şükela:  tümü | bugün
511 entry daha
  • yaklaşık 15 senedir uzun yola çıkan biri olarak , (çoğundan bahsedilmiş olsa da) birkaç tavsiye de ben vereyim. (aklıma geldikçe düzenleyeceğim.)

    en başta şunu söyleyeyim. yıllar önce “iyi sürücü sadece kendi arabasını değil, başka arabaları da kullanan sürücüdür.” gibisinden bir laf duymuştum. yani önünde, arkanda, yanında gidenin ne yapacağı ya da yapabileceğini tahmin ederek ona göre davranmak gerekiyor.

    - aracınızın bakımına dikkat edin. yıllar önce istanbul’dan izmir’e gitmemizden bir gün önce aracın aküsü bitti. ertesi gün pazar olduğu için hem açık bir tamirci bulamayacaktım, hem de feribot biletleri yanacaktı.
    - ekipmanlarınızın kontrolünü sağlayın. eksik ya da çalışmayan ekipmanlar bir arıza durumunda sıkıntınızı arttırabilir. aracınızda mutlaka ilk yardım çantası, yangın söndürücü haricinde lastik değiştirme kiti ve el feneri olsun. lastik tamir spreyi de lastiğinizde yarık yoksa işe yarayabilir.
    - lastik havalarınızı mutlaka kontrol edin. hatta normalden biraz daha fazla (3-4 birim) hava basmanız yakıt tasarrufu sağlayacaktır. genelde benzin kapağında bu değerler yazar.
    - aracın hangi özelliğinin ne şekilde aktif edildiğini bilmiyorsanız öğrenin. mesela ön cam buğu çözücü nasıl açılır, silecekler nasıl çalışır, uzun far sis farı nasıl açılır vs.
    - kamyon, traktör , motorsiklet gibi araçlar sizin tahmin ettiğinizden çok daha yavaş gidiyor olabilir. uzaktan gördüğünüz bir aracın arkasına varmanız birkaç saniyenizi alabilir. sol şeride geçme imkânınız varsa bu araçları görür görmez geçin, yoksa yavaşlayın. ayrıca küçük şehirlerde bol bol plakasız motorsiklete rastlarsınız ve bunlar hiç tahmin edemeyeceğiniz şeyleri yapabilirler. (kırmızı ışıkta yaya geçidinden karşıya geçmek gibi.) mümkün mertebe uzak durun. aynı yönde gidiyorsanız mümkünse bir sol şeritten geçin. mümkün değilse yanına çok yaklaşmadan geçin. aniden sağa sola geçebileceklerini unutmayın.
    - yoğun akıcı trafikte araçların aniden durabileceğini düşünün ve mutlaka takip mesafesini koruyun. sürekli önünüzdeki araca bakmayın, arada mutlaka mümkün mertebe en ilerideki araca bakın. özellikle kamyonların ya da diğer araçların aniden önünüze kırabileceğini unutmayın.
    - kamyon, tır gibi araçları sollarken mutlaka korna ya da selektör ile uyarın. özellikle yokuş yukarı giderken aniden sollamaya çıkabiliyorlar ve hızları çoğu zaman sizin aracınıza göre çok düşük olabiliyor. hatta eğer sizin yavaşlamanız için yeterince mesafe varsa sizin uyarınıza rağmen sollamaya çıkacaklardır.(çünkü sizin aracınızdan 20 – 30 kat daha ağırlar ve devirden düşerlerse bir daha hızlanmaları çok zor oluyor.) iki kamyonu arka arkaya ve yakın bir mesafede görürseniz geçerken mutlaka uyarın ve her an yavaşlamaya hazır olun.
    - benzinlik vb yerlere girerken hızınızı iyi ayarlayın. sinyalinizi önceden verin, yavaşlayın ve mümkünse hızınız belli bir seviyenin altına düşünce varsa emniyet şeridine, yoksa da geçebildiğiniz kadar sağa geçin. böylece arkanızdan gelen araçlar güvenli bir şekilde sizi geçebilirler. benzinciye girerken hızınız 20 civarında olmalı ki tehlike yaşamamalı ve yaşatmamalısınız.
