şükela:  tümü | bugün
  • ne soguk ne sicak olan, hararet kesmek amacli icildiginde diger iki alternatifinden(bkz: sicak su)(bkz: soguk su) cok daha ba$arili olacak suya halk arasinda hitap $ekli.
  • izmir'den 30 km. uzaklıkta bulunan askeri kamp.
  • izmirden giderken urla kavşağını bir kaç km geçtikten sonra sağa saparak 10-15 dakika
    son derece bozuk bir yoldan ulaşılan ve türk silahlı kuvvetlerinin kamp adı altında işgal etmiş
    olduğu suyu doğal kaynaklardan dolayı ılık olan oldukça şirin bir koy. son yirmi günümü
    kartla ödeme sistemini kurmak için orada geçirdiğimden ötürü her noktasını gezmiş olduğum
    ve eğer gidilirse yeşil ev olarak bilinen ve sadece ege ordu komutanına tahsis edilmiş olan
    tepedeki villanın manzarasına eşlik edilmesini şiddetle tavsiye ettiğim cici bir koy.
  • 1970'de kanadalı bilim adamı george kell tarafından soğuk sudan daha çabuk donduğu kanıtlanmış şey..
  • kilo vermek isteyenlere sabah aç karna içilmesi tavsiye edilendir.
    mideyle ve bağırsakla ilgili sıkıntılarda, haşlanmış patatese eşlik edendir.
    demek ki faydalı birşeydir.
    günlük hayatta hastalanmadan ya da rejimde değilken de tüketilmesi sağlığımız için iyi olabilir.
  • içine sirke veya limon karıştırılıp içildiğinde kilo vermekte sadesinden 10 kaplan gücünde daha başarılı olan nadide eser.
  • yabancı bir ülkedeydik, masada dört kişiydik. yanımda dilimi bilen biri, karşımda da iki mavi gözlü oturuyorduk. dört kişi o öğleden sonra o masada yedik, içtik, bol bol sohbet ettik, random efektli güldük. yılın yüzde yetmişinde olduğu gibi o gün de boğaz ağrısından mustariptim. yemeğin sonuna geldik. karşımdaki mavi gözlüler kahve aldılar, yanımdaki hiçbir şey almadı. bense susamıştım, ılık su istedim. birkaç dakikalık beklemenin ardından masaya geldi. inanamadım, gözlerimi yumdum. korkarak tekrar açtım. porselen fincandaki suyun üstünde tehditkar dumanlar yükseliyordu. fincanı kulbundan tuttum, ağzıma götürdüm, yapamadım, hayal edemeyeceğim kadar sıcaktı. neden su ılık değil de kaynaktı. ülkemde ılık su istediğimde genelde yaklaşık 30 santigrad derece civarında haş iki olar gelirdi. bu bir su değil adeta manto tabakasından kopmuş gelmiş bir misafirdi. nerede yanlış yapmıştım? ya ben demek istediğimi mavişe anlatamamıştım ya da maviş garsona anlatamamıştı. sonuç olarak, deli gibi susamıştım ve elimde ancak çay demlenecek bir su vardı. anlamsız gözlerle fincana baktım. yanında poşet çay, tylol hot gibi yabancı maddeler olmadan ne kadar yavan duruyordu. mavi gözlüler de baktı. yanımdaki de. garson bakıyordu. sanki hepsi cebimden bir şey çıkarıp, bu sıkıcı fincandaki vasıfsız suyu nadide bir içkiye dönüştürmemi bekliyordu. yapamadım. hesabı istedik. su eskisi kadar tehditkar gözükmemeye başladı. yine de elimi sürmedim. hesabı ödedikten bir müddet sonra sıkılıp kalkmaya hazırlanırken, beşimiz yine fincana bakıyorduk. şimdi sadece tütsü dumanı derecesinde tütüyordu. kalktık, kapıya yürürken son bir kez döndüm, orta yaş depresyonuna girip de birden değişen baba gibi süzüyordu beni. inanmayacaksınız ama ılımıştı. el salladım. o da salladı. sessiz bir tıkırtıyla kapıyı kapadım arkamdan. sıkıcı fincan da zaten lavaboya gidecekti.
  • 0'ı soğuk su olarak kabul edelim, 10'u ise sıcak. 2-3 arası bir ılık su kıvamı var ki, su demeye bin şahit lazım. elinizi yıkadığınız şey su değil de başka bir sıvı madde gibi hissediyorsunuz. sadece bana mı oluyor ki bu. o kıvamda bir suyu içsen içemezsin, banyo yapamazsın, elini yıkayamazsın. gece gece anlatamadım ama rahatsız edici bir ılık su kıvamı bu bahsettiğim.
  • şu mantıkla sağlıklı olduğu iddia edilen su : " yağlı bir tavayı soğuk suda yıkamaya çalısın. yağlar donar ve yapışır. ama ayni tavayı sıcak suda yıkarsanız, yağı çözer ve uzaklaştırır. bedenimiz yağları içerir. sıcak su sistemimizi temizler."

    yani sağlıklıdır eyvallah da bu nasıl argüman bitkici kardeş.