şükela:  tümü | bugün
  • iliç.. erzincanın bir ilçesi..
  • (bkz: sasa ilic)
  • (bkz: #10194425)
  • kendisine bagli olan copler koyu’nun bulundugu arazi icerisinde su anda turkiye’nin ikinci buyuk altin (ve bir miktar bakir) rezervini bulunduran erzincan ilcesi. birincisi icin (bkz: kisladag)... soz konusu cevherin isletme hakki amerikan anatolia minerals adli sirkete aittir.
  • sayın genel başkanımız dr. mustafa sarıgül, bu ilçenin çıkardığı en meşhur ve iyi insandır.
  • geçenlerde iliç'li bir kimse ile sohbet imkanı buldum. memleketini anlattı bana ve konu rus işgaline gelince anlatıya heyecan da katıldı. sovyet ruslar dedi bu kişi, işgal döneminde bizim ilçeye başkanlarının adını vermişler. sonra öyle kalmış. ben de oturduğum yerde öyle kalakaldım bunu duyunca. bak hala gözüm seyiriyor :

    (bkz: vladimir iliç lenin)
    (bkz: lenin olmuş gidiyorsun)
  • 2011'e içinde girmekte olduğum şirin erzincan ilçesi. giriş biraz sancılı ama bakalım gerisi nasıl olacak. gelmişken bir de tanım yapalım: erzincanın güney batısında, nispeten ılıman iklime sahip, sayım nüfusu 2600 olan ama belki de 1000 den fazla amerikalı / kanadalı insanın yaşadığı, türkiyenin en büyük 2. altın madenini bünyesinde barındıran, büyük şehirlerde görmediğim kıyaklıkta arazi araçları tarafından caddeleri istila edilmiş, hayatımın ilk park cezasını yediğim ve siyanür kokusuyla tanışmama vesile olmuş melanet yer.
  • doğu ekspresi'nin durduğu istasyonlardan biri olan erzincan'ın ilçesi.
  • türkiye'de işsizlik oranının en düşük olduğu ilçe. eskiden tarım ve hayvancılıkla uğraşan yerli halk artık ilçede faaliyet gösteren altın madeninde ve yapımına başlanan bağıştaş barajı ve hidro elektirik santrali'nde çalışmaktadır. ilçeye çalışmak için dışarıdan gelenlerin sayısı da gün geçtikçe artmaktadır.

    burada yaşayan şavak aşiretinin de ilginç bir hikayesi var. keban barajı sebebiyle toprakları sular altında kalan bu aşiret iliç ilçesinde bulunan çöpler ve sabırlı köylerine yerleşmişler. tabi zamanında devlet yüklü bir de istila parası ödemiş bunlara ama her biri sırayla gazino kapatarak bu parayı bitirmişler. ellerinde kalan son parayla da en iyi bildikleri iş olan hayvancılığa başlamışlar. bir kaç sene öncesine kadar hayvancılığa devam eden bu aşiret şimdi de bulundukları köyde* altın madeni açılmasıyla bir kez daha talih kuşuyla karşılaştılar. daha dün o dağ senin bu dağ benim çobanlık yapan adamlar ( bunlardan biri de akp ilçe başkanı) şimdilerde son model 4x4 araçlarla gezmekte ve köylerinde açılan maden sayesinde zenginliklerine zenginlik katmaktalar. bulundukları köy maden sahası içinde kaldığından maden şirketi* köyde oturan herkes için köye yakın başka bir bölgede dubleks evler yaptı ve köyde toprak üstünde ne varsa (ahırlar da dahil) yüklü bir istimlak parası ödedi. öyle ki bu istimlak sebebiyle iki milyon tl (evet yanlış okumadınız) ödediği aileler var. "bu kadar parayı ne yapıyorlar" diye sorarsanız artık bir önceki seferden ders almış olacaklar ki her biri taşeron şirketler kurmakta ve madenin işlerini yapmaktalar. anlayacağınız zenginleşmeleri gün geçtikçe artıyor. ne yalan söyleyeyim, ilkokulda lisede kışın giyecek montu olmayan sıra arkadaşlarımı şimdilerde 4x4 jipler içinde patron edalarıyla görmek de bana biraz koyuyor.

