, “burun deliği”:
    sağda, hüzün,
    solda, kahır oldu. hemen sağ el şehadet parmağını burun deliğinin sol yanına koyarak okursun. “la kahrı velâ gazabı fil hayati ve fisseadeti”. sağda dahi aynı şekilde bunu okursun; “lâ hüzni fil hayati”
    ihtilaç ederse, “dudak içi”:
    dudak ister alt dudak olsun ister üst dudak içten seğirirse;
    sağda, zarar;
    solda, güzeldir.
    sağda ise sağ el şehadet parmağı ile dudağın içine koymak suretiyle okursun; “lâ zararı velâ kederi, el faideti fil hayati”
    ihtilaç ederse, “üst dudak”:
    sağda ve solda cesarettir.
    sağda cemâlden cesaret, solda celâlden cesarettir. müdafaa gerektirmez.
    ihtilaç ederse, “alt dudak”:
    sağda ve solda korkudur.
    sağda az olur, solda çok.
    solda ise “lâ havfi fil hayati” veya “ela inne evliya allahu la havf ün aleyhim ve la hüm yehzenün” okursun. sağa doğru çekersin.
    ihtilaç ederse, “yanaklar”:
    sağda az; solda çok utanmaktır.
    “el iyazü billahi teâlâ” diyerek okumak lazımdır. yine sağ el şehadet parmağı ile.
    ihtilaç ederse, “alt çene”:
    çenede herhangi bir damar seğirirse yakınlarından birine ölüm yakın demektir. çok kuvvetli şakırdar şekilde ihtilaç etmişse kendin için ölüm tecelli etmiş, azrail görevlendirilmiş demektir.
    efâlde yapılır çaresi.
    korkma ve gereğini yerine getir. hemen; hangi saat olursa olsun aşağıdaki tarif üzere korunma yap;
    sağ el parmaklarının tamamı ile çenenin sol yanını ay şeklinde tutar, başparmağını sağ tarafına koyar ve bunu okursun.
    “lâ ihtilacı fil hayati ve fil cismaniyeti ve fil ruhaniyeti ve’l ihyai fil hayati. ve bi dul el ömrü fil hayati. ya hayy el baki. bi hayatil bekai. ya muhyi ente haligun. ya muğdike iğdaike hayati cediden ve ömren davilen. bi lutfike. ve keremike ya ekramel ekremin” okunur.
    uygun saate varınca yeniden okursun. sağ devri yaparak korunursun. sağ devrinde besmeleden sora “ene’l hayyün ve ene’l muhyün” okunur. veya besmeleden sonra “ya hayy’ül baki” okursun. ihtilaç kesilir. devam ederse, sen de okumaya devam edersin.
    bu ihtilaç bana onlarca kere oldu. savunmakla geçti. korkarak panikleme. allah’a dua et yeter. bu tecelli kendi efâlindendir. şimdi gereğini yaparsın geçer. sadece geciktirme. savunmayı ilk haber aldığın saatte yap. sonra zühre’de durarak devam edersin. o ihtilacın devam ettiği dönemde geceleri sol kolunun üstüne yatarsın.
    vücudunun soğuduğunu anlarsan birkaç gün sol tarafına yatmalısın. gribal enfeksiyonlarda ilaç almakla beraber sol yanın üzerine yatarsın. sağdan devirle besmeleye “el şafiun ve el kaviyyun” okursun.
    bu tecelli çok sol devri yaptığın ve sağına fazla yattığın için de olabilir. sol kol üstüne yatmakla vücudun ısınmasını sağlarsın. insanın sağ tarafı soğuk, sol tarafı hararetlidir. soluna yatınca sağ tarafın, sol yanından hararet alır. ilm-i ledün hikmeti böyledir. insanlar hareketine dikkat etmelidir. nûr görenler daha da bir dikkatli olmak zorundadır.
    hiç bir işi kesretle yani aşırı ısrarla yapmamalıdır. bu pek büyük bir nasihattir. itikat edersen canın kurtulur. bunu, hem hafız hüseyin kemal hazretleri tecrübe etmiş, yazmış, hem hocam hacı ismail fidan hazretleri, hem de bu fakir, onlarca kere tecrübe etmişim. hele bir seferinde bilerek müdafaa etmeyip, ölüme çok yaklaştım; ölümden döndüm. ileride ibret olsun diye yazacağım. çok büyük hata idi. celâlin bir tuzağı olduğunu, döndükten sonra yaşadıklarımdan anladım. müthiş bir deneyimdi.
    ihtilaç ederse, “kulak”:
    sağda ve solda hoş haberdir.
    sağda, cemâlden hoş haberdir ki mü’min’lerdendir veya bir kadından haberdir.
    solda dahi bir erkekten hoş haber demektir. ama bu ihtilaçta saatleri güzel bilmek lazımdır. celâl saati midir? cemâl midir? eğer zaman kamer saati ise mutlak sağda ve solda mü’min’lerden hoş haberdir.
    utarit’te ise bir kadından hoş haberdir. ama haberin sonunda celâl tecellisi vardır. böyle ise hemen sağdan bir devir yapmak lazımdır ki, şems’ten utarit’e tecelli intikal etmesin.
    eğer bu ihtilaç müşteride ise devlet tarafından hoş haberdir.
    merih’te ihtilaç alındıysa, celâlden bir tecelli vardır. zühal’den tecellidir. ancak merih makam-ı sıyanet olduğundan, hoş haberdir. hayırdır.
    eğer ihtilaç zühal’de alındıysa o haber hoş olsa da bir celâl söz konusudur. hem sağdan bir devir yapıp uygun esmalar okunmalıdır. çünkü zuhal onu utarit’ten devr alacaktır. ille de celâlîdir. sakınmakta fayda vardır.
    alınan ihtilaç utarit’te alındıysa dostluk makamı şems’ten bir haberdir ki mutlaka dostluk üzeredir.
    bu durumu açıkladık ki bütün ihtilaçlarda bu hususa dikkat etmelidir. alınan işaret bir önceki dostundandır. dost saatin karakterine göre o haberi tahkik etmek gerekir. buna dikkat edilmelidir.
    ihtilaç ederse, “dil”:
    bir gizli sırrı hikmetten edecek beyan. dilin ortasında ihtilaç olursa bir gizli sırrı açıklar. dilin ucunda olursa küçük sırları söylersin. bu daha ziyade hikmet işiyle ilgilenenler arasındaki sohbetlerde olur. öğrencinin o sırrı hak etmesiyle allah izin vermiş demektir. avam dahi gizlediği bir şeyi açığa çıkarır.
    ihtilaç ederse, “gırtlak”:
    sağda, rızık ziyadeliği; solda, ihsan demektir.
    ihtilaç ederse, “boğazın dışı”:
    sağda mal,
    solda gamdır.
    hemen sağ el şehadet parmağını boğazının sol tarafına koyup “lâ gamı fil cismaniyeti ve fi’r-ruhaniyeti velâ hüzni velâ ihtilacı hulki fil hayati” okur ve bir sağ devri yaparsın.
    ihtilaç ederse, “boğazın içi”:
    zevk ve sefa ile güzel yemekler yiyeceksin demektir. hıçkırık şeklinde olursa, yine nadiren yediğin, zevk alacağın ziyafet nitelikli bir yemek yiyeceksin demektir. daha yemeden şükrünü eda edebilirsin.
    ihtilaç ederse, “boynun sağ tarafı”:
    kendin ve mü’min’ler sıkıntıda;
    sol devri çok yapılmış demektir.
    bu keyfiyet zat için geçerlidir ki, zat çok sol devir yaptığından mü’min’ler sıkıntıya girmiştir.
    bu ihtilaç sair kişilerde olursa sıkıntıda olan kendisidir. evlâd-ı ayalidir.
