şükela:  tümü | bugün
  • türk sporunun realitesi.

    yıllardır anadolu kulüplerinin " 4 büyükler kendi liginde oynasın, bizi yem etmeyin" serzenişlerinin artık demode olduğunu söyleyelim.

    günümüzde iki büyükler vardır ve geriye kalanlar vardır. geriye kalanların nerede kaldıkları, kim olduklarının kıymeti yoktur.

    bugün, bu tabloyu inkar etmenin ahmaklık olduğu aşikar. basketbolda, futbolda ve her branşta durum aynı.

    basketbol federasyonu fenerbahçe'nin hakimiyiyeti altında. galatasaray-fenerbahçe futbol federasyonunu etkileri altına almışlar. hakem standardı denen şey sadece galatasaray ve fenerbahçe lehine verilen hakem kararlarında tutturuluyor. en azından bu da bir standarttır. hakemlerin bu standardı tutturdukları için tebrik edilmeleri gerekiyor herhalde. fenerbahçe'li, servet çetin'in trabzonspor'a attığı gayri nizami golün itirazcısı konumuna giriyor. galatasaray'lı, önder'in attığı golün itirazcısı...

    peki golü yiyen trabzon, ona ne yapmalı?
    golü yiyen konya'yı kim savunacak?
    beşiktaş aleyhine verilen penaltı penaltı da, diğerleri ne?

    türk sporunda iki büyükler yaratılmasını planlayan, uygulayan her kimse çok ciddi bir hata içindeler.

    ülkede her alanda tektipleştirme politikası hakim.
    çok seslilik yerini giderek tek sesliliğe, daha da kötüsü, başka seslerin aynı şeyi söylediği bir garip duruma bırakıyor yerini.

    gelin bunu yapmayın. bari ülke sporunda bizi tektipleştirmeyin. beşiktaş'lı olduğuna, trabzon'u konya'yı manisa'yı sevdiğine pişman ettirmeyin bizleri,onları.

    biz sporseverleri kaçırmayın şu oyundan. sonra bugün günü kurtarma derdinde olan galatasaray-fenerbahçe'liler de çok üzülür.

    beşiktaş kümeye tezahüratını yapan galatasaray'lılar da çok üzülür. tektipleştirmenin, aslında hakim güçler için bile uzun vadede götürüsünün büyük olduğunu görürler.

    ama iş işten geçmeden görelim.

    şu ülke insanının adalete inancını daha fazla sarsmayalım.

    biz kaybederken siz de kaybediyorsunuz farkında değilsiniz...
  • kesit zaman bakis acisina gore su an icin sivas ve trabzon dur.
  • turk futboluna farkli bir baki$ acisidir.. bo$ vaktimde yaptigim kapsamli bir analizi (yürü be) sizlerle payla$mak isterim: http://www.onlibero.com/…/?yazar=sezai&yorum_id=408

    yarin öbürgün pazar ak$amlarinin cakma yorumculari cikip televizyonda 'iki büyükler' analizi yaparsa yapi$tirin lafi, acimayin, 'jessie'den izin aldin mi, sezai ne diyo bu i$e' diyin..
  • dibe vurmuşlardır. yıllardır süren yanlış transfer politikaları, ligde rekabet edecek başka takım olmaması nedeniyle hep zirvede kalışları, gelişen değil şişen kulüp organizasyonlarıyla gittikleri yolun yanlış olduğu ayan beyan ortaya çıkmış camialardır.

    bugün roberto carlos eğer sahanın uzak ara en aciz oyuncusuysa, sahada ismi dışında hiç bir işlevi yoksa fener seneye gitsin pele ile maradona'yı da alsın onların da ismi var. şimdi burada suçlu transfer komitesi de değil. suçlu bu tarz transferleri talep eden taraftar. işte o yüzden yönetim de ispanya ligi gol kralını 15 milyon euro verip transfer etmeyi transfer başarısı addediyor. cv'sinde ispanya ligi gol kralı yazıyor çünkü. guiza 2 golle gol krallığını kaçırmış olsa idi fenerbahçe'nin transfer listesine girmeyeceğini hepimiz biliyoruz. böyle camiaya öyle transfer.

    şehrin diğer yakasında fenerbahçe'leşmeye başlayan ve çalışan bir galatasaray. sahanın galatasaray adına en kötü oyuncularından biri kim? kewell. carlos'la geçmişler karşılıklı takılıyorlar. kewell / carlos mudur bizim en büyük kulüplerimizi şuradan alıp buraya koyacak oyuncular?

    bu sene beşiktaş / trabzon biraz kıpırdadı, biraz... nasıl da değişti ligin rengi. 2 senedir sivas'ı geçemiyorsunuz. hem de sezon başında 100 yılın kadrosu dediğiniz kadrolarla.

    fenerbahçe ve galatasaray camialarının acilen ayaklarını yere basmaya ihtiyaçları var. semih şentürk rıdvan'ın dediği gibi 1. sınıf santrafor değildir. kendisini juventus falan istemez. arda da dünya yıldızı değildir. kewell 25. dakikada dili dışarıda kalıyorsa galatasaray'ı haketmiyordur.

