şükela:  tümü | bugün
  • 1. haçlı seferi sırasında hükümdar olan anadolu selçuklu devleti sultanı. dalga dalga gelen haçlıları bir güzel kılıçtan geçirmiştir. rivayete göre anadolu'ya giren ve düzenli birliklerden oluşan 3. dalga, 300bin haçlı kuvveti kudüs'e girdiğinde 20bin kişi kalmıştır.
  • mes’ud’un ölümüyle yerine büyük oğlu, elbistan meliki, veliaht kılıçarslan geçti (1155-1192). ankara ve çankırı bölgeleri, küçük oğlu şahinşah’a düştü. ortanca oğul dolat’a (devlet) neresinin verildiği bilinmediği gibi kendisi hakkında da bir bilgi yoktur. danişmendli damatlarından zünnun, kayseri, yağıbasan ise sivas meliki olarak kaldılar. mes’ud’un ölümünden sonra da, herzaman olduğu gibi, varisleri arasında miras kavgası başladı. yağıbasan, kayseri ve elbistan üzerine yürüdü. kılıçarslan, yağıbasan üzerine gitti ise de, bu sırada musul atabeki nureddin mahmud ve ermeni prensi ii. thoros’un, selçuklular aleyhinde hareketleri nedeniyle, kesin bir sonuç alamadan yağıbasan ile anlaşmak zorunda kaldı.

    selçuklular’ın anadolu’da fazlaca güçlendiğini farkeden bizans imparatoru manuel, siyasi yöntemlerle, kılıçarslan’a karşı geniş bir ittifak cephesi oluşturdu. 1159 da atabek nureddin mahmud ile, takiben de franklar ve yağıbasan ile anlaştı. şahinşah ta sultan olabilmek ümidiyle bu ittifaka katıldı. mirasa katılmak isteyen kayseri meliki zünnun ve malatya meliki zülkarneyn de, kılıçarslan’a karşı cephe aldılar. her tarafından sarılan kılıçarslan, bitinia emiri süleyman’ı, imparatora göndererek uzlaşma aradı, fakat reddedildi. 1160 ta elbistan yöresini yağıbasan’a bırakarak onunla anlaşmaya çalıştı. bu arada kılıçarsalan, erzurum hükümdarı izzeddin saltuk’un kızını nikahladı. yağıbasan, konya’ya doğru yol almakta olan gelin alayını basarak, gelini kaçırdı ve onu yeğeni zünnun’a nikahladı. bu ağır tecavüz karşısında gazaba gelen kılıçarslan yağıbasan üzerine yürüdü ise de mağluğ oldu.

    zor durumda kalan kılıçarslan, çareyi,bizzat imparator’a müracaat etmekte buldu. 1162 yılında istanbul’a gitti ve burada merasimle karşılanrak, 80 gün kaldı. imparator’dan büyük para yardımı aldığı gibi bir anlaşma da imzaladı. karşılığında, bazı yerleri bizans’a terketti. artuloğulları ile de arasını düzeltti. 1163 te birlikte yağıbasan üzerine yürüdüler. karaarslan, necmeddin alpi, erzen ve bitlis emiri fahreddin devletşah, fırat’ı geçerek malatya’yı zaptettiler. kılıçarslan da sivas’ı işgal etti. yağıbasan, şahinşah ile birleşmek üzere çankırı’ya kaçtı ise de 1164 te orada öldü. yerine ibrahim oğlu ismail geçti.

    yağıbasan’ın ölümü ile kılıçarslan’ın işleri kolaylaştı. ankara ve çankırı’yı, kardeşi şahinşah’tan aldı. kayseri’yi ele geçirdi. şahinşah ve zünnun, atabek nureddin’e sığındılar. malatya’yı da sıkıştırdı ise de, nureddin buna karşı çıktığı için başaramadı. danişmendli feridun, nureddin mahmud’a iltica etti.

    bukez. kılıçarslan’ın güçlenmesinden rahatsız olan nureddin mahmud, bir karşı cephe oluşturdu. kılıçarslan’ın amcası göksun emiri gökarslan da nureddin mahmud’a katıldı. nureddin mahmud, göksun ve behisni havalisini işgal etti (1172).

    bu sırada sivas’ta şiddetli bir kıtlık oldu. ismail ve karısı (sultan’ın kızkardeşi ve yağıbasan’ın dul karısı) halka yiyecek vermediler. ayaklanan halk, ismail ve karısını öldürdü ve şamda bulunan zünnun’u sivas’a davet etti. zünnun, nureddin’in de yardımı ile, sivas’a gelip tahta oturdu. sonunda nureddin ve kılıçarslan çatışma durumuna geldiler ise de şiddetli kış, kıtlık ve araya girenlerin yardımı ile anlaşmak zorunda kaldılar. nureddin zaptettiği selçuklu arazisini iade etti. kılıçarslan da, zünnun’un sivas’ta kalmasına riza gösterdi.

