şükela:  tümü | bugün
  • olması halinde kurumun ve sistemin üzerindeki kokuşmuş ölü toprağını atmasını sağlayabilecek gelişme. ülkenin 94 yıllık tarihinde sadece 1 adet öğretmenimizin eğitim bakanı olmasına, tübitakların başına getirilen hayvanat bahçesi müdürlerine bakılırsa, bu gibi liyakatin gözetildiği eylemler hayal gibi geliyor insana.

    gönül ister ki bir eğitim bakanı, bir kültür bakanı olsun bu gibi çınarlarımız.
    kendisinin beni bulaştırmayın öyle şeylere demişliği vardır fakat, insan umut ediyor işte.
  • yazık değil mi adama? hiç bulaştırmayalım sahiden. akıl sağlığı yerinde kalsın bırakın.
  • umut güzel şey be. hayali bile çok güzel olan olasılık.
  • hoca duysa çok kızar yalnız.onun uzmanlık alanı başka,eğitim sistemini oluşturmak,yönetmek başka.bu söylemler aslında ne kadar kötü yönetildiğimizi gösteriyor.
  • keşke
  • olmaz.
  • böyle bir durumda ilber hoca istifa edip yerini öğretmenlerden hak eden birinin doldurmasını isteyecektir.

    (bkz: kendi kendimize gelin güvey olmayalım)
  • ilber ortaylı'nın uzmanlık alanı her ne kadar eğitim sistemleri olmasa da, kendisi tarih bilgisine dayanarak geleceğe ışık tutabilecek bi kişidir. akp hükümetlerinden herhangi birinde bu yüzden bulunamaz zaten. birkaç örnekle bunu açmak istiyorum.

    örneğin cemaat akp çatışmasının patladığı dershanelerin kapatılması olayını ele alalım. sizce ilber bey milli eğitim bakanı olsa dersane denen bok çukurlarında yobazlığın incelikleri öğretilebilir miydi?

    lgs, oks, teog gibi adını bile öğrenemeden sistemin değiştiği sınavlar, eleme ve denk dereceli öğrencilere denk eğitim vermek amacıyla yapılmasına rağmen sorular sızdırılır veya satılır mıydı?

    fen liseleri anadolu liseleri ve süper liseler gibi sınavla kalifiye öğrenci alan kurumlarda, günümüz teknolojisi ile zerre alakası olmayan arapça vb zorunlu seçmeli dersler öğretilir miydi?

    din, toplumsal ahlak ve toplumsal vicdan gibi konuları gençlere aktarması gereken imam hatipler bu konumda olur muydu?

    fatih projesinde çarçur edilen parayla, sanayi bakanlığı ile birlikte kendi tabletlerimizi üretip, kendi merkezi eğitim ağımızı kuramaz mıydık?

    biyolojik bir gerçek ve tıp genetik biliminin temeli olan evrim müfredattan çıkarılır mıydı?

    çocuk siken bazı vakıflar varlığını sürdürebilir miydi?

    5 yaşındaki çocuklar yaz saati uygulaması ile yetişkin insanın bile biyolojik saatine uymayan saatlerde okula gönderilebilir miydi?

    meb'de mülakat denen yasal torpil sistemi işletilebilir miydi?

    12 yıl yabancı dil eğitimi alan öğrenciler cin ali düzeyindeki yabancı dil kitapları okuyamaz durumda mezun edilir miydi?

    kalifiye ara eleman yetiştirmesi gereken meslek liseleri genel itibariyle it uğursuz işsiz sürüsü mü yetiştirirdi?

    zaten bu soruları nesnel olarak cevaplayabilenler ilber beyin böyle bi hükümette adının dahi neredeyse anılmayacağını anlamışlardır.

    eğer ki bu durum gerçek olsa zaten millet olarak birkaç kuşak süresince aydınlanırız. onu bırakalım da "ğ" harfini yazabilen düşük profilli adaylar arayalım.

    not:üstteki bakanlık icraati örnekleri kat kat artırılabilir.
  • donald trump gibi bir adam 70'inden sonra abd başkanı olabiliyorsa kendisi de bittabi eğitim bakanı olabilir.

    nedir ki o stresi ve telaşı kaldıracak kişilikte olduğunu düşünmüyorum. ayrıca ne yapsa iktidar partisinin gö'z'üne batacaktır elbet. bırakalım sessiz sakin bir hayat yaşasın adamcağız.
  • hiçbir halt olmaz. neden mi ?

    çünkü, memleketimizde hepimizin bildiği gibi eğitim rezalet durumdadır. bakanlık ise sadece bir laftır. bu memlekette, eğitim yalnızca çok büyük atılımlar, devrimler yapılarak değiştirilebilir. aynı cumhuriyetin ilk yıllarındaki gibi... ancak şu an ki koşullar altında, türkiye cumhuriyeti hükümetinin yalnızca makamsal olarak koltuklarını işgal ettiği vasıfsız bakanlıklarına kimi getirirseniz getirin birşey elde edemezsiniz. lakin, öneriyi ilber ortaylı'yı cumhurbaşkanı yapalım diye değiştirirsek işte o zaman daha gerçekçi, rasyonel bir istekte bulunuruz. çünkü, bu önerinin gerçekleşmesi takdirinde türkiye cumhuriyetin'de işini bilen ,bilime saygılı, kültürlü bir yönetim anlayışı gelir yani lafın kısası devrim gibi yenilikler başlar ve bunlar da eğitimi zirveye tırmandırır.