    hemen bir sağdan devir yapılır. durum değişir.
    zat için sağ devirden sonra gezintiye çıkarak geniş bir sağ devir daha yapmak da icap eder.
    ihtilaç ederse, “boynun sol tarafı”:
    zat kendisi ve küffar sıkıntıda demektir.
    zat hemen bir sol devri yapar ve zühre’de bunu okur; sağ elin şehadet parmağını boynun sol tarafına koyarak “lâ ihtilacı üngul yesari fil hayati”. tecelli değişir…
    ihtilaç ederse, “omuz”:
    omuz ı:
    sol omuzdan alınan işaret celâlde sükût işaretidir.
    sağ omuz işareti ise cemâl sükût ediyor demektir. sağdan devir edilir. sağ elini sağ omuz üzerine koyar ve bunu okursun; “lâ ihtilacı velâ sukutu fil hayati”
    solda ise çok büyük keder vardır. sağ eli sol omuz üzerine koyarak “lâ kederi fil cismaniyeti ver ruhaniyeti ve fil ticareti fil hayati.” okur ve sağa doğru çekersin.
    eğer avam ise şu şekilde de okuyabilir; sağ el sağ diz üzerine koyar şahadet parmağını deprederek “lâ ihtilacı ketfül yemini velâ hubutu velâ nüzuli velâ sukutu fil hayati” sağ omuzda olan için okur.
    sol omuz için ise yine sağ el sağ diz üzerinde “lâ ihtilacı ketfül yesari velâ sukutu velâ nüzuli velâ hubutu fil hayati”
    zât bunu böyle okuyamaz. zira deprem olur. tembih ediyorum. zât konumunda olan buna çok dikkat etmelidir. nedamet büyük olur.
    omuz ıı.
    bu konuda iki ayrı bilgi vardır. önemine binaen kaydettik. tecrübe edildiğine göre ikinciye uyulması gerekir.
    sağda cemâl sükût,
    solda celâl sükût etmektedir. her iki durumda da tehlike çok büyüktür. ölüme kadar işaret etmektedir. saatlerin durumuna göre tetkik etmek gerekiyor. defalarca tecrübe edilmiştir. yakınların ölümü bu ihtilaçla alınmıştır. ihmal edildiği zamanlarda ölümler gerçekleşmiştir. savunulduğunda önlendiği görülmüştür. tabii daha önce belirttiğimiz gibi bu haberler hep önlenebilir olayların haberleridir. okursan önlersin. okumazsan olay gerçekleşir.
    eğer sağda ise müdafaa ettikten başka, birkaç gece özellikle sol tarafına yatman gerekir. müdafaanın da zühre’de olmasına dikkat edilmelidir. okunacak dua bir öncekinde yazıldı.
    sol omuzda olursa; bir öncedeki şekilde okunduktan başka birkaç gece sağ tarafına yatmak gerekir. sükûta dair efâl ve esma okunmuştur. keder büyüktür. ihmal etmeyip müdafaa etmelidir. bu ihtilaç devam ederse savunmaya devamla otururken sol ayak sağ ayak tarafından bağlanmalıdır. ayakta dururken sağ ayak önde olmalıdır.
    havada kesafet olup bulutlar kuvvetli olduğunda çakan şimşeğin rengine dikkat edersin. bembeyaz ise sol ayak arkada sağ ayak önde olarak durursun. kalabalık arasında olduğunda gizlice sağ elini sağ diz üzerine koyup şehadet getirirsin. efâl yaparak. ve ellerini namazdaki gibi bağlarsın. şiddeti azalıncaya kadar öyle davranırsın.
    eğer şimşek kırmızımsı, turuncu renge yakınsa, yani çok parlak değilse yıldırım düşmesi söz konusudur. hemen sağ devri yaparak şiddeti azaltmanın çaresine bakarsın. eğer nûr gören birisi isen sen dahi bu işleri yapabilirsin. zat isen zaten sözümüz hep sanadır. bir an bile gaflet etmemeli, ümmet-i muhammedi ve kendini korumalısın. bilmelisin ki celâlde merhamet yoktur. ayırım yapmaz. hatta sana tam düşmandır. esas mücadele celâle karşıdır. zaruret olmadıkça celâl efâli yapmamalısın. celâl tecelli ettiğinde onun kendi efâlinden olduğunu ve ancak cemâl efâli ile teskin edilebileceğini unutmamalısın.
    nûr-u tevhitten murat, ilmi-ledündür
    işlenen efâl sırrına, hikmetullah dediler
    efâl-esma bilgisine, marifetullah denilir
    yapılan tecelli edince, adı hakikat oldu.
    tevhit-i nûr-u muhammet’ten, şeriat oldu,
    musa zühal’de, davut merih’te, isa utarit’te
    oldular tevhid; muhammet zühre’de oldu
    bu yüzden, zühre cümle tevhitleri bozdu.
    görülen nûrların vahyinden kur’an oldu,
    muhammedin vücudu levh-i mahfuz oldu,
    sıfatullah’ta nûr-u tevhit onu hıfz etti,
    bu ilimden tecelli, makbul şeriat oldu.
    ey aziz, sakın hayrette istifrak olma,
    hakikat budur, gayrinde allah arama,
    hikmetullah böyle, başka gerçek arama,
    ilahi ihsandır, halka eyle yardımı.
    ihtilaç ederse, “koltuk altı”:
    sağda ve solda zahmet (zorluk) gösterir.
    sağda ise sağ elini sağ dizi üzerine koyarak okur; “lâ zahmeti fil hayati illa rahati”
    solda ise, sol elini, sol diz üzerine koyarak bunu okur; “lâ ihtilacı velâ zahmeti fil hayati”
    mürşit allah ilmidir. ilim konusunda en büyük rehber ise hz. muhammed sallallahu vesselam olup; gerçeğe giden yolda bütün insanlığa o’ndan gayrı mürşit yoktur. bize kur’an-ı kerim’i ve hadislerini ve bu ihtiyaç ilmini bildirdi.
    şimdiye kadar bu ilim çok gizlide idi. hafız hüseyin kemal onu umum insanlara bildirmek arzusu ile açığa çıkararak eşe dosta yazdı, verdi.
    allahu teâlâ’nın rüşdi (el raşidün ) isminin tezahürüdür. o’nun ism-i kemali sıfatı aliyesinden dostlarını irşat eder. zahirde ilim, ilm-i şeriattır. batında bu ilim, ilm-i ihtilaç ve nûr görmek ve sırrı marifetullâhı bilmek, efâl-i ledünye’ye vakıf olmak ve insanlığa hizmet etmektir.
    ihtilaç ilminden başka ilm-i nur ki sırrı marifetullâh”tır.
    ve diğeri ilm-i efâl ilmi ki kemalullâh’tır. bütün bu ilimler insanı allah’ın, nur-u cemaline;
    sırat-ı müstakimde, nur-u hidayette olarak vuslata ulaştırır. nur-u tevhitteki sırat-ı müstakimden murat nur-u hidayettir. yani nurların işaretlerine dikkatlice uyarak gitmesi için, hikmet ehline işaret, tembihattır. yani her yaptığın işinde nûrlar görmeye başladığında, o gördüğün nûrların işaretlerine dikkat et, o nurları kendine yoldaş kıldık celâlini cemâlini vahyen bildiriyor. “cemâl olanları yap, celâl olanları tecrit et” demektir.
    bilesin ki azizim;
    allah teâlâ hazretleri sevdiklerine habir sıfatından, ihtilaç ile her kazayı haber ederek, değişken her tecelliyi önceden bildirir.