    - virajlarda, bilinmeyen yollarda hız yapmayın ve hız sınırlamalarına mutlaka uyun. yolları biliyor olsanız bile değişmiş olabilir, çukur ya da başka bir engel olabilir, hatta hayvan ya da insan olabilir. özellikle otoyol çıkışları gibi yerlerde virajın bazen 270 derece olduğunu ya da tekrarlayan s virajlar olabileceğini unutmayın ve hız sınırının da altında sürün.
    - yağışlı havaya denk gelirseniz hızınızı azaltıp, takip mesafenizi arttırın. (fakat trafiği tehlikeye düşürecek şekilde de yavaşlamayın) yola çıkmadan önce sileceklerinizin iyi süpürdüğünden emin olun. eğer yağış araç kullanmanızı engelleyecek seviyede artarsa uygun olan ilk yerde aracınızı durdurun ve yağışın azalmasını bekleyin. gece sürüşlerinde sis farlarınızı açabilirsiniz. sanılanın aksine sağanak yağışlarda sis farı kullanımı yasaldır. ( https://www.sigortam.net/…dogru-sis-fari-kullanimi/ )
    - gece yolculuğunun avantajları ve dezavantajlarını iyice gözden geçirin. sanılanın aksine gündüz yolculuğunda uyku gelme ihtimali (sıcak gibi etkenlerden dolayı) gece yolculuğuna göre daha yüksektir. gece araç trafiği gündüze oranla daha az olup, uzun yol sürücüleri genelde 4 – 6 saatleri arasında uyurlar. ayrıca özellikle gidiş geliş yollarda ilerisi görülmeyen yerlerde karşıdan gelen bir araç olup olmadığını farlardan anlayabilir, aynı şekilde selektör yaparak sizin geldiğinizi belli edebilirsiniz. bu sayede hatalı sollama sebebiyle yaşanacak tehlikeleri azaltırsınız. ancak görüş oranınız gündüz koşullarına göre çok daha kısıtlı olacaktır. bu yüzden yoldaki yaya, hayvan gibi engelleri, çukur ya da taş gibi tehlikeleri farketmeniz çok daha geç olacaktır. şehir içindeki gibi aydınlatma olmadığı için farın aydınlattığı yer hariç etraf zifiri karanlık olacaktır. artılarını eksilerini iyi düşünüp ona göre yola çıkın. eğer gece uykum gelir diyorsanız ya da görüşünüzde sorun oluyorsa asla çıkmayın. akıllı far asistanı olan bir aracınız varsa bunu mutlaka kullanın. (benim aracımda var, gece çok işe yarıyor.) eğer klasik halojen far kullanıyorsanız night breaker tarzı bir ampul kullanın.
    - motor freni nedir, nasıl kullanılır iyice öğrenin. özellikle uzun yokuş aşağı inişlerde devamlı frene basmak sakınca yaratacaktır. bu tarz bir yere gelmeden önce vitesinizi mümkün olduğu kadar düşürün. böylece frenlere daha az yük bindirerek, daha güvenli bir yavaşlama sağlarsınız. devrin 3000 – 3500’lere gelmesi sizi korkutmasın. aynı şekilde yokuş çıkarken de düşük viteste çıkın.
    - özellikle gece yola çıkacaksanız mevsim koşullarını göz önüne alarak, gittiğiniz güzergâhtaki hava koşullarını mutlaka kontrol edin. 2 sene önce 23 nisan’da istanbul’dan antalya’ya giderken saat 06.00 civarında bilecik’te kar yağışına yakalanmış ve havanın eksi derecelere düştüğünü görmüştüm. burdur’u geçtikten sonra 22 derecenin altına inmemişti hava!
    - uyku!!! uykunuzun geldiğini hissettiğiniz an hiç beklemeden mola verin. temiz hava alın, yüzünüzü yıkayın, uyku açan içeceklerden için. hatta yola çıkmadan önce vitamin alın. eğer yavaş kullanıyorsanız ve gideceğiniz yer az kaldıysa, kuralları ve kendi sınırlarınızı geçmeyecek şekilde hızınızı arttırın. 150 ile gidin demiyorum, kendi sınırınızı ve hız sınırını aşmayın asla! yani 80 ile gidiyorsanız 100’e çıkın. devamlı aynı hızlarda gitmek bir rutine bağladığından uykunuzuz gelme ihtimali artacaktır. hızlı kullandığınızda daha çok dikkatinizi vereceğinizden uykunuzun gelme ihtimali azalır. bu da işe yaramıyorsa , gözünüzün kapanmasına izin vermeden bulduğunuz ilk yerde arabayı kenara çekin ve uyuyun. 100 km ile giderken saniyenin 10’da 1’i kadar bir sürede yaklaşık 3 metre gidersiniz. bu da nerdeyse iki şerit eni kadardır! gözünüzün kapanmasına izin vermeyin.
