şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: dino buzzati) hayatın tek bir kere yaşanılabileceğini, bu nedenle bir ömürü en iyi değerlendirmek geretiği öğütünü veren sarsıntıcı öykü. kitaptan alınan mesaj: abuksubuk korku veya hayallere kapılıpta gerçek hayatı yaşamayı unutma. önüne gelen küçük büyük şansları değerlendir. yaşa. (bkz: life is yours live it)
  • siz daha bekleyin bakalim bi bok olcak diye boyle yasayip gidiceksiniz diyen bir kitaptir, cok pis moral bozar
  • bir dino buzzati romanı. tatar çölü bir nevi güneydoğu sınırıdır. günün birinde en büyük tehlike gelecekse oradan gelecektir. bu yüzden kimse gitmek gitse de kalmak istemez. giden bir süre sonra "ne anlamsız yer burası, düşman hayatta gelmez" diyerek derhal dönmek istemektedir. tatar çölü sınırına gitmek istemelerinin tek sebebi, orada yapılan askerliğin normalin iki katı hesap edilmesidir. hal böyleyken günün birinde kral, tatar çölü sınırının aslında o kadar önemli olmadığına, ordan düşman filan gelmeyeceğine kanaat getirerek asker sayısını azaltma kararı alır. isteyen artık geri dönebilecektir. kısırdöngü burda başlar. nedense artık kimse dönmek istememektedir... tuhaf roman...
  • sadece hayatın değil 'gereğinden fazla anlam yüklenen herşeyin' gün gelip kişiyi çıkmaza soktuğunu kulağınıza fısıldayan sarsıcı roman. kişi yaşamı boyunca varoluşuna mucizevi bir anlam yükler, kahramanlık hayalleri kurar, dünyayı değiştireceğini sanır, hatta sıradan yaşam süren insanlara acıyarak bakar, asıl acınası olanın kendisi olduğunun farkına varmadan. normal insanların üzerinde hiç düşünmeden gayri ihtiyari yaptığı herşeyi zaman kaybı olarak görür ve hiçbir zaman gelmeyecek olan o güne hazırlar kendini. ertelemek can dostudur, beklemek tek dayanağı. beklediği şey ise koskoca bir hiçtir. bunun farkına vardığında ise iş işten geçmiştir çoktan.

    tatar çölü basit bir 'boşver herşeyi, hayatını yaşa' romanı değildir. zira bu bakış da hayata anlam yüklemenin bir başka yoludur. aslolan kişinin kendisine yüklediği anlamdır. kendimize biçtiğimiz değerdir. sıradışı yaşamlara öykünenlerin sıradan yaşamlara üstten bakışını normalleştirip normalleştirmediğimizdir. her 'farkına varış' acıyı da beraberinde getirir. işte tatar çölü de egosuna yenik düşen insanın 'farkına varış' serüveninin göz yaşartıcı öyküsüdür.
  • neyi bekliyorsun, ne yapıyorsun sorularına insanın içindeki çöle uzanıp yanıt bekleyen kitap. bu bekleyiş; hayatın beklemediğini anlatmak içindir.