    sevdiklerini kemale ve nûr-u cemâle ulaşmaları için her türlü yardımı yaparak vuslat için yolunu nûr-u hidayette açar. o işaretlerin ne anlama geldiğini bilip, istenmeyen tecellilerin (efâlini değiştirerek ) zahire zuhurunu önler. şer-i şerife uygun hayatın devamına ve saadete dair olanları yapar. işte kemâl budur.
    nûr-u sıfatullah’ta daima inkişaf (gelişme) ile hicaba sebep perdeleri tek tek ref’edip (açıp) nûr-u sıfatullah’a şahit olur. yani tevhide ulaşır. bir diğer adıyla miracına ulaşır. oradan, hizmet etmek üzere yetki almış olarak yeniden, hakk’tan halka nüzul ile insanlığa tenezzül eder. sırr-ı celâl efâllerini tecrit edip, işlemez. sırr-ı cemâl efâlleriyle ve esmalarıyla insanlığa kur’an-ı kerim’in doğrultusunda hizmet eder. eğer zat olarak tayin edilmişse hz. muhammed efendimiz aleyhisselâmdan tayin ile manevi mühür kendisine teslim edilir. bu mühür dahi nûrdandır ve ancak alanla verenin bilgisindedir. bir başkasına bu sır kapalıdır. yetkili kılınan evlâd-ı resulden olan zat ilimdeki inkişafı derecesinde ve tevhit olduğu esmalar doğrultusunda bir dönem dünyayı (genel tecellilerle) yönetir. öyle yetkilerle gelmiştir ki isterse şeriatta değişikliğe gidebilir. ancak eğer insafı varsa kur’an’a tam uyar. yoksa nefsine uymuş olur. kendisinden sonra gelen zat o durumu değiştirir. eğer cemâlde tevhit olduysa (beyaz nûr ile) zamanı barış içinde geçer. celâlde tevhit olduysa; (kırmızı nûrda) zamanı çok çetin geçer.
    eğer kemâlde (yeşil nûr ile) tevhit olduysa zamanı kemalde geçer.
    zat evliyaları ya beyaz nûr ile cemâlde, ya kırmızı nûr ile celâlde veya yeşil nûr ile kemâlde tevhit olurlar. başka sıfat nurlarında; siyah nurda, turuncuda, morda tevhit olup da dönebilen olmaz. mavi nurda ve sarı nurda tevhit olanlar dönebilir ancak onlar da şehit edilirler.
    hz. ömer efendimiz müşteride sarı nûrda (adalet nûru) tevhit oldu, gelmiş geçmiş en adil yönetimi icra etmesine rağmen, şehit edildi. peygamber efendimize yalnız maddi olarak değil manevi görevli olarak da hizmet eden hz. ömer efendimiz kamer şerefinde kaldığı için, tevhidi müşteri saatinde sarı nûr ile tevhit oldu. kamer ile müşteri dost olmakla birlikte cemâlde sükût vardır. o nedenle şehit olmuştur.
    hz. ali efendimiz utarit’te mavi nûrda tevhit olmuş ancak zamanı savaşlarla geçtiği gibi kendisi ve evlatları şehit edilmiştir. dostluk makamı olarak bilip sürekli şems’te kalmışlar, şems’in dostu utarit’te mavi nûrda, celâlin en kuvvetli makamında tevhit olmuşlar. geri dönebilmelerine rağmen huzur bulamamış muaviye iktidarı ele geçirmiştir. mavi…
    tevhitte tam yetkili olarak sıfatullah’la bir olan zat celâli tecrit ile cemâl ve kemâlde mahlûkata hizmet eder.
    bu sırlardan en önemlisi, “allah ism-i celali” sağ el dışında hiçbir vücut azası hareket halindeyken okunmaz. okunduğu takdirde şiddet tecelli eder. okuyan ve sıfatı bundan büyük zarar görür. hayatı dahi inkıtaa uğrar. hz. ali ve evlatlar ve birçok veli ile peygamberin hayatı sana ibret olsun. yanlış esmayı yanlış efâl ile okuduğun anda kim olduğuna bakmadan o esmanın hükmü yerine gelir. örneğin yanlış bir efâl ile “mümit” esmasını okusan ölüm gelir, zekeriya gibi ağaç içine girsen bile gelir seni bulur. azrail görev aldığından itibaren onu ancak, hikmette yapacağın uygun efâlle ve esma ile durdurabilirsin. maddi alandaki hiçbir tedbir onu durduramaz. kaza geldiğinde tedbir elden gider. o kazaya karşı önceden haber alıp duasını yapabilen hakikat ehlinden başka kimse bir şey yapamaz. ayetlerde bu hususta çok açıklamalar vardır. ileride belki bunlardan da yeri geldikçe söz edilecektir.
    allah ism-i celil’i yalnız sağ el şehadet parmağında okunur.
    sol elde ve ayaklarda asla okunmaz. örneğin yol yürürken besmele okunmaz. durmuş vaziyette “bismillah” denir; “rahmani’r rahîm” derken adım atılır.
    secdede allah ismi okunmaz. değil celâl esması, kemâl esmalar bile okunmaz. namazın tertibinden ibret almak lazımdır. tekbir kulakta, aziym rükûda, âlâ sırf cemâl secdede zikredilmiştir.
    yürürken içinde allah ism-i celil’i olan hiçbir ayet ve sure okunmaz. okunursa, okuyan ve etrafı iptilaya uğrar. esasen islâm âlemini içler acısı durumunda, yüzyıllardır bu hikmet ilminin bilinmemesinin, “hayır zannıyla şerre; şer zannıyla hayra dua edilmesidir.” bugün eldeki kitaplarda ve tarikat usullerinde öyle dualar var ki asla ağza alınmaması gerektiği gibi, akla bile getirmemelidir. ancak zikir olarak okunmaktadır. mevla’m izin verirse nasibimizde varsa, bununla ilgili bir kitap yazmayı diliyorum.
    allah isminin dizden aşağıda okunması caiz değildir. sakınmak gerekir. unutulmasın.
    ihtilaç ederse, “arkada kürek kemiği”:
    sağda rahmet yağar,
    solda kurak olacak işarettir. kapalı olan hava açılacak demektir. zata kurak oluyor, rahmet kapısını açman gerekir, işareti dahi buradan verilir.
    avam insanlara sadece bir malumattır.
    ama zata mahsus bir hürmet-i ledünyedir.
    solda ihtilaç varsa kuraklık oluyor, rahmet kapısının açılması gerekiyor demektir. eğer yağmur yağarken sol kürek ihtilaç ederse, rahmete mani olacak bir tecelli oldu, hava açılacak, dilersen engelle, dilersen razı ol demektir. yağmura çok ihtiyaç olduğu zamanda;
    zat sağ ayak başparmağında okur “yünezzülül rahmeti” aynı saatte, ardı sıra sol elde okur. “allahumme yüzidül rahmeti” bu nüzule dairdir. ancak zat okur. avam bunu okuyamaz. ticaretinde tedenni olur. bu efâlde tenzil edilmiştir. önce aşağıda okundu, sonra yukarıda. aşağıdan yukarıya gitti cezbe-i ruhaniye. sonra sol ayakta okur. “yünezzülül rahmeti”
    ve sonra sol el sol dizi üzerine koyarak sol şehadet parmağı ile okur. “yünezzülül rahmeti”
    bütün bu okumalarda parmaklar oldukları yerde aşağı yukarı hareket ettirilir. yani efâl yapmış olur. bunu okuyan kişi yani zat önce zühre’de bu efâli yapar. beş saat sonra merih’te aynı şekilde okur. beş saat sonra da zühal’de okur. söylediğimiz gibi bunu ancak ilm-i ledünü yeterince öğrenmiş, nûr gören zatın yetiştirdiği ihvan okur ya da zat kendisi okur. burada nüzule dair iş yapılmıştır hem esmada ve efâlde ve hem evkatta. hava bulutlanmaya başlar. zat gündüz bile olsa sol yanı üzerine yatar ki sema soğuk olur ve bulutlar alçalmaya başlar. artık yeterince yağmur yağıncaya kadar zühal’de kalınır. sol el ile tespihle rahmete dair bir ayet-i kerime okunur. eğer herhangi bir tehlikeli işaret alınırsa zühal’de koruma yapılmalı. tehlike geçmezse rahmetin alınmasından vazgeçip zühre’ye yeniden ulaşılıp o tecelli savuştuktan sonra yeniden rahmet duasına girilmelidir.
