şükela:  tümü | bugün
  • bir şeyler anlatmaya çalıştığınız kişinin sizi eli/gözü telefonda dinlemesi; size arada bakıp ses çıkaran teneke muamelesi göstermesi.

    söz konusu durumu neredeyse her ortamda gözlüyorum; samimi olan kişiler istisna olmak üzere beyaz yakalılar başta olmak üzere yeni neslin de eşlik ettiği durum. sizi götüyle dinliyormuş görünümü verip asıl dikkatinin başka uğraşlarda olması da soru işaretleri doğuruyor.

    soru işaretlerinin olası nedenleri;
    -son derece basit bir yapı çizmek; dinlemeye değer bir konu/kişilik oluşturamamak
    -konum/sosyal statü nedeniyle 2. planda görülmek
    -dış görünüş/ilk etkileşim anında 3-0 geriden başlamak

    dinleyici ile ilgili faktörler;
    -kendisince basit/gereksiz muhabbet ve konuları aktif dinlemektense başka uğraşlarla ilgilenmesi
    -egoist ve narsist bir kişiliğin eseri olarak bireysel zevklerinin zuhur etmesi
    -birebir iletişimlerden kaçmak/iletişimde gerekli donanım ve üsluplardan uzak bir kişilik vs.

    olası nedenleri akıllara ilk gelebilecek faktörler olduğundan değindim. ancak asıl belirtmek istediğim kişinin cinsi/ırkı/yaşı/görüşü ne olursa olsun sizinle muhattap olduğunda lütfen şu dikkatinizi ve duyu organlarınızı ona yönlendirin. iletişimde dinlemek bir saygı göstergesi olduğu kadar gelişmişliğin göstergesi olabilecek sosyal hayatın yansımasıdır. dinlemeyi ve nasıl dinleyeceğini bilemeyen bir toplum önce anlayamaz, ardından konuya özgün çözümleyici bilgi sunamaz, toplumlara yön gösterebilecek ortak fikirlere de varılamaz. maalesef toplumumuzun her karesini birbirinden bihaber, karşılıklı saygı ve iletişimden uzak; önceliği kullanımı basit ve zaman öldürücü olan teknoloji aletleri yer alan yapay insanımsı varlıklar dolduruyor..
  • dikkatini telefona verdiği için konuşmayı bıraktığınızda utanmadan "devam et ben seni diniliyorum" der.
  • izin almadan yapılmaması gerekir. iletişim kurduğunuz veyahut kurmaya çalıştığınız kişiler bunu yapıyorsa uyarmaktan çekinmeyin.
  • dikkati telefonda olan değil de başka şeylerle ilgilenen deseniz, neredeyse tüm insanlara tekabül edecek bir tanımdır. şu ana kadar tanıştığım tüm insanların, nadiren veya defaatle, sohbet esnasında bu davranışı gösterdiğine şahit oldum. bizzat ben de bu üzücü davranışı gösterdim. bu davranışı bana karşı yapanlara duruma göre kurulduğum da olmuştur.

    peki bu davranışa sebep olan şeyler neler? kendim hangi durumlarda bu tür davranışta bulunurum onu söyleyeceğim tabii ki:

    1)düşünceli, üzgün, aşırı mutlu, heyecanlı gibi değişik duygularla bezenmiş olduğumda dikkatimi sohbete veremem.
    2)yapmış olduğumuz sohbetten daha önemli bir işle uğraşıyorsam. mesela telefondaki sohbet, yanımdaki kişi ile yaptığım boş muhabbetten daha önemliyse yine, sohbete kendimi veremem.
    3)en basitinden, ortamdaki herhangi bir şey dikkatimi dağıtmış olabilir.
    4)karşıdaki kişi ilgilenmediğim konuda ilgilenmediğimi bildiği halde bir şeyler anlatmaya çalışıyorsa da kasten başka şeylerle ilgilenirim.
  • karşısındakini yeterince önemsemediğini düşündüren tiptir.

    çok nadir cevaplanmasını gereken bir mesaj olduğunda anlayabiliyorum ama karşımda sürekli elinde telefonla bir şeylerle uğraşan insanları anlayamıyorum. sürekli telefonla uğraşacaksan beni niye çağırdın diye düşünmeden edemiyorum. git evinde uğraş telefonunla.

    bir de işin şu boyutu var, hiçbir şeyi tam olarak yapamaz olduk. çalışırken tam çalışamaz olduk, eğlenirken tam eğlenemez olduk. telefonlarımız yaptığımız her şeyde verimimizi düşürüyor, dikkatimizi karşımızdaki insana vermekten bile aciz olduk. yaşam kalitemizi yükselttiğini düşündüğümüz şey aslında düşürüyor ama farkında bile değiliz. çok yazık çok.