şükela:  tümü | bugün soru sor
  • insanın içini açar, moralini yükseltirler. yine de bir istinyepark değildirler.
  • ikea için kesinlikle geçerli değildir.

    ikea'ya her gidişimde müşteri kitlesini görüp, "vay be adamlar ne amaçla neler tasarlamış (ürün değil, perakendecilik açısından), ama gelene bak" diyorum.

    - çocuklarını ortalığa salıp ciyak ciyak koşturmalarının izleyenler
    - o kalabalıkta inatla bebek arabasını ile yürüyen merdivenin önündeki engelden atlatmaya çalışanlar
    - yükleme alanına park edip bir saat bekleyenler
    - içecek bedava diye masaya kamp kuranlar
    - alışveriş arabalarını dar yerlerde bırakıp yol tıkayanlar
    '
    '
    '
  • kapitalizmin oyuncağı olmuş, boktan ve yavan arası kalitedeki, hoş görünümlü aksesuarlar ile kendisini iyi hissetmeye çalışan tüketici güruhun modernlik halisünasyonudur.

    bu üçlüden sadece ikea modernizm ile bağdaşabilir, ki o bile ilk dönemlerine göre bu akımdan uzaklaşmış sayılır. diğerleri ise sıradan ve rakiplerine göre pahalı bir market ile, keriz silkeleme mekanları olarak tanımlanabilir.
  • (bkz: macrocenter)
  • hangisi modernlik? bir yumrukta kırıp kağıt gibi olduğunu gördüğüm kare sehpa mı? migros marka nerede üretildiği belirsiz fason mallar mı? yoksa kahve diye satılan kıytırık şey mi?
  • türkiye'nin ayrıştığı tüm kesimlerin birleştiği az sayıdaki ortak noktadan biridir. dincisi de liberali de türbanlısı da hipster'ı da bu üçgende mutlaka kendisini gösterir ve gündeliğinde yer verir. üzerinde cos paltosu ve ayağında stan smith'leri ikea'dan kendisine çok modern ve büyük ölçüde hesaplı yatak odası düzen modern türkiye cumhuriyet vatandaşı aynı yatak odasını türbanlı muhafazakar ama moderniteden kopmak istemeyen yine bir başka modern türkiye cumhuriyet vatandaşı ile paylaşır. hem de hiç farkına varmadan. starbucks, elinde mac air ile gidip "çalışıyormuşum gibi çek pampa" tarzındaki genç girişimciye saatlerce ev sahipliği yaptığı gibi, geceleri çıktığında pavyona da giden ama birini bir şekilde bir yerlerde rahatça bekleyen bayii müdürünü de ağırlar. migros ise yılların migros'u. millenial beybileri bilmez de daha migros ağları örülmemişken migros'un mahalle aralarına gidip satış yaptıkları karavan şeklinde minibüsleri vardı. yani herkese her yerde ulaşır. ha dar gelirli veya "fakir" sayılabilecek kesime pahalı kaçsa da türkiye'de migros herkesi birleştiği yerlerdendir; biranı da alırsın, ramazan paketini de.