şükela:  tümü | bugün
  • kusura bakmasınlar ama iibf'lerin tek bildiği iş bankacılık ve devlete girmek. yokmu yani başka iş. çalışma alanınız o kadar geniş ki takılmışsınız 2 işe başka birşey görmüyorsunuz. emin olun donanımlı bir iibf mezunu birisi bu ülkede çok rahat iş bulabilir. ayrıca burası memurlar.net değil.
  • tek bildiği iş bankacılık ve devlete girmek diye yalnızca iki iş yapabiliyormuş gibi gösterilen iibf mezunlarının uğradığı haksızlıklar bütünü. devlete girmek tanımının altında ki iş kolları yazılsaydı keşke. çünkü iibf mezunları tek bir alanın mensupları değildir. işletme mezunları ile ekonometri mezunlarının yapacağı işler aynı değildir mesela ikisi de iibf mezunu olmasına rağmen. ama gelgör ki aynı işi yaptırmaya mecbur bırakılıyor. ki bunların bankalarda yaptıkları işler bile aynı değil. devlet istihdamı ve bankacılık sektöründe onlarca farklı iş yapabilecek adamlardır bunlar. elbette ki donanımlı olanlardan bahsediyorum. devlette gelir uzmanlığından, vergi denetmenliğine, ombudsmanlıktan idari yargı hakimliğine kadar daha saymadığım bir çok işi yapabilecek insanlardır. ancak bu alanlarda kurum sınavlarında dönen olaylar aşikar.
  • 2006 yılında uludağ üniversitesi ekonometri bölümünden mezun oldum.
    ekonometri, istatistik, matematik ve iktisadın karması gibi bir şeydir.
    ekonometri mezunu, analiz yapacak adamdır. anketlerle veya başka yollarla toplanan verilerin kullanılacağı model hazırlar.
    tabi ki bunu yeni mezun yapmaz. uzman yapar, yeni mezuna da nasıl yapılacağını öğretir.
    zaten lisans diploması dediğimiz hede, yani bachelor degree, aslında çıraklık diplomasıdır. usta, yani master olmak için, konuyla ilgili alanda 2 sene yüksek lisans yapmak yani konunun pratiğini işlemek gerekir.

    türkiye'de ekonometri mezununa ihtiyaç var denir. peki ekonometri mezununun kendi alanıyla ilgili çalışabilmesi için yeterli istihdam var mıdır?

    herkes diplomasını aldığı alanda çalışmak zorunda değil.
    türkiye'de insanların %20'si mezun oldukları alanda çalışıyor.
    bu normal bir şey mi? madem insanlar mezun oldukları, 4 sene eğitimini aldıkları alanda çalışmayacaklar o zaman neden okuyorlar? çünkü üniversite mezunu olmak, artık toplumsal bir norm haline geldi. diploma sahibi olmak, gömlek, ayakkabı almak gibi bir şey neredeyse.

    esas sorun, lise mezunu seviyesindeki işlere, üniversite mezun sayısı çok fazla olmasından ötürü, lise mezunlarının değil, üniversite mezunlarının alınmasıdır. yani istihdam yaratılmamasıdır.

    istihdam nasıl yaratılır?
    teşvikle yaratılır.
    ekonometri mezunları sadece büyük şirketlerin operasyon, denetim vs.. departmanlarında iş bulurlar. o da torpilleri varsa.
    yani bir işte çalışma konusunda fırsat eşitsizliği var demek oluyor bu.

    meslek insanın yelkenidir. sen 4 sene o ve bu şekilde, o veya bu nedenle bir bölümde okuyorsun. bu okuduğun bölüm sosyal hayatın beyniyle alakalı iktisadi bir alan. en dandik üniversiteden, en eşek bağlasan bitirir bölümünden dahi mezun olmuş olsa, 1 sene boyunca iş aradığı halde diplomasıyla iş bulamıyorsa bu onun kabahati değildir.

    iş ve istihdam piyasasında yeterli planlama yok. bir mühendis, avukat, doktor, öğretmen fakülteden mezun olduğunda meslek sahibi oluyor. ama iibf mezunu mali müşavir değilse, hangi mesleğe dahil oluyor?

    ayrıca konunun ailevi ve maddi boyutu da var.
    18 yaşından 22 yaşına kadar bir insanın cebine para koyan, başka bir şehirde okutan aileler, eğer çocukları iş bulamazlarsa, onların işsizliklerine de katlanmak zorunda kalıyor.

    ben 1.5 senedir kendimi fazlasıyla anlattım.
    bu konu ile ilgili örneği kendimden vermeyeceğim.
    aynı liseden mezun olduğum bir arkadaşım, sakarya üniversitesi uluslararası ilişkiler'i bitirdi. üniversiteden sonra, ingiltere'ye gitti. lisans diploması ve iyi derecede ingilizcesi ile, hakkettiği gibi bir iş bulamadı. hak ettiği gibi derken kastım, haftanın 5 günü, 2000 lt maaşlı, sosyal hak ve güvenceleri tam olan bir iş. işsizliği uzun sürdürkçe bunalıma girdi. bunalıma girince kilo aldı, depresyon ilaçları kullanmaya başladı ve sosyal hayattan giderek uzaklaştı.
    kimse işsizlik sebebiyle vasıflarının altında bir işte çalışmak zorunda değil.
    insanlar eninde sonunda, iyi maaş ve iyi bir hayat için üniversite okuyor. üniversite diploması ile lise mezunlarının yaptığı işlerde çalışmak demek, hem kendi emeğinizi, hem ailenizin fedakarlıklarını çöpe atmak demektir. bazen mecbur kalsanız da, gerçek budur.
    işte iibf mezunlarına yapılan haksızlık, onlara hak ettikleri işlerde çalışma imkanının sağlanmamasıdır.
  • sayılarının 8437493274982374 tane olmasından kaynaklıdır. türkiye'de elini sallasan iibf mezununa çarpar. bu durum da onların düşük maaşla çalışmasına ve kendi mesleklerinin değerini düşürmelerine neden olur. aynısı bazı mühendislik dalları için de geçerlidir. yine de öyle aşırı abartı bir puan almadan, ortalamanın az üzerinde bir kpss puanı ile atanabilirler.
  • ülkedeki üniversitelerin iibf ders programlarındaki sıkıntılardan kaynaklanmaktadır.

    en çok tercih edilen işletme ve iktisat bölümlerini ele alalım.

    işletme bölümünü bitiren kimseye hiçbir firma gel bende şöyle bir pozisyon var, yönetici ol demez. ayrıca bu bölümlerin hemen her üniversitede olması ve yüksek kontenjanı bulunması iş bulmayı zora sokuyor. işletme bölümleri daha piyasaya yönelik olmalı, stajlar uzun ve kaliteli geçirilmeli.

    ekonomi kısmı daha da beter. akademik ekonomi güncel ekonomik konularla ilgilenmez, ilgilenmemeli de. akademik ekonomi teoriler ve modellemeler demektir. lisans eğitiminde gösterilen temel ekonomi konuları reel piyasada asla tam anlamıyla işlemez. ekonomi öğretiminde sıkıntı yok, insanların bu bölüme bakışlarıyla ilgili bir sorun var.
  • -- vasıfsızım
    - ne yabancı dil bilirim
    - ne de kendimi satacak kadar bile birkaç konuda iyi seviyede bilgim yok;
    - devletten başkası beni işe almıyor diyemeyen kitlenin hezeyanı.
    ben de işletme'den 2006'da mezun oldum. hayatımda hiç kpss lafını ağzıma bile almadım. ilk birkaç yıl maaşa hiç bakmadan afedersiniz köpek gibi çalıştım. şu anda hepimizin bileceği bir şirkette senior olarak çalışıyorum. maaş eksisözlük'teki tartışılan rakamlardandır denilebilir. yan hakları saymıyorum.
    #36927279 da bahsedilen 4. maddedeki kesim hiç boşuna sarmasın burayı. hadi canım memurlar.net'e, twitter'a...
  • canimizi cok yakan haksizliklardir.
    2012 kpss den bu yana 3 atamada bize toplam 2.900 kadro gelirken millet 40.000 kadrolari goturuyor bir de begenmiyorlar bu sayiyi. puanlarimiz elimizde patladi. 79,80,81,82,83... hep aciktayiz aciyan eden yok tabi.
    hakkimizi yiyenlere de yedirenlere de zehir zikkim ediyorum!!
  • artık birilerinin dur demesi gereken haksızlıklardır. kamudaki alım ne kadar artarsa özel sektörde çalışanın iş güvencesi de kısmen artacaktır.

    https://www.facebook.com/…9/681575558584180/?type=1
  • bu ülkede mühendislerle birlikte en fazla mağdur olanlardan olup, hiç sesi çıkmayan kesime yapılan haksızlıklardır.

    memlekette maalesef tıptan başka size doğrudan iş imkanı yaratacak bir eğitim sistemi yok. öğretmenlikte nispeten atanması zor olsada bu sınıfa girebilir. şartları en kıyak olan bu iki meslek grubu sağda solda zırlayıp dururken, iibf, mühendislik mezunlarına "kendini geliştirsin" deniliverir.

    herkes kendini geliştirecekse örgün eğitimin ne anlamı var? sen yabancı dili de diğer eğitimleri de okulda öğretemiyorsun demek ki? imkanı olan yurtdışında tırı vırı üniversitelerden, parayı bastırıp doktora diploması bile alıp geliyor. özenti ik'cılar da buna tav oluyor.

    önerebileceğim çözümler

    - her mali müşavire belirli azami bir mükellef sayısı koymak
    - bir çok diplomanın imzasının değerini iibf'liye de vermek
    - şirketlerin yönetim kurulunda iibf'li olması zorunluluğu getirmek( ve her iibf'liye belirli bir azami üyelik hakkı tanımak)
    -iibf ve mühendislik fakültelerinin adedini ve kontenjanını düşürmek. en az 1 doçent doktoru bile olmayan bölümleri kapatmak(bazı fakültelerde 1 tane bile doçent yok)
    -belki mümkün değil ama açık öğretimi kapatmak
    -bankalarda ilgisiz bölümlerin istihdam edilmesini engellemek

    kamu istihdamı tarafına öneride bulunmuyorum. çünkü bu yerlere torpille gelineceği aşikar. hem de hangi iktidar döneminde olursa olsun.

    maalesef hayal bunların hepsi. ama ezcacılar odası, barolar birliği nasıl kontenjanların artmasını engelleyebiliyorsa, iibf ve mühendislik mezunlarının da aynısını yapması lazım.