şükela:  tümü | bugün
  • ı. dünya savaşı sırasındaki çanakkale savaşı’nda, itilaf kuvvetleri’nin kirte köyü ve hemen gerisindeki alçıtepe’yi ele geçirmek için giriştikleri taarruzla 6 mayıs - 8 mayıs 1915 tarihleri arasında yaşanan muharebelerdir.

    öncesi
    birinci kirte muharebesi’nin ardından her iki taraf da cepheyi hızla takviye etmekteydiler. ingiliz savaş bakanı lord kitchener, mısır’daki 42. ingiliz tümeni ile gurkalardan oluşan bir hint tugayının çanakkale cephesine hareket etmesi emrini vermiştir. fransa’da da bir tümen yola çıkmak için hazırlanmaktadır. osmanlı tarafında ise mareşal von sanders her iki cephede de taarruza geçmeyi planlamaktadır. bu amaçla anadolu yakasından ve saros bölgesinden kaydırılan birlikleri her iki cepheye denk olarak sevk etmiştir. 1 mayıs’ta beş osmanlı tümeni de cephelere ulaşmıştı. istanbul’dan gönderilen 15. ve 16 tümenler de yoldaydılar.
    arıburnu cephesi’nde 1 mayıs 1915 sabahı başlayan osmanlı taarruzundan sonuç elde edilememişti. taarruz akşam saatlerinde yenilenmiş fakat yine sonuçsuz kalmıştı. 2 mayıs 1915 günü anzak birliklerinin giriştiği taarruz da osmanlı siperleri önünde etkisiz kalıp geri çekilmişti.
    seddülbahir cephesi’nde ise harekata gece taarruzu olarak uygulanmıştı. taarruzun seddülbahir cephesi’nde gece saatlerine alınmasında amaç, donanma destek atışından sakınmaktır. arıburnu cephesi’de donanma ateşi karşıdan gelirken seddülbahir cephesi’nde üç yandan gelmektedir. 1 mayıs 1915 gecesi saat 22:00 de başlayan süngü hücumu, yer yer osmanlı kuvvetlerinin ingiliz-fransız mevzilerine girmesini sağlamıştır fakat sabah saatlerine kadar süren çatışmalar osmanlı kuvvetleri açısından sonuç getirmemiştir. osmanlı kuvvetleri mevzilerine çekilirken, 2 mayıs 1915 sabahı saat 06:00 da ingiliz-fransız cephesi bir karşı taarruza girişmiştir. öğlen saatlerine kadar süren karşı taarruz da sonuçsuz kalmıştır. aynı günün akşamı mareşal von sanders, taarruzun yenilenmesi emrini vermiştir. istanbul’dan gönderilen 15. tümen’in unsurları da cepheye ulaştıkça savaşa sürülmüştür. 3 mayıs 1915 gününün öğlen saatlerine kadar süren çatışmalar her iki taraf açısından da sonuç getirmemişti.

    anzak komutanı general william birdwood, son taarruzuyla her ne kadar sonuç elde edememişse de konumunu sağlamlaştırdığı görüşündedir. emrindeki iki tugayı seddülbahir cephesi’ne takviye için gönderebilecektir. ayrıca seddülbahir cephesi’ne iki tugaylık ingiliz takviyesi de ulaşmış bulunmaktadır.

    general ıan hamilton, osmanlı kuvvetlerinin son muharebelerde ağır kayıplar verdiğini, fakat kısa zamanda yeni takviye birliklerini cepheye sevk edeceklerini bilmektedir. seddülbahir cephesi’ne ulaşan son takviyeleri kullanarak kirte köyü ve alçıtepe yönünde yeniden taarruza geçmeye karar vermiştir. aslında mısır'dan yola çıkan 42. ingiliz tümeni'nin ancak bir taburu 6 mayıs 1915 sabahı sahile çıkabilecektir. ancak hamilton bu kuvvete güvenmek zorundadır, 42. tümen'in diğer taburlarını beklemeye zamanı yoktur. cephenin sağ kanadını tutmakta olan fransız birliklerinin durumu gün geçtikçe kötüye gitmektedir. ard arda gelen osmanlı karşı taarruzları, anadolu yakasında konuşlanmış olan osmanlı topçu bataryalarının salvoları, bölgeyi sarsmaktadır. anadolu yakasındaki osmanlı bataryasını susturmak amacıyla bir fransız hafif kruvazöründen sökülerek sahile kurulan 140 mm.lik iki top da bu konuda yeterince etkili olamamıştır. general d'amade, hamilton'a gönderdiği raporda, özellikle senegalli birliklerin artık cephede tutulmalarının güvenli olamayacağını bildirmektedir. sonuç olarak general hamilton, ikinci taarruzu fazla geciktiremeyeceğini düşünmektedir.