    - hızınıza uygun şeritten gidin. maalesef burada “80 – 90’la orta şeritten gidin” gibisinden yorumlar görüyorum. arkadaşlar bu hem yanlış , hem de yasak! tabiki orta şeritte bu hızla gidilmez demiyorum ama her yol, orta şeritte bu hızla gitmenize uygun değildir. örneğin istanbul – ankara otoyolunda en sağ şeritteki tırlar bile neredeyse 100’le giderler. siz böyle bir yolda 90’la orta şeritten giderseniz, hem trafik akışını yavaşlatır ve tehlikeye sokarsınız, hem de en iyi ihtimalle arkadan gelen araçtan selektör , korna ve küfür yersiniz. bu yüzden hızınız ve trafik koşulları hangi şeritten gitmeye müsaitse o şeritten gidin. “soldan geçsin” diyenlere aldırmayın. sol şeritte sizden ve doğal olarak arkanızda gelen araçtan çok daha hızlı geçen araçlar olabiliyor ve bazen yoğunluktan dolayı sola geçmeniz mümkün olmayabiliyor. en sağdan gitmeniz gerekiyorsa en sağdan gidin. kaldı ki duble yolların çoğu iki şerit olduğu için ister istemez sağdan gideceksiniz. evet sağ tarafta yolun bozuk olma ihtimali daha yüksek ona lafım yok. ama “yok ağır vasıtalar tehlike yaratır, yok otoyola giren çıkan sıkıntı yaratır” diye çekiniyorsanız lütfen yola çıkıp insanların canını ve malını tehlikeye atmayın. bu tehlikeleri aşabilecek kadar araba kullanmayı bilmeniz şart uzun yola çıkmak için.
    - trafik polisliği yapmayın! yani hız sınırı 110 diye sol şeritten gideyim, arkamdaki selektör yapıp beni geçmeye kalksa da izin vermeyeyim, yok efendim emniyet şeridine girilmez, oradan araç geçmek isterse izin vermeyeyim gibi olaylara girmeyin. trafik polisinin kendi bile bunlara ceza vermiyor! çok tehlike arz eden bir durum olursa 155’e haber verin ama kendiniz ceza kesmeye kalkmayın, sizin vazifeniz değil. allah korusun manyağa denk gelirsiniz, hayatınız mahvolur.
    - ani direksiyon hareketlerinden kaçının. mesela gerekiyorsa çukura girin, ama çukurdan kaçmak için aniden direksiyonu kırmayın. aksi taktirde takla atmanız kaçınılmaz olabilir. tehlikeleri ne kadar önce görürseniz, yumuşak direksiyon hareketleri ile kaçmanız o kadar kolay olur.
    - “virajlara gelirken navigasyondan bakın” diyen bir arkadaş olmuş. o tavsiyeyi unutun. acemi bir sürücüyseniz, dikkatinizi yoldan asla ayırmamanız gerekir, hele ki viraj gibi tehlikeli yerlerde. viraj yaklaşımında çok büyük oranda hem uyarı hem de hız sınırı tabelası olur. ayrıca viraja geldiğinizde viraj yol levhası olur. eğer bu levhada birden fazla ok varsa,viraj keskin demektir. viraja girmeden önce hızınızı düşürün. virajın içinde mümkünse frene basmayın. hatta mümkünse hafifçe gaza basmanız, aracınız önden çekişliyse virajı daha iyi almanızı sağlar. virajdan taşmamanız çok önemli. yanınızdaki araçlarla tehlike yaşayabilirsiniz.