    kılıçarslan’ın, anadolu’yu birleştirme gayretlerine sekte vuran nureddin 1174 te öldü. 1175 te, kılıçarslan, tokat ve niksar’ı zaptetti. zünnun ve şahinşah bu kez bizans imparatoru’na sığındılar. yağıbasan’ın oğulları, kılıçarslan zamanında selçuklu uç beyleri oldular. böylece danişmendli hanedanı son bularak, anadolu birliğinde önemli bir adım atılmış oldu.

    kılıçarslan, danişmendliler ve onların hamisi nureddin ile uğraşırken, bizans imparatoru manuel de balkanlar’da meşguldü. bu sırada bizans-selçuklu münasebetleri dostane idi. fakat, konya’nın tam kontrolü altında olmayan türkmen gurupları, eskişehir, denizli, bergama, kırkağaç ve edremit üzerine yaptıkları akınlarla, bizans’ı rahatsız etmeye devam ediyorlardı. bu yüzden bizans-selçuklu münasebetleri tekrar gerginleşti. karşılıklı küçük çapta güç denemelerini takiben, 1176 da imparator büyük bir ordu ile istanbul’dan yola çıktı. eskişehir denizli yönünde yürüdü. kılıçarslan, bizans ordusunu, myriokephalon vadisinde pusuya düşürdü. bizans ordusu perişan oldu. manuel, kılıçarslan ile anlaşmak zorunda kaldı. böylece, bizans’a karşı, malazgirt’ten sonra ikinci büyük zafer kazanılmış oldu. 1097-1176 arasında haçlıların da yardımı ile bizans’ta bulunan üstünlük tekrar selçuklular’a geçmiş oldu. fakat ilginçtir ki, kılıçarslan kazandığı zafere rağmen, mümkün iken, ne imparator’u esir almış ne de bizans’tan toprak zaptetmiştir. bu sonucu bizans tarihçileri bile yadırgarlar. kılıçarslan üstüne üstlük, imparator’un istanbul’a dönüşünde, onu türkmen saldırılarından korumak için, üç türk beyini görevlendirmiştir.

    kılıçarslan, myriokephalon’dan sonra, tekrar şarka yöneldi. ilk hedefi malatya idi. malatya 1175 te feridun’un öldürülmesi ile kardeşi muhammed’in hakimiyetine girmişti. kılıçarslan 4 ay süren bir kuşatmayı takiben şehri zaptetti ve danişmendliler’in malatya koluna da son verdi. yine nureddin mahmud’un ölümüyle yerine geçen oğlu salaheddin eyyubi, babasının kılıçarslan’la olan rekabetine devam etti. kılıçarslan, salaheddin’e bir elçi yollıyarak, vaktiyle nureddin tarafından zaptedilmiş olan rab’an kalesinin iadesini talep etti. salaheddin bunu şidddetle reddetti. birçok gerginliklerden sonra, selçuklu veziri ihtiyarüddin hasan’ın gayretleriyle anlaşma sağlanabildi. hatta bundan sonra kılıçarslan ve salaheddin, birlikte, ermeni prensi iii. rupen üzerine bir sefer bile yaptılar. 1182 de, salaheddin’in, artuklu emiri nureddin ile birlikte, amid (diyarbakır) ve meyyafarikin (silvan) şehirlerini alması ile selçuklu-eyyubi ilişkileri tekrar bozuldu.

    1180 de, manuel’in ölümünden sonra, iii. alexius zamanında (1180-1183), selçuklular ege bölgesine adım adım ilerlediler. uluborlu. kütahya ve eskişehir fethedildi. 1183 te alexius’un ölümü üzerine çıkan iç karışıklıklar sırasında, alaşehir’de (philadelphia) bulunan john comnenus’un oğulları, kılıçarslan’dan yardım istediler. bunun üzerine büyük bir selçuklu ordusu, ege bölgesinde denize kadar ilerleyip birçok yer fethetti.

    uzun saltanat yıllarından sonra yaşlanan kılıçarslan sefere çıkamaz oldu. onun bu durumunu gören oğulları arasında saltanat ihtirasları başgösterdi. kılıçarslan da eski türk geleneklerine uyarak ülkesini onbir oğlu arasında taksim etti. kaynakların birbirini tamamlayan rivayetlerine göre:

    1-) kutbeddin melikşah, sivas ve aksaray’a

    2-) rükneddin süleymanşah, tokat ve havalisine

    3-) nureddin sultanşah, kayseri bölgesine

    4-) mugiseddin tuğrulşah, elbistan’a

    5-) muizeddin kayserşah, malatya’ya

    6-) muhiddin mes’ud, anakara merkez olmak üzere çankırı, kastamonu ve eskişehir’e

