şükela:  tümü | bugün
  • mahkemedeki sihirli cümlenin anama sövdü olduğunu unutmayın.

    niye vurdun? anama sövdü
    niye kaçırdın? anama sövdü
    niye tecavüz ettin? anama sövdü
    niye park halindeki araca çarptın? anama sövdü
    niye vergi kaçırdın? anama sövdü
  • eğer size nasıl davranacağınızı ve nasıl konuşacağınızı izah eden bir avukat varsa, lütfen, allah peygamber aşkına, karmanın selameti için, ulu manitu'nun yüzü suyu hürmetine, dört kapı kırık makam on iki imam hatırına, ne olur onun dediğini yapın.

    lütfen.
  • türkiye'deki mahkemeler, hakimle avukatlar arasında oynanan bir tiyatro olduğundan birşey yapmanıza gerek yoktur. öylece durun.
  • vatan bilgisayarı tüketici mahkemesine vermiştim. her şey çok netti. hakim soracak ve ben herşeyi anlatacaktım. heyecan ve benzeri durumlardan dolayı söyleyeceğim şeyleri unutmamak için akşamdan çalışma yaptım, kağıda yazdım, filmlerdeki sahneler aklıma gelmişti çünkü, hata yapmamalıydım, bana gelen kağıtta 3 avukat ismi vardı. profesyonellere karşı tek başıma kalacaktım...

    hakime: üç avukatın adını okudu. duruşmadaki avukat bunlardan biri değildi. peki siz kimsiniz, yetki belgeniz var mı, diye sordu.
    4.avukat: yok, dedi.

    hakime ilk önce 4. avukata sordu: uzlaşmak istiyor musunuz?
    4.avukat: yok, dedi.

    hakim bana sordu: uzlaşmak istiyor musunuz?
    nihayet konuşma sırası bana gelmişti... heyecanlıydım, ama haklı olmanın gururuyla her şeyi anlatacaktım.
    ben: hakime hanım ben....
    hakime hanım: uzatmayın, soruya cevap verin, gibi bir şeyler söyledi tam hatırlamıyorum. ben böyle planlamamıştım. kendimi saftirik hissettiğimi, ne bekliyordunki! gibisinden bir şeyler düşündüğümü hatırlıyorum...
    ben: ben de uzlaşmak istemiyorum, dedim.

    hakime hanım: avukatın bir sonraki duruşmaya yetki belgesini getirmesine ve bir sonraki duruşmanın mahkemedeki yoğunluk sebebiyle 2 ay sonra olan bir güne ertelenmesine karar verildi, dedi.

    aşağı yukarı mahkemede olanlar bunlar. çok beklentiye girmeyin. bir buçuk yıl sürdü. toplamda 5 duruşma. çok çalışmıştım oysa ilk duruşmada işi bitirecektim.

    ekleme: mahkeme sonucunu ve yaşadığım süreci soran yazarlar için bir şeyler daha yazayım.
    mavi ekran hatası sebebiyle vermiştim diz üstü bilgisayarımı, 30 iş günü geçmesine rağmen yapılmamıştı, hatta yapılmamış şekilde bana geri vermeye çalıştılar. mahkemeye vereceğim dedim, verin dediler.

    tarihlerden tam emin değilim bakmam lazım, mart 2014'te ilk duruşma oldu, 2015 haziran ayında bitti...

    1680 tl bilgisayar + 300 tl dördüncü duruşmada yatırdığım bilirkişi parasının davacıya verilmesi kararı çıktı. ilk yatırdığım 110 tl için bir açıklama yapılarak tarafıma verilmedi.

    kazanmıştım. ne yapacağım diye mahkeme kalemine sorduğumda 15 gün sonra direkt firmadan veya icra yoluyla alabilirsiniz dedi... 1680 tl nin aradan geçen zamana göre faizi ile 3000 tl olmasını falan bekliyordum. internetten böyle hesaplamalar yapan sitelerde sadece 60 70 tl lik bir yasal faiz hesapladım. bir kez daha hayal kırıklığına uğramıştım! içine ederim böyle işin diyerek avcılar vatan bilgisayara mahkeme kağıdını gösterdim, onların da sistemine karar gelmiş. 1680 tl + 300 tl' mi aldım. icraya vermeyle uğraşmadım. belki yüz iki yüz tl fazla alırdım.
    soranlar için son eklemem, bilgisayar tarafıma verilmedi.
  • •öncelikle, panik olmayın. bir şekilde katılmış olduğunuz o duruşma, sizin için ilk olsa da duruşmaya katılan diğer insanlar(hakim, avukat, zabıt katibi vs.) için çok sıradan bir şey. dolayısıyla o insanlar, sizin gibi stresli olmayacak. siz de olmayın.

    •tutup da duruşma düzenini bozmaz, sağa sola hakaret etmezseniz başınıza bir şey gelmez. korkmayın.

    •size söz hakkı verildiğinde konuşmak ve konuşan kişinin-kim olursa olsun- sözünü kesmemek, oldukça önemli.

    •davacı, davalı, müşteki, sanık ya da tanık olmanız hiç fark etmez. hangi sıfatla olursa olsun mutlaka hakime bakarak konuşun. tanık iseniz bu duruma, daha da çok özen gösterin.

