şükela:  tümü | bugün
  • cümle içinde kullanımı:
    " insana sadakat yaraşır, görse de ikrah
    yardımcısıdır doğruların, hazret-i allah"

    şeklinde olan kelime. ziya paşa' ya ait bu kulağa küpe edilesi cümlede ikrah kelimesi, " bir şeylerden dolayı üzüntü duymak, bir şeylerden hoşlanmamak, zulüm görmek, çile çekmek" gibi anlamlarda kullanılmıştır. insanın ne olursa olsun sadakat yolundan ayrılmaması gerektiği, sâdık olmanın insana ne kadar çok yakıştığı vurgulanmıştır. benim de en sevdiğim cümlelerden biridir.
  • ananemin sıkça kullandığı sözcük. bıkmak usanmak anlamında kullanırdı.

    örnek: şu çocuklardan ikrah geldi bana ( yakasını silkerek )
  • bu yolla edinilen delilin degeri olmaz
  • hukuk disi baglamda igrenmek, tiksinmek anlamina gelen sozcuk.
  • hukukta, bir kimsenin, kendisine veya yakınlarından birine bir zarar verileceği tehdidi altında olması sebebiyle, açıkladığı iradenin gerçek iradesine uymamasından dolayı ortaya çıkan bir irade bozukluğudur. örneğin bir kimsenin silah tehdidi altında ya da kaçırılan kızının ırzına geçileceği tehdidiyle* herhangi birşeyini satmaya razı olması halinde ikrah sözkonusudur.
  • (bkz: mekruh)
  • borçlar kanununa göre hata ve hileden sonra gelen irade sakatlığıdır.

    şartları;
    1) bir korkutma eylemi olmalı,
    2) esaslı bir ikrah olmalı. yani ağır ve derhal, kişinin veya bir yakınının mal varlığına veya kişilik haklarına yönelik bir tehdit olmalı,
    3) ikrah hukuka aykırı olmalı. ancak fahiş menfaat sağlanıyorsa, hukuka aykırı olmasa da o tehdit, sözleşmeyi iptal etme hakkı verir.
    4) ikrah ile yapılan sözleşme arasında nedensellik bağı bulunmalı.

    tüm bu şartların olduğu bir söyleşme ikrah sebebiyle, ikraha uğrayanın iptaline uğrayabilir. bu iptalden sonra sözleşme kesin hükümsüzdür. ikrahın kalkmasından sonra 1 yıllık hak düşümü süresi işler. bu süre içinde iptal beyanı ulaşmazsa veya icazet verilirse sözleşme geçerlidir. kişi daha zor duruma düşmemek için sözleşmeyi iptal etmemiş olsa da karşı taraftan bir tazminat talebinde bulunabilir.
  • roma hukukunda ''metus''.