    yağmur yeterince yağdıktan sonra merih’e ve orda kalmayıp zühre’ye geçilmelidir. sağdan devir edilir ve “innallahe cemilün yühubbül cemâl” hadis-i şerifini sağ el sağ diz üzerinde okursa hava cemâle tebdil eder. zühal’in dostu merih ve onun dostu zühre’dir. üçler olur. üçleri geçmemek gerekir.
    bu konuda biraz daha izahat gerekir. zühre’de söylenileni yaptın, beş saat sonra merih’te yapacaksın dedik ya. bu beş saat içinde hiçbir ibadet, efâl yapmamalısın. beş saat sonra zühal’de okuduğunda da… başka efâl yapılmaz. yağmur yeterince yağıncaya kadar da yalnız zühal’de kalır, her zühal’de okuman gereken duayı okursun. yani başka efâl yapmaz, yalnız rahmet ayetini okursun. namazlarını da zühal’de kılarsın. sadece farz namazları kılman yeter. yoksa rahmet kapısı kapanır. rahmet alamazsın.
    sağdan devir rahmeti engeller. havanın açılmasına neden olur. sol kürek ihtilaç ederek haber verir. hava açılacak demektir.
    aşırı rüzgâr, fırtına olursa sağdan devir o şiddeti engeller. çok ileri derecede şiddet olduğunda, sağ el şehadet parmağı ile sol dizin üzerine koyarak “ya halimi bi hilmiyeti, ya sakini bi sükûneti, ya elyen bi liyneti” okursun şiddet teskin olur. bu durum halk isyan ettiğinde de okunur. anarşi zamanlarında okumanın yararı da olur. hele üçlerde yaparsan aniden sükûnet tecelli eder. mesela müşteride, şemste ve zühre’de okursun; üçler olur. hem de hepsi cemâl olduğundan çabuk sonuç alırsın.
    sağ kürek kemiğinin rahmete işaret olduğunu yazmıştık. çok şiddetli yağması halinde haberleri takip etmeli. aşırı sellere, seyelan yapmasına izin verilmemelidir.
    her şeyin aşırısı mal ve can kaybına sebep olur. bir de herhangi bir efâli uzun süreli yaptığında değiştirmekte zorlanırsın. hayrete sebep olur. zahmet çekersin.
    hikmet, eğlence değildir.
    dolu yağması halinde; hemen kıbleye yönelir, elini namazdaki gibi bağlarsın ve yüksek sesle ezan okursun. bağırmak şeklinde değil, kendin duyacak şekilde. ardı arkasına okursun. şiddet az ise ilk ezan bitinceye kadar dolu yağmura döner. şiddet fazla ise birkaç kez okuman gerekebilir. bunu her müslüman yapabilir.
    sabi çocuklara okutulabilir. mümkünse abdestli olunmalı acilse abdestsiz de okunur. zarar ziyan önlenir. sevabı büyüktür. bunu her müslüman bilmeli, tecrübe etmeli, başkalarına da öğretmelidir. bu bir hizmettir.
    doğada, hakikatte iki güç birbiriyle zıt olarak varlığı meydana getirir. celâl yıkıcı, cemâl yapıcıdır. her iki güç de allah’a aittir. şeytana güç isnat etmek şirktir. şeytan allah’ın celâlinden güç alır. bir yanlış söz söylemez, yanlış iş işlemezsek, ona fırsat vermezsek hiçbir şekilde zarar veremez. ateşe yaklaşmak gibidir. dikkatli ve korunmalı yaklaşırsan yakamaz.
    ihtilaç ederse; “pazular”:
    sağda rızık,
    solda mal… pazu omuz ile dirsek arasıdır. içe doğru kaslar.
    sağda cemâl kuvvet buldu
    solda celâl kuvvet buldu.
    sağ taraf kadınlar,
    sol taraf erkeklerdir.
    sağ taraf mü’min’ler,
    sol taraf kâfirlerdir. pazulardaki işareti çok güzel tahkik etmek lazımdır. bunun için hem ne okuduğundan haberi olacak ve hem ihtilacın alındığı saat bilinecek ki ne anlama geldiği tam tespit edilebilsin.
    insanın belden aşağısı rububiyeti, belden yukarısı ulviyeti temsil eder. sağ taraf cemâl sıfatını, sol tarafı celâl sıfatını temsil eder. sağ pazu cemâlde melekler kuvvet buldu anlamına da gelir. sol pazu ise ceza melekleri veya celâlî melekler kuvvet buldu demek anlamına da gelir.
    ruh sağ taraf, nefis sol taraftır. ruh da nefis de bütündedir ancak makam ve temsil olarak söylediğimiz gibidir. yani sağda ruh temsil edilir solda nefis. iman kalbdedir. bundan maksat yürek değildir yüreğin bulunduğu mevki aynı zamanda kalbin mekânıdır. çakışırlar. o nedenle yürek hep kalbin etkisi altındadır. anlaşılması için ikisi aynı şeymiş gibi anlatılır. aslında aynileşir de... kan merkezi olan kalb solda olduğundan nefis kanla ve kalple birlikte anılır. gerçi kan da bütün vücuttadır ancak mekânı soldur. sol taraf sıcak sağ taraf soğuğu temsil eder. yine sağ taraf güney sol taraf kuzeyi temsil eder. ön doğuyu arkamız batıyı temsil eder.
    pazunun ihtilacını anlamak bütün bu bilgilerin ışığında değerlendirilir. ihtilaç utarit’te alınmışsa sol küffar kuvvet buldu demektir. bu türlü tahlil imam-ı zamana aittir.
    avam için sağda rızık solda mal değerlendirmesi yeterlidir.
    ihtilaç ederse; “dirsek”:
    sağda ve solda hoş haberdir.
    sağda cemâlde, kadından hoş haberdir,
    solda erkek veya icabından hoş haberdir.
    sağda lağvi, solda şin
    lağvi bir şeyi bozmak manasınadır. şin ayıp bir iştir. lağvi boş iş gereksiz meşguliyet anlamına da gelir.
    ancak solda olan işaret ayıp olacak demektir. utanç olur.
    allah teâlâ, zatına yapmak istediği işinin ne olduğunu bildirir ki zat onu yapmaktan vazgeçer. mesela şaka yapacak ancak karşıdaki kişinin o şakadan utanması veya lüzumsuz bulması olacaktır.
    ihtilaç ederse; “bilekten dirseğe varınca; iç taraf”:
    sağda dua kabul, tamam demek;
    solda kusur, hata oldu.
    lağvi bir şeyi bozmak kaldırmak yani yok etmektir ki mahviyettir. yapmış olduğu veya yapacağı bir efâlde “allah rızası yok” demektir. hemen; sağ el sağ diz üzerine koyarak bunu okursun.
    “la lağvi fil hayati velâ kabuhul efâli fil hayati”.
    ve ardından sol el sol dizi üzerinde sol el şehadet parmağını deprederek bunu okur. “la kusuru fil hayati”
    bu okumaları sayı olarak en az üç, dokuz veya on dokuz, yirmi bir gibi bir sayıda okur.
