şükela:  tümü | bugün
  • daha önce hiç uzun yola çıkmamışlardan tavsiye almayın.
  • güneş doğarken ve batarken güneşe karşı araba kullanamazsınız. insan doğasına aykırıdır, insan evrimine aykırıdır. hiçbir şey göremezsiniz kör sürüş yaparsınız ve uyku bastırır.
  • klimayı çok sıcak/soğuk açmayın,
    2-3 saatte bir kesinlikle mola verin,
    radyo açık olsun,
    telefonla uğraşmayın..
  • yolun uzunluğuna göre değişir diyerek başlayayım. "50 kilometrelik yol ile 5000 kilometrelik yol arasında ne fark var" diye soranlar olabilir, cevap entrynin devamında.

    kendimden bahsederek başlayayım. özel olarak dünya turuna çıkan kişiler hariç belki de sözlükte tek seferde en uzun mesafeli yolu gitmiş olabilirim. antalya'dan başlayıp rusya'nın novosbirsk şehrine gidiş dönüş uzanan bir yolculuğun üstesinden gelmiştim. türkiye içerisinde gezi düzenleyip belki çok daha fazla kilometre yapmış olanlarınız olabilir, fakat ben antalya'dan hareket ettiğimde hedefim gideceğim yere varmaktı. yani "şurayı göreyim, şurada eğleneyim" gibi bir plan kurmadan çıktım gittim. bu seyahatin benim aracıma +14000 kilometre yazdığını da belirteyim. bu yolculukta kullandığım araç ise 300 bin kilometre civarında 2001 model fiat brava sx olmuştu (bu araç ile ilgili bir entrym var, dileyen okuyabilir #102201070). aylardan ekim, gürcistan'da kazbegi dağlarının geçilmez olduğu bir kış başlangıcında ve çinlilerin yediği yarasa daha doğmamışken kalkıştım bu işe. ayrıntılara girmeden esas konumuza dönelim ve uzun yolda problem yaşamamak için ne gibi önlemler almanız gerektiğini anlatayım.

    öncelikle benim gibi ülkeler arası ya da ülke içinde uzun bir seyahate çıkacaksanız kesinlikle kullanacağınız otomobilin bakımlarının eksiksiz olduğuna emin olmalısınız. yeni bir otomobile sahipseniz bu bakım işinin bazı kısımlarını pas geçebiliriz fakat yaş olarak beş yıldan eski bir otomobilde bu konuya dikkat etmelisiniz. benim gibi otomobil tamircisi değilseniz, en küçük bir problemde başınız ciddi şekilde ağrıyabilir. başka bir ülkede ve dağın başında otomobilin akis kestiğini düşünebiliyor musunuz, ya da triger kayışının kopmasını.. sıcak yatağınızda okumaya hiç benzemiyor inanın bana. dağ başında bir gece yarısı kaldığınızda aradığınız usta o an ne isterse sizde mecbur tamam diyecekseniz. sanayide 100 lira, dağda 1000 lira, işinize gelirse der kapatıverir telefonu. ben gitmeden önce yaz mevsiminden başlayan bir hazırlık sürecine girmiş ve boş vakitlerimde sürekli bir parçasını (arızalı olmasa bile) değiştirmiş, çıkan parçaların yine bakımlarını yapıp bir çantada bagaja atmıştım. arabanın üstünde sıfır akis var ama bagajın içinde çıkan sağlam olanı da var. böyle bir hazırlık. eski bir otomobil ile gitmenin verdiği tedirginlik bana trigerinden contasına, termostattan radyatöre, şanzımanı indirmekten tutun aracın iç yalıtımına kadar olan tüm onarımları yaptırmış, günlerce süren "şöyle olursa ne olur, böyle olursa ne yaparım" gibi detaylı bir çalışma yaptırmıştı.

    kış mevsimi ile yaz mevsimi arasında yanınıza alacak olduğunuz araç gereçler değişiklik gösterse de, hemen hemen aynıdır. aracınızda bulundurmanız gereken ihtiyaçları tek tek yazayım. gidilecek olan mesafe uzadıkça bu listeye eklemeler yapabilir fakat çıkarma yapamazsınız.

