şükela:  tümü | bugün
  • konstantinopolis'teki polis ile bolu, ine-bolu, safran-bolu arasındaki bağlantı
  • gavat-iran şahı kavat

    --- spoiler ---

    mazdekizm'i seçen ve komün mülkiyete saygı gösterdiğini göstermek için eşinin mazdek ile yatmasına izin veren şah ı. kavat (tahtta 488 - 531 yılları arasında kaldı) döneminde imparatorluk içinde kargaşalar meydana geldi.
    kaynak
    --- spoiler ---
  • (bkz: allah) - (bkz: ilah) (el ilah)

    (bkz: kalem) - (bkz: kalamar) (kalem sözcüğü bize arapçadan gelmiştir. arapçaya ise yunancadan geçmiş bir sözcüktür. kalamar sözcüğü de türkçeye yunancadan geçmiştir ve türkçedeki diğer bir karşılığı mürekkep balığıdır. (sanırım bu son cümle önemli bir ipucu oldu.) kalemin yazması için gerekli olan sıvı madde olan mürekkep eskiden kalamar yani mürekkep balıklarından temin edilirdi.)

    (bkz: gönül) - (bkz: gömlek) (gönül ve gömlek sözcüklerinin eski biçimleri köngül ve könglek'tir. ve “köngül” sözcüğü de göğüs anlamına gelmektedir. köngül sözcüğüne getirilen “-ek” ekiyle göğüslük, göğsü kaplayan giysi anlamlarını kazanan sözcük köngülek, könglek ve yüzyıllar içerisinde de gömlek şekline dönüşmüştür.) (ng: nazal n)

    (bkz: köpek) - (bkz: köpük) - (bkz: köprü) (her üç sözcüğün de kökü “köp-”tür ve bu kök “şişmek, kabarmak, irileşmek” anlamlarına gelir. köpeklerin saldırganlaştıklarında tüylerinin kabarması ve daha iri görünmeleri gerçeğinden yola çıkarak bu hayvanın isminin köp- kökünden nasıl türediğini anlayabiliriz.)

    (bkz: talan) - (bkz: dalmak)

    (bkz: tarabya) - (bkz: terapi)

    (bkz: esâtir) - (bkz: history) (ingilizce history ve story eş kökenlidir ve yunanca “historia” dan gelir. türkçe esâtir ise arapça “asâtir”den gelir ve bu sözcük yunanca historia ile eş kökenlidir. ancak kelimenin aslen yunanca mı yoksa arapça mı olduğu konusu tartışmalıdır.)

    (bkz: algoritma) - (bkz: el harezmi)

    (bkz: edirne) - (bkz: hadrianus)

    (bkz: dudak) - (bkz: tutmak) (dudak kelimesi eski metinlerde “tutak” şekliyle kullanılmıştır. bu haliyle gaga anlamında kullanılmış olan kelime zaman içerisinde şekil değiştirerek dudak halini almış ayrıca benzerlikten yola çıkarak anlam da değiştirerek bugünkü anlamına kavuşmuştur.)

    (bkz: istif) - (bkz: stuff) ( benim teorim, kanıtlanmaya muhtaç)

    (bkz: zındık) - (bkz: agnostik)

    (bkz: gebe) - (bkz: geber) (gebe, karnı şiş; geber, karnı şişmek)

    (bkz: sezar) - (bkz: kayseri) (roma imparatoru caesar (sezar) öldükten sonra oğlu augustus (ayrıca yılın sekizinci ayını ifade eden ağustos kelimesi de bu imparatorun isminden gelmektedir.) onu onurlandırmak adına kendi isminin başına bir unvan olarak caesar’ı eklemiştir. zamanla bu unvan kalıplaşmış ve roma imparatoru anlamına gelmeye başlamıştır. romalılar, anadolu’yu ele geçirdiklerinde eski adı mazaka olan bu şehre dönemin imparatoru caesar tiberius adına kralın şehri anlamına gelen “caesaria” adını vermişlerdir. şehri 7. yüzyılda araplar ele geçirdiğinde ise bu ismi “kayseriya” şeklinde söylemeye başlamışlardır. osmanlı döneminde kayseriye olarak anılan şehir cumhuriyet’ten sonra kayseri adını almıştır. (ayrıca almanca’da hükümdar anlamında kullanılan kaiser (kayzer) de aynı kökten türemiştir.)

    (bkz: dragon) - (bkz: drache) - (bkz: ejderha) (benim teorim, kanıtlanmaya muhtaç)

    (bkz: kuruş) - (bkz: groszy) (lehlerin alt para birimi) - (bkz: groschen) (almanca para, metelik anlamlarına gelen bu sözcük diğerlerinin de kökenidir.)

    (bkz: dolar) - (bkz: taler) (almancada eski gümüş para, sikke)

    (bkz: öğretmen) - (bkz: öğrenci) - (bkz: öğüt) (bu üç kelimenin kökü “ö-” dür. orhon yazıtları’nda düşünmek anlamında kullanılmış bu kökten ög (akıl) kelimesi türemiştir. bugün “ö-mek” fiilini ve “ög” ismini kullanmıyoruz ama bu kökten türeyen öğrenci ve öğretmen sözcüklerini çok sık kullanıyoruz. (öğüt (nasihat) sözcüğü de aynı kökten türemiştir.)

    (bkz: pide) - (bkz: pita) - (bkz: pizza)

    (bkz: deyyus) - (bkz: deus) (nişanyan'ın bahsettiği bir bağlantı)

    (bkz: put) - (bkz: buda)

    (bkz: kibele) - (bkz: sibel)

    (bkz: güzel) - (bkz: göz) - (bkz: görmek)

    (bkz: gelin) - (bkz: gelmek)

    (bkz: baş) - (bkz: başkan) - (bkz: başarmak) - (bkz: başak)

    (bkz: örümcek) - (bkz: örmek)

    (bkz: masal) - (bkz: mesel) - (bkz: misal) - (bkz: mesela)

    (bkz: safsata) - (bkz: sofistea) - (bkz: sofuluk)

    (bkz: satirik) - (bkz: soytarı)

    (bkz: daughter) - (bkz: tohtar) (farsça - kız evlat)

    (bkz: çirkef) - (bkz: çirkin) (çirk kökü farsça'da pis,kirli anlamlarında)

    (bkz: tezgah) - (bkz: dastgah) (farsça - el yeri)

    (bkz: beddua) (farsça bad dua - kötü dua) - (bkz: beter) (farsça bad+tar - daha kötü, en kötü)

    (bkz: ahtapot) - (bkz: octopus)

    (bkz: abdal) - (bkz: aptal) - (bkz: budala) - (bkz: bedel)

    (bkz: çapkın) - (bkz: çapraz) - (bkz: çavuş)

    (bkz: cement) - (bkz: çimento)

    (bkz: dozen) - (bkz: düzine)

    (bkz: discount) - (bkz: iskonto)

    (bkz: step) - (bkz: stamp) - (bkz: ıstampa)

    (bkz: oyster) - (bkz: istiridye)

    (bkz: karpuz) - (bkz: arbuz) (lehçede karpuz)

    (bkz: chestnut) - (bkz: kestane)

    (bkz: cellar) - (bkz: kiler)

    (bkz: cumin) - (bkz: kimyon)

    (bkz: cherry) - (bkz: kiraz) - (bkz: giresun)

    (bkz: kiremit) - (bkz: seramik)

    (bkz: kolonya) - (bkz: köln) (eau de cologne - köln suyu)

    (bkz: okyanus) - (bkz: ocean)

    (bkz: salya) - (bkz: saliva)

    (bkz: taraça) - (bkz: teras) - (bkz: terrace)

    (bkz: vaftiz) - (bkz: baptise)

    (bkz: varil) - (bkz: barrel)

    (bkz: fayton) - (bkz: fantazi)

    (bkz: şeytan) - (bkz: satan) (ingilizce)

    (bkz: cehennem) - (bkz: gehinnom) (ibranice)

    (bkz: barbar) - (bkz: berberi) (yunanlılar, yabancılara, özellikle de perslere barbar derlermiş, yunan olmayan, anlamında. daha sonra romalılar da aynısını kuzey afrikalılar için kullanmışlar. barbar kelimesi tabii sonradan anlam değiştirmiş.)

    (bkz: bible) - (bkz: bibliothek) (almanca - kütüphane)

    (bkz: panik) - (bkz: pan flüt) - (bkz: pan)

    (bkz: sabun) - (bkz: soap)

    (bkz: macera) - (bkz: cereyan)

    (bkz: maço) - (bkz: maskülen)

    (bkz: filinta) - (bkz: flinte) (almanca - av tüfeği)

    (bkz: graben) (çöküntü ovası) - (bkz: graben) (almanca'da kazmak ve mezar anlamlarında)

    (bkz: mavzer) - (bkz: mauser) (almanca - tüfek, silah)

    (bkz: şalter) - (bkz: schalter) (almanca, schalten - cereyana bağlamak, kökünden gelir)

    (bkz: haymatlos) – (bkz: heimatlos) (almanca - vatansız)

    (bkz: hinterlant) – (bkz: hinterland) (almanca - arka bölge)

    (bkz: şinitzel) – (bkz: schnitzel) (almanca'da birincil anlamı - kesinti, döküntü)
  • isot > issi (yakan, sıcak) ot

    sıcak > issi-cek
  • candle - chandelle (fr.) - kandil
  • amour*-amatör**
    nom**-namus
  • sancak

    sanç- eskiden batırmak anlamına gelirmiş.
    -ak ise fiilden isim yapım eki.
  • (bir üstteki entry ie bağlantılı olarak) (bkz: sancak) - (bkz: sancı)
  • ingilizce'ye türkçe, arapça ve farsça'dan geçen sözcüklerin bir kısmını, ilginç bağlantılar olduklarını düşünerek buraya derledim. yabancı kaynaklardan, özellikle ingilizce wikipedia'dan araştırdım. hepsinin doğru olması iddiası yok. ama etimoloji de zaten dilbiliminin bir alt dalı olarak geçmez, çünkü kısmen yoruma açıktır. (şavarma, boyar, pirogi, kielbasa ingilizcede de kullanılıyor.)

    (bkz: assasin) – (bkz: haşhaşi)

    (bkz: bronze) – (bkz: pirinç)

    (bkz: tulip) (ingilizce "lale" anlamında) – (bkz: tülbent)

    (bkz: caravan) – (bkz: kervan)

    (bkz: chess) – (bkz: şah)

    (bkz: check mate) – (bkz: şah mat)

    (bkz: tea) – (bkz: tee) (almanca) – (bkz: chai) – (bkz: şay) - (bkz: çay) (bu sözcüğün çincede aynı ortak köke dayanan iki versiyonu mevcuttur: ça’ ve te. “ça’” kökü orta asya üzerinden yolculuk etmiş ve farsçada “çây”, türkçede “çay”, arapçada ise “şay” şekillerini almıştır. hindistan ve deniz yolu üzerinden avrupa’ya ulaşan “te” kökü ise ingilizcede “tea”, almancada “tee” halini almıştır.)

    (bkz: giraffe) – (bkz: zürafa)

    (bkz: kiosk) – (bkz: köşk)

    (bkz: mummy) – (bkz: mum)

    (bkz: orange) – (bkz: narenciye)

    (bkz: paradise) – (bkz: feradis) (farsça "cennet")

    (bkz: path) – (bkz: patika)

    (bkz: pistachio) – (bkz: fıstık)

    (bkz: sepoy) – (bkz: sipahi)

    (bkz: sugar) – (bkz: zucker) (almanca) – (bkz: şeker)

    (bkz: spinach) – (bkz: ıspanak)

    (bkz: tiger) – (bkz: tigris)

    (bkz: typhoon) – (bkz: tayfun) – (bkz: tufan)

    (bkz: bouzouki) – (bkz: bozuk) (en enteresan gelenlerden biri. bu isim türkler tarafından bozuk düzenli bir çalgı olduğu (saz-bozuk) için verilmiş ve yunanca'da bu isim kısmen değişerek buzuki şeklinde anılmaya başlanmış. batı dillerine de yunanca'dan geçmiş.

    (bkz: boyar) (rus asilzadeleri) – (bkz: baylar) (türkçe bildiğimiz beyler-baylar)

    (bkz: bridge game) – (bkz: biritch) – (bkz: biriç) (bir üç'ten geldiği iddia ediliyor)

    (bkz: doodle) – (bkz: düdük)

    (bkz: horde) – (bkz: ordu)

    (bkz: hungary) – (bkz: onogur)

    (bkz: kielbasa) (lehçede sucuk benzeri yiyecek) – (bkz: kül bastı)

    (bkz: pirogi) (lehçede mantı benzeri yiyecek) - (bkz: börek)

    (bkz: pastrami) – (bkz: pastırma)

    (bkz: quiver) – (bkz: kubur) - (bkz: kıpırdamak)

    (bkz: şavarma) – (bkz: çevirme)

    (bkz: taiga) – (bkz: dağ)

    (bkz: admiral) – (bkz: amir)

    (bkz: chemistry) – (bkz: kimya)

    (bkz: arsenal) – (bkz: dar sina) (arapça "üretim evi – atölye")

    (bkz: aubergine) – (bkz: al badinjan) – (bkz: patlıcan)

    (bkz: cipher) – (bkz: sıfır)

    (bkz: crimson) – (bkz: kırmızı)

    (bkz: henna) – (bkz: kına)

    (bkz: guitar) – (bkz: sitar)

    (bkz: magazine) – (bkz: mahzen)

    (bkz: mattress) – (bkz: matrah)

    (bkz: monsooun) – (bkz: muson) – (bkz: mevsim)

    (bkz: macabre) – (bkz: maqabir) – (bkz: kabir)

    (bkz: safari) – (bkz: sefer)

    (bkz: syrup) – (bkz: şurup) - (bkz: şerbet) - (bkz: şarap)
  • ilteriş (illeri derleyen, yani memleketleri bir araya getiren) - dergi

    söz , sav, söv- , söyle-

    kır-,kıy-,kaycı (eski türkçede makas demek ve hint diline bile geçmiş)

    aslında çok bildiğim söz vardı ama şuanda aklıma gelmiyor.

    uslu, aklıma esti =) us/es eski türkçedeki anlamı yanlış hatırlamıyorsam fikir