şükela:  tümü | bugün
  • bir federico fellini başyapıtı. rivayetlere göre, bu filmi hiç ama hiç çekmek istememiş olan üstat, dehasının doruğuna bu filmde varmıştır. filmin düşündürdüklerinden bazıları ise şöyle sıralanabilir:
    -fellini "kuş ötmesi" deyimini bilmekte miydi?
    -şayet evetse bunu, türk kerhanelerinden mi öğrenmişti? zira filmdeki beddualardan biri, "en berbat türk kerhanelerine düşersiniz inşallah" şeklindeydi.
    -fellini, venedik kanalını donmuş bir biçimde göstermek için niye paketlemişti? christo ile bir ilişkisi var mıydı, paketlenmiş venedik kanalının?
    -fellini londra'ya gitmiş miydi? londra'ya olan nefretini londra'yı kapkaranlık ve çamur içinde sunmakla belirtmiş çünkü.
    -almanlara olan gıcığı, mussolini ve nazi dönemlerinin paralelliklerinden mi kaynaklanmaktaydı? hepiciğini gotlar gibi göstermiş kendileri, hele o mumları söndürme sahnesi ve deee almanların piyano çalışları.
    bunlar böyle uzar gider. ama yine de nokta.
  • lirik bir fellini masalıdır. bir çok dalda kostüm ve sanat yönetmenliği ödülü aldığını her karesinde ispatlar. görüntü yönetmenliği büyüleyicidir. senaryosunu fellininin yazdığı, sanat yönetmenliğini de fellininin paylaştığı film 166 dakikadır. donald sutherland oyunculuğunun doruğuna çıkar, profilden verdiği pozlarla izleyicinin zihninde o dönemin iki boyutlu portrelerini canlandırır. özellikle ışık kullanımı sinemayla ilgilenenler için ders niteliğindedir.
  • bir federico fellini filmi.

    şahsi kanaatime göre, bu yaklaşık 3(yazı ile üç) saat süren film, bir filmden ziyade tiyatro oyununa benzemektedir.
    nasıl ki tiyatroda da, alan kısıtlılığından, tekrarlama olasılığı olmadığından ve sahneye her şeyi yerleştirememenin getirmiş olduğu imkansızlıklardan dolayı, seyirciye her şey hazır sunulmak yerine, seyirciden olmayan bir nesneyi oradaymış gibi düşünmesi isteniyorsa, bu film de aynı yöntemi uyguluyor. tiyatroda oradaymış gibi hayal edilmesi gereken nesne ya oyuncular tarafından belirtiliyor ya da ona yakın ya da çok alakasız bir başka nesne, anlatılmak istenenin yerini tutuyor.

    ne kadar doğru bilemem ama fellini de bu filmde sanki aynı yöntemi uyguluyor, bir deniz ya da nehir sahnesi, "su" nesnesi ile sunulmak yerine bir sürü muşambanın bir araya getirilmesi ile seyirciye aktarılıyor. dalgalanan muşambalar arasında sandalında duran casanova'yı biz izleyiciler olarak denizin ortasındaymış gibi hayal etmemiz ya da öyle düşünmemiz gerekiyor.

    tam resmi bulamadım ama şöyle bir şey

    - mış gibilerle dolu bir film olmuş, ki bu da filmi aslında ilginç ve teatral kılıyor.

    --- spoiler ---

    bu yapaylığın aslında casanova'nın plastik yaşamına gönderme olduğunu okumuştum bir yerlerde. fakat fellini filmi çekmeye başladıktan sonra casanova'ya bir tür sempati ve acıma duygusu geliştirmiş ama bu yine de plastiklik düşüncesini tamamen ortadan kaldırmamış ki casanova, filmin sonunda kadınların etrafından kaçıştığı fakat sadece plastik kadının yanında kaldığı bir karakter olarak sonlanıyor.

    --- spoiler ---
  • soundtarcki nino rotanın en iyi işlerindendir. bence en iyi 3 işinden biridir. godfather, romeo juliet ve bu beste...
    rivayet o ki, ennio morricone bu soundtracke hastaymış. hasta olunmayacak gibi de değil ki... sıradışı bir soundtrack olmuştur filmle çok iyi örtüşür. kolay kolay benzeri yapılamaz desem abartmış olmam çünkü, bilmem kaç yılımı verdiğim soundtrack takibinde benzerine rastlamadım.