*

şükela:  tümü | bugün
  • evet, il ve han iki ayri isim . bu abi iuhf idare hukuku dali altinda ders veren bir profesor . hem de ne profesor . hukuk okumayi bayagi kucuk bir ya$ta kafasina koymu$, oyle ki, iyi hukukcu olmak icin latince bilmek lazim diye italyan lisesi'ni kazanmi$ ve burada okumu$ . oradan iuhf'ye girmi$, cilgin bir ogrenci olmu$ ve sonuc olarak da roma universitesi'ne burslu gonderilmi$ . oralarda da birinci olmu$ bir kac $ey toplami$ . ustune iki tane de doktora yapmi$ . boyle inanilmaz bir varlik yani .

    bu kadar + ozellikten sonra insan bu hocanin derslerinin inanilmaz gececegini bekliyor ama, derssel anlamda malesef pek de beklenilen bulunamiyor . $oyle ki, il han hoca genelde ders yerine turkiye'de ya da tercihen italya'daki anilarini anlatiyor . arada bir 5 dakika ders bilgisi veriyor ama onu yakalamak icin de du$unun artik nasil ugra$iliyor . tanimak lazim tabi ..
  • derste zor bir soru soran arkadaşa,al sana bir kaya nerene dayarsan daya demiş idare hukuku profesörü.
  • degerini bir cok ogrencinin mezun olduktan sonra anladigi, hele ingiltere gibi bir ulkede yasayan biri olarak benim, idare hukukunun anlamini pratigini zorlugunu cok daha iyi gordukten sonra , ulan keske daha iyi ders dinleseydim, bu hocadan bir seyler ogrenme yolunu secseydim sultanahmet'te gezmek yerine dedigim guzel isimli profesor...
  • il han ozay ilkokuldan sonra orta ile yuksek ogreniminin tumunu istanbul ve roma'da italyan okullarinda yapti. mezun oldugu "la sapienza" universitesinde once prof. dr. antonio lefevre d'ovidio de clunieres ile uluslararasi denizcilik ve havacilik hukuku dalinda karasulari konulu hukuk, daha sonra da prof. dr. guiseppe vedovato ile kurumlar tarihi'nde turkiye'nin anayasal geli$mesi konulu bir tezle siyasal bilimler doktoru unvanlarini elde etti. 1972-1973 akademik yilinda roma universitesi'nde idare hukuku asistani olarak gorev aldi ve prof. dr. massimo severo giannini ile cali$ti. daha once, kisa bir sure istanbul universitesi iktisat fakultesi maliye enstitusu'nde uzman olarak gorev yapmi$ ve ord. prof. dr. siddik sami onar'in arzusu uzerine idare hukuku kursusunde asistanliga gecmi$ti. 1983 -1984 ders yilinda amerika birle$ik devletleri'nin fullbright programi cagrilisi olarak gittigi bu ulkenin harvard universitesi'nde hukuk fakultesi (harvard law school) konuk ogretim uyesi gorevinde bulundu. 1981 yilinda docent daha sonra da profesor olan il han ozay istanbul universitesi hukuk fakultesi'nde idare hukuku anabilim dali ogretim uyeligi gorevini surdurmektedir.

    -son cumle haricinde-, bkz. ic. il han ozay: guni$iginda yonetim, alfa yay., istanbul-1994.
  • ilhan ozay a tezahürat şekli: lay laya laya ... ha kan şü kür...
  • italyan liseli mezunlar arasında en sevilen kişilerden biridir kendisi.
  • zamanında mühf de de misafir hoca olarak derslere giren ve profesorlerdeki soğuk imajı yerle bir eden sempatik insan.geçmiş olsun diyoruz
  • öğrencilik yıllarımda, idare kürsüsünün düzenlediği farazi mahkeme* çalışmaları zamanında yakından tanıyıp daha önce kendisine karşı bende oluşan olumsuz etkinin tamamen geçmesinin ertesine denk gelen bir zamanda, çalışmalarımızı bitirmiş enstitüden çıkarken bize "ne tarafa gidiyorsunuz çocuklar?" demişti. arkadaşlar şuraya, buraya diye açıklama yaparken gönlü olsun diye "siz nereye gitmemizi istiyorsanız, oraya." demiştim. çok hoşuna gitmiş ve uzunca bir süre de unutmamıştı.

    ne için mi sormuştu? elindeki kağıdı öğrenci işlerine bırakmamızı istemiş. bunun için bile rica etmiyor da yolumuzun üstündeyse söylüyor. bu adam ne istese yaparım ben...
  • kitabının ismi olan "günışığında yönetim"in anap tarafından kendisinden izin alınmaksızın hükümet programına konduğunu söylerdi. doğruymuş. neden sonra mesut yılmaz bir konuşmasında "günışığında yönetim" demişti...
  • idarenin işlevlerini idarenin renkli işlemleri ve idarenin düdüklü işlemleri olarak ayırmış olan akademisyendir.(valla niye öyle yaptı anlamadım)
    idarenin renkli işlemler, trafik ışığından; düdüklü işlemler, trafik polisinden müteşekkildir.
    hele bir hakem vardır ki, o ikisine de kadirdir. hem düdüğü vardır hem kartları.

    ayrıca kendisi bilbo baggins' e çok benzetilmektedir, ama bence daha çok bir gimli'nin babası tipi vardır. ama yapısı itibariyle daha hobbitic olduğu için, bilbo daha yerinde bir benzetmedir.