    önce sağ el sağ dizde, sonra sol el sol dizde okumak hubut yani düşürmek demektir.
    bu ihtilaçta bir diğer okuma biçimi de sol kolunu namazdaki gibi göğüs altına koyar, sağ elini dirseğe koyup aynı esmaları okuduktan sonra sağa doğru çeker. bileğe kadar. her ihtilaçta okuduktan sonra seyrime kesilinceye kadar hangi saatte kalınıyorsa o saat geldikçe okumaya devam edersin. eğer zamanları yani saatleri bilmiyorsan namazları vaktini geçirmeden kılarsın ve her namazdan sonra okursun.
    saatlere göre ibadet etmeyenler vakit namazlarını tam vaktinde kılarak bu işleri yaparlar. esasen tevhide ulaşıncaya kadar bütün bu işleri namaz vakitlerinde yaparsın. eğer bir rehberin varsa o seni yönlendirir. yoksa efendimizi rehber edinir şeriata tam uyarsın. muhterem efendimizin ruhaniyeti seni yönlendirir. zamanın zatına beni ulaştır diye dua edersen allah seni o zata ulaştırır.
    hz. ali kerremallahü veçhe buyurmuştur ki “lem yarif imamezzaman, mate cahil ün”
    anlamı; “imam-ı zamanı tanımadan ölen cahil ölür”, demektir.
    ihtilaç ederse; “ihtilaç ederse; bilek”:
    sağda mal;
    solda kederdir.
    sol bilek ihtilacı alınır alınmaz, sol el sol dizi üzerine koyarak, önce sol ayak başparmağını deprederek “lâ ihtilacı velâ kederi” okur. sonra da sol şehadet parmağını deprederek aynı duayı okursun “lâ ihtilacı velâ kederi”. bu efâl nüzul efâlidir yani kederi düşürmek içindir. bu efâlden keder mahviyete gider. vaktinde savunursan beşeriyete intikal etmeden yok olur. geç kaldınsa hafif atlatırsın.
    bütün işaretlerde alır almaz savunma dualarını okursan hemen ifna olur. geciktirdikçe önlemekte zorlaşır. bu tembih daha önce de yapıldı.
    ihtilaç ederse; “ellerin üstü”:
    sağ el üstü ihtilaç ederse hüzün olur.
    solda olursa, şereftir.
    sağda olduğunda hemen sağ el sağ dizde “la hüzni fil hayati” veya “ela inne evliya allahu la havf ün aleyhim ve la hüm yehzenün” okunur.
    ihtilaç ederse; “avuç içi”:
    sağda rızık;
    solda maldır. sağda ise eline mal veya para girer;
    solda ise alış veriş veya fatura ödeme gibi para çıkar. harcama yapar.
    eğer planlanmış bir satın alma yoksa sol el sol dizde “lâ fakri velâ masrafı” okursun.
    ve sonra sağ elde “allahümme egannü bi ticareti gınaül hayati fil hayati” okursun.
    allah ismi belden aşağı azalarda okunmaz. caiz değildir. büyük zarar görülür. ancak, namazdaki gibi otururken sağ el şehadet parmağında sağ dizde okunur. diz kaldırılırsa daha iyi olur. yalnız sağ elde okunur. başka azalarda asla olmaz. solda asla ve asla okunmaz. okuyan iptilaya duçar olur. mesela;
    “allahümme yüzidül meserreti daimen, fil hayati” okursun. tespihle veya şehadet parmağını depredersin. tespih çekerken şehadet parmağın ile çekersin. tespihi sol ele almak bile caiz değildir. sol elde tespih çekmek çok büyük zararlar açar. maalesef bundan kendisini mana ilminde âlim sayanlar bile bihaber kalmışlar. bunu ancak zat evliyası yapabilir o da rahmet duası için bazı seçilmiş ayetleri okuyabilir. hikmette sol el efâli kesinlikle yasaktır. kitabı solundan verilenlerden olunur. sol elin dünya işlerinde bile ancak mecbur hallerde kullanılır.
    yazı yazmak, yemek yemek son derecede sakıncalıdır. işi asla rast gitmez. imanına zarar gelir. küçükten sol el kullanımı engellenmelidir. peygamberimiz buna çok dikkat etmiştir. hadis kitaplarında kaydı vardır.
    ihtilaç ederse; “el başparmağı”:
    sağda sabır;
    solda kamdır.
    kam: güzel, adil, arzu, istek demektir. bir şeyi severek istemektir. dilemektir.
    müdafaa gerekmez. bir bakıma yaşama sevincidir.
    ihtilaç ederse; “el şehadet parmağı”:
    sağ el şehadet parmağı; cemâlden sebebin zuhuruna işarettir. yani faydalı hayırlı bir şey ortaya çıkacak. yapılan bir iş veya duanın makbul olduğuna işarettir.
    sol el şehadet parmağı; bu iyi tetkik edilmelidir. genelde zararlı, keder verecek bir iş işlendiğinde ihtilaç eder. ancak rahmet duası okunduğunda da ihtilaç ettiği olur. bu işaret alındığında zat ne okuduğuna bakmalı. bir de ihtilacın alındığı saat önemlidir. yapılan tetkike göre hareket edilmelidir. yapmakta olduğun iş olumsuz hatalı bir iş ise de cenâb-ı hakk uyarır yapma der. mesela sol elinle sağ elini tutarsın bu ihtilaçla uyarılırsın.
    ihtilaç ederse; “el orta parmak”:
    sağda hüzün,
    solda ferah, sürur ve şadumanlıktır.
    sağda ise hemen sağ el şehadet parmağını sağ dizi üzerine koyarak bunu okursun; “lâ hüzni fil hayati” o tecelli zail olur.
    ihtilaç ederse; “yüzük parmağı”:
    sağda rütbe,
    solda gamdır. sol el sol dizi üzerine koyup okursun; “lâ gami fil hayati”
    ihtilaç ederse; “cici parmak”:
    sağda hayır şerre tabi
    solda muhalefet eder. “sağ el sağ diz üzerinde k*********************
    ihtilaç ederse; “ihtilaç ederse göğüs”:
    sağda cemâl zayıf düşmüş; hüzün olur
    solda celâl zayıf düşmüş. sürur, mutluluk olur.
    sağda olduğunda; hemen sağ el sağ dizi üzerine koyarak okur; “allahümme la hüzni velâ yuzigu fil hayati”
    solda çok ihtilaç olursa; sağ el sağ dizde; “vesia kürsüyyühüs semavati ve’l arzi” okunur. bunu böyle zat okuyamaz diğer insanlar okur. zat “arzi” kelimesini okumaz. zira deprem olmasına sebep olabilir.
    zat zühre’yi bekler ve sol devri yaparak tedbir almış olur.
    ihtilaç ederse; “memeler”:
    sağda güzel
    solda sürurdur.
    ihtilaçta kadın erkek farkı yoktur.
    ihtilaç ederse; “göbek ve etrafı ihtilaç ederse”:
    sağda olursa hüzün;
    solda olursa sürurdur.
    sağda ise; hemen sağ el şehadet parmağını veya bütün avucunu göbek sağ tarafına koyup
    “allahumme la hüzni bi ihtilacün nafi fil hayati” veya “la ihtilacün nafi fil hayati”
    ihtilaç ederse; “esas göbek yani kesilen yer”:
    cesarettir.
    yapmış olduğun veya yapmakta olduğun şey allah rızasına uygundur, zata ve sıfata fayda sağlayacaktır demektir.
    ihtilaç ederse; “göbek sol taraf boşluğu”:
    suhulet ve meserrettir.
    ihtilaç ederse; “göbek sağ taraf boşluğu”:
    hüzne delalettir.
