şükela:  tümü | bugün
  • 1963'teki darbe girişimi nedeniyle talat aydemir'le birlikte idam edilen fethi gürcan'ın hayatına dair anı-roman.

    yazarı nesrin turhan'dır.
  • fethi gurcan'dir o suvari,
    simdi anisina suvari adli bir dergi cikartiliyor.
  • yıl 2006, yaz ayları...
    yaz okulu bursu ile beleş bir ders alıyorum.
    sırf günü yakalamak için sabahları derse kalkıyorum, en ufak bir üşenme yok.
    bir ders aldığım için boş zamanım çok, üstelik bilgisayarı da kardeşime bırakmışım.
    öğleden sonra sıcakta dışarı çıkmadığım için kitap okuyup uyuyorum, genelde.
    kitabı boğaziçi üniversitesi kütüphanesinden aldım.
    öğle sonralarında odada kimse yokken okudum bu kitabı.
    yalnızken okumamın nedeni okurken ağlamamdı...
  • doğan kitap tarafından 2004 yılında basılmıştır.

    --- spoiler ---

    annesinin de babası gibi ölüp kendisini terk edeceğinden korkan sema, birlikte uyurlarken annesinin nefesiyle kendisininkini senkronlamaya çalışır. esma'nın nefes alıp verişinde bir değişiklik olursa fark etmek için.
    --- spoiler ---
  • sapına kadar ihtilalci süvari binbaşı fethi gürcan'ın hayatını anlatan, roman olmasına rağmen epey titizlikle hazırlanmış bir çalışma. 60-63 arasındaki siyasi atmosferi, tüm çalkantıları ve genç subayların generallere olan nefretini gözler önüne seriyor.

    22 şubat direnişi'ni internet üzerinden araştırırken sözlük vasıtasıyla haberdar oldum varlığından bu romanın. okulun kütüphanesinde bulunduğunu öğrenince gittim almaya. raftan aldığımda kapağı beni epey hayal kırıklığına uğrattı. kapak fotoğrafı atıyla yere çakılan fethi gürcan'dı. at üstünde selam durduğu ultra karizmatik fotoğraflarını da gördüğümden başka fotoğraf mı bulamadınız lan ipneler diye küfür ettim içimden. kitabı okuyunca fotoğrafın hikayesini de öğrendim:

    1956 olimpiyatları melbourne'de düzenlenmiş fakat o sıralar avustralya'ya hayvan girişi yasak olduğundan, binicilik yarışmaları stockholm'e taşınmış. ingiltere kraliçesi ve isveç kralı'nın da izlediği oyunlarda sıra fethi gürcan'a gelmiş. iyi başlamış engelleri atlamaya ama sonlara doğru birine takılmış ve yere düşerek kolunu kırmış (fotoğraf tam bu anda çekilmiş). tabii yardıma koşmuşlar hemen ama fethi gürcan reddetmiş. atına tekrar atlayıp devam etmiş, hatta sağlam koluyla da kral ve kraliçeyi selamlamayı ihmal etmemiş. en sonda da, acıya dayanamadığından olsa gerek, bayılmış. ama hastanede uyandığında kral ve kraliçenin gönderdiği tebrik mesajları ve çiçekleri bulmuş yanı başında.