şükela:  tümü | bugün
  • kaza kaydı olan araçların plaka sorgulamada açığa çıkmaması için yapılan hareket. bunu yapan kişilerin kullandığı teknikleri inceleyerek sosyolojik bir çıkarımda da bulunabiliriz.

    1- araç plakasını gazete, karton, kartonet ile kapatanlar:

    işlerini manuel olarak gören, muhtemelen seks hayatı iki elin parmaklarından ibaret, teknoloji ile dost değil 3 cephede savaşan kişiler. arabasını almaktan sakının.

    2- paint kullananlar

    nostaljiye yatkın, modernite ile geçmiş arasında sıkışmış kişiler. bunlar karton kullanmaması gerektiğini bilen ancak yerine ne kullanması gerektiğini bilmeyen saf anadolum insanıdır. araç başında pazarlık yapabilir, aracı almadan dönebilirsiniz.

    3- photoshop kullananlar

    bunlar genelde azıcık mürekkep yalamış tiplerdir. muhtemelen üniversite eğitimi almış olup iş araba satmaya geldiğinde bütün hünerlerini sergilerler. bunlardan araba almayı deneyebilirsiniz. arabasının kazalı olduğunu söyleyin.

    4- "aracımın plakasını, çok temiz arabamın fotoğrafları başka yerlerde kullanılıyor diye kapattım" diyenler

    galericidir. uzak durun.
  • sadece kaza kaydı olan araçların plaka sorgulamada açığa çıkmaması için yapılan bir hareket olmayıp, otomobilin bulunduğu mevkide fazla göze batmaması için de uygulanır. eğer otomobilde normalde dışarıdan görünmeyen kaliteli bir ses sistemi ..vs bulunuyorsa, sahibinin satarken plakasını gizlemesi günümüz şartlarında akıllıcadır. olayın bir de plakanın kopyalanıp benzer marka, model ve renkteki çalıntı araçlara uygulanma boyutu var, ona girmiyorum bile.
  • tdk sözlüğe baksan orospu çocukluğu yazar karşısında. net. ama bakmıycam.

    şimdi şunu çözemiyorum ben; aracın plakasını bezle kapatmışsın. iğrenç olmuş neyse. ok. peki aradım seni aracı görmek için yanına geldim. napıcan yine bezle mi kapatıcan. mal mısınız olm siz. plaka bilgilerini kötü niyetle kullanıyorlar sanrısındaki tiplere de şunu söylüyorum; adam sokağa çıksa zibilyon tane plaka renk model bilgisi toplar. senin boklu arabanla mı uğraşacak armut.

    edit: hala anlamayan arkadaşlar var; hocam plaka şasi numarası aleni birşeydir, hatta bazı araçlarda camda yazar zaten bu;
    http://img.carwale.com/…45747/2010814133645_800.jpg
  • altında yazan "çiziksiz, boyasız, komple orjinal" yazısıyla iyice üzerine tüy dikilen ilan. sanki bizler o internet sitelerine domaldık onları bekliyoruz. insanların aklından ne geçiyorsa artık, az ibne değiller.
  • almanya'da standart olarak yapilan is. zira sigorta dolandiriciligi yapmak icin birebirdir.

    mesela: http://www.autoscout24.de/…etails.aspx?id=245271300

    (link muhtemelen bir iki haftaya ölür, ama web sayfasindan baska herhangi bir araba ilanina bakabilirsiniz.)
  • "hasarlı ama sor bakalım nasıl hasarlı" mantığındaki insanlarca yapılan garip davranış.

    kazalı diye diye baştan araştırıp elemesinler meramımı telefonda ya da yüzyüze anlatayım diye düşünüyordur bence.

    he bence gereksiz ama bunu düşünürdüm böyle yapsaydım.
  • dosta muhayyer olmayan araba demektir. düşmana mübahtır.
  • arabamı satarken yaptığım eylem. arabam kazasız falandı, plakadan sorgu yapıldığını da bilmiyordum, ülkede her türlü dolandırıcılık yapıldığı için kapatma ihtiyacı duymuştum. sattım gitti sonunda, yani çok problem etmeye gerek yok.
  • 2.el araba alacak kişnin kafasındaki en büyük soru işareti "bu arabanın sahibi tarafından kazıklanıyor olabilir miyin" sorusunun sonundaki soru işaretidir. arabada satıcı tarafından belirtilmeyen bir sorun vardır, alırsınız ve 2 gün sonra size büyük masraf çıkartır. en büyük sorunlardan biri de aracın kaza yapmış olması, pert olmuş ve sonradan toparlanmış olmasıdır, bunu da anlamayabilirsiniz. bizim millet genel olarak dolandırıcılığa müsaittir. sülün osman hikayesini ballandıra ballandıra anlatan millet biziz en nihayetinde. bir özel tv kanalının ve ticari sınai grubun patronunun uluslararası dolandırıcılıkla suçlandığı dönemde hatta sonrasında milletvekili adayı olduğu dönemde "vay be adama bak ne işler becermiş, başa gelse bizi de soyar :))) " diye kendisini yücelten millet de biziz, örtülü ödeneği çalan dolandırıcıya "helal olsun" diyen biziz, zaten yıllardır politikacılara dibini dövdüren de biziz :)) kısacası hırsızlığı seviyoruz ve yüceltiyoruz. yılda bir belki 2 yılda bir haber çıkıyor basında "dürüst adam yerde bulduğu paradaki onyüzbinmilyon tl'yi sahibine verdi" , haberi görenler "enayiye bak sen" diyor, zaten böyle adamlar bir kaç yılda bir çıktığı için ve çok nadir olduğu için basına konu oluyor, çok sık rastlana tipler olsalar, yani toplumda çok fazla düzgün adam olsa basın ilgi çekici bulup haber yapmaz. plakaları gizliyor insanlar çünki, arabanın sahibi kendini deşifre etmek istemiyor, arabasını sattığını gören arkadaşı gelip verdiği borcu geri istemesin diyor belki. yada aklına gelmeyen bir problem olabilir diyr bilgi vermiyor. sonuçta millete güvenmiyor da ondan vermiyor, millet de ona güvenmiyor zaten. kısacası millete güvenilmez.