şükela:  tümü | bugün
  • bilgisayar dunyasiyla olmasa bile, internetten muzik indirmek dunyasiyla yeni tani$ilmi$tir, olayin etik boyutu du$unulmeden girilmi$tir bir siteye, bisuru terms of agreement okunduktan sonra en nihayet download linki gorulur. tikladiginiz zaman download suresi, server, cart curt gibi bi suru bilgiden sonra yine bi download gorursunuz. artik tamamdir, heyecanini doruguna ula$ilmitir. downloada yeniden tiklanir. progress ekrani yava$ yava$ ilerlemeye ba$lar, yuzde 1, yuzde 3, yuzde 8...tabii her ilerleyi$te kalp daha hizli atar (ozellikle getright gibi bi program yoksa) "baglanti kesilmez, elektrikler gitmez, a$iri isinmadan dolayi reset olmaz in$allah tuh tuh tuh" dualari arasinda bir de bakilir ki "download complete" iletisi gorulur ekranda.. (genellikle zip dosyasi olarak indirilirse dekompresize edilir tabi) genellikle he bilgisayarda olan winamp acilir... veee i$te ilk mp3unuz hazirdir, dunyalar sizindir... nirvanadan smells like teen spiritin bomba gibi introsunu bekler iken bir org sesi duyulur. aman tanrim bu da nedir! megerse siteden tek bir orgla calinan smells like teen spirit indirilenilebilirdir. tam dumur olunur, duruma gore bilgisayar tekmelenir, duvara kafa atilir vb...
  • ilk defa calistirilan bilgisayar kokusu gibi bir etki birakan durum. ilerleyen zamanda playlistlerimiz carsaf gibi oldu ama o ilk goz agrisi sarkilari unutur muyuz hic?
  • warren g ve sissel'den prince igor.
  • eger gercekten ilk mp3 dinleyenlerden biriyseniz, arkadas cevrenizde oncu olmanizada yol acar. 1996/97' de staj amaci ile bulundugum sirketteki arkadasin* dos' ta kendi elleri ile sikistirdigi alice cooper beyefendinin simdi adini hatirlayamadigim bir parcasiydi ilk dinledigim mp3. cok gecmedi 1 ay sonra arkadas cevremdeki herkesin audio cd' lerin toplamaya basladim. sonra...
  • daha 14.4k falan dönemi, yamulmuyorsam benim bilgisayarım 28.8k modem vardı, ama öyle pek bir boka yaramıyordu. yine de etraftan duyuyorduk, mp3 diye bir format çıkmış, bir cd'nin içine yüzlerce şarkı sığıyormuş falan. günlerden bir gün konur sokak'taki seyyar satıcılardan birine beatlesın tüm eserleri cd'si görülür. alınır, heyecanla eve gelinir. bilgisayara takılır, o yıllarda satılan mp3 cd'lerin hepsinde olduğu gibi, içinden çıkan oynatıcı kurulur, yine yanlış hatırlamıyorsam, yarı rusça, yarı ingilizce bir tuhaf menüsü vardır cd'nin. sonra gelsin strawberry fields forever gitsin yellow submarine falan. o cd yıllarca, ankara'daki bir öğrenci evinin duvarlarını çınlatır, beatles'in şarkılarının hepsi ezberlenir, sonra sıkılınır bir daha dinlenmez falan ama, arada bir dile takılan beatles şarkılarının müsebbibidir.

    "... the long and winding road,
    ..."
  • cuta nusa - birol topaloğlu

    hala dün gibi aklımdadır ilk dinlediğim an. nerden baksan 10 seneden fazla oldu belki de. bu parça, büyük bir ilgi duyduğum bu müzik türünün pena'sıdır benim gözümde.
  • tam ilk değil ama ilk gibi yeri vardır... (bkz: sezai abi)
    hala etkisindeyiz.
  • sikseler hatırlayamam.