şükela:  tümü | bugün
  • osmanlı devleti'nin son halifesi olan ikinci abdülmecit'in -avludaki kadınlar- adındaki nü tablosudur. bu tablo 2013 yılında bir müzayede ile 1.6 milyon liraya satılmıştır.

    tablo çizildiği zaman ikinci abdülmecit halife değildi ancak son halifenin böyle çok nü tablosu vardır.

    yıllarca islam halifeliği yapmış, arapçayı anadili gibi bilen, kuran-ı kerim ve sahih hadisleri ezbere bilen sultan abdülmecit böyle tablolar yapıyor.

    -cehennemde bütün ressamlar yanacak- gibi uyduruk vahhabi hurafelerinin islam dininde ne kadar yeri olduğunu anlayın işte.

    bakın bu topraklarda hiçbir zaman vahhabilik ve selefilik egemen olmadı. hatta o tayfa ile hep çatıştı osmanlı.

    bu topraklarda hanefilik mezhebi egemen oldu ve hanefilik mezhebinde böyle zırvalara yer yoktu.

    yani osmanlı devleti ve bu topraklarda tarih boyunca egemen olan islam anlayışını tutup selefi arap anlayışı ile karıştırmayın.

    ikinci abdülmecid'in nü tabloları
  • güzel tablo.
  • budur

    avluda kadınlar isimli bu nü çalışmasının yanında, kızı mı yoksa eşi mi tartışmalı olan bir kadının elinde goethe'nin kitabını tuttuğu haremde goethe ve haremde beethoven isimli diğer iki çalışması da bilinen eserleri arasındadır.

    bakmayın şimdi türbana girdiklerine, osmanoğulları aslında klas insanlarmış.
  • beğendiğim tablolardır. ışık, renk kullanımı, oran orantı gayet yerinde.
  • demek ki neymiş; hilafet, atatürk'ten çok daha önce bitmiş.
  • eğri oturup doğru konuşmak adına, başlıktaki ve içerikteki bilgilerin hatalı olduğunun vurgulanması gereken konu.
    1. bir kere adı geçen kişi hanedan soyundan gelse de padişah değildir ve dolayısıyla tahta çıkmamıştır. tahta çıkmadığı için de, genelde padişahlar için kullanılan birinci ,ikinci, beşinci gibi sıra belirten ünvan kullanılmaz. abdülmecit efendi'dir adı. o kadar. hadi yine de zorladık "ikinci" sıfatını kabul ettik. ama diğer hatalar bu kadar "minik" değil.
    2. abdülmecit öyle yıllarca değil hepi topu bir buçuk yıl halifelik yapmıştır. o da zaten saltanatın kalkmasından sonra gerçekleşmiş olup, şartlar olgunlaşınca halifelik kurumu ilga edilene kadar o makamı işgal etmiştir o kadar. kuran'ı ve sahih hadisleri ezbere bildiğine dair ben bir şey okumadım. öyle biri olduğunu da sanmıyorum.
    3. arkadaşın selefilikteki yobazlığı yererken "hanefilik mezhebinde böyle zırvalara yer yoktu." cümlesini de büyük şaşkınlıkla okudum. arkadaş ya hanefiliğin ne olduğunu bilmiyor ya da tek ihtimal olarak (bkz: ağam bizimle eğleniy)
    4. osmanlı'nın selefi anlayışla "tarih boyunca" çatıştığı iddiaları da boş.
    çatışmanın teolojik boyutunun imkansızlığı bir yana, varsa bile bunun tamamen siyasi olacağı su götürmez bir gerçek. üzgünüm ama haksızsın arkadaşım.

    tüm bunlar bir anlık öfkeyle, fazla düşünülmeden yazılmışa benziyor. amacım kimseyi yermek değil. tutup da burada adına osmanlı denen enkazı savunacak değilim. tepki doğru ama refleks yanlış bu başlıkta bana göre. onu dile getirmek istedim.

    zavallı abdülmecid'in paris'te ölüp mekke'deki baki mezarlığına defnedilmiş olması bile onun ne kadar haksızlığa uğradığının kanıtı. adamcağız istese de kurtulamamış islam'ın zehrinden. o nedenle onu daha fazla üzmeyelim. siyasete alet etmektense, sanatındaki güzelliği görmeye çalışalım derim ben.