şükela:  tümü | bugün
199 entry daha
  • uzun süredir izlediğim, bana çok şey kazandırmış(kelime hazineme de çok şey kattı) kısa film yönetmeni, şimdilerde youtube'da içerik üreticisi ve de ifa'da eğitimci. ayrıca nazım ile veysi'yi yanında getirmezse hasan mercan kefirleri sponsorluğunda tüm sözlüğü ateşe veririm.

    kendisinden öğrendiğim bir şey: bu gazetelerde, dergilerde ya da internet gazetelerinde film eleştiren ve kendilerini sağda solda film eleştirmeni olarak tanıtan insanların gerçekte birer eleştirmen olmadığı aksine hepsinin birer balon olduğudur. şöyle demişti oösş bölümlerinden birinde: "iyi bir eleştirmen olman için boğaziçi sosyoloji