    sağ el sağ dizi üzerine koyarak “lâ hüzni fil hayati illa bi meserreti” okur.
    ihtilaç ederse; “karın”:
    sağda ve solda sürur, şâd’lık ve ferahlıktır.
    ihtilaç ederse; “göbek altı”:
    sağda ve solda büyük korku olacaktır.
    bazı kadınlar göbek atarlar. hâlbuki bu korkuyu davet eder. kendi arzusuyla hataen korkuyu davet ederler.
    sağda mü’min’ler ve zat için helake neden olacak bir şey tecelli edecek demektir. sağ elini ihtilaç eden yere koyar; “allahumme la hüzni fil hayati ve fizzemani ve fil asri ve fil dehri” okursun çok geniş zaman alırsın. ve bunu dahi okursun “ela inne evliya allahi lahavfün aleyhim velâ hüm yehzenün”
    ihtilaç ederse, “kişinin böğrü”:
    sevdiğine kavuşur...
    sağda ve solda vuslattır.
    sağda vuslat eden erkektir,
    solda kadındır…
    ihtilaç ederse; “arka taraftaki boşluk, eğeler altındaki bölge”:
    sağda hastalanacak,
    solda hastalıktan halas bulacak (iyileşecek).
    sağda ise; sağ el şehadet parmağı ihtilaç eden yere konur ve “allahumme lâ zahmeti velâ renci velâ emrazı velâ illeti” duası dokuz veya on bir kere okunur.
    ihtilaç ederse; “bağırsak”:
    bağırsak gürültü ederse;
    sağda, hava beyaz ve seyrek olarak bulutlanıyor.
    solda, kesafet fazla olarak ve yağmur yüklü bulutlarla hava kapanıyor. gök gürültülü yağmur ihtimali artıyor demektir. solda olandan kırmızı şimşekler ve yıldırım düşmeleri olacağına işarettir. efâlde şiddet oluşmuş. okunan duada kahriyeye dair esma var demektir. dikkatli olmak gerekirse okuduklarının tetkikini yaparak şiddet ihtimaline karşı tedbir almak gerekir. zat bunu bilir. sağdan devirle durumu sükûnete tebdil eder. sağ elle sol eli namazdaki gibi bağlar.
    eğer efâlinde küffara karşı kahriye efâli ve esması yapılmış ise siyah şimşek beklentisi dahi olmalı. durum takip edilmeli ve mü’min’lere zarar vermesi önlenmeli.
    sağdan devir edilip cemale dair esmalar okunursa beyaz şimşek çakar. buna sabır edilmeli yağış alınmalı. sarı şimşek zatın müşteride sağdan devir yapmasından olur. sabırla cemale geçmesi beklenir.
    kırmızı şimşekte zat kendisi cemâlde, sıfat celâlde demektir. cemâl mahsur olmuş. hemen sağdan devirle tecelliyi değiştirmek gerekir. bu ihmal edilmez. şiddet vardır. celâl hem yağışın şiddetiyle hem yıldırımlarla zarar verecek demektir. ihmal edilmez, pişmanlık olur. bütün bu tecellilerin kendi efâlinden olduğunu zat bilir ve korkmaz, efâlini değiştirir.
    bu konu esrâr-ı hikmet kitabında daha geniş olarak yazılmıştır. tevhit olan zat efâllerine ve evkatlarına ve esmalarına son derecede dikkat eder ki faydalı işleri yapar; zarar verecek işlerden kaçınır.
    ihtilaç ederse, “bel”:
    müşkülat olacaktır. zorluk, eziyet.
    yaptığı efâlini çok yapmıştır. değiştirirken müşkülata uğrayacağını cenâb-ı hakk haber veriyor. kedere sebep olacak derecede ısrar edilmiştir. hemen yapmakta olduğu efâli bırakır; sağ elini beli üzerine koyarak “la ihtilacı fil hayati allahümme rabbena atina fiddünya ve fil ahireti haseneten” ve bunu dahi okur;
    “rabbi yessir velâ tuassir rabbi temmi bil hayır. allahümme ente afüvvü bi affike ve gına vehvezna mini la ihtilacı celalike ve bi emrike ve bi hıfzıke ente hafuzu külle şey’in mahfuzu bike ene fi amanike ve bi hıfzıke ya erhamerrahimin”
    ve elini sağa doğru çeker. ayrıca sağ devri yapmak da gerekir.
    zata ait olanı hizmet-i ledünye içinde “habir” sıfatından alınan haberin doğru değerlendirilmesi bakımından çok incelik teşkil eder. bu sol pazu ihtilacı utarit’te alınmış ise sağdan devir yapmak celâlin gücünü düşürmek lazımdır. zühal’de ve merih’te dahi aynı şekilde değerlendirilir. celâl kuvvet bulmuştur, sağdan devirle önlem alınmalıdır.
    eğer sol kol zühre’de kamer’de ve müşteride seyirse mü’min’lerin erkekleri kuvvet buldu demektir. zühal’de, merih’te, utarit’te sağ pazu seyirse mü’min’ler kuvvette demektir. kuvvettedir derken umur-u diniyeleri, hayatları, imanları, ticaretleri velhasıl dünyaları yerindedir demektir. ve ahiretleri dahi yani gelecekleri dahi yerli yerindedir. hani derler ya asayiş berkemaldir. zatın ailesi, evlatları ve sevdikleri de buna dâhildir.
    ihtilaç ederse, “kasık”:
    sağda mihir,
    solda oğul.
    sağda mihir güzeldir. ömür uzamasına dahi delildir.
    solda ise bir evladın olacak demektir. çocuk ana rahmine düşer düşmez cenâb-ı hakk sana haber verir. sağda kız evladın olacak solda oğlun olacaktır. sağda başka güzellikler de olabilir ancak bu ihtilacı aldığın halde eşin hamile olduğunu anlarsa kız olacağına işarettir. hamilelik yoksa başka bir mihire delalettir. ömür uzaması vs. gibi…
    doğacak evladın kemiği, damarları, derisi ve saçının babaya benzeme ihtimalinin daha ziyade olduğu tecrübe edilmiştir.
    eti, iliği, kanı ve yağının anneye benzediği dahi tecrübe edilmiş ve kayıt altına alınmıştır.
    insanın cesedi ana ve babasından aldığı benzerlikleri ve huylarının yanında, ana rahmine kaldığı saatin etkisinde, anasur-u erbaa’dan ( dört ana unsur ) birisine baskın benzerlikte oluşur. toprak, su, hava ve ateş tabiatlarından biri üstünlük sağlar.
    ayrıca kırk hafta evkatta dolaşarak ana rahmine kaldığı saatin dostunda dünyaya gelir ki dünyaya geldiği saatin ve burcun etkisini de taşır. bütün bu saatlerin ve yıldızlar ile burçların celâl ve cemâl oluşlarına göre karakteri belirir. anne ve babasından aldıkları ile birleşip esas kişilik özelliklerini kazanır.
    nur-u kudretinden ferman olunca,
    halık sıfatından ihsan olunca,
    allah kula evlat nasip edince,
    bahçede dikilmiş fidana benzer.
    bel soğukluğu veya idrar zorluğu olduğunda yani idrar yolları iltihaplarında, kamer’de “ene’l şafiun” esması ile sağ devri yapılır, beş saat sonra zühre’de aynı şekilde yapılırsa biiznillah şifayâb olunur.
    ihtilaç ederse, “(penis)zekeri”:
    sağda ailesiyle cinsel temas, cima,
    solda haberdir.
    ihtilaç ederse, “sidiğin aktığı mahallin alt tarafı”:
    en çok sevdiğinden ayrılmaktır.
    sağdan devir yapılırsa ayrılığı karşılayıp, men eder. zira soldan çok devir yapılmış demektir.
    hemen sağdan bir devir yapılarak, sağ el şehadet parmağını sol ayak başparmağına koyarak aşağıdaki esmaları okur ve sağa doğru kavisli bir hat çekerek sağ ayak başparmağına gelir. sol ayakta üç veya dokuz kere okunan dua sağ ayağa gelince de bir veya üç kere okunarak tamamlanmış olur. okunacak dua budur.
