şükela:  tümü | bugün soru sor
  • çekip gitme vaktinin geldiğinin anlaşıldığı andır.

    hayat sadık bir orospu gibidir. çekip gideceğini, seni bir gün bırakacağını bilirsin. işin kahpeliği bu ya, yaşadığın sürece ondan sen de zevk almaya bakarsın. ve bir gün hayat biter. çekip gider. ve sen artık kimsesiz bile değilsindir.

    insan dediğimiz bok, bu hayatta birçok kişi arasında kalabilir. en zoru ise iki kişi arasında kalmaktır. daha da zoru birinin arasında kaldığı iki kişiden biri olmaktır.

    iki kişi arasında kaldıysam ben hep çekip gittim. ne ardımda gözü yaşlı birini, ne de korkuyla bana sarılan birini hiç istemedim. ben ne zaman iki kişi arasında kaldıysam hep çekip gittim. kırmamanın da kırılmamanın da tek yoluydu çünkü. kendini kandırmak bazen, birini seçmekle olur. gerçekten biriyle birlikte olman gerekiyorsa olursun, ama birini seçiyorsan orda bir sorun var demektir. birini seçmek, aradığını bulamamak, eldekine tamah etmek demektir. her tamahkar ihanete gebedir.

    ve ben ne zaman arasında kalınan iki kişiden biri olduysam, yine çekip gittim. boş bıraktım meydanı. her halükarda gitmelerimde korkak diye anıldım. başlamadan bitirdiğim sancılara, doğmadan öldürdüğüm hırslara günahlara bakılmadan korkak diye anıldım. hayallerimi, umutlarımı bıraktım ardımda. aşklarımı, kadınlarımı bıraktım ardımda.

    biri benle bir başkası arasında kalıyorsa beni seçmesin istedim. ne zaman kadınıma bir tehdit çıksa onu almak isteyen ben hep çekildim. bana olan tercihini gözden geçirmek isteyen biriyle işim olamazdı. beni tercih unsuru mu yapacak yoksa benden başka her şeye kabuk mu bağlayacak görmek istedim. ben ne zaman bir seçenek olduysam çekildim. gerçekten sevilmenin tek yoluydu çünkü.

    ve bu orospu dipli hayatta 2 şey tercih meselesi değildir. biri hayatın kendisi, diğeri ise aşk. insan ne geleceği hayatı seçer, ne de aşık olacağı kişiyi. tercih meselesi olduysa bunlardan birisi, hiç düşünmem: çektirir giderim.
  • hayatınız boyunca bir kere ama çok sağlam bir şekilde yaşayacağınız bir durumdur. hani derler ya "allah düşmanımın başına vermesin" diye. ıste öyle bir durumdur. hayatınız boyunca hep diğer tercihi sorgularsınız.
  • iki kişi arasında kalmak kötünün iyisini seçmeye çalışmak gibidir. aslında ikisi de aranılan kan değildir. ister iş hayatı ister aşk olsun, öyle birini ister ki insan hem yetsin, hem taşsın, beklenmedik boşlukları dolduracak bir sözü olsun, sevgiliyse öyle bir bakışı veya gülüşü..
    iki kişinin arasında kalınca ikisini de bırakanlardanım...birini tercih edip onure etmek olacağından, sağlıksız ve dengesiz bir ilişkiye başlangıcı göz almaktır.
    biri iki kişi arasında kalır ve sizi tercih ederse (ki böyle olmadığında bile kıyas yapan buldumcuklar var), her fırsatta kafanıza kakabilir, bunun için mi tercih ettimdi seni diye. insanların birbirlerinin ikamesi olabileceği durumlar özel hayat için yoktur.
    ne istediğini bilmeyen insanla olmak zor. ne istediğini bilmemek kabus. mola vermeli, nefes almalı, gökyüzüne filan bakmalı..
  • kendini bulamamaktan kaynaklanır.
    genelde ergenlikte yasanır.
    bazıları da pek buyumez tabi.
    ama daha olgun yaslarda yasanmıyor.
    secimleriniz net oluyor..
    daha berrak dusunuyorsunuz.
    kadir kıymet biliyorsunuz.
    degerleriniz oturmus oluyor.

    ben sahsen artık hic iki kisi arasında kalmıyorum.
    maksimum birine asıgımdır....
    birinden hoslanıyorumdur..
  • adı konmamış grup seks. :d tanıma gelince ;

    1) bu durumdan yakınmanız kesinlikle "şımarıklık" olarak algılanır.
    2)hangisini tercih ederseniz edin "ya doğru olan öbürüyse" hissiyatından kurtulamazsınız.
    3)muhtemelen taraflar bunu bilmediği için vicdanınız sizi sürekli rahatsız eder.
    4)"eğer iki kişi arasında kalıyorsanız; ikinciyi seçin. çünkü birinciyi gerçekten sevseydiniz, ikincisi olmazdı" sözü aklınızda dolanıp durur.
    5)kendinizi sürekli kötü biri gibi hissedersiniz.
    6)her yeni güne, bu belirsizliğe son verme arzusu ile uyanırsınız. (ama veremezsiniz)
    7)bazen böyle devam etsin istersiniz.

    sonuç ; çoğunlukla üçüncü biridir.
  • pres makinası.
  • yanlış seçimle sonuçlanır. acaba kalır insanın içinde. acaba diğeri ile nasıl olurdu? bunu hep düşünür kalırsın. emin olmadan seçim yapmamak lazım.
  • zamanla iki taraftan da soğutan, hayatınızın o döneminin içine eden durumdur. ikisinden de vazgeçmek en net çözüm olsa dahi, illa bir seçim olacaksa sonradan gelen kişi seçilmelidir belki de, çünkü eğer ilk kişi doğru kişi olsaydı ikinci bir arayış içinde olmazdık ya da onu görmezdik bile.

    fakat alışkanlıklarından kolay vazgeçemeyen insanlar olarak, hep ilk tarafta kalıp, inceden pişmanlıklara devam ediyoruz.
  • ''eğer iki kişi arasında kalıyorsanız, ikinciyi seçin. birinciyi gerçekten sevseydiniz ikincisi olmazdı.''

    (bkz: charles bukowski)
  • benı cok huzursuz eden durum.
    sevmıyorum.
    hayır ozel hayatımda zaten bı sey olmuyor, burda namusumla oturmaya calısıyorum.. ıhıh.
    ama uzaktan sevdıgım bırılerı var. ıkı kısı var.
    sımdı ben de soyle bı sey yaptım.
    gıttım bırının resmını actım. uzun uzun baktım. ıcımden bı sey oluk oluk aktı. allahım ne cok sevıyorum dedım.
    sonra gıttım dıgerının resmını actım. onda da ıcımden bı sey oluk oluk aktı. ya sevıyorum, yıllar gectı, ben unutamıyorum bu cocugu dedım.
    cok sacma bı durum degıl mı*
    aynı dertten muzadarıp olanlar bı mesaj atsın, yalnız degılmısım dıyeyım. ıhıh.

    mutlu bayramlar. cok sevdıklerınızle ve sızı cok sevenlerle.
    ıcı guneslı, yuzu gulucuklu, keyfı gıcır, sevgısı cok, kıpır kıpır gecsın.