şükela:  tümü | bugün
  • kendini bilmenin, gerçek bilginin kitabı gönüllerde yazılır diyen yunus emre'nin sözleri*

    ilim ilim bilmektir
    ilim kendin bilmektir
    sen kendini bilmezsen
    ya nice okumaktır

    okumaktan mana ne,
    kisi hakk'ı bilmektir
    çün* okudun bilmezsin
    ha bir kuru emektir

    okudum bildim deme
    çok taat kıldım deme
    eri* hak bilmez isen
    abes yere yelmektir

    dört kitabin ma'nisi
    tamamdır bir elifte
    sen elif'i bilmezsin
    bu nice okumaktır?

    yigirmi dokuz* hece
    okursun uçtan uca
    sen elif dersin hoca,
    manası ne demektir?

    yunus emre der hoca
    gerekse var bin hacca
    hepisinden iyice
    bir gönüle girmektir
  • yunus emre'nin şahsiyet isimli şiirinin yaygın olarak bilinen adıdır.
  • en güzel yavuz top söyler http://youtu.be/7tq-krh0zv4
  • (bkz: farkındalık)
    .
  • yunus emre nin gunumuz dunyasina attigi diss
  • ilim kendin bilmektir. (tamamlayın)
  • ilim ilmi bilmektir,
    ilim kendini bilmektir,
    sen kendini bilmez isen,
    bu nice okumaktır?

    okumaktan mana ne?
    kişi hakkı bilmektir.
    sen okuduğunu bilmez isen,
    ha bir kuru emektir...

    yûnus emre

    ***

    ilim ilmi bilmektir › epistemoloji* (epístâmai + lóg +ia, epi+, static, lógos)

    ilim kendini bilmektir › ontoloji (ónt-o-lóg-ia)

    okumak › kıraat (ikra, kur’ân [okuma]), kelâm, lógos, idrak, kudret, ölçebilirlik, unsurlar arası ilişki/bağ kurma kabiliyeti (rûhun madde kâinatındaki toplayıcılık, kuruculuk ve idarecilik kudreti)

    hakkı bilmek › aslî icaplara (kadîm -sembolik- tâbirle allâh’ın cemâline [tâmlığına, bütünlüğüne, eksiksizliğine, kusursuzluğuna, güzelliğine], ilâhî nûrlara) intibak edebilecek (uyumlanabilecek, adapte olabilecek, hemâhenk olabilecek) kudrete/enerji-ışıma seviyesine/idrak genişliğine ermek

    okuduğunu bilmemek › idrakin yeterince genişlememesi / şümul (kapsam) kazanmaması, -rûhun- kudret noksanlığı (ki bu noksanlığı gidermek için [telâfî-i taksîrat] dünyâda bedenlenir, yeni deneyimler elde ederek inkişaf ederiz [aslî icaplara intibak edebilecek kudrete erişene dek])

    _______________
    p.s. / ilâve / lâhika:

    kavramsal teferruat için bkz.: ilâhî nizam ve kâinat/#67444035 (dünyânın yaklaşan devre sonuna yönelik olup, insanlığın -insan hâlindeyken- erişebileceği son realite bilgileridir)

    ayrıca bkz.: https://www.facebook.com/…ermalink/1959471927453844
  • insan olmaya dair:

    kişilerle ilişkilerimde, olmadığım bir şeymiş gibi davranmanın, uzun vadede, faydasız olduğunu gördüm; başkalarıyla kurduğum ilişkilerde bir maskenin ardına saklanmak; içinde bambaşka hissederken dışarıdan başka türlü görünmek faydalı ya da etkin olmuyor.

    kendimi, kendimi kabullenerek dinlediğimde ve kendim olabildiğimde daha başarılı oluyorum. böylece belli zamanlarda ne hissettiğimi biliyor, dilediğimde nasıl hareket etmek istiyorsam öyle hareket eden ve hiç şüphesiz kusurlu bir kişi olduğumu kabul etmem daha da kolaylaşıyor. ne olduğumuzu adamakıllı kabul edinceye dek değişemeyiz, olduğumuzdan öteye gidemeyiz. değişim ise kabul etmenin ardından hiç fark ettirmeden geliveriyor.