    - yangın tüpü
    - ilk yardım çantası
    - basit bir alet çantası
    - tüm ampullerin yedekleri
    - tüm elektrik sigortalarının yedekleri
    - 5 litrelik su
    - el feneri
    - yedek lastik
    - kriko, bijon anahtarı
    - lastik tamir kiti (sprey olanlar)
    - mevsim kış ise kar zinciri
    - üçgen reflektör
    - bir adet battaniye
    - lastikleri mevsime göre seçin ve havalarını tamamlayın
    - silecek suyunu tamamlayıp silecek lastiklerini gözden geçirin
    - fren ve direksiyon hidroliklerini kontrol edin
    - yolculuk süresince aracınızın yakıtı yarım depodan aşağı düşmesin. hatta her fırsatta girin bir petrolde doldurun.
    - aracınızın sigorta ve muayenesinin geçerlilik tarihlerini kontrol edin.
    - gitmeden önce akü durumunu kontrol edin. bir akücüye gidip ölçüm yaptırın.
    - kaliteli bir yol kayıt kamerası alın ve aktif hale getirin.
    - hgs ya da ogs gibi geçiş sistemlerinin bakiyelerini kontrol edin.

    unuttuklarım olabilir fakat ortalama bir hazırlık bu şekilde olmalı uzun yola çıkmadan önce.
    şimdi gelelim vereceğim tavsiyelere.

    dağ bayır giderken sis içerisine girebilirsiniz. artistlik yapayım diye sol şeritten basıp gitmeyin, sağ şeritten görüş mesafesine göre risk almayacağınız bir sürat ile gidin. uzun farları yakmayın görüşü daha kötü hale getirir, kısalar ve sis farlarını açın. dörtlüleri açıp gitmeyin, yol kenarında durursanız dörtlüleri yakın. piyasada satılan sis gözlüğü gibi şeylerden uzak durun ve numaralı gözlük harici başka bir şey kullanmayın. sürekli sis içerisinde gitmek gözlerinizi bir müddet sonra yorar ve en önemlisi algılarınız sapıtmaya başlar, rampa iniyor muyum çıkıyor muyum diye düşünürsünüz. her 15 dakikada bir güvenli bir yerde durup gözlerinizi kapatın ve dinlenin. kış mevsiminde özellikle sisli yollar çok kaygan olabilir, temkinli gidin.

    yolda arabam arıza yaptı diye size el işareti yapan kişilere yardım için durmayın. üzgünüm ama durmayın işte. genelde para istiyorlar bu kişiler. çok acil bir durum var ise polisi ya da jandarmayı arayabilir bu kişiler. yine otostop çeken kişileri aracınıza almamanızı öneririm. otostop çeken kişinin görünüşü de çok önemli bu konuda, durup birkaç soru sorduktan sonra eğer içinize sindiyse alırsınız. fakat unutmayın ki kaçak bir mülteciyi, çantasında uyuşturucu olan bir kuryeyi, birini öldürüp ormana atmış bir katili aracınıza alıyor olabilirsiniz. bu tür durumlarda siz kurtulursunuz fakat tüm seyahatiniz kabusa döner. ayrıca bu yolculuk paylaşım platformlarına da güvenmeyin kesinlikle. gasp edilmeniz ve aracınızın çalınması gibi durumlarla karşılaşabilirsiniz. otobüslerin sürekli kimlik kontrolüne takılması riski olduğundan, hatta bir terör örgütü mensubunu bile aracınıza almış olabilirsiniz.

    yemek, tuvalet ya da alışveriş gibi her türlü ihtiyacınız sebebiyle arabanızı terk ederken kesinlikle kapıları kilitleyip anahtarı yanınıza alın. iki dakikadan bir şey olmaz demeyin, kilitleyin arabanızı. bir yerlerde araç içerisinde uyurken yine kilitleyin kapıyı camı. yeri gelmişken çok sorulan bir soruyu cevaplayayım. araç rölantide çalışırsa kalorifer açık, bir sıkıntı olur mu? hayır olmaz. bilinen kronik bir yağlama problemi yoksa asla olmaz. yağ eksik ya da niteliğini kaybetmiş ise sıkıntı çıkarabilir. dizel ya da benzinli fark etmez, üç beş saatten bir şey olmayacaktır fakat tehlike şudur; egzoz gazının içeri girmesi.. eğer böyle bir durumdan şüpheniz var ise çalıştırmayın. hayır yok ise ön camlar tamamen kapalı ama sirkülasyon açık şekilde aracı çalıştırıp uyuyabilirsiniz.