    taarruz planı
    general hamilton’un planı, harekatın ilk aşamasında fransız doğu sefer kuvvetleri’nin ve ingiliz 29. tümen’inin 1.5 km kadar ileri harekatıdır. cephenin sağ kanadı olan fransız cephesinin ileri harekatı kerevizdere’nin sağ ve sol yanındaki sırtlardaki osmanlı siperlerini atmak ve burada siper kazarak mevzi almak şeklinde olacaktır. fransız birlikleri, harekat süresince bu hattan ileri çıkmayacaklardır. ayrıca bu mevziler her ne bahasına olursa olsun elde tutulacaktır.

    harekatın ikinci aşamasında ingiliz cephesinin sağ ve merkez kesimleri, sağ uç, fransız sol ucundan ayrılmamak koşuluyla, sağa doğru bir çark hareketiyle ilerleyeceklerdir. ingiliz cephesinin sol kanadı ise ileri hareketle merkez kesimin sol kanadını örtecektir. bu çark harekatini yapmakla görevli ingiliz birlikleri, ingiliz cephesinin sağındaki mürettep tugay ve merkezindeki 88. tugay’dır. bu çark hareketiyle kirte köyü ele geçirilecektir. ingiliz cephesinin sol kanadı olan 125. tugay (mısır’dan takviye olarak gönderilen 42. tümen’in tugayı) ise merkezdeki 88. tugay’ın sol kenarıyla teması kaybetmeyerek ileri atılacak, bu sol kenar ile deniz arasına yayılacaktır. ardından, kirte köyü’ün kuzeybatısındaki yazıtepe’yi ve onun batısındaki sarıtepe’yi ele geçirecektir.

    yedekte tutulan 87. tugay ile hint tugayı, her aşamada ileri çıkarak öndeki kıtaların, ileri harekatla boşaltmış oldukları mevzilerine yerleşecektir.

    harekatın üçüncü aşaması, alçıtepe’nin ingiliz 29. tümeninin batı ve güneybatı yönlerinden yapılacak taarruzlarla ele geçirilmesidir. bu taarruzlar harekatın bu aşamasına kadar yedekte tutulan 87. tugay ile hint tugayı tarafından yapılacaktır.

    savaş
    ingiliz cephesinin solunda ilerleyen 125. tugay, zığındere koyu sırtlarında yoğun bir ateşle karşılaşmıştır. osmanlı tarafı, her ileri hareketi yoğun bir ateş altına almış, tugay gün boyu kayda değer bir ilerleme kaydedemediği gibi kayıpları 350 kişiyi bulmuştu.

    merkezdeki 88. tugay’ın ilerlemesi de yine kurşun yağmuruna tutulmuştur. bu bölgede ingilizler 100 m. kadar bir ilerleme sağladılarsa da sol kanatlarını örtecek olan 125. tugay’ın ilerleyememesi yüzünden ileri harekatı durdurmak zorunda kaldılar.

    fransız tarafında da şiddetli ateş nedeniyle ilerleme sağlanamadığı gibi öğleden hemen sonra az sayıdaki askerden oluşan osmanlı müfrezeleri sırtlardan aşağı doğru kayarak ateş açacak kadar cüretkar davranmaya başlamışlardır.

    general sır ıan hamilton’un planında gün sonunda alçıtepe’nin ele geçirilmesi öngörülmüştü. ancak taarruzun ilk günü akşamı birkaç yüz metreden fazla ilerleme sağlanamamıştır. dahası, cephe komutanlarından hamilton’a ulaşan raporlarda, gün boyu süren çatışmalarda osmanlı gözcü postalarıyla çarpışıldığı, asıl savunma hattıyla henüz temas kurulmadığı, osmanlının asıl savunma hattının yerinin dahi saptanamadığı bildirilmektedir.

    osmanlı tarafında harekatın ilk günü akşamında bir komuta değişikliği olmuştur. seddülbahir cephesi komutanı albay von sodenstern görevden alınarak yerine general weber atanmıştır. 5 mayıs’ta savunma hatlarını ve osmanlı birliklerinin durumunu incelemiş olan weber paşa, birleşik donanma'nın ateşiyle uğranılan kayıplar karşısında endişeye kapılmış ve mareşal liman von sanders’e cephenin, alçıtepe gerisine çekilmesini önermiştir. sanders, bu öneriye şiddetle karşı çıkmış, her karış toprak için savaşılması emrini vermiştir. sanders, donanma ateşinden sakınmak için geri çekilmek değil, ileri çıkarak düşmanla burun buruna bulunmak gerektiğini ileri sürecektir. gerçekten de gelibolu’daki savaş, avrupa’daki savaşlardan farklıdır. osmanlının, “savunulabilir hatlara çekilmeleri” gibi bir seçenekleri yoktur. gelibolu’daki topçu bataryalarının düşmesi, çanakkale boğazı’nın birleşik donanma'ya açılması demektir. bu ise, istanbul’un düşmesi, imparatorluğun çökmesi sonucunu doğuracaktır. türklerin, tırnaklarını toprağa geçirip her karış toprak için dövüşmekten başka seçenekleri yoktur.

