şükela:  tümü | bugün
  • bence celal hocanın (tartışma programlarında ki performansları ve tecrübelerini ele alırsak) bastıracağı karşılaşma.
  • böyle bir vs olamaz, zira ikisi de ihtisas yapmadıkları alanlarda birbirlerine diklenmeyecek kadar bilge kişilerdir. ikisi de uzman oldukları alanların dışında da geniş bilgi sahibidir, gıçlarının gılı olurum onların ben.
  • celal sengor hakkinda bilmedigi seyler konusunda cok fazla konusur. ilber ortayli asla boyle bir sey yapmaz.

    celal sengor dogru bir noktadan yola cikar, daha once literaturde hic gecmemis bir yorum yapar, sonra onu kesin dogru olarak dayatir. ilber hoca, boyle diyen de var soyle diyen de var der. hem literaturden konusur hem objektif konusur.

    kisaca celal sengor kolay elde edilemeyecek birikimiyle dogru olmasini istedigi seyleri dogruymus gibi gostermeye calisir; ilber hoca birikimini bir bilimadami gibi objektif yorumlar yapmak icin kullanir.
    gorulecegi uzere birbirine cok uzak iki adamin vs'sidir.
  • celal şengör bilmediği her konuda bile kendini uzman zannettiği ve salladığı için ilber ortaylı'nın bu duruma bıyık altından gülerek hınzır bir tepki vereceğini düşündüğüm karşılaşma.
  • ilber hoca'nin aylar evvel cevabini verdigi vs:
    http://www.radikal.com.tr/…cahilce_yapmayin-1174750

    --- spoiler ---

    -sizin kendinizi yanında cahil hissedeceğiniz insanlar var mı?

    -çok! abdülbaki gölpınarlı, halil inalcık, bülent tarcan, ilhan osmanbaş, nusret hızır, celal şengör, ernest mandel...
    --- spoiler ---

    ha ikisi de 10 numero 5 yildiz adamlardir, orasi ayri.
  • ilber ortaylı bu versusta celal şengör'ü tutar.
  • al birini vur ötekine. umrumda bile değil bilgili olup olmamaları. her cümlesi kibir kokan insanlardan tiksiniyorum.
  • altı dolu kibir ne demek lan dedirten vs dur.
    bilgili olmak insanlara tepeden bakmayı gerektirmez. farklı alanlarda hayvan gibi bilgi birikimi olan, akademi dünyasında adını dünyaya duyurmuş bir dolu "kibirli olmayan", paylaşıma ve eleştiriye açık akademisyen var.

    tabi bu koduğumun zihniyetinde yaşadığı çevreye tepeden bakan niyeyse belirli bir kitle tarafından ekstra seviliyor, anlayabilmiş değilim.

    ben bir adama college de france'da konferans veren ilk türk diye saygı falan duymam.

    bilgiyse, dünya çapında ünlü bir ekonomist olan daron acemoğlu var ve adam gayet mütevazi.

    link
  • biri tarih profesörü diğer jeoloji.

    ha ama celal hoca askeri tarih + moğol tarihi konusunda ilber hocaya fark atabilecek kadar bilgili ve de ilgilidir.
  • ikiside araştırmayı seven, gezmeyi tozmayı seven, yemeği, kadını, şarabı seven insanlar. yaşamayı seven akadamisyen bulmak çok kolay bir şey değildir. bilgilerinin derinliklerini hem okuyarak hem de sofralarda münara ederek geliştirir bu insanlar. programa çıkıp 50 bin tane isim sayıyorlar demişsiniz, doğru demişsiniz ama bunlar genel kültürdür. hadi saydığınız olayların ve isimlerin derinine inelim deseniz elbette tıkanırlar, normaldir bu. yani bu kadar çok konuda genel kültür edinelbilmek için ilk önce yaşamayı sevmek lazım, o yüzden ikisini ayırmam. ama şöyle bir durum var ki;

    biz bu insanlara, bize tepeden baktıkları için saygı duymayacağız. bunlar önemli ilim insanları olduğu için onlara saygı duyacağız. bu isimlerin sadece dünya çapında olması yetmez, bunların üstüne bayrak isimlerdir. yeni öğrencilerin yetişmelerine vesile olurlar, onlara önderlik ederler, yol açarlar. nesiller, etkilenir bu insanlar gibi olmak ister. bu yüzden bu insanlar el üstünde tutulmalı, bu yüzden saygı duyulmalı, isimleri ön planda olmalıdır. yoksa ilk nerede ders vermiş, ego patlaması mı yaşıyormuş, çok önemli değil. yeni inalcıklar, şengörler, sancarlar ve nicelerinin yetişmesi için bu adamlar önemlidir.