    uyumanız gerekiyorsa gelişigüzel yol kenarına çekip uyumayın. kalabalık benzin istasyonları, jandarma ya da polis merkezleri önü, hatta rutin kontrol yapan trafik ekiplerinin olduğu yerleri tercih edin. polislere "denetleme bitip giderken beni de uyandırır mısınız" derseniz adamlar giderken sizi kaldırır. şehirler arası yollarda trafik polisleri ve jandarma gerçekten çok yardımcı oluyor. aracınız arıza yaparsa, lastiği patlarsa, benzini biterse arayın yani. onlar birilerini mutlaka yönlendirir ya da gerekirse gelirler. "ben burada kaldım tamirci sabah gelecek" diye ararsanız sizi gelir alırlar ve karakolda sabaha kadar misafir ederler.

    uykunuzun geldiğini anladığınız an hemen durun ve arabadan inin. arabanın etrafında yürüyün, derin nefes alın ve spor hareketleri yapın. ardından arabaya binip ilk benzin istasyonuna çekin ve hemen uyuyun. yok kahveydi, enerji içeceğiydi falan geçiniz efendim. uyuyun. bakın 30 dakika uyusanız bile yeter. ama mutlaka çekin ilk yere ve hemen uyuyun. direksiyonda uyumayan adam bilmez, öyle gözler kapanıp horul horul uyunmuyor. gözler açık, yanınızdaki konuşuyor gayet güzel duyuyorsunuz ve bir bakmışsınız yol kenarından chucky'nin gelini çıkıyor ve çarpmamak için aniden sola kırıyorsunuz :) sonrası malum. direksiyonda uyumayan adamlar yazmış da yazmış başlıkta.

    100 ile gayet güzel gidiyorsunuz ve beş haneli yirmi nüfuslu bir köyün içinden geçerken oraya bir tabela koymuşlar 50 ile gidiniz diye. siz bu kurala uymuyor ve devam ediyorsunuz.. veeee şak! sarı bir ışık kaplıyor her yanı. arkasından e-devletten cezanızı görebilirsiniz. ben bucak'ta bir girdim bunlara, fotoğraf da göndermişler eve :) birde telefonla konuşuyorum koltuğa resmen yatmışım. allah'tan telefonu yazmamışlar :) o sarı ışık patladığı an artık geri dönüşü yok yani. lütfen tüm kurallara uyun.

    uzun yolculuklarda ekonomi yapmak hobi haline gelsin sizde. hatta aracınızın ne kadar yaktığını test etmek için sakin sakin gidebilirsiniz. aldığınız yakıtı hesaplayarak bir sonraki yakıt alımında daha da düşürmeye çalışın kilometre başına yaktığınız miktarı. küçük bir oyun gibi düşünerek aracınız için en ekonomik kullanım tarzını bulabilirsiniz bu şekilde. kimseyle yarışa girmeyin, at arabası gelsin geçsin sizi umurunuzda olmasın. ehliyeti yeni alıp altına şirket arabası çeken tipler selektör yaparak gelir arkadan, hemen atın kendinizi sağa bırakın gitsin. çok gördüm ben direksiyon mili bir tarafına girmiş abi kurtarın beni diye ağlayan. hızlı gitmeyi erkeklik göstergesi olarak gören bir toplumda yaşıyoruz maalesef. siz gezerek ve görerek gidin. en hızlısının mezarda olduğunu unutmayın ve sizi bekleyen insanlara da acıyın bence. bırakın geç geldi desinler ama hiç gelmedi demesinler.

    aracınızı zorlamayın. sakin sakin onun istediği şekilde gidin, agresif kullanım mutlaka bir sorun olarak geri döner. sizin gibi o da yorulacak ve dinlenmeye ihtiyaç duyacaktır. gereksiz atraksiyonlu işlere girmediğiniz sürece eminim ciddi bir problem yaşamazsınız.

    karlı ve buzlu zeminlerde daha dikkatli olmalısınız, yol gidilemeyecek kadar tehlikeli ise çekin bir petrole bekleyin. bu konuda detaylı entrylerim var. şuradan #88887445 okuyabilirsiniz.