    •karşı tarafı ya da tanığı dinlerken kaşınızı gözünüzü oynatmayın, öfleyip püflemeyin. gerçekten dikkat dağıtıcı ve duruşma düzenine yakışmayan bu hareketler yüzünden, en anlayışlı hakimden bile azar işitebilirsiniz.

    •tanıklık yapacaksanız sorulan soruları karşılayacak yanıtlar vermeye çalışın. somut ifadelerle konuşursanız sizin için de, hakim için de daha kolay olur. örneğin: “birbirlerine hakaret ettiklerini duydum.” yerine, “a’nın b’ye “...” dediğini duydum.” derseniz ne hakim laf anlatmaya çalışır, ne de siz gerilip stres olursunuz. yine de hakimin sorduğunu o anki ruh haliniz nedeniyle kavrayamıyorsanız heyecanlı olduğunuzu hakime söyleyin. çok insanlıktan çıkmış biri olmadıkça anlayış gösterecek ve biraz sakinleşmeniz için bekleyecektir.

    *hukuk mahkemesinde tarafsanız ve ön inceleme duruşmasıysa dilekçenizde anlattığınız olayları, anlaşılır şekilde özetleyin. bazen davanız/savunmanız, en iyi bu şekilde anlaşılır.

    *kılık kıyafetinize abartılı bir özen göstermeyin. tabi ki at hırsızı gibi olmayın; ama takım elbise muhabbetine de girmeyin. sanılanın aksine; çoğu zaman iyi bir izlenim değil, suçluymuş da yaranmaya çalışıyormuş izlenimi uyandırır.
  • saatinize veya çıkış kapısına dönüp bakmayın hakim sizin yalan söylediğinizi düşünüyor. gerginliğinizi fark edip daha da üstünüze geliyor.

    yıllar önce bir arkadaşımla erciyes'e kayak yapmaya gittik ve park yeri yüzünden bizim oğlan jandarmaya ileri geri derken küfür etti,yazılan cezayı yırttı filan derken olay iyice büyüdü. jet hızıyla 5-6 otomatik tüfekli asker gelip bizi karakola götürdü. hoop nezarethanedeyiz. ifadeler alındı ,tutanaklar imzalandı ,benden şikayetçi olmadılar ama ben arkadaşa şahit olmayı kabul ettim. çıktığımızda akşam olmuştu , arkadaşa " amına koyum senin alttan alsan olmaz mıydı hem mahkemeye çıkacağız hemde hafta sonu yarak gibi oldu bla... bla..." dedim. bu yavşak " bir şey olmaz oğlum giderken saatini götürme bir de ne söylersen söyle çıkış kapısına asla bakma yeter. hakim verse verse para cezası verir. bu yüzden ben gelmeyeceğim bilesin."

    mahkeme günü:

    ben bir giyinmişim ki görmeyin beni ,sanki kız istemeye gitmişiz de elimde bir çiçek-şeker kombinasyonu eksik. ifade sırası bana geldi aklımda sadece "kapıya bakma... kapıya bakma..." düşüncesi. hakim tüm olayı tersten anlattırdı. hassiktir çalışmadığım yerden çıktı içimde şiddetli bir şekilde kapıya bakma isteği gelişti engelleyemiyorum amk ,artık bir kereden bir şey olmaz kafasındayım. hakim bir iki soru daha sorsa "abi valla ben bir şey yapmadım deyip ağlayacağım" o halde gerginim. hakim allah'tan babacan biri çıktıda "bunlar sinkaflı sözler kimin ne dediğini tam bilemeyiz." gibi bir şeyler söyledi.ve dışarı çıkabileceğimi söyledi.

    ben ise 36 yıl hapis yatmış ve haydarpaşa garından çıkarken hayal ettim kendimi. şener şen'in eşkiya rolüne büründüm,bir miroğlu bir ezel,bir polat alemdar olarak hayal ettim kendimi.gözlerim ramiz dayı'yı aradı.
  • bayan hakime "ablacım bu olayı yanlış anlatıyor" demeyin.
  • ‘ne yapmışım ben adam mı öldürmüşüm, banka mı hortumlamışım’ minvalinde çıkışlar yapmayın.
  • orada bir jüri olacak, siz jürideki kadınları keseceksiniz sanmayın.
    hakimi çok babacan zannetmeyin.
    avukatınız zırt yasasının bilmem ne maddesine göre savunma yapmasın, bir boka yaramaz.
    ağzınızdan çıkan tek cümle "biz suçsusuz hakim bey." olmasın.
    market sahibi delikanlı adam olabilir, "bunlar değildi." diyebilir. ama o ibne taksici "ne bileyim bunlar da olabilir, karanlıktı göremedim." diyebilir.
  • aslında mahkemede hangi sıfatla (tanık,sanık, davalı davacı bla bla) bulunduğunuza göre değişir ama...
    genel hatlarıyla;

    kılık kıyafetinize özen gösterin
    söz verilmeden konuşmayın
    üslubunuza dikkat edin.
    sadece sorulan soruya cevap verin, detay istenmediği sürece boş konuşmayın
    kendinizi, savunma psikolojisi içinde hissetmeyin. bırakın o işi avukatınız yapsın
    boynu bükük küheylan gibi durmayın yemezler
    ihtilaflı durumlarda karşı tarafa sataşmayın.

    eyyorlamam bu kadar..!
hesabın var mı? giriş yap