    iki büyükler bir soluk alıp düşünecekler. neyi yanlış yaptık diye. dünyanın en iyi oyuncuları sizde olmazsa büyüklüğünüzden bir şey kaybetmezsiniz merak etmeyin. arda'dan metin oktay, gökhan gönül'den maicon yaratmaya çalışmayın, bu çocuklara da daha fazla zarar vermeyin...
  • bu sezon dibe vurmaktan çok yılların getirdiği bir rehavet içerisinde olan ikilidir. 2000'li yıllardan günümüze bakarsak 100. yıl gazıyla beşiktaş'ın aldığı tek şampiyonluk dışında futbola büyük paralar yatıran, tesisleşme açısından da baya bir yardıran fenerbahçe-galatasaray ikilisinin domine ettiği bir türkiye ligi gerçeği var karşımızda. aynı dönemde avrupa'da da fena işler yapmadılar. iki takım da normalde sonbaharda güle güle dediğimiz avrupa arenasında muhtelif zamanlarda bahar aylarını gördüler, hatta galatasaray abartıp uefa'yı falan aldı. üstelik avrupa'yla uğraşırken diğer yandan türkiye'de de borularını öttürmekten geri kalmadılar. fenerbahçe sadece sahada oynamakla kalmadı gelir açısından da dünya'nın en büyük 20 takıma arasına girmeyi başardı. bu da ekonomik açıdan türk takımlarının yerlerde süründüğü düşünülürse önemli bir atılım. sırf şu andaki ekonomik yapısı sayesinde uçurumun kıyısında dolanan diğer iki kulübe göre mali açıdan dibi görmesi çok zor bir kulüp.

    son yıllarda fener ve galatasaray diğer takımlar tarafından çok zorlanmadan ve genelde birbirleriyle mücadele ederek şampiyon oluyorlardı. yani bir nevi figüran ve başrol oyuncular gibi bir durum vardı. bu sene özellikle fenerbahçe'nin son yılların aksine transferde yaptığı bir takım yanlış tercihlerle zaten sezon başlamadan ligde çok fazla iddiasının olamayacağı tahminleri çok geçmeden gerçeğe dönüştü. galatasaray iyi transferler yapsa da teknik adam ve yönetim tarafındaki yanlışlarla ve biraz da avrupa'da seçilen hedefin yurtiçi maçlarında ister istemez getirdiği konsantrasyon eksikliği ve diğer yıpratıcı etkenler yüzünden lige büyük oranda havlu attı. bu sene fenerbahçe ve galatasaray son yıllardaki puan ortalamalarının çok altında kaldılar bu bir gerçek. ancak beşiktaş ve trabzonspor'un ne kadar atılım yaptığı ve bu atılımlarının mevcut durumdaki payı tartışılır. hem fenerbahçe hem galatasaray'ın bu sene ligde bu kadar geriye düşmelerinde şampiyonluk adaylarından çok ligin vasat altı takımlarına dağıttıkları puanlar etken olmuştur. azıcık kıpırdandı denen beşiktaş daha önce en azından gruplara kalabildiği uefa'da bu sene bunu bile başaramadı. ligde başa oynayan takımlara karşı tek bir galibiyeti bile yok. üstelik mustafa denizli gibi çağın çok gerisinde kalmış ve günü kurtarmak dışında ileriye dönük hedefleri olmayan olsa da bunları uygulamaya dökemeyen mantalitede bir teknik adamı takımın başına getirmekle beşiktaş'ın atılım yaptığını zannetmek de ayrı bir entry konusu. keza trabzonspor da bu sene bütçesini baya bir zorlayıp, teknik adam konusunda önceki senelerdeki savurganlığından vazgeçti ve ciddi bir istikrar oluşturdu. bu sene avrupa'da zaten yoklardı. üstüne türkiye kupası'na erken havlu atıp tek hedef lige sarılmalarına rağmen hali hazırda her an diğer iki büyüğün altına düşüp ligi belki de yine avrupa kupalarına bile katılamadan bitirebilirler. sivasspor'sa bu ligde önceki sezonlarda kocaelispor, gaziantep, gençlerbirliği gibi takımlarda gördüğümüz bir çıkış içerisinde. geçici mi kalıcı mı olur bilmiyorum ama beşiktaş ve trabzonspor iddia edildiği gibi ciddi bir atılım yapmış olsalardı haftalardır zirvede sivasspor'u görmezdik. fenerbahçe ve galatasaray dibe vurmuşken bile ligin bitimine sayılı haftalar kala çıkış trendindeki takımları bu kadar rahatsız ediyorlarsa (ki önümüzdeki haftalarda ilk üçteki takımların bu ikiliyle yapacakları kritik maçlar bile daha oynanmış değil) o zaman seneye fenerbahçe ve galatasaray'dan biri veya her ikisi önceki yıllardaki tempolarını biraz tuttursa bu ligi tarumar edecekler demektir.