    şehirler arası yollarda giderken önünüze şehir içinde olduğundan daha fazla yabani hayvan çıkabilir. bu gerçekten ciddi bir sorundur ve böyle bir durumda yapabileceğiniz tek şeyin sadece ve sadece frene basmak olduğunu unutmayın. asla ve asla direksiyonu sağa sola kırmaya kalkmayın. zemin ıslak ise frene de çok fazla basmayın. evet üzücü bir durum fakat sizin ve ailenizin canı bu konuda daha önemli. süratiniz düşük bile olsa direksiyonu kırmayın, sebebi ise arkadan gelen birinin kaza yapmasına sebep olabilirsiniz. durursa durur, durmazsa yapacak bir şey yok.

    bilmediğiniz yolların virajları keskin, zemini kaygan, gizli buzu çok olabilir. bir yolu bilmiyorsanız yavaş gidin. ayrıca navigasyona güvenip köy yollarına dönmeye kalkmayın, ana yollarda kalın ve o şekilde devam edin. köy ve küçük yerleşim yerlerinden geçerken dikkat edin, bu tür yerlerde üzerinde bir tek lamba olmayan bir traktör önünüzde gidiyor olabilir. ayrıca bu tür yerlerden geçerken, nisan mayıs ayları ve sonrası koyunların gece otatmaya çıkarıldığını unutmayın. karanlık bir yolda sürü aniden karşınıza çıkabilir. kısaca dikkat edin köy çevrelerinden geçerken

    yurt dışına gidiyorsanız eğer sınırı geçtikten sonra tam bir 70'lik teyze gibi kullanın arabayı. tüm kurallara kesinlikle uyun ama kesinlikle! şerit değiştirirken sinyal verin, yaya geçitlerinde durun falan. türkiye gibi değil yani, hart diye geçirirler cezayı.
    çıkmadan önce aracınız için yeşil sigorta, kendiniz için sağlık sigortası yaptırmayı unutmayın. bulgaristan gibi ülkelerden çıkarken sınırda cama yapıştırılan bir şey veriyorlar "vinetka" mı nedir ismi, onu mutlaka alın. bakın sınırlarda problem yaşarsanız türk tırları her yerde, gidin birinin yanına sorun. adamlar binlerce kez geçmiş gitmiş o kapıdan. özel bir gezi için gidiyorsanız ve gün probleminiz yok ise kesinlikle cuma ve cumartesi ve pazar geçmeyin kapıdan, çok bekletiyorlar. ayrıca hristiyanların dini bayram tatillerini mutlaka araştırın, bu dönemlerde işler inanılmaz yavaşlıyor.
    yurt dışında polisle tartışmaya girmeye kalkmayın kesinlikle. bu kesin tavsiyem yani, öpüyorlar direkt. giderken küçük lokumlar alıp götürün hediyelik, polisler durdurursa ikram edersiniz turkish delight diyerek. ben polis her durdurduğu zaman elimde pasaport, ehliyet ve lokumla gidiyordum :)

    yine yurt dışına çıkıp latin alfabesi yerine kiril alfabesi yazılı tabelalara bakıp "bu ne kardeşim ya" dememek için, telefonun görüntülü çevirme özelliğinden yararlanın. inanılmaz işe yarıyor. ayrıca navigasyona güvenmeyip bir de kapsamlı bir karayolları haritası alın elle tutulur gözle görülür. çıkmadan önce telefonunuzun internetini kullanıp türk gsm operatörleri tarafından düdüklenmemek için sınırda hemen bir sim kart alın gittiğiniz ülkenin. ben farklı bir telefonun içine bu sim kartı yerleştirmiş ve araç içinde dağıtıcı olarak kullanmıştım. tablet, pc, telefon hepsi bağlanıyordu.