    --- spoiler ---
    "..henüz genç ve sağlıklı bir bedene sahipken,zafer borularının öttüğü anda ölmek güzel olabilir; ama bir hastane koğuşunda uzun uzun acı çektikten sonra ölmek daha kötüdür herhalde, evde, sevgi dolu inlemeler, hafif ışıklar ve ilaç şişeleri arasında ölmek daha melankoliktir. ama bilinmeyen, yabancı bir diyarda, sıradan bir han odasında, yaşlı ve çirkinleşmiş bir biçimde, dünyada, arkada hiç kimsenin kalmadığını bilerek ölmek kadar zor hiç bir şey olamazdı. "
    --- spoiler ---
  • tam bir başyapıt! tanımlamasını en çok hakeden kitaplardan biri. bu denli büyük olmasına rağmen bu kadar az biliniyor olması üzüntü vericidir. mehmet eroğlu insanları tatar çölü'nü okumuş olanlar ve okumamış olanlar şeklinde ikiye ayırdığını söyler. iddialı bir söylem olsa da, gerçekten çok sert bir roman. insanı oturduğu yere mıhlar, alışkanlıklarımızın verdiği kolaylık ve güven hissi yüzünden bir ömrün gözümüzün önünden kayıp gidiverdiğini ve buna nasıl sadece seyirci kaldığımızı en çıplak haliyle gözler önüne serer. bittiğinde kendinizi çok kötü hissedeceğiniz muhakkak olduğu gibi, yaşamınızın geri kalanına etkisinin pozitif olacağı da kesindir. bir kaç yıl arayla tekrar tekrar okunası bir kitap... hangimiz yaşamın orta yerine atılıp her şeyi göze alarak kendi arzu ve isteklerimiz doğrultusunda yaşıyor? bunun için gereken cesaretin bir kısmı, bu kitapta saklı.
  • son derece degisik bir kitap..okurken yer yer sikan yasamin kendisi gibi anlamsizlasan, bol karadelikleri olan kapattiktan sonra ise hic ummadiginiz zamanlarda sizinle konusmaya baslayan bir kitap. yasam yasamak icindir beklemek ve hazirlanmak icin degildir i cok sert bi dille anlatiyor aslinda..ama sarap gibi insanin icinde bi sure bekletilmesi lazim o dusuncelerin.
  • dino buzzati'nin ilk romanı.

    oblomov okuduktan sonra hissettiğimiz şeyleri hissettiriyor bu kitap, ama kalkıp beden hareketleri yapmaya başlamanın bir anlamı yok. kitap boyunca bağırıp durdum drogo'ya: "kaç oradan, arkana bile bakmadan git! şehrin ışıklarına, güzel kadınlara, annene git!" yazarın tam da istediği şey buydu galiba, yüzüme bakıp sırıttı: "peki senin burada ne işin var, benim kahramanımı boşver, onu herkes okuyacak, peki sen ne yapacaksın canım insan, hem yaşamınla hem ölümünle koca bir hiç olacaksın, boşa harcanmış bir hayat..."
  • hayatımda çok önemli bir yere sahip olan dino buzzatti romanı.

    bundan 2 yıl kadar önceydi. o zaman çalıştığım iş yerinde keyifsiz, renksiz ve tatsız günler birbirini kovalıyor. gün ortası dinlenirken açmışım bir on-line kitap sipariş sitesi. kendime bir kitap listesi hazırlıyorum. bu arada da sık sık sözlükte takılıyorum derken sol frame'de* bu kitabın ismini gördüm. gördüm ama başlığı bir kitapla ilgili olduğunu bilmiyorum. neyse, girdim başlığa. baktım 18-19 tane entry girilmiş o zaman. dedim ekleyeyim bu kitabı da listeme. ekledim, siparişi verdim, kitap elime ulaştı. kitabı okudum ve sonra film koptu bende.

    sonrası mı?

    kitaptaki gibi bir sonla bitmesine izim vermedim kendi adıma.
  • dino buzzati'nin yazgıya teslim oluşu anlatan müthiş romanı. aynı adla romandan esinlenerek yazılmış bir de enis batur şiiri vardır. roman, tam da böyledir dedirten şiir şöyledir.

    (kolumda başkasının saatı bir askerlik hatırası)

    'tüfek çatılacak, çat'

    sahildeki nöbetçileri değiştiriyor
    teğmen giovanni; sigarasını sarıp
    kibrit çakıyor avcunun içinde.

    alabildiğince uzuyor deniz,
    kumsalda molaya ve geceye
    doyamıyor kopkoyu askerler.

    filolar uçaklar gelecek
    bir gün gelecek
    denizin ve ufkun dibinden
    düşman sökün edecek.

    'kolaydı gelmeyecek yolcuyu bile
    beklemek' diyor albay giovanni:
    'ya sonsuz bir belkiyle
    sonsuz bir belkiyi beklemek'
hesabın var mı? giriş yap