    bu iki takımın bu seneki durumlarını 10 yılda bir gerçekleşen doğal bir olay kabul ediyorum. zira yukarıda da dediğim gibi her iki camiada da futbolcusundan yöneticisine oradan da taraftarına kadar bir doyum ve sonucunda gelen doğal bir rehavet var. yani bir fenerli veya galatasaraylı bu sene de şampiyon olamamayı pek kafasına takmayacaktır. yönetim ve futbolcular da bu toleransın farkında. aynı durum nadiren bu ikilinin önüne geçebilen trabzon veya beşiktaş için pek geçerli değil. pek dile getiremeseler de bu iki takım taraftarının fenerbahçe ve galatasaray bu kadar pasifken şampiyonluğun kaçması durumunda yine daha uzun yıllar beklemek zorunda kalacaklarının farkındalar. bu sezon yaşanan gerilemeden sonra önümüzdeki sezon ne fener ne de galatasaray ligi bu kadar salacaktır. seneye türkiye'de başarı için işi daha sıkı tutmak gerektiği gerçeği kafalarına dank edeceğinden sezon öncesi planlar daha adam akıllı yapılacaktır. çünkü bu seneki vurdumduymazlık devam ederse taraftar ciddi ciddi kulüpler üzerinde baskı oluşturacak. bu sezonki vaziyet önümüzdeki birkaç sezon daha sürerse işte o zaman ileriye dönük bir gerilemeye girdikleri kabul edilebilir. ama 15 sezondur ilk defa şampiyonluk yarışında geriye düştüler diye de dibi gördüler demek için daha çok erken. diğer takımlar için söyleyebileceğim tek şey fenerbahçe ve galatasaray'ı böyle savruk bulmuşken fırsatı kaçırmamalarıdır. sonra bu gibi sezonları çok arayabilirler.
  • bu iki takim, yani galatasaray ve fenerbahce malesef 2 yildir sivasspor gibi, kendilerinin onda biri kadar bile bütceye sahip olmayan bir takimin gerisinde kaldilar. evet, gecen yil "averaj hesabi" bilmemne ayagina yine ligin ilk 3 sirasinda kalmayi basardilar ama malesef bu yil ilk 3'e bile girebilecekleri süpheli.

    bunun sorumlusu herkesin bildigi gibi; ne hakemler, ne federasyon. tek sorumlular yöneticiler ve taraftar.

    hani nesini anlatayim bilmiyorum. bir sene sampiyon yapan teknik adami, ertesi yil ikinci oldu diye kovan mi dersin, elindeki en iyi oyuncu ile sözlesme yapmayan mi dersin, elinde para edip klubü kalkindiracak adam varken, ona 20 milyon dolar fiyat bicip elinde paslanmaya terkeden mi dersin, ne dersen dersin iste...

    isin en acikli yani ise; bu iki büyügün icinde yer aldigi ve 4 büyükler tanimlamasina ait diger iki takim olan besiktas ve trabzonspor'un halihazirda yaristigi sivasspor'u gecebilecek direncte olup olmadiklari konusudaki tartisma.

    öyleyse, bu düsüs sadece fenerbahce ve galatasaray'da degil. ayni zamanda besiktas ve trabzonspor da benzeri bir düsüs icinde, fakat bu su an icin göze batmiyor. hele ki besiktas, sampiyonlugun en güclü adayi olarak gösteriliyor.

    farkinda misiniz bilmiyorum ama, besiktas su an icin 4 büyüklerin en basarilisi görünmesine ragmen, rekabet ettigi yegane takim olarak görülen sivasspor, gecen yila oranla daha basarisiz. evet, sivasspor, gecen sezon, 27. hafta göz önüne alindiginda, bu yil oldugundan 2 puan fazla toplamis, sezonu ise 73 puanla bitirmisti.

    oysa hepimiz bu sezon 70 puan toplayan takimin sampiyonlugunu ilan edecegini biliyoruz...
  • hesabin icine avrupa kupalarindaki performans da katilinca malesef bunun bir gerceklik oldugu ortadadir. insanlarin galatasaray ya da fenerbahce'nin be$ikta$'a kar$i maclari icin eskisi kadar heyecanlanmadigini, derbi havasindan uzakla$ildigini da $ahsen gozlemlemekteyim bilmem sen ne dersin.
  • taraftar sayısı baz alınırsa doğru bir tanım.
    beşiktaş, trabzonspor ve bursaspor taraftarlarının toplamı bile bir tek fener'in yada bir tek galatasaray'ın taraftar sayısının yanına bile yaklaşamaz.
  • beşiktaş'ın süleyman seba dönemi ile beraber büyüklük kavramında uzaklaşması sebebiyle fenerbahçe ve galatasaray için kullanılan tabir.
    ha bir de, üçüncü, dördüncü derken başımıza bir de beşinci büyük çıkmış.* ne diyelim, nice büyüklere..