    ara sıra çekin bir petrole ve yürüyün. açın motor kaputunu bakın yağına suyuna, sigara içiyorsanız yakın bir sigara kahve keyfi yapın şöyle gezin ortalarda. lastik havalarını kontrol edin, eğilin bakın arabanın altına sarkan, kopan, damlayan bir şey var mı diye. farları, sinyalleri vs tüm lambaları kontrol edin. bunlar önemli şeylerdir. yapacağınız küçük kontroller, büyük sorunların önlenmesine yardımcı olur.

    bir arabada mühendis de sizsiniz, kaptan da, tamirci de, muhasebeci de.. uçak değil yani yer hizmeti ayrı, yardımcı pilot ayrı. otobüs değil muavini ya da ikinci şoförü yok. dağ başında siz her şeysiniz.

    mümkün olduğunca gece yolculuklarından kaçının. ben antalya'dan hopa'ya kadar gelmiş, gece sahil kenarında iki bira yuvarlayıp arka koltukta deliksiz uyumuş gitmiştim. gürcistan'ı gündüz geçmek için çünkü. "ya bu da yapılır mı şimdi" demeyin, hayat kısa arkadaşlar. hayallerinizi yaşayın, korkmayın.

    detaylı bilgi için #121627668
  • yaklaşık 600 km'lik bir yolculuğa başlamadan bu başlık dahil olmak üzere pek çok yerden tavsiye aldım. benim için faydalı olduğunu düşündüklerim şu şekilde.
    - mutlaka 2-3 saatte bir dinlenin. (uzun süre hareketsiz kalınca kaslar gerçekten kasılıyor, yorgun hissetmesenizde kaslarınızı hareket ettirmek için mutlaka mola verin. molalardan biri en az 20 dk olsun.)
    - virajlarda hızınızı mutlaka düşürün, direksiyon hakimiyeti açısından 9:15 kuralını uygulayın.
    - yola çıkmadan kara yolları - çalışması yapılan yollar web sitesinden rotanızda yol çalışması var mı kontrol ederek, rotanızı ihtiyaca göre güncelleyin.
    - playlistinizi hazırlayın.
    - yakıt tasarrufu ve yol güvenliğini düşünerek mevsimine göre tekerlerinizi kullanın.
    - bagajınızı çat çut sesler gelmeyecek şekilde düzenleyin, yolda sesler sinirinizi bozabilir.
    - camların temizliğine özen gösterin, yol az kaldı diyerek kirli camlarla yol güvenliğinizi riske atmayın.
    - yola çıkmadan arabanın kontrollerini yaptırın (benim yolculuğum bakıma denk gelmişti, şanslıydım.)
    - uykunuzu iyi almaya çalışın ve önceki gün çok ağır yemekler yemeyin ki rahatsız bir yolculuğunuz olmasın.
  • hazır bayram da yaklaşıyor, çoluk çocuğu toplayıp tatile vs. gitme zamanı gelmişken birkaç tavsiye de ben vereyim.

    şimdi efendim öncelikle yola çıkış tarihinizi planlarken mümkün olduğunca bayram öncelerini tercih etmeye çalışın. örneğin bayramdan 3 hafta öncesi için yola çıkış planı yapın. siz tatilden dönerken millet tatile gidiyor olacağı için rahat bir yolculuk ve tatil yapmış olacaksınız.

    yolculuğunuz sırasında sıcaklık 37-38 dereceleri bulabilir. konfor her zaman öncelikli olmalıdır. bu yüzden klima tabii ki kullanılacak; ama yolculuk boyunca sürekli değil tabii ki. aracınızda 2.5-2.0 motor yoksa sürekli klima açık bir şekilde ve özellikle performanslı kullanımlarda motoru çok yorarsınız. bu yüzden ara sıra klimayı kapatmanız hem cebinize hem de sağlığınız için gayet faydalı olacaktır. klima ayarı ise 23,5-24 derece civarında olması gayet uygundur. yolculuk boyunca 18 dereceye ayarlayıp araç içini buz gibi yapmaya hiç gerek yok. sonra benim niye boğazım kazınıyor, ağrıyor demeyin.