    - duble yollarda çok fazla çalışmaya denk gelebilirsiniz. tabelalara dikkat edin. yolun daraldığı taraftaki şeritten uzakta olursanız avantajlı olursunuz. örneğin üç şeritli yol soldan daralıyorsa siz işareti gördüğünüz zaman en sağ şeride girmeye çalışın. çünkü soldan hızlı gelen araçlar sağa kaçacaktır. sağa geçemezseniz panik yapmayın. trafiği tehlikeye atmayacak şekilde yavaşlayın, fren yapmaya hazır olun. soldaki araçlardan hangisinin geçmesine izin vereceğiniz, hangisinin önünde kalacağınızı ayarlayıp ona göre davranın. sağdan daralan yollarda ağır vasıtaların kör noktalarında kalmamaya dikkat edin. iki şeritli yollarda yol çalışması esnasında yol tek şeride inebilir ve bazen karşı yöndeki şeridi kullanmak zorunda kalırsınız. öncelikle karşı şeride geçerken ve kendi yolunuza dönerken zeminde yükselti farkı olması ya da zeminin kötü olması yüksek ihtimaldir. bu sebeple buralardan geçerken hızınızı düşürün. yolun ortasına delinatör koyulmuş olması muhtemeldir. ayrıca sağda solda olan işaretler yüzünden yol daha da daralacaktır. özellikle gece sürüşlerinde bu tehlike yaratır. böyle bir durumda arkadan gelen trafik sizde baskı yaratsa da hızınızı düşürün. gerekirse dörtlülerinizi yakın. gideceğiniz yolun servis yolu olması ve çukurlarla dolu olması ihtimalini unutmayın.
    - trafik ışıklarına gelirken hızınızı düşürün ve her an panik fren yapmaya hazır olun. önünüzde araç yoksa korna ve selektörle ikaz verin. unutmayın ki özellikle küçük yerlerde traktörler, motorsikletler ve yayalar ışık ihlali yapabilirler. bazen ışık yeşilden kırmızıya geçerken duramayacak kadar hızlı gidiyor olabilirsiniz. eğer gerçekten duramayacaksanız mutlaka korna ve selektör ile ikaz verin ve hızınızı düşürmeden geçmeye çalışın. yavaşlamanız ya da durmaya çalışmanız daha büyük tehlike yaratabilir. tabi sağdan soldan gelebilecek araçları görüyorsanız bunu yapın. zaten ışıkları gördüğünüzde yavaşlamışsanız bu sıkıntıları yaşamazsınız. kırmızıda durduktan sonra yeşil yansa da acele etmeyin. sağınıza solunuza iyice baktıktan sonra yavaş yavaş hızlanın. duramayacak kadar hızlı gelen araçlar olabilir.
    ( https://www.youtube.com/watch?v=5lekafrudga )
    - yaya geçitlerine dikkat edin. özellikle motorlar bu geçitleri çok kullanıyor, yavaşlayın ve panik frene hazır olun.
    - gözlük kullanıyorsanız mutlaka gözünüzün derecesine uygun olsun. 4 numara miyopsanız 2 numara gözlükle yola çıkmayın! yanınızda mümkünse yedek gözlüğünüz olsun. araçta mutlaka kaliteli polarize güneş gözlüğü olsun. sarı camlı gözlüklerden edinin. lens kullanımı özellikle gece sürüşlerinde sıkıntı yaratacaktır.
    - ilçe, mahalle, köy ayrımlarında büyük dönel kavşaklarla karşılaşmanız olasıdır. genelde kısa aralıklarla önce 90 , sonrasında 70 , sonrasında da 50 hız sınırı ile karşılaşırsınız. araçların binde 999’u bırakın 50’yi, 90’a bile düşmez. eğer siz hızınızı düşürürseniz sağ şeritten 90’la giden kamyondan selektör yeme ihtimaliniz yüksektir. size kuralları ihlal edin demiyorum ancak pratikte hızınızı kurallara uygun seviyede düşürmeniz sıkıntı yaratacaktır. hızını düşüren araçların yine büyük çoğunluğu ise sağa sola dönecektir. eğer sinyal vermişse dikkatli olun, öndeki araç çok yavaşlayacaktır. kaçabiliyorsanız solundan (sola dönecekse mecburen sağından) kaçın. kaçamıyorsanız yavaşlayın.
    - son olarak demir bükey’in bir sözünü hatırlatmak istiyorum. “hangi ayağınız sizi tehlikeye soktuysa, o ayağınız sizi tehlikeden çıkartır.” yani tehlike anında bazen fren yerine gazı kullanmanız gerekir. ama dikkatli olup tehlikeyi önceden görerek engellemek, tehlikeli bir durumdan kurtulmaktan daha kolaydır.

    kazasız günler diliyorum.