şükela:  tümü | bugün soru sor
  • çevremdeki birçok insanın yaşadığı olay..

    daha içeri ayak basar basmak uyumak istiyor insan..

    ışıklandırmadan mı, ürün sergileniş şeklinden mi, yağmurdan mı yoksa aşktan mı bilemedim..
  • bende de var olan, iliklerim kadar hissettiren uykudur. uykusuz ya da yorgun olmadığım halde beni “yorgunum la ben, keşke evde olsam” dedirten marka ambiyansıdır.
  • girince neden oluyor bilmem ama çıkınca neden olduğu belli. yaklaşık 2 km yürüyüş alanı var.
  • enteresan ama doğru bir tespittir. hele siz o hazır salon takımlarına bakarken restoran tarafından burnunuza inceden bir köfte kokusu da geliyorsa sanki evde yemek yemiş gibi çay içme ihtiyacı da hasıl olur. yemek sonrası ağırlığı çöker.
  • bol bol kanepe, yatak, berjer, koltuk, yastık, yastık kılıfı, nevresim takımı görünce otomatik olarak gelen uyku uyuma isteğidir, doğal yani.

    avm'lerin yemek katına çıkınca, tok adamın bile acıkması gibi bir durum.
  • fuarlarda da ayni olayin yasanmasi uzerine yuksek miktarda gecen ve yerin altina dosenmis elektrik akiminin sebep olabilecegi uzerine babamla tartistigimiz olgudur. tabi tip doktorlarina sormakta fayda var.

    edit 2: havaalanlarında da aynı durum gözleniyormuş.

    edit: de da
  • ilk koltuğa uzanma isteği uyandıran yorgunluktur. gerçekten var böyle birşey, saçma sapan aydınlatma buna neden olabilir diye düşünüyorum.
  • girdik ama kimbilir nasıl ve kaça çıkacağız düşüncesinin verdiği yorgunluktur...
  • bi bende mi oluyor diyordum. daha içeri girerken ayaklarım ağrıyor sözlük.
  • çıkışın uzak, içerisinin kalabalık olduğunu düşününce yaşanan durum.

    bilmeyenler için söyleyeyim! çıkmak için tüm mağazayı gezmek gerekiyor. labirent gibi 2 katlı bir yapı. bayrampaşa mağazası için durum böyle.

    alacağınız ürünlerin kodlarını not ediyor ve çıkıştaki depo gibi yerden alıyorsunuz.

    ama sağolsunlar hazırlanmış yatak odaları var. yat uyu.