    ertesi gün, 7 mayıs sabahında yenilenen hazırlık ateşiyle ingiliz birliklerinin ilerleme çabası yine osmanlı tarafının yoğun ateşiyle durduruldu. zığındere sahillerine getirilen üç balon gemisinden salınan balonlar dahi osmanlı siperlerinin yerini, daha önemlisi makineli tüfek yuvalarını saptayamadı. bu yüzden topçu ateşi osmanlı direnci üzerinde etkili olamamıştır.

    ingiliz hatlarının sol kanadı olan zığınsırtı’nda ilerleme sağlanamaması, tüm cephenin ileri hareketini engellemektedir. bölgeye gelen queen elizabeth’in de katıldığı bombardımanla osmanlıların ateş açtığı tepe hallaç pamuğu gibi atıldı. bu bombardımanın da bir etkisi görülmedi. 125. ingiliz tugayı’nın taburlarının her ileri hareketi osmanlı tarafından kurşun yağmuruyla karşılanmaya devam etmiştir.

    merkez ve sağ kanatlar öğleye kadar 250 m. kadar ilerlemişlerdi. ancak sol kanattaki 125. tugay’ın ilerleyememesi üzerine ileri hareketlerini durdurdular. merkezdeki 88. tugay, plandaki gibi sağa doğru çark hareketini, sol kanadının açık kalacağı için yapamadı. bu çark hareketi, 125. tugay’ın ilerleyerek onun sol kanadını örtmesine bağlıydı.

    öğleden sonra saat 16:30 sonrasında 87. tugay’ın da desteğiyle merkez bölgedeki 88. tugay’ın taarruzu da bir ilerleme sağlayamamıştır. esasen 87. tugay, plana son aşamasında alçıtepe’ye taarruzla görevlendirilen, o aşamaya kadar yedekte tutulacak kuvvetti.

    cephenin fransız kesiminde ise merkez bölge, soldan bir ilerleme yapılmadıkça ilerlemelerinin mümkün olmadığını, sol tarafsa merkez bölümün ilerlemesi olmadan ileri harekat yapamayacaklarını rapor ediyorlardı. öğleye doğru takviye edilen merkez bölüm 150 m. kadar ilerleyip bir osmanlı siperini ele geçirdi. fakat daha fazla ilerlemedi ve sağ kanadın ileri hareketi olmadan ilerlenemeyeceğini rapor etti. kısa süre sonra da bir osmanlı taarruzuyla geri atıldı.

    sonuç olarak fransız cephesi, harekatın ikinci gününde de, ingiliz birlikleri ile dayanak noktası oluşturacak hatta ulaşamamıştır.

    harekatın üçüncü günü (8 mayıs 1915) general hunter weston, 88. tugay’ın ilerleyememesine bir çözüm buldu. 125. tugay, ileri harekatla bu tugayın sol yanını örtemiyorsa, bu işi 87. tugay üstlenecekti. arıburnu cephesi’nden 29. tümeni takviye etmek üzere aktarılan yeni zelanda tugayı da bu ileri harekatı destekleyecekti.

    saat 10:15’de başlayan hazırlık ateşi ardından ingiliz cephesinin merkez bölümünden başlatılan taarruz, o tarihe kadar gelibolu yarımadası’ndaki en yoğun topçu ateşi ardından başladı. albay m.cay komutasındaki yeni zelanda taburu, osmanlı topçusunun ve tüfeklerinin ateşiyle yarı mevcudunu yitirmekle 300 m. kadar ilerleme sağlayabildi ve durduruldu. diğer ingiliz birlikleri hemen hemen hiçbir ilerleme sağlayamadan kırıldılar. ingiliz kesiminde taarruz, ortalama 300 m.lik ilerlemenin ardından, saat 15:30 dolaylarında durdurulmuştur. fransız kesiminde ise tek bir asker bile ilerleyememişti.

    üç günlük muharebeler sonucunda müttefik kayıpları 6.500, osmanlı tarafının ise 2.000 kişidir. en fazla ilerlenen noktalarda ileri harekat 500 m. kadar ilerleyebilmişti. üç günlük çatışmalarda müttefik kuvvetler toplam 18.000 top mermisi kullanmışlardır. general sir ıan hamilton, 8 mayıs 1915 akşamı lord kitchener’e çektiği telgrafta şöyle yazmaktadır. “hedefime varamadım. harekat, başarısızlıkla sonuçlanmıştır… bu işin içinden sıyrılmanın bir yolunu da göremiyorum.”

