şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: amanın).
  • (bkz: #1)
  • insanlar ilk olduklarında kendilerini özel hissediyorlar. ben son olmak isterdim. son olmak daha anlamlı.
  • mesela mesela, günlerden bir gün hayatınızı tamamen iş ve okula adamışken, cuma akşamı biraz rahatladığınızda en yakın arkadaşlarınızdan biri sizi arar.

    +ne var?
    -nerdesin candy?
    +nerde olabilirim evdeyim...
    -iyi. çok trafik var ben kadıköy'e geliyorum, dışarı çıkalım.
    +hmm tamam ya.

    bu diyalogtan sonra boğa'nın orda buluşmaya karar veririz. ve ben tabii ki yürüme mesafesiyle 5 dakika olan yere bile geç giderim...

    -nerde kaldın ya iki dakika yürüyeceksin alt tarafı? ben kaç km yol geldim.
    +yah öyle işte...
    -biliyor musun hayatımda ilk defa boğa'nın orda biriyle buluştum.
    +ahah, ilkin benim yani?
    -evet, böylece bir kadıköy ritüelini gerçekleştirmiş oldum.
    +umarım unutmazsın ilkini... ahaha!
  • "keşke kutup'a* gitmeseydik diye düşündüm. şimdi bile öyle düşünüyorum. ama o zaman bile orada hiç iz bırakmadığımıza memnunum, çünkü bir gün, ilk olmak isteyen bir adam** gelebilir, bıraktığımız izi bulabilir ve o zaman ne kadar aptallık ettiğini anlar ve kalbi kırılır*." ursula k. le guin - the compass rose