şükela:  tümü | bugün
  • ilkel biçiminin uygurlarda gorulmesini gözarda edersek, basım hakkında ilk düşüncelere peçevi tarihinde rastlıyoruz. tarihçi peçevi ibrahim efendi eserinde, basının yararlarına ve osmanlı ülkesinde uygulanması konularına değinilmiştir.

    türkiyede matbaanın kuruluşu, daha sonraları iii. ahmed’in padişahlığı sırasında lale devri’nde mümkün olmuştur. bu dönemde bir tercüme hey’eti kurulmuş, üç kütüphane ve bir nakkaşhane açılmış, levni gibi usta bir ressam yetişmiş ve yabancı ülkelerle ilişkilere girişilmiştir.

    basım sanatının osmanlı ülkesinde uygulanması şerefi ibrahim müteferrika’ya aittir.
    aslen macar ve kalvinist olan ve protestan papazı yetiştirmek üzere anayurdu macaristan’da protestan papazları tarafından iyi bir eğitim ve öğretim gören ibrahim, daha on sekiz yaşındayken osmanlı akıncılarının eline esir düşmüş ve istanbul’a getirilip esir pazarında satılmıştır (1692) . müslüman olmak suretiyle esirlikten kurtulmuş , çağının islam bilgileriyle türkçe’yi öğrenerek devlet hizmetine girmiştir.

    islam dinini övmek için 1711’de risale-i islamiye adlı bir broşür yazmış ve bu sayede sadrazam nevşehirli damat ibrahim paşa’nın sempatisini kazanmış yakını olmuştur.

    hayatını kazanmak için klişeciliği seçen ibrahim müteferrika ilerde bir basımevi kurma düşüncesi ile 1719‘da şimşir üzerine oyma bir marmara haritası klişesi de hazırlamıştır. kendisine bu sanatından dolayı basmacı ibrahim ağa denilmiştir.

    basımevi konusunda ibrahim ağa’yı destekleyen yirmisekiz çelebizade sait efendi’dir. sait efendi fransa’da kaldığı dört yıllık süre içinde kitap yayımcılığı ile yakından ilgilenmiştir.

    1724’de istanbul a dönünce matbaayı kurmak için çabalara girişmiş ve daha önceden tanıdığı ibrahim müteferrika’yı kendine yardımcı ve ortak seçmiştir.

    ibrahim müteferrika istanbul’da türkçe eserler basımı bir matbaa kurulması hakkındaki düşüncelerini sadrazam damat ibrahim paşa’ya sunmuştur ve sadrazam matbaa kurulmasını olumlu karşılamıştır.

    sadrazamın olumlu karşılaması ve sait efendi’nin çabaları ile zamanın şeyhülislam’ı basımevi kurulmasında din bakımından sakınca olmadığı yolunda fetva vermiştir. bu fetva üzerine padişah 3. ahmet de 1726 temmuz ayında din kitaplarını basmamak şartıyla izin verdiğini belirten fermanı çıkarmıştır.

    resmi adı dar’üt – tıba’at – ül amire olan fakat halk arasında basmahane denilen ilk türk basımevi ibrahim müteferrika’nın sultan selim semtindeki evinin alt katında kurulmuş ve çalışmaya başlamıştır (14-16 aralık 1727).
  • osmanlı'da ilk basımevi 1490'larda ispanya'dan gelen museviler tarafından açılmıştır. daha sonra rum ve ermeniler de kendi basımevlerini kurmuş ve kendi dillerinde kitaplar basmışlardır.
    müteferrika ilk türkçe kitabı basması dolayısıyla ilk müslüman matbaacıdır, yoksa osmanlı imparatorluğundaki ilk basımevini açan kişi değildir.
  • turkiyede (osmanlı) yayınlanan ilk gazetenin bulletin des nouvelles gibi bir fransız gazetesi oluşunun, ilk türk gazetesinin mısır valisi kavalalı mehmet ali tarafından çıkarılan vakây-i mısriyye olduğu gerçeğini değiştirmediği gibi ermeni, rum ve benzeri azinlikların kendi matbaalarına sahip olması, ilk türk matbaasinin ne olduğu nasıl olduğu gibi gerçekleri değiştirmez.

    keza başlık osmanlida ilk matbaa degil, ilk türk matbaasıdır. başlığın ve entrynin yapısına bir eleştri getirmeden once bunun göz önünde bulundurulması gerektiği kanısındayım
  • bu durumda ilk türk matbaasını ve ilk türk matbaacısının kim olduğunu tespit etmek için, 29 ekim 1923'ten sonraki ticaret sicili gazetelerine bakmak gerekiyor.
    çünkü osmanlı imparatorluğunda (bugünkü anlamda) millet değil, tebaa kavramı vardı. sanırım başlığın ilk müslüman matbaası olarak değiştirilmesi uygun olur.
  • osmanlı devletinin kozmopolit tebaa yapısına rağmen bir türk devleti olarak kabul etmemden (bu fikrimi etkileyen kuruluştan başlayıp çöküş kısmına kadar kendini hissettiren dominant güruh olunması da olabilir.) ötürü başlığın adı ilk turk matbaasıdır . yola çıkılan devletler değil onları olusturan ana kavimdir. (devşirme gibi varoluş metodları bahsettiğim gibi metoddur)

    azinliklarca kurulan matbaaların bu başlıktaki yer probleminin nedeni de budur, nitekim o matbaaların hizmet ettikleri topluluk kendi toplulukları, yani yine azınlık kısmı olmustur.

    ayrıca osmanli devlet sistemi ve ırk , saf ırk, gibi tartışmaların platformunun burası olup olmadığı konusunda da derin kuşkulara sahibim.
  • ibraham müteferrika ilen bizim tefecilerin tef eşliğinde yaptığı çalışmalar neticesinde elde edilen özel bir kopyalama birimcesi.