    çıkartmanın ilk günü olan 25 nisan 1915 tarihinden ikinci kirte muharebesi sonuna kadar birleşik krallık ve anzak kayıpları her iki cephede toplam 14.000 ölü ve yaralı olmuştur. ingiliz 29. tümeni, subaylarının yarıdan fazlasını, eratın da yarısını kaybetmişti.

    taarruz, planlanandan daha geç olarak saat 11:00 dolaylarında başlatıldı. ilk gün taarruzları, makineli tüfek etkisi ve/veya izlenimi yaratacak denli yoğun osmanlı ateşi karşısında kanlıdere, kereviz sırtı ve çamlıbel sırtlarında ortalama 350 m. kadar ilerleme sağlayabilmişlerdir. ikinci gün, 7 mayıs'taki taarruzlar da aynı şekilde sonuçlanmıştır. harekatın üçüncü günü arıburnu cephesi'nden takviye olarak gelen yeni zelanda birliklerinin taarruzları, ağır kayıplarla başarısız olmuştur. yeni zelanda tugay komutanı albay francis johnston'un karşı çıkmasına karşın general hunter-weston, tugayın taarruza devam etmesini emretmiştir. 8 mayıs 1915 gününün akşam üzeri devam edilen taarruzla ortalama 450 m. ilerleme sağlanmıştır. ancak kayıplar yüzde elliyi bulmuştur.

    saat 18:00 dolaylarında fransız taarruzu da kerevizdere ağzında başta ilerleme sağladıysa da osmanlı karşı taarruzuyla geri çekilmiştir.
    üç gün süren muharebelerin sonucunda müttefik ilerlemesi, ilk gün hedeflerinin de gerisinde kalmıştır.

    kaynak
  • 28 nisan birinci kirte hezimeti sonrası ve türk kuvvetlerinin ilerleme sağlayamadıkları 1-2 mayıs 3-4 mayıs gece taarruzları müttefikleri yeni bir saldırı yapmaya itti. muharebe alanında kaybedilen zamanın ve askerin telafisi yoktu. yapılması gereken alçı tepeyi en kısa zamanda ele geçirmekti. türk kuvvetlerinin yaptıkları saldırılar fayda etmemişti. müttefiklerin yoğun topçu atışı türkleri dağıtmıştı. 15. tümen bu saldırılarda çok fazla zayiat vermiş ve soğanlıdere mevkisine çekilmişti. 4 mayıs günü durdurulmak zorunda kalınan türk taarruzları yerini alçı tepeyi savunmak için tahkimatla uğraşan birliklere bırakmıştı.
    alçı tepede ingiliz mevzisi 5 mayıs 1915
    ingiliz general ian hamilton 6 mayıs günü yeni bir saldırı yaparak, alçı tepeyi ele geçirmek istiyordu. takviye güç olarak mısır'dan 125. tugay ve anzak bölgesinden iki tugay getirilmiş, bu tugaylar 29. tümene bağlanmıştı. ayrıca yine arıburnu'ndan topçu birlikleri de seddülbahir bölgesine getirildi ki zaten donanma da topçu desteği verecekti. bu şekilde müttefikler seddülbahir'de 25,000 kadar askeri toplayabilmişti. 28 nisan birinci kirte muharebesinde ve türklerin karşı saldırılarında donanma ve sahra topçuları planlananın aksine yarıdan fazla mühimmatı kullanmıştı. bu durum yapılacak hazırlık ateşinin sınırlı tutulmasına neden olacaktı. saldırı planına göre fransızlar kerevizdereyi tutacak, ingilizler kirte ve alçı tepe sırtlarını işgal edecekti. bu kuvvetlerin başına ise general hunter weston getirildi.
    ingiliz akdeniz seferi kuvvetlerinin seddülbahir cephesi muharebe düzeni
    6 mayıs müttefik planı
    6 mayıs günü seddülbahir'deki müttefik hareketliliği türklerin dikkatini çekmişti. gelen raporlara göre ingiliz ve fransızlar tekke koyu ve zığındere mevkilerinden yürüyüşe başlamış, seddülbahir’den eskihisarlık sırtlarına doğru ilerledikleri saptanmış ve bundan başka hacı eyüp çiftliği’nden ileri hatlar yönünde de düşman birliklerinin kaydırıldığı tespit edilmişti.
    6 mayıs 1915 ikinci kirte muharebesi
    ingiliz grup komutanı general weber saat 10.00 sıralarında cephedeki tümenlere yazılı bir emir yayınlamıştı. bu emir sonrası saat 10:30 sıralarında donanma ve kara topçusu ağır bir ateşe başlayarak yarımadadaki sükuneti bozdu. türk mevzilerinin bombalanması sonrası türkler geri çekilmeye başlamıştı. müttefikler de siperlerinden çıkıp taarruza başlamıştı.