    “ya mün’im min niğmeti bi iğdaike ve bi vuslatı muhibbi serian tecelliyati.
    ya mucip bi icap et ike. ente mucibün ecip dağveti ve akbil haceti.ya gaziyel hacet ya mucibed dağveti. enen tecelliyati fela yekuti şeyin bi icap et il haceti”
    ihtilaç ederse, “bazular”:
    sağda mühim, yeterli efâl olmuş,
    solda az işareti.
    hemen sağ elini sağ dizi üzerine koyup bunu okuya; “allahumme, lâ efâli mühimi. fi’l umuri ve fil hayati”
    ve solda ise, sol elini sol dizi üzerine koyarak okur “lâ hüzni velâ kederi fil hayati” okursun.
    ihtilaç ederse, “dübür ve etrafı”:
    işi oturmaktır. istirahattir. rahatlıktır.
    solda ise yolculuk,
    sağda ise mal ve servettir.
    ihtilaç ederse, “kasıktan diz kapağına kadar bacaklar”:
    sağda cemâle vuslat,
    solda taşıta binmek, yolculuk.
    ihtilaç ederse, “kasık uyluk”:
    sağda rızık,
    solda yolculuktur.
    ihtilaç ederse, “diz kapağı”:
    sağda içe doğru bölüm, yorgunluk olur, dinlenmen önerilmektedir. vücut yıpranmaktadır.
    solda, içe doğru olan damar, rızıktır.
    ihtilaç ederse, “diz”:
    sağda hüzün, solda sürurdur.
    sağda ise sağ el ile sağ diz üzerinde efâlli olarak
    “allahumme lâ hüzni fil hayati” okunur.
    ihtilaç ederse, “diz kapağının altı”:
    sağda güzel haber, solda keder olur.
    hemen sol el sol diz üzerine koyarak okunur
    “lâ kederi fil hayati”
    ihtilaç ederse, “dizden aşağı baldır arkası”:
    sağda mal,
    solda güzeldir.
    ihtilaç ederse, “dizden aşağı baldır ön bölümü”:
    sağda rah,
    solda erzaktır.
    ihtilaç ederse, “baldır kaba etleri”:
    sağda elem(büyük acı),
    solda firak (ayrılık)
    sağda olduğunda sağdan bir devir ile sağ el sağ dizi üzerinde bunu okursun. ihmal edilmemeli. keder büyüktür. “allahumme lâ mematı, velâ yemuti, velâ mümiti, velâ mevti, velâ mahviyeti, velâ fena el cismaniyeti, velâ elemi, velâ hüzni, velâ gam mı, velâ fakri, velâ cevri, velâ cefai, velâ zararı, illa yüzidül ömrü” esmalarından beş tanesi tertiplenerek okunur.
    okunması istenen esmâlardan anlaşılacağı gibi büyük bir haberdir, ölüme kadar gider. ihmal edilmez. önce ölümü engelleyecek hayat dileyen, bir iki esma seçilir. sonra diğerlerinden dilediğini seçersin. ihtilaç kesilinceye kadar okursun. bir veya birkaç günde kesilir.
    eğer ihtilaç sol baldır etinde olmuşsa;
    sol elle sol diz üzerinde bunu okursun; “lâ firkati fil hayati”
    ihtilaç zail olur. istemediğin bir tecelliye maruz kalmamış olursun. “allahümme” bölümü sol elde okunmaz.
    sağ elde okuduğunda “allahümme” okunur.
    sol elde allah ism-i celâli asla okunmaz. celâl tecelli eder. cebbar sıfatından tecelli olur. eziyet çekersin. sakınmak gerekir. bu ilmin kıymetini bilenler, allah’a ulaşmada başarı elde etmişler, hayatı güven içinde yaşamışlardır. bilmeyenlerin hakk yolda celâlin tuzağına düştükleri, çilelere maruz kaldıkları tarihe geçmiş, ibret olmuştur.
    ehli irfan bu ilme, hep ilm-i ledün dediler,
    zat efâl işlerse, buna hikmetullah dediler,
    esma /efâl ilmine, marifetullah dediler,
    tecelli zahir olunca, adı hakikat oldu.
    nur-u tevhitten murat, ilm-i ledün dediler,
    işlenen efâl sırrına, hikmetullah dediler,
    efâl-esma bilgisine, marifetullah dediler,
    yapılan tecelli edince, adı hakikat oldu.
    tevhit-i nur-u muhammet’ten, şeriat oldu,
    musa zuhal’de, isa utarit’te, davut merih’te,
    tevhit oldular; muhammet zühre’de oldu
    bu yüzden zühre cümle tevhitleri bozdu.
    görülen nûrların vahyinden kur’an oldu,
    muhammedin vücudu levh-i mahfuz oldu,
    sıfatullah’ta nur-u tevhit onu hıfz etti,
    bu ilimden tecelli, makbul şeriat oldu.
    ihtilaç ederse, “iki kürek arası”:
    hazreti muhammed aleyhisselâmın nübüvvet mührünün yeridir orası. bu işaret zat evliyasına mahsustur. meratib-i âliyeye terfi-i derecâtıdır. efâl-i cemâl, bir sıfatından, diğer bir cemâl sıfatına vuslat etmiştir.
    allah teâlâ’ya habib olmuştur. ve mahbup ve merguptur.
    mesela merih’te bir efâl-i cemal işledikten sonra, zühre’ye geçmiş ve orada aynı güzel, cemal efâli yapmıştır. evkatta yukarıdan aşağıya inmiştir. hikmette teali etmiştir. uructur. yani çıkmak. derecat-i âliyede teali oluşmuştur.
    iş bu ihtilaç her kime olursa, büyük adam olacağına işarettir. saadet ve gınaya, rahata erişecek demektir. o bölgenin seyirmesi; celâl ve cemâl efâlleri eşit duruma gelmiş demektir. ilm-i ledünde yapmış olduğu, sırr-ı celâl efâli ve sırr-ı cemâl efâlinin inkişafı müsavi dereceye gelmiş demektir.
    veyahut ilm-i ledünde sırr-ı marifetullahta, nûr görmede, cemâl ve celâl nurlarına olan ilm-i ledün malumatı eşit duruma gelmiştir.
    veyahut esmaullah cemâl ile esma-i celâl tecelliyâtı müsavi olmuştur.
    ve sırrullâh cemâl sıfatına ve sırrullâh celâl sıfatına vukufu eşit derecede olmuştur.
    veya sırr-ı marifetullahtan zatına ilim tarif edilip, derece-i âliyede, meratibi hasenede, kemalde tekâmül etmiştir.
    efâl-i hasenesi, resulullâh’ın mazhariyetine uygundur, lütfunda teali vardır. zat ondan daimi haz almıştır. ve derece itibariyle pek büyük bir zat olmuştur. evliyalar arasında yüksek mertebeye çıkmıştır. veya hürmetli hikmetullah derecelerine terfi etmiştir.
    eğer iki kürek arasına,
    rüyada mühür vurulduğunu görürse,
    efendimizin mührünü kendisine verdiği, sıfatullah’ta tasarruf yetkisinin kendisinde olduğu, ölünceye kadar sahib-i zaman olarak iki cihanın tasarrufunun kendisinde olduğunu belirtir.
