şükela:  tümü | bugün
  • başka bir ismi var mı bilmiyorum;

    • pantolonun arka sol cebinde olan cüzdanını pantolonun arka sağ cebine elini atıp bulamadığında,
    • lisede isim listesinden öğrenci seçip sözlüye kaldıran öğretmen ismini söylediği anda,
    • izinli / tatilde olduğun pazar sabahı uyanınca saate bakıp "işe geç kaldım" endişesi olduğunda göğüs kafesi etrafında bir "cızz" hissi olur hani...

    işte onunla göz göze geldiğinde; cüzdanını kaybettiğini, sözlüye çağrıldığını, işe geç kaldığını hissediyorsan geçmiş olsun.
  • ilk defa gördüğün birini senelerdir özlediğini anlamaktır.
  • her şeyi çözdüğümü düşündüğüm yıllarda, gençken yani, ilk görüşte aşk hakkında da bir teori geliştirmiştim. şöyle:

    her insanın kafasında bir ideal kız/erkek vardır. anlat deyince anlatacak şekilde değildir bu. daha çok bilinç altında. kendi de tam bilmiyor ne olduğunu. nasıl oluşmuş bilinmez. izlediği filmler, aileden çevreden gördükleri, arkadaşları vs. çizmiş bu resmi.

    işte kişi kafasında kurduğu bu modele uygun birini gerçek hayatta görürse...
    bir anda binlerce nörondan geçen bir impulse...
    ilk görüşte aşk.
  • bu devirde yaşanılabilecek tek aşk türü!..
    zaten ilk bakışta aşık oldunuz oldunuz, olamadınız ikinci bakışta kimin ne mal olduğunu anladığınız için başlamadan bitiyor olay...
  • bir kez daha reddedilme korkusuyla yusuf olup gözlerini kapamak ve "sktr et unut" demek..
  • bunun dışında bir aşık olma şekli yoktur. sonradan / tanıdıkça aşık olunmaz, sevilir, saygı duyulur, evlenmek istenir, uygun bulunur vs. vs. . . .

    tanıştıktan 45 sn. içinde aşk durumu; "aa çoook tatlııı" veya "eh fena değil" bulma yada "bu ne yaaa!" fikrine sahip olma şeklinde oluşur, belirlenir.

    pek çok insanın aşık olup peşinde süründüğü tip, hiç de --onunla tanışmadan önce-- "hayalimdeki sevgili modeli" diye saydığı listedeki özellikleri barındıran biri değildir.

    insan aşık olacağı insanın nası biri olacağını anca kabaca bilebilir... gitar mı çalacak, motoru mu olacak, sörf yapmayı bilecek mi imkan yok önceden kestiremezsin.

    o idealize tipi anca arar - bulur (denk gelir) evlenirsin... sonra da gerçekten seni kendine aşık etme potansiyelindeki insana da sabah çocukları okula bırakırken, kırmızı ışıkta yanında duran arabanın içinde otururken melül melül bakarsın.
  • -ilk görüşte aşka inanır mısın meltem?
    -ah... evet!
    -az sağa kaysana madem...

    (bkz: yiğit özgür)
  • o andaki düşünceler:
    ....... kim bu, nereden tanıyorum, yok daha önce hiç görmedim... ama tanıyorum bu bakışları biliyorum, yok daha önce hiç hiç... nefesim, nefesimi düzeltmeliyim, derin bir nefes ve geçecek bu titreme....... kulaklarımda atıyor kalbim, başkaları da duyuyordur, rezil oldum..... yüzüm yanıyor, aaaa kızardım mı ne.... ne biçim çıkıyor sesim, nefes nefes almalıyım, derin nefes..... bu o, o, kendimden çok tanıdığım, bildiğim, istediğim, hep özlediğim, o işte o..... daha ne kadar durabilirim ayakta, dizlerim kesiliyor, başımın içinde karıncalar var..... nefesim, şşşşşş sakinim ben sakinim, rahat almam lazım nefesimi... sesim titriyor galiba.... ne demek o, ne demek, hayır bu o değil, olamaz zaten.... olamaz, bi kere çirkin bu, tanımıyorum zaten, benim hayalimdeki o değil ki..... gözlerim yaşarıyor simdi de.... havasız kaldım, nefes..... ellerim, ellerimi kavuşturursam titremesi görülmez.... tamam bitti işte, bitiyor, bitmesi lazım artık.... saçma bu saçma.... tanrım, bu bakış... eriyorum.......................... yok yok havasız kaldım ben, beynim saçmalıyor artık.... derin bi nefes alabilsem......
  • görürsün. gördüğün anda ayak parmak uçlarından başlayan sıcaklık yavaş yavaş bütün vücuduna yayılır. öylece kalırsın. sonra tanışırsın. sesin o kadar yabancı gelir ki kendine, söylediklerin senin cümlelerin değilmiş gibi gelir. ona ilk dokunduğun anda, o güne kadar boşuna yaşadığını anlarsın.

    sonra evlenirsin onunla!

    televizyon karşısında pineklersiniz birlikte!

    ilk ya da herhangi bir bakış fark etmiyor. varacağı nokta televizyonun karşısındaki kanepe oluyor galiba!
  • 13 eylül 2004 pazartesi günü saat 11:00 sularında başıma gelmişti. aslında ilk görüş değil, ikinci görüştür. ilkinde kafamı çevirip lan ben bu kızı daha önce neden görmedim diye düşünmüştüm bir anlık, hemen kafayı çevirip yeniden baktım.

    tabii artık nasıl bakmış isem göz göze geldim. ve dedim ki hayat ne güzel lan.