    “birliklerimiz kusursuz bir düzen içinde silkelenip, onları düşmanlardan ayıran uzun bayırı (sahipsiz araziyi) tırmanmaya koyuldu. tatbikattaymış gibi ilerliyorlardı. yiğit askerlerimiz, saflarda hiçbir boşluk yok, arada öğle güneşinin ışınlarını yansıtan tüfeklerin mavi ışıltısı ve süngülerin parıltısı. bir talim yerinde olduklarını sanırdınız. söze ne hacet? bu çelik duvar durur, yaramadığı bir engele çarpar, bir an tereddüt eder. sonra bütün geometrik hatlar dağılır. sağa, sola koşan, karışıklığın içine atılan gruplar. durmadan konuşan, havayı yırtan, heyecandan titreyen etten bir duvara aralıksız ateş eden türk makineli tüfekleri…” teğmen henri feuille,

    ilerleyen ingiliz kuvvetlerini bir anda tepe noktalarına istiflenen makineli tüfekler karşılamıştı. ege denizi ile zığındere arasında yer alan 29. tümen’e bağlı 125. tugay ilerleme kaydetmeye çalışıyordu. buradan hemen sağ kanadından başlayarak kirte deresi’ne kadar cephe hattından ileri harekatı sürdürmek için görevli olan 88. tugay vardı. kirte deresini tutan deniz piyadeleriyle başarılı ilerlerleme sağlayan 88. tugay sağdan, fransız birlikleri ise soldan buluşacaktı. fransız tümeninde yaşanan anlaşmazlık 40 dakikalık bir gecikmeye neden olmuştu. fransızlar saat 12:00'da türklerle ilk karşılaşmasını kerevizdere savunmasındaki 7. tümen ile başlatmıştı. kısa sürede göğüs göğüse bir mücadeleye girildi. bu mevkinin diğer cephelerin sağlığı açısından hemen ele geçirilmesi gerekiyordu. zaman geçtikçe 7. tümenin durumu kötüye gitmeye başladı ancak grup komutanlığının takviye gönderememesi 7. tümenin elinde ne varsa kullanmasını gerektirdi. zar zor 150 kişilik ihtiyat kuvveti toparlanmış ve sevk edilmişti. fransızlar kerevizdere'de duraksamış fakat sol cenahlarındaki senegal tugayı bir hat tesis edebilmişti. kanlı dere mevkisinde ingilizlerle buluşacak olan fransızlar türk direnişiyle ilerleyememiş ve geri çekilmişlerdi. bu çekilme ile ingilizler deniz piyadelerini öne sürmüş fakat onlarda etkili türk ateşiyle karşılaşmışlardı. fransızlar, türklerin kerevizdere mevkisinde dayanamayıp geri çekileceklerini sanmıştı ancak beklenilenden çok fazla direniş gösterilmiş ve fransızlar burada durdurulmuştu. bu bölgedeki muharebelerin çok kızıştığı bir dönemde durumdan haberdar olan 5. ordu komutanı liman von sanders, büyük ölçüde endişelenerek, eceabat’ta tuttuğu iki taburluk ihtiyat kuvvetini çok acele biçimde güney bölgesine göndermişti. ingiliz 88. tugayı da türk direnişi karşısında yavaşlamıştı. saldırının merkez kuvveti kirte köyüne ilerlemiş, yapılan takviyeler sayesinde burada bazı türk mevzilerini ele geçirmişlerdi. ingilizlerin ilerledikleri alanda türk kuvvetleri harapkilise güneyindeki ileri karakolda iki takım kuvvetiyle önlem almışlardı. bundan bir iki saat sonra da bu bölgede bulunan mürettep deniz tugayının drake taburu da, bu yeni hattın oluşum şekline uyum sağlayarak fransızların sol tarafındaki lancashire fusiliers’in sol yanında siperler kazarak hatlarını bu taburla birleştirmişti. ancak cephe hattının en sol kesiminde görev alan 125. tugayın ilerleyememesi yüzünden, doğal olarak zığındere tarafındaki 88. tugayın sol kanadı açıkta kalmıştı. her iki tarafta birbirlerine çok yakın bir mesafede toprağa gömülü olarak kalmışlardı. ingiliz 88. tugayının komutanı yarbay williams hazırladığı raporda, bu genel taarruzun daha ilk safhasında türk kuvvetlerinin ancak ileri hat karakolları ile temas edilmiş olduğunu ve henüz esas kuvvetleriyle muharebeye tutuşulmamış olduğunu ikaz etmişti.
    88. tugay ile aynı anda ileri harekatın yürüyüşüne başlamış olan 125. tugay çok ağır ve alabildiğine temkinli hareket ediyordu. kısa bir süre yapılan ilerleyişin ardından türklerin sarıtepe’ye önlem için sürmüş oldukları takviye edilmiş bir takım kadar kuvvetin ateşiyle karşılanmışlardı. sarıtepe noktası donanmanın etkili top ateşiyle dövülmüş olmasına rağmen türkler buradan geri çekilmiyordu. sarıtepe'de mevzilenen türk makineli tüfekleri ingilizlerin her hareketinde ateşleniyordu.

