şükela:  tümü | bugün
1765 entry daha
  • #118201462'de hatalı bilgi verilmiş. woman wifman (wif*+man*) kökeninden gelir. wife kelimesinin günümüzde yalnızca eş anlamında kullanılması hatalı ilişkilendirmeye sebep olmaktadır. man'in karşılığı adam*dır ve aynen bizde olduğu gibi aslen insan anlamına gelir. bu durumda woman'ı tam olarak çevirirsek kadın adam diyebiliriz. man cinsiyet belirtmiyorsa erkeklere ne deniyordu peki dediğinizi duyar gibiyim. onlar için de werman (wer*+man*) kullanılıyordu. zamanla wer kısmı düşmüş ve man erkeklere özgülenen bir kelime olmuştur.
  • “pergamos”, “pergamon” grekçede “kale” demektir. bergama’nın akropolü çok sarp olduğu için, söz, o yerin adı olarak takılakalmış. örneğin troya kalesi yerine, “troya pergamosu” denirdi.

    pergamos kimi yol “pergemus” diye söylenirdi. güney anadolu’da “perge” sönmüş kenti vardır.

    bu sözün kökü “berg” ve ‘burg”dur. hatta türkçede, sağlamlaştırma anlamında “berkitmek” sözü vardır. hamburg “ham’ın kalesi”, lemburg “lem’in kalesi”, edinburg “edin’in kalesi” anlamına gelir. hatta “kentsoylu” anlamındaki “burjuva” sözü de aynı kökten gelir.

    halikarnas balıkçısı- merhaba anadolu
    (s. 94)
  • kiraz kelimesi neredeyse tüm dünya dillerine giresun şehrine de ismini veren kelimeden, kerasus veya keressea‘dan girmiştir.

    büyük ihtimalle ms 75 yıllarında romalılar sayesinde kiraz karadeniz bölgesinden, bilhassa giresun’dan tüm avrupa’ya yayılmış ama yazılış farklılıkları sebebiyle kiraz kelimesinin farklı telaffuz şekilleri de ortaya çıkmıştır.
  • güvercin

    türkçe kögerçin "güvercin", köger- "mavileşmek, göğermek" anlamındadır.
    (bkz: gündelik etimolojik keşifler)
    (bkz: etimoloji)
  • müzik notaları aslında bir ilahinin ilk heceleridir. rahip guido, koro çocuklarına duaları ezberletmek için bir yöntem bulur ve her yeni sesin bir öncekinden daha yüksek başladığı bir halk ezgisi öğretir. parmaklarındaki girinti ve çıkıntılara metnin ilk hecelerini yazar. böylece bir gam dizisinin sekiz notasını birden eline yerleşmiş olur.
    utqueant ıaxis (ut sonradan do notasına dönüşecektir),
    resonare fibris,
    mira gestorum,
    famuli tourum,
    solve polluti,
    labi reatum,
    sancte lonnes (sonradan si olacaktır).
    bu yöntem müzik tarihinde guido d ’arezzo’nun
    eli olarak anılır. nota ve porte kavramını müzik tarihine getiren kişi olarak guido d ’arezzo kabul edilmektedir.
  • her böğürtlen yediğimde böbreklerimin ağrımasıyla bu meyvenin böbrek kumu dökmeye yardımcı olduğunu öğrendim. böğür ağrısı genelde böbrek kaynaklı olduğuna göre, böğürdelen kelimesinin anadolu ağzında yuvarlanmasıyla böğürtlen halini aldığını düşünüyorum.
  • amare: sevmek (latince)
    amatör: işini aşkla sevgi ile yapan.

    hiç ilginç değil biliyorum ancak güzel.
35 entry daha