    yola çıkmadan önce planladığınız rotada "şu tabelada yazan köyün ismi de garipmiş." deyip direksiyonu o yöne kırıp biraz rota dışına çıkabilirsiniz. hatta burası da gayet güzelmiş, arabayı bir köşeye çekip fotoğraf çekelim hem de dinleniriz diyebilirsiniz. böyle köy, belde gibi yerlerde arabayı bıraktığınız yere dikkat edin. buraya bizden başka kim gelecek deyip arabayı gördüğünüz ilk boşluğa park etmeyin. o köyde yaşayanlar traktörle tarlalarına gidiyor. sizi 1 saat boyunca arabanızı çekmeniz için bekleyebilirler. zaten köy kısmısı şehir dışından gelenlerden pek hazzetmezler. siz dua edin o traktörle arabanızın üzerinden geçmemiş. arabaya döndüğünüzde selam verip özür dileyin.

    ne kadar plan yaparsanız yapın yüzde yüz bir şekilde o plan gerçekleşmeyecek. o yüzden keyfinize bakın.

    dönüş için salı gününü olmadı pazartesi gününü tercih etmeye çalışın. yollar hafta sonuna göre daha sakin oluyor. dönüş yolunda "1-2 hafta boyunca güldük eğlendik, şimdi rutin hayata geri döneceğiz." düşüncesi akıllara gelip içte bir burukluk yaratabilir. merak etmeyin 1-2 ay sonra belki tekrardan yollara düşeceksiniz hiç belli olmaz. olmadı seneye tekrardan gideceksiniz belki de. bu burukluğu bence çoğu kişi yaşıyor. o yüzden takmayın kafaya.

    yediğinize, içtiğinize dikkat edin. ne aç olun ne de tıka basa yiyip mide fesadı geçirin.

    uzun yolların olmazsa olmazı köfteci yusuf'ta köfte yemeyi unutmayın. köfteleri pek iyi olmasa da herkesin mutlu, heyecanlı olduğu çok az yerden biridir şehirlerarası yollardaki köfteci yusuf şubeleri. yan masada oturan kişiler de sizinle aynı yolu gideceği için onlardan da yola dair fikir alabilirsiniz.

    insan hayatı boyunca sevdikleriyle ve tek başına en az 1 kez böyle uzun yola çıkmalı. çok güzel bir şey. steve jobs'ın eyyorlaması bu kadar. kazasız belasız, mutlu yolculuklar dileriz.

    edit: uzun yol oynatma listeniz için benden naçizane parça önerisi de şu şekilde:
    ömer balık - coffee blues
  • onlarca kez 500 km'den uzun yolculuklar yaptım. yola uykulu çıktığım da oldu, 240-250 km ile neredeyse hız kesmediğim yollar da, 110-120 ile efendi efendi her türlü yol koşuluna uygunken gittiğim de...

    bunların hepsinden edindiğim tek bir tecrübe var, o da şu ki: her daim yoldan biraz korkun.

    altı üstü basit bir makineyi, her tarafı işaretli asfalttan yürüteceksiniz; o yüzden çok korkmayın. ama aynı zamanda en ufak bir dalgınlığınızda yüzlerce metre kontrolsüz yol kat edebilir, inanılmaz zararlara sebebiyet verebilirsiniz; o yüzden hiç korkmamazlık etmeyin. kararında korkun. kesinlikle hız yapmayın, kesinlikle yola uykusuz çıkmayın, kesinlikle yolda sigara içmeyin, kesinlikle telefonla konuşmayın ve kesinlikle sık sık aynalara bakın. artistlik yapmayın. artistliği başka bi' yerde yaparsınız. yoldan biraz korkun ve sizi riske atacak her şeyden kaçının.

    onun dışında açın müziğe eşlik edin, varsa yanınızdaki yolcuyla muhabbet edin, mola verin bacaklarınızı açın bi kahve için bi sigara yakın, ailenize dostlarınıza nerede olduğunuzu haber verin sohbet edin... kısacası yolun keyfini çıkarın. acemi de olsanız herkes kadar yoldan korkup kendinizi bile bile riske atmadığınız ve makul hızlarda dikkatli bir şekilde gittiğiniz bir durumda hem yoldan keyif alır hem de güvenli bir yolculuk yaparsınız.

    not: tabii ki şimdiki aklım olsa ne hız yapardım ne gereksiz atraksiyonlara girer ne de uykusuz yola çıkardım. manyak mıyım ben.
  • sabah karşı 5 6 gibi çık yola, gece yolculuğu risklidir tecrübe ister yorar adamı. yorulduğunu hissettiğin an en yakın benzin istasyonuna çek bir kahve iç yarım saat dinlen. rüzgar varsa aracı sallıyorsa çok basma çünkü aracı yolda tutucam diye ellerim kolların ağrır yine yorulursun.
  • yalnızsanız ve yolunuz gerçekten uzunsa (min. 500 km)

    1. yola çıkmadan önce bakım (baskı balata, yağ, su vs. sonra fren gitti, debriyaj bitti yok anam conta yandı diye ağlamayın)

    2. mümkün mertebe gece yola çıkmayın. yani hem ilk uzun yola çıkışınız hem de ilk defa gece çıkıyorsunuz. yani şöyle söyleyeyim geceleyin araba sürmek az çok tecrübe ister. bütün yol mekanikleri, sürüş teknikleri, araba içi kurallar vs değişir. siz önce bi gündüz sağsalim gidin. sonra gece de çıkarsınız.

    3. tatlı bir playlist

    4. mutlaka ama mutlaka 3 litre su( 1.5 + 1.5). nescafe, redbull, powerade vs. hangisini seviyorsanız işte o dalga dümenden mutlaka bir tane yanınızda bulundurun. hayat bu ne olacağı belli olmaz. ani bir esneme ile birlikte bir anda hayvan gibi uykunuz gelebilir ve o anda arabayı çekecek uygun bir yer de bulamayabilirsiniz. o ara enerji verecek bir şey bulunsun yanınızda. gerekirse yemeyin, içmeyin ama nemelazım dursun işte.

    5. ortalama 2, 2.5, hadi bilemedin max 3 saatte bir mola verin. mola süreniz sizin keyfinize ve zaman algınıza kalmış.

    6. mola yerinde öküz gibi yemeyin. ağır şeyler de yemeyin, mümkün mertebe çorba ve hafif türevli yiyecekler tercih edin yoksa deli gibi ağırlık çöker üstünüze.

    7. baktınız uykunuz geliyor. en yakın dinlenme tesisine park edip kestirin. bu yüzden arabada küçük yastık ve göz bandı bulundurmak iyidir.

    8. buz gibi havada çıkıyorsanız öküz gibi kalorifere abanmayın, mayışırsınız. arabanın içi ılık olmalı, gavur amı gibi sıcak değil. en olmadı arada bir cam açın, aralayın. temiz hava uyanık tutar.

    9. aynı şey sıcak havalarda klima için de geçerlidir.

    10. orta şerit candır.

    11. uzun yolda dalma durumu çok yaşanır. bu yüzden odağınızı kaybetmemeye çalışın. otobüslerin arkasına takılın, arabaların plakalarından tahlil yapmaya çalışın, bazı arabalarla yolu beraber götürün. ufak ufak onu geçin, sonra o sizi geçsin ama işi yarışa dökmeyin. maksat yol konsantrasyonunu bozmamak, başka bir şey değil.
  • tecrübeli arkadaşlar birçok detaya değinmiş fakat gözlemlediğim kadarıyla viyadükler ve tünel çıkışları eksik kalmış. özellikle kış mevsiminde, tünel çıkışlarına dikkat etmek gerekiyor. artı dereceyle seyir ettiğiniz tünelin çıkışı bir anda gizli buzlanmaya maruz kalmış zemine dönüşebiliyor. bundan daha tehlikelisi ise viyadükler. gizli buzlanmanın en çok yaşandığı yer, viyadüklerdir. karayolları ekibi yollara tuz ekmiş ve yolların buzu çözülmüş deyip rahatlarsın amma, bir de bakmışsın ki 200 metrelik viyadük buz pistine dönmüş. acemi arkadaşlar bu hususa çok dikkat etsinler zira viyadükler alt taraftan soğuğu yediği için buzlanabiliyorlar.

    ilave bilgi: ilerlemek değil, frenaj önemli. takip mesafesini koruyunuz.

hesabın var mı? giriş yap