    “makineli tüfekle donatılmış berbat tahkimli mevziye çattılar. süngü hücumu yapacaklar. gönüllü birliklerden fazla şey beklemek oluyor bu, ama ölümüne ve kendi toprağı için savaşan bir düşmana karşı herkesin gayretine başvurmak zorundayız. başka bir zaman olsa onlardan kapasitelerinden fazlasını beklemek olurdu bu…” akdeniz seferi kuvvetler komutanı general ıan hamilton

    6 mayıs taarruzu müttefikler açısından 28 nisan taarruzu ile bir fark taşımıyordu. kuvvetler sadece yaklaşık 500 metre ilerleyebilmişlerdi. 6-7 mayıs gecesi iki taraf da ele geçirdikleri mevzileri kuvvetlendirmişlerdi. ertesi gün yani 7 mayıs'ta müttefikler yeni bir saldırı ile ilerlemek istiyordu. dünkü saldırı nispeten az bir zayiatla kurtarılmıştı sonuç olarak planda çok fazla bir değişikliğe gidilmedi. 7 mayıs taarruzu için bölgeye iki fransız taburu daha getirilmişti. bu kuvvetler kerevizdere sırtları için kullanılacaktı. 2. fransız tümeniyle, 42. ingiliz teritoryal tümeninin deniz yolculuğundaki büyük kısımlarının ege denizi’ne girmiş olması ingilizler için mükemmel bir haberdi. bu kuvvetler 8 mayıs günü karaya çıkabilecekti. türk tarafın da ise 7. tümenin durumu kötüydü. buraya acil takviye gerekiyordu. 15. tümenin dağınık ve yetersiz birlikleri 7. tümenin emrine verilecekti fakat 15. tümene de destek gerekmekteydi. 11. tümen bu iki birlik için kullanılacaktı ancak bu tümenin de iki tugayı kalmıştı, diğer tugayları kuzey ve güney bölgelerine paylaştırılmıştı.
    7 mayıs 1915 kirte muharebesi
    7 mayıs sabahı cephedeki sakinliği saat 10:00 sıralarında başlatılan hazırlık ateşi bozmuştu. kara ve donanma topçusuna makineli tüfeklerde destek vermişti.
    müttefikler yerleri bir türlü tespit edilemeyen türk makineli tüfek mevzilerini bulmak için ''monica'' isimli bir balonu kullanmıştı. keşif balonu gemiye bir halat yardımıyla bağlanmıştı ancak bu bile türk makineli tüfek pozisyonlarını bulamamıştı. türk raporlarına göre güneyde 25 adet makineli tüfek bulunuyordu.
    ingiliz keşif balonu monica
    uç kanatta ilerlemesi istenen lancashire taburu çok şiddetli bir türk direnci ile karşılaşmış ve bir gün öncesinde olduğu gibi hareketini ilerletememişti. bölgeye takviye olarak iskoç birliği de gönderilmiş hatta ağır bombardıman için hms queen elizabeth gemisi de kullanılmıştı. ağır top ateşi tepeleri yerinden oynatırcasına yapılıyordu fakat her şeye rağmen türkler mevzilerini inatla savunuyordu.

    ''anneciğim dublinlilerin komutanıydım. 200 adamla siperden tırmandığımız anda türkler iki makineli tüfekle çapraz ateşe başladı. çıkan ilk altı adamdan vurulmayan tek kişi bendim, ucuz kurtulmuştum. bir mermi beni iki milimle ıskalayarak yanımdaki adamın gırtlağına saplandı.''
    yüzbaşı guy nightingale

    ingiliz teritoryal taburu ne zaman harekete geçse türk makineli tüfekleri hemen ateşleniyordu. hava kararıncaya dek süren bombardıman ve ilerleme çabaları, ingilizlerin bıkkınlığı ile durdurulmuştu. bu duraksamanın aşılmasına karar veren general hunter weston 87. tugayı ve ona yardım etmek için 88. tugayı ileri sürdü. bu sırada donanma ateşi türk mevzilerini bombalamaya başlamıştı. yer yerinden oynuyor, iki tarafın da inatçı direnişi yarımadada yankılanıyordu. ingiliz kuvvetleri yeni saldırıya giriştiği zaman türk siperlerine girmişler ve göğüs göğüse, süngü süngüye bir mücadeleye girişmişlerdi fakat ne yaparlarsa yapsınlar türkler her defasında onları geri püskürtüyordu. bu durum bir süre sonra ingilizler için yılgınlığa neden oldu ve çekilmeler başladı. çekilme sonrası gelen raporlara göre taarruz alanında hiçbir ingiliz ilerlemesi gözükmüyordu.

    “7 mayıs günü sabaha karşı saat 4.30’da genel bir saldırı emrettim. 88. tugay, 87. yeni zelanda tugayı önünde ilerleyecek, ikinci tugay ise destek gücü olarak görev yapacaktı. topçularımız her zamandan daha çok çaba harcayarak düşman mevzilerini bombaladılar. obüs topları 4,5’lik mermileri 500 atım kullandılar. türk cephesinin ön safları dumandan ve taş bulutundan görünmez oldu. ardından cesaretle atılan birliklerimiz, türklerin inatçı direnişine rağmen ilk mevzileri ele geçirdi. gece türkler arka arkaya karşı hücumlarda bulundularsa da, ağır kayıplar verdirilerek püskürtüldü. fakat artık biz de tek bacakla kaldık ve onun üzerinde durmaya çalışıyoruz. 25 nisan günü her biri çok iyi olan taburlar eridi, iskelete döndü. birliklerin gölgesi kaldı sanki. dereler gibi kan akarken, kıyıya götürülen yüzlerce yaralının sayısı arttıkça, üzüntü içinde düşünüyordum. durum son derece sinir bozucu idi. askerlerin her biri şu üzüntü verici düşünceyle savaşa gidiyordu, düşmanları sandıklarından çok daha sertti. türkleri daha gerilere süremezsek, bu duruma dayanılamaz. yarın tekrar savaşmak zorundaydık…” general ıan hamilton

