şükela:  tümü | bugün
  • suzgec anlamında yunanca kökenli sözcük
  • kökenini bilemem ama memleketimde(söke) (bkz: kevgir) anlaminda söylenen,ne alaka dedirten sözcük.
  • sicakligindan ya da soguklugundan sikayetci olunan nesne kastedilerek "ilik hale getir" anlaminda kullanilabilecek emir.
  • tel suzgec ya da kevgirden farkli anlamda kullanildigi yerlerde (bazen sadece) tabani delikli sig metal (genellikle aluminyum) tabakimsi suzme gereci manasinda kullanilan kelime. (ilistir)
  • her yeni evli çiftin evinin olmazsa olmazı olan makarna süzgeci.
    yani sanırım öyle, ben makarna süzgeci diye arattım, karşıma çıkan bu oldu.
  • "kökler"

    evliliğimizin ilk aylarındaydık. mutfakta, eşime, ilistiri verir misin dediğim zaman, anlamayıp, yüzüme bakıp, o ne ki demişti. ben de makarna ya da bakliyat süzmeye yarayan bir nev-i süzgeç diyerek açıklamıştım. bana o senin uydurman böyle bir kelime yok diyerek benimle dalga geçmişti. o zamanlar etrafımızdaki arkadaşlara sormuş ve cevabını bulamamıştık. kimsenin bilmediğini görünce eşim mutluluktan dört köşe olmuştu, ve hatta bu kelime için benim uydurmam olduğunu iddia bile etmişti. ben de, o zamanlar yeni karşılaştığımız her kişiye ilistiri sorup, cevap arıyordum ki uydurma olmadığını göstereyim diye, çünkü bizim evde, bizim yörede herkes bunu ilistir diye bilir.

    aradan bir süre geçti biz ilistiri bilen hiç kimse ile karşılaşmadık bu dönemde, neredeyse aradan bir yıl geçti. taaa ki erbay amca ile görüşünceye kadar bu ilistir meselesi hep böyle devam etti, benim uydurma bir kelimem olarak dalga geçildi ve literatüre geçti. rahmetli erbay amca, ısparta gönen kökenli ve dil dağarcığı çok iyi bir olan bir büyüğümüz, sevdiğim bir arkadaşımın da babası aynı zamanda. uzun yıllar türkiye'de çalışmış, sonra yurt dışı görevi ile buralara yerleşmiş ailesi birlikte. kızı da benim en yakın arkadaşım olmuştu o dönemde. bana çok yadım ve rehberlikleri olmuştur. her zaman kalbimin bir köşesi onlara aittir aslında, dostluğa dönüşen bir yakınlık işte. gel zaman git zaman erbay amca ile bir araya geldik bir süre sonra, tanıştık falan, konuşurken benim aklıma geldi ilistir ve hemen sordum. aman allahım aldığım cevap beni aklar nitelikteydi, tam da istediğim cevaptı; şöyle diyordu erbay amca, ilistir gerçek bir kelime olup, ege bölgesinde yaygın olarak kullanılan, süzgeç, kevgir anlamı ile bizim kültürümüzde var olan bir mutfak eşyasıdır diyordu. bu arada ben kasım kasım tabii...çok sağ ol sen erbay amca! uydurma olarak bana atfedilen atfedilen bu dalga olayından sonra, aklanmış, temize çıkmış, ruhumu rahatlamıştım. ayrıca ilistiri daha bir zevkli kullanır ve etrafımdaki kişilere de makarna tarifi ile birlikte ilistiri de zevkle anlatır olmuştum. ehem, ehem...

    edit: bu hikâye 1990’lı yılların başında, yurt dışında iletişimin pek fazla olamadığı ve henüz internetin kullanılmadığı bir dönemde yaşanmıştır. şu anda türk dil kurumu resmi sitesinde ilistir: isim halk ağzında rumca-süzgeç olarak açıklanmaktadır.
  • zannedersem sadece ege bölgesinde bilinen bir kelime bu, makarna süzgeci gibi büyük ağızlı süzgeçler için kullanılıyor genelde ama bu kelimeyi cidden başka yörelerde pek bilen yok. rumca kökenli olduğunu yeni öğreniyorum, ki bu da neden ege'de daha sık kullanıldığını açıklıyor.
  • ege'nin bazı bölgelerinde* "iliştir" olarak kullanıldığına şahit olduğum kelime. kevgir, süzgeç.
  • kevgir, süzgeç demek olan ilistir, demek yunancaymış. hepsi güzel; biz daha garip adlandırmışız; "delik leğen". kula'da pazarda hala ilistir derlermiş.

    (bkz: filistir)