    ilçede açılan madenden de bahsetmek gerekirse; madeni işleten şirket alacer gold adında kanada menşeili bir şirket. bir çok yerli ortağı var ve bunlardan birinin de çalık holding olduğu biiniyor. ilk zamanlar sadece altın değil uranyum da çıkarılacağı söyleniyordu ama son zamanlarda hiç bahsedilmiyor bundan. yine ilçedekilerin dediklerine göre külçe altın fabrikası da kurulacakmış ve altın ilçede işlenip götürülecekmiş. tabi kara yoluyla götürülemeyeceği için helikopter pisti de yapılacakmış. maden mühendisliğinde okuyan bir arkadaşımın dediğine göre bir altın madeninin açılabilmesi için bir ton toprakta altı gram altın çıkması yeterliymiş. bu madende ise yine ilçedekilerden duyduğuma göre çoğu yerde on gramın üstünde hatta 14 gram çıktığı yerler varmış. bu da bu kadar büyük çapta yatırımın neden yapıldığını açıklıyor sanırım.

    bir de siyanür meselesi var. şu ana kadar ilçede bu konuda bir araştırılma yapılmadı yani zararı var mı yok mu hiç bilmiyoruz. şirketin dediğine göre her şey son derece güvenli ve sürekli denetlenmekteymiş. belki doğrudur ama mesela bir siyanür havuzu yapıldı. bu havuzun havayla birebir temas halinde olması güvenli mi, buharlaşma yoluyla içindeki siyanür havaya karışabilir mi ya da havuzda bir sızıntı olması durumunda neler yapılacak nasıl önlemler alınıyor kimsenin bu konularda bir fikri yok. ilçe halkı da geçimini madenden sağladığı için böyle şeylere hiç kulak asmıyor. zaten en küçük bir ses çıkaranı da hemen kendi tarafına çekmeye çalışıyorlar. şikayet etmek için de kimse yok zira kaymakamdan belediye başkanına herkes madenin çalışanı gibi davranmaktalar.

    bu kadar şeyden sonra madenin açılması iyi mi oldu kötü mü bilmiyorum. eskide tatillerde gittiğimde hiç bir canlılık göremezdim ilçede. özellikle kış aylarında hayalet kasaba gibi olurdu ilçe. bir bakıma maden canlılık getirdi oraya. artık gençler çalışmak için gurbete gitmiyorlar tam tersi gurbettekiler ilçeye dönmeye başladılar. bu yönleriyle çok katkısı oldu madenin. ama para her şeyi bozduğu gibi yerli halkı da bozmaya başladı. artık herkes nasıl yaparım da şu maden üzerinden biraz daha para kazanırım derdine düşmüş. düne kadar ahır olarak kullandıkları yerleri ev diye madencilere kiralayanlar mı dersin dersin, şeftalilerim kurudu diye madenden para koparmaya çalışan mı dersin aklına gelebilecek her yolu deneyen adamlar türemiş her yerde. böyle olunca da insan doğal olarak doğup büyüdüğü yerin hatırladığı gibi kalmasını istiyor. tamam eskiden bu kadar fazla 4x4 araba yoktu belki ama yine de insanlar şu anki hallerinden daha mutluydu kesinlikle.
  • şimdilerde bir de baraj gölü olan küçük bir kasaba. aslında ilçe de işte kasaba ayarında bile değil. şimdi burada hes inşaatını bitirip olayı devreye alma aşamasına getiren firma, suyun altında kalacak devlet yollarının yerine yenilerinin inşaatı bitirmedi ve su tutmaya başladı. haliyle de olanlar oldu tabi. halkın bir çok yerle irtibatı saçma sapan yollar üzerinden yapılıyor. ha onlar ses çıkarıyor mu bu duruma? sanırım çıkarmıyorlar. memlekette madenleri var ya. mutlu mesutlar.