    7-) gıyaseddin keyhüsrev, uluborlu ve kütahya havalisine

    8-) nasreddin berkyarukşah, niksar ve kayulhisar’a

    9-) nizameddin argunşah, amasya’ya

    10-) arslanşah, niğde’ye

    11-) sancarşah ise ereğli ve güney bölgelerine, melik olarak atandılar.

    kılıçarslan bu taksimi yaptıktan sonra, kendisi konya’da sultan olarak kaldı. oğulları ona tâbi, fakat kendi iç işlerinde yarı bağımsız hüküm sürmekte idiler. melikler döneminde süleymanşah’ın karadeniz bölgesinde, mes’ud ve keyhüsrev’in ise kendi bölgelerinde bazı fetihleri dikkat çeker. 1190 da alman imparatoru frederik barbaros, iii. haçlı ordusunun başında anadolu’ya geldiğinde, selçuklu türkiyesi siyasi birliğini kaybetmiş, şehzadeler saltanat kavgalarına başlamış, bizzat kılıçarslan konya’da oğlu kutbeddin melikşah elinde kukla haline gelmişti.

    üçüncü haçlı seferi, salaheddin eyyubi’nin suriye’de haçlılara karşı kazandığı zaferler ve kudüs’ün geri alınması üzerine harekete geçmişti. bu arada, salaheddin’in, bizans ile ittifak halinde olduğunu görüyoruz. buna mukabil de kılıçarslan ile frederik barbaros arasında eskiye dayanan bir dostluk vardı. kılıçarslan’ın elçileri, frederik barbaros’u edirne’de ziyaret edip, selçuklu topraklarından serbestçe geçmesi konusunda onunla anlaştılar. bizans ta bir direniş gösteremedi. haçlılar alaşehir denizli yönünde ilerliyerek selçuklu topraklarına girdiler. yolda, kendi başlarına veya bir rivayete göre kılıçarslan’ın emriyle hareket eden, türkmenler’in baskınlarına uğradılar. çeşitli nedenlerle, daha önce yapılmış olan anlaşma uygulanamadı ve haçlılar’la selçuklular’ın arası gerginleşti. ilerliyen haçlılar, akşehir’de melikşah’ın ordusu ile karşılaştılar. melikşah, büyük haçlı ordusu karşısında konya’ya doğru geri çekildi. selçuklular’ın konya önlerindeki savunma hatları da dayanamadı ve haçlılar konya’ya girerek yağma ve katliam yaptılar. kılıçarslan kabahati, oğlu melikşah’a atarak, frederik barbaros ile anlaştı. haçlılar yanlarına bazı rehineler alarak kilikya’ya doğru yollarına devam ettiler. alman imparatoru kilikya’ya ulaşamadan, silifke çayında boğuldu.

    kılıçarslan’ın ülkeyi oğulları arasında paylaştırmasının sonuçları kötü oldu. hem kardeşler ve hem de oğullar ile babaları arasında tatsız olaylar meydana geldi. sivas meliki kutbeddin melikşah konya’yı işgal edip, babasına bağlı adamları bertaraf ederek basını kukla sultan durumuna düşürdü (1189) ve kedisini veliahd ilan ettirdi. aksaray’ı da idaresine aldı. alman imparatoru anadolu’dan geçerken durum bu idi. bunu meteakip, melikşah, babasını da yanına alarak, kardeşi nureddin sultanşah üzerine yürüdü ve kayseri’yi kuşattı. kılıçarslan bir fırsatını bulup kaçarak, kayseri’ye sığındı. bunun üzerine konya’ya dönmek zorunda kalan melikşah, burada bağımsızlığını ilan etti. oğulları arsında dolaşan yaşlı kılıçarslan, sonunda uluborlu’da keyhüsrev’in yanına giderek, onunla birlikte konya’yı geri aldı. keyhüsrev ile birlikte melikşah üzerine yürüyen kılıçarslan, aksaray muhasarası sırasında, 1192 de öldü.

    ***
    kaynak 1
    claude cahen, osmanlılardan önce anadolu
  • (bkz: wolverine)
  • eğitemediğimiz insanlar tarafından türbesi karalanmış büyük türk büyüğü. insanları eğitemiyorsanız böyle türbelerin çevresine bir bekçi koyun.
  • eğitimsiz insanların türbesine gitmemesi gereken kişi.
  • yaşarken de çocuklarından çekmiş selçuklu sultanı. adamın derdi ölünce de bitmedi, şimdi de piç kurusu torunlardan çekiyor.
  • kindar nesiin son kurbanıdır kendisi.
  • torunlarından birisi gürcü prensi (krallığı kabul edilmemiştir) olan gıyaseddin'dir.

    internet üstünden alınan bilgilerde; mugiseddin tuğrulşah'ın oğlu olan gıyaseddin babasının zorlamasıyla gürcü prensesi rusudan ile evlenip vaftiz olmuştur.

    gıyaseddin