    ingiliz ve fransızlara ellerindeki mevzileri bırakmayan 7. tümen devamlı tahkimat yapıyordu. müttefikler 6 mayıs günü elde ettikleri başarıları ki bu sadece 500 metre idi, bu sefer elde edememişti. dehşetli donanma ateşi bile türkleri yıldırmamış, kahramanca mevzilerini savunmuşlardı. ayrıca müttefiklerin kayıpları ve mühimmatı da azalmaktaydı.
    8 mayıs günü türk hattının yarılması için yeni bir taarruzun yapılması emredildi. planda yine pek fazla değişikliğe gidilmedi bazı generaller karşı çıksa bile. bu sefer fransızlar daha geride duracak, asıl yükü ingiliz ve arıburnu'ndan getirilen yeni zelandalılar taşıyacaktı. ingiliz 29. tümeni sabah saat 10.30 itibarıyla harekete geçecekti. fransızlar sol yanlarındaki dayanak noktasını tahkim etmeye devam edecekler ve ilk taarruzda kendilerine verilmiş olan emrin aynısını uygulamaya çalışarak, sağ kanatlarıyla kerevizdere’yi geçmeye çalışarak belirlenmiş olan hedefe varacaklardı.

    “yarın saat 10.30’da ileri hareketine başlanacaktır. bu saatte yeni zelanda tugayı, 88. tugayın arasından hareket etmek üzere, hazırlanacaktır. 87. tugay, ileri hareketinde solu oluşturacaktır. 88. tugay, şimdiki mevziinde ihtiyatta kalacaktır. hint tugayı ile mürettep deniz tugayı, bulundukları mevzileri muhafaza edeceklerdir…”general hunter weston

    8 mayıs 1915 kirte muharebesi

    ''işte bir gün daha sona ermek üzere. güneşin batışıyla normal insanların çoğu huzurlu bir geceye ve dinlenmeye hazırlanır, biz ise tam bir kabusa hazırlandık.''
    onbaşı joe murry

    8 mayıs günü saat 10:15'de sükunetin yerini donanmanın başlattığı ağır topçu atışının gümbürtüsüne bırakmıştı. donanma her zamanki gibi ateşini yoğun tutmuştu. yeni zelanda tugayı bombardımanın bitmesiyle 88. tugayın mevzilerinden fırlamıştı. sağda canterbury taburu, insansız bölgeyi türk piyade ateşi altında geçerek yaklaşık 350 metre kadar ilerleme kaydetmiş ama bundan sonrasında türk savunma kuvvetlerinin yakıcı ateşi ile daha fazla ilerleyememişlerdi. saldırıya merkezden katılan aucland taburu türk ateşi altında ezilmiş ve onlarda durdurulmuştu. aynı şekilde wellington taburu da 300 metre kadar ilerlemiş fakat sağ cenahlarından başlayan türk ateşi ile durdurulmuşlardır. yapılan taarruz daha öğle vakti geçmeden hareketliliğini yitirmiş, yerini tek atışlık piyade tüfeği sesine bırakmıştı. türk makineli tüfekleri ingilizleri görüyor, ateşe başlıyor ve hedef kaybolana kadar ateşini sürdürüyordu. tek bir mermi bile harcanmak istenmiyordu. ingilizlerin durumu böyleyken fransızlar türk siperlerini 75mm toplarıyla dövüyor fakat birlikleri halen ilerleme kaydedemiyordu. general hamilton cephedeki durumu değiştirmek için elindeki üç tugayı da sürmüştü. hamilton daha sonra saat 17:30'da kirteye süngü hücumu emretmişti. topçu kuvvetlerinin 15 dakikalık hazırlık ateşi sonrası birlikler taarruz edecekti ve hamilton bu sefer kesin kararlıydı. o tepe ele geçirilecekti.

    “bugün öğleden sonra tam saat 17.30’da bütün ingiliz cephesi, genel bir taarruz hareketi yapacaktır. başkomutan sir ıan hamilton, fransız kıtalarının, bu ileri hareketine katılmaya hazır bulunduğu kanaatinde olduğunu bildirmektedir. bundan dolayı c. s. o (şark seferi kuvveti) komutanı bulunan general, kıtalarının, saat 17.30 sonrada bütün fransız cephesi boyunca ilerlemesini ve önüne çıkacak olan her mukavemeti kırmasını emreder. taarruz için trampetler, borular çalınacaktır…”

    gözü kararmış olan hamilton, 87. tugayı zığındere mevkisindeki türk makineli tüfek pozisyonlarına ne olursa olsun saldırmalarını emretmişti. yeni zelandalılar, 88. tugayı takviye ederek kirte köyünü işgal etmek üzere taarruza geçeceklerdi. yeni zelandalıların hücum edeceği arazinin sağında bulunan ve şimdiye dek tehlikeli olduğu için tercih edilmeyen çıplak arazi boyunca hücum etmek için avustralyalılara görev verilmişti.
    anzak kuvvetlerinin taarruza geçtiği mevziden kirte köyü
    albay m’cay 6. ve 7. taburları ile ileri atılacak ve hemen ardından kademeyi oluşturmak üzere 5. ve 8. taburlar harekete geçeceklerdi. tüm cephe hattı boyunca yapılacak bu son taarruzun çok güçlü olması ve muhakkak tutulan hedefin koparılması isteniyordu. bu yüzden topçulardan cephane konusunda temkinli olunmaması ve istedikleri gibi sarfiyat yapabilecekleri bildirilmişti. bu yarımadaya karşı yapılan bombardımanlar arasında en şiddetlisi olacaktı. piyade kuvvetleri ise bütün yoğunluğuyla saldıracaklar, eldeki tüm kuvvetlerden istifade edilecekti.
    saldırı başlar başlamaz türk makineli tüfekleri hepsi bir anda ateşe başlamış ve ingiliz kuvvetlerine ağır kayıplar verdirmeye başlamıştı. özellikle galya teritoryal taburu daha çıkar çıkmaz biçilmişti. cephedeki tüm ingiliz birlikleri yeniden çakılı kalmışlardı sadece canterbury tugayı limitli bir ilerleme sağladıysa da ağır türk ateşiyle erimeye başlamışlardı. açık alanda ilerleyen avustalya tugayı kısmi ilerleme sağlamış, açılan türk makineli tüfek ateşiyle onlarda durdurulmuştu. avustralyalılar ingilizlerin daha önce kayıp verileceği için çekinilerek saldırmadığı noktadan saldırmışlardı. inatla saldırılarını sürdürseler de ağır türk topçusunun ve makineli tüfek ateşi altında erimişlerdi. iki kurmay subay olmak üzere birlikteki 2000 avustralyalı askerin yarısı burada yitirilmişti hemde türkleri görmeden.
    avustralya 2. tugayının ilerlediği hat 9 mayıs 1915
    aynı hattın mart 1919'da çekilmiş fotoğrafı
    avustralyalıların taarruz noktası. kirte yolundan alçı tepeye bakış şubat 1919

    “evet, hücum ettik, ama neye hücum ettiğimizi yalnızca tanrı bilir; ömrümde bu kadar çok koştuğumu hatırlamıyorum. sonra makineli tüfekler başladı. bu, hücumumuzu durdurdu; vuruş mesafesi içinde kısa hamlelerle ilerliyorduk, ama taarruzu tamamlayamayacak kadar çok kırıldık. yüzbaşı heron ile tesadüfen yan yana düştük ve serseri atışlarla bizi derinliğine ateş altında tutan berbat bir türk vardı. o sırada karanlıktı. heron sağ gözüne bir kurşun alana kadar, tahkim edevatı ile tüfeği sırayla kullandık; ondan sonra ikimiz için siper kazmak zorunda kaldım. daha fazla aksilik yaşamadan korunmak için yere yattık. türklerin o gece karşı taarruza geçip çoğumuzu temizlememelerinin nedenini yalnızca tanrı bilir. düşünün, 300 kişiden fazla olmayan küçük bir çete, sağında ve solunda bir şey olmayan ordunun önüne dikildi…” çavuş cecil eades, 7. tabur

    avustralyalıların 8 mayıs saldırısı sonrası asker cesetleri
    ikinci kirte muharebesini canlandıran tablo

    öğleden sonra fransızlar da süngü hücumuna geçmişti fakat türk 127. alayın askerleri de o anda süngüleri takılı vaziyette onları karşılamıştı. iki taraf ta kanlı bir mücadeleye girişmiş, fransızlar mermi yağmuru altında dayanamayıp geri çekilmişlerdi. yapılan ikinci fransız saldırısı daha etkili olmuş, 83 rakımlı tepe ele geçirilmişti. türkler yılmamış, karşı saldırıya geçmişlerdi. bu saldırı ile 83 rakımlı tepe ele geçirilirken, fransızlar geri çekilmiş hatta bazıları cephe gerisine kaçmıştı.
    üç gün süren şiddetli çarpışmalar müttefikler açısından hezimetle kaybedilmişti. ağır donanma ateşiyle bile 500 metreden daha fazla ilerlenememişti. müttefiklerin bu taarruzdaki kaybı 7000 idi toplam türk kaybı ise 2,500 askerdi.