    ihtilaç ederse, “bütün ayak birden”:
    sağda hicret olur;
    solda küffara perişanlık olur.
    sağ ayağın bu ihtilacının sebebi soldan çok devir yapılmış olmasındandır. sağ ayak ayrılmak ister vatanından. bu efâlin çok yapıldığı yerden mü’min’ler ayrılır, yani yerlerini küffar istila etme ihtimali vardır.
    bu efâli böyle aşırı yapmak zat için doğru değildir. sağ ayak mü’min’ler ve evladından kızı ve kadın akrabalarıdır. aile efradı denilebilir.
    soldaki ihtilaç ise aşırı derecede sağ devri yapılmasından ileri gelir, küffara perişanlıktır. ancak kendisi dahi sol ayakta olduğundan zarar görür, sıkıntıya düşer. bu dahi böyle aşırı olarak yapılmamalıdır.
    solda olduğunda bir sağ devri yapılmalı ve sağ el şehadet parmağı ile sol ayak başparmağından başlayarak sağ ayağa çekilen hakikat kapısında “niğmeten halalen tayyiben” okunmalıdır.
    sağda bu ihtilaç olduğunda,
    sağdan bir devir yapıldıktan sonra, sağ el sağ ayak üzerine konarak, şehadet parmağı, sağ ayak başparmağının üzerinde olarak; “lâ ihtilacı riclül yemini, ene basitün bi basiti, ene sabitün bi sebati, fil hayati ve bi hayatil bekai” şeklinde de okur.
    sağ ayak başparmağı iner kalkar şekilde okunur. tabii el parmağı dahi birlikte aynı hareketi yapmış olur. yeterince okunduktan sonra, sağ el sağ dizde yeniden aynı dualar okunur. efâlde tedenni ile düşürülür. o tecelli zail olur.
    solda olduğunda zat kendi hayatının tehlikeye düşmemesi için, önce sol ayak başparmağında, sonra sol el sol diz üzerinde zat kendi hayatının bekası için bunu yapmalıdır. hz. allah teâlâ “habir” sıfatından sana haberini verdi. hakkullah’a noksanlık yoktur. lütfundan sana beyan ediyor. eğer efâl-i cemal ile o tecelliyi karşılamaz isen (zekeriya, yahya; nesimi ve hallac-ı mansur gibi) hayatını kaybetmiş olursun.
    vebali senin kendi boynunadır. hakkullah’ta kusur yoktur. sana kendi yaptığın efâlinin sonucu oluşan tecelli haber verilmiştir. efâlin sahibi dahi sensin. cenâb-ı hakk sana oluşmuş tecelliyi haber verir. sen ister değiştirirsin, ister neticesine razı olursun.
    bilmeyenler için belki hoş görülebilir ama sana haberini işte bildirdik. hemen müdafaa gerekir.
    ayrıca sol ayakta zatın yakınlarından oğlu ve akrabaları dahi vardır. onları da korumak lazımdır. mü’min’ler dahi sıfatıdır ki erkeklerdir. küffar sıfatı esma ile sol tarafından tecrit edilmiş olur.
    evvela sol ayakta sol ayak başparmağı depreşilerek okunur, sonra sol el sol diz üzerinde aynı esmalar okunur ve o tecelli düşürülür.
    allah ismi sol ayakta da sol elde de okunmaz. buna dikkat şarttır. okursa şiddetle celâl tecelli eder. karşılaması güç olur. belden aşağı azaları hareket halinde iken sağda bile okunmaz. yürürken içinde allah ismi olan ne esma ne ayet ne sure asla ve kat’a okunmaz. sağ devirlerinden küffar perişan olur.
    ancak celâl saatlerinde bu fazlasıyla yapılmaz. saatlere dikkat etmek lazımdır. cemal saatlerine özellikle zühre’de ve kamer’de yapılır ki dünyada ve islam ülkelerinde celalin gücü azalsın. hikmetullah oyun yeri değildir. ol dersin olur. öl dersin ölür. melekler ne dersen onu tecelli ettirirler. emre amade varlıklardır. bu ilim kusursuz tatbik ister.
    ne yaparsan bilerek yapacaksın.
    sonucun ne olacağını bilmediğin işlere girişmeyeceksin.
    ihtilaç ederse; “parmaklardan ayağın altındaki boşluğa kadar olan mahal, ayakaltında”:
    sağda hüzün,
    solda sefa olur.
    sağda ise; sağ el sağ dizde “la hüzni fil hayati” okursun.
    ihtilaç ederse, “ayak tabanının çukur kısmı”:
    sağda matluba muvafık güzel,
    solda nahoşluk, olur.
    sol ihtilaç ettiğinde, hemen sol el sol dizi üzerine koyarak, “la hüznü velâ gammi, velâ emrazı fil hayati” okunur.
    sol elde allah ismi okunmaz. zira cebbar isminden tecelli olur. âlem-i ceberuttan tecelli pek dehşetlidir. çok şiddet gösterir. sol elde allah ismi okunması hikmette olmaz. tecelli celâlden olur.
    ihtilaç ederse, “ayaküstü, en yüksek noktası”:
    sağda, cemali zat sıkıntıda muahezede
    solda celali zat sıkıntıda demektir.
    sağda olduğunda bunu okur. soldan bir yarım devir yapar, yani arkası kıbleye gelecek kadar ve oturup sağ el sağ dizde “ya hayy’ül baki bi hayatil beka-i fil hayati”.
    solda olmuşsa; sol el sol dizde olarak “ya hayy’ül baki fil hayati ve bi dul el ömrü fil hayati” her ikisinde de fazla ihmale gelmez. zatın hayatı emniyete alınmak gerekir.
    ihtilaç ederse, “ayakucu parmaklara yakın”:
    sağda, cemale vuslat ve meserret;
    solda hüzündür. solda ise müdafaa etmek için sağ el sağ diz üzerinde “allahümme lâ hüzni fil hayati ve halakal meserreti” okursun.
    ihtilaç ederse, “küçük parmaklardan gayri bütün parmaklar birden”:
    sağda cemal ile solda celal iledir mücahedesi.
    sağda ise “allahümme eğdini kitabi bi yemini” okur.
    solda ise; sol el sol dizi üzerine koyup “lâ tüstini kitabı bi şimali vela min vera-i zahri” okunur.
    ihtilaç ederse, “bütün parmaklar birden”:
    sağda cemâle vuslat,
    solda celal eder ezdad. onunladır mücahede.
    sağda ise sağ el sağ dizde bunu okusun; “allahümme eğdini kitabi bi yemini”
    ve sol el sol dizi üzerine koyarak, hemen “velâ tüstini kitabı bi şimali velâ min verai zahri” okursun…
    sol ayakta olan için ise;
    önce sağdan bir devir yaparsın. bu devirde besmeleye “el hayyün ve el muhyün” esmalarını eklemek suretiyle hayatını korumayı ön plana çıkarırsın. devirden sonra önce sol ayak başparmağını deprederek “la tüstini kitabi bi şimali velâ min verai zahri” okur, daha sonra aynı esmayı sol elde okursun. o tecelliyi düşürürsün. bunu ihmal etmeye gelmez. en büyük kederlerin bildirildiği bir ihtilaçtır.
    ihtilaç ederse, “ayak şemik kemikleri”:
    sağ ayak dıştaki; kısa yürüyüş yapmaktır.
    sağ ayak içteki şemik; şereftir.
    sol ayak içi; yürümek
    dışındaki şemik; şereftir.

    ***
  • nadja'nın çevirmeni sayesinde ilk defa duyduğum kelime. söylemesi de çok tatlı.
    - sol kaşınızdaki ihtilaç halinin tahteşşuur bir nedeni olmalı rauf bey.
    - hımmm.