    bir diğer kişiyi anlamak için kendime izin verebilmemin muazzam bir değer taşıdığını gördüm. başka insanlardan duyduğumuz açıklamalara gösterdiğimiz ilk tepki, anlamaktan ziyade, hızlı bir değerlendirme veya yargıdır. o kişinin ifadesinin onun için ne anlama geldiğini anlamak için kendimize izin verdiğimiz pek enderdir ki nedeni bir başkasını anlamanın riskli olmasında yatıyor. çünkü anladığım şeyle birlikte ben de değişebilirim diye düşünülebilir insan ve hepimiz değişmekten korkarız.

    başkalarının duygularını, özel dünyalarını kendi algıladıkları şekilde bana iletebileceği kanallar açmanın zenginleştirici bir deneyim olduğunu gördüm. çünkü anlamak bize yeni bir şeyler kazandırır; başkalarıyla benim aramdaki engelleri kaldırmak istiyorum ki, isterlerse onlar da bana kendilerini olabildiğince açabilsinler.
    karşımdaki insanı kabul edebilmemin bana son derece büyük katkısı olduğunu gördüm. bir insanı ve duyguların/gerçekten kabul etmenin, tıpkı anlamakta olduğu gibi, kesinlikle zor bir şey olduğunu gördüm. ne var ki her insan kendinden menkul bir adadır, hem de en gerçek anlamıyla. ve ancak kendisi olmayı isterse ve kendisi olmaya izin verirse diğer adalarla kendisi arasında bir köprü kurabilir.

    kendimdeki ve başka bir insandaki gerçekliklere kendimi ne kadar çok açabilirsem, “bir şeyleri düzeltme” telaşına o kadar az kapılıyorum. kendimi dinlemeye ve içimde olan biteni yaşamaya ne kadar çok çalışırsam ve aynı dinleme tavrını bir başkası için de ne kadar uygulayabilirsem, yaşamın karmaşıklığına o kadar çok saygı duyuyorum. böylece bir şeyleri düzeltme, hedef koyma, insanları kalıplara sokma ve yönlendirme arzusunu o kadar az hissediyorum.

    deneyimlerime güvenebilirim; değerli ya da yapmaya değermiş gibi görünen her faaliyet gerçekten de yapmaya değerdir. demem o ki, herhangi bir durumda bir bütün olarak sezgilerimin, zekâmdan daha güvenilir olduğunu öğrendim. giderilmesi çok keyif veren merak, bu konuda her zaman beni harekete geçiren şey oldu. yeni karşılaşmaların öğrenme denen şey olduğunu ve sancılı bile olsa, yaşamı anlamanın daha memnun edici ve daha doğru bir yolu olduğunu fark ettim. bu süreçte öğrendiğim gerçekler de dostum oldu.

    en kişisel olan ne varsa en genel olan da odur. her birimizin içinde yer alan en kişisel ve en nevi şahsına münhasır görünen şeylerin, paylaşıldığı ya da ifade edildikleri takdirde, başkalarının en derinlerine hitap eden unsurun ta kendisi olabileceğini fark ettim.

    insanlar temelde olumlu bir doğrultuya sahipler. onların anlattıkları duygulan hassas bir şekilde anladığımda; olumlu, yapıcı, kendini gerçekleştirmeye, olgunlaşmaya, sosyalleşmeye doğru ilerlemeye eğilimli olduklarını, hayatla buluştukları hatalı cephelerden çıkmaya eğilim gösterdiklerini ve ileriye doğru bir çizgide yürümek istediklerini görüyorum.

    ve en önemlisi belki de yaşam, en iyi durumunda bile, akıp giden ve içinde hiçbir şeyin sabit kalmadığı bir değişim sürecidir. insan bunu tecrübe ederken hem büyüleniyor hem de biraz ürküyor. bu oluş sürecinin zengin ve son derece olumlu sonuçlar getirdiğine tanık olabilmek için ise insanın biraz kendine zaman vermesi gerekiyor.