şükela:  tümü | bugün
  • ilk bakışta aşk

    eminler,
    ansızın beliriveren bir duygunun onları birleştirdiğinden.
    bir güzelliği var bilmenin,
    ama belirsizlik daha güzel.

    birbirlerini önceden tanımadıklarına göre,
    aralarında hiçbir şey geçmediğini sanıyorlar.
    ama ne derdi: sokaklar, merdivenler ve koridorlar
    kaç zamandır karşılıklı geçmiş olabilecekleri yerler?

    onlara sormak isterim,
    hatırlamıyor musunuz?
    döner kapıda
    bir yüz yüze geliş
    kalabalıkta duyulan bir 'affedersiniz'
    telefonda 'yanlış numara'
    - ama cevaplarını biliyorum.
    hayır, hatırlamıyorlar.

    çok şaşırırlardı
    uzun zamandır
    onlarla oynadığına tesadüflerin.

    tam hazır değil
    onların kaderi olmaya,
    kâh birleştirip ayırıp
    yollarını kesiyor,
    ve yutkunarak kıkırdanmasını
    bir kenara kaçıyor.

    işaretler vardı, ipuçları,
    ne yapalım anlaşılamazdıysalar?
    belki üç yıl önceydi
    ya da geçtiğimiz salı
    bir yaprak uçuşmadı mı
    koldan kola?
    düşürülüp kaybolan bir şey yerden alındı.
    kimbilir belki de bir toptu
    çocukluğun sarmaşıklarında?

    kapı tokmakları ve ziller vardı,
    dokunuşların dediği.
    yan yana bavullar bagaj yerinde.
    belki de bir gece aynı rüya
    uyanırken belirsizleşen.

    her başlangıç, eninde sonunda
    önce olanların devamı,
    ve olayların kitabı
    hep ortasından açık.

    wislawa szymborska (nobel edebiyat ödülü, l996) (lehçeden ingilizceye çeviren joanna trzeciak. türkçe çeviri g. vassaf, 200l)
  • bakışlara çarpılmaktır. kişi aşık olmaya niyetli değilse asla o ilk bakış aşka dönüşemez.
  • tek aşk çeşidi buymuş gibi gelir bana. zaman içinde, tanıdıkça, kaynaştıkça, duyguların gelişerekten aşka dönüşeceği nedense aklıma yatmaz. ilk bakış, aşkın bütün işaretlerini, özetini içinde taşır, kanaatimce.

    yine de büyük konuşmuş olmayayım.
  • akbankın bir zamanlardaki reklam kampanyasıdır
  • sözlük camiasında "ilk entryde aşk" olarak da bilinir.