şükela:  tümü | bugün
  • üslup sahibi yönetmenlerce çekilen filmlerdir.
    kendilerine özgü kamera hareketleri, planları, renkleri, takıntılı oldukları objeler , oyuncular vs.vardır çünkü.
    kilidi bozuk kapanmayan kapı varsa bilin ki zeki demirkubuz'dur.
    1970'li ve 1980'li yıllardan bir yeşilçam filmi izliyorsanız ve planların çoğu şaryo ile çekilmişse, kamera sürekli hareket halindeyse bilin ki natuk baytan filmi izliyorsunuz.
    ilk 5 dakikada alfred hitchcock figüran olarak görünüyorsa...
    nuri bilge ceylan filmi ise zaten direkt belli eder kendini.
  • tim burton'un bütün filmleri.

    masalsı.

    hayal gücü kuvvetli ve görselleri şahane.

    türkiye'de ise ezel akay.

    tam bir hikaye anlatıcısı. bunu her filminde görmek mümkün.
  • (bkz: wes anderson)

    sarı renk vurgusu, instagram filtreli gibi retro renkleri, iç mekan çekimlerindeki duvar veya ayrım yokmuş gibi geçişleri ve tabii ki simetri wes anderson'un alametifarikalarındandır. bir de bir wes filminin soundtrack'inin kötü olanına ben henüz rastlamadım.
  • jon favreau'yü görebildiğiniz tüm filmlerdir.adam yönettiği filmde oynamadan duramıyor.ha hakkınıda veriyor tabiki rolün o da ayrı konu
  • (bkz: lars von trier)

    hiç hazetmediğim bir 5 dakika sonunda hep bir hüsran.
  • uzun ve absürd bir diyalogla başlıyorsa bilin ki o film tarantino filmidir.
  • coen biraderler'in kara komedi tarzını ve kendilerine özgü espri anlayışını 5 dakkanın da altında farkedecek önemli bir kitle var.
  • sadece rengiyle woody allen filmlerini tanıyabilirsiniz. müzik, kamera hareketleri vs. eklenince yaklaşık iki dakika sonra "ahanda woody allen" diyeceksiniz.

    stanley kubrick filmlerini anlarsınız ama bunun için ilk yarım saati çok dikkatli izlemeniz gerekir. her sahne için müthiş bir geometri vardır. biraz da sinema dilinden anlamanız gerekir tabii bunun için.

    her ne kadar avrupa'da çok fazla taklitçisi olsa da michael haneke filmlerini anlamakta güçlük çekmezsiniz. sadece oyuncuların mimiklerinden ve kameranın ağırlığından bile çözebilirsiniz.

    wes anderson'ın filmlerini anlamayan türk dizilerine yönelsin.

    martin scorsese filmlerinin ritmi yönetmenin ritmiyle eşdeğerdir. bunu taklit etmek imkansız olduğundan hemen anlarsınız.

    jim jarmusch filmlerinin sıkı bir takipçisi olarak ilk on dakikada onun filmi olup olmadığını anlarım. bu biraz da bana özgü olabilir, iyi takipçisi olanlar kolay anlar.

    david cronenberg filmlerinin eski dönem filmlerini hemen anlarsınız. edebi ve sert bir yönü vardır. son dönem piyasa filmlerinde kendinden oldukça fazla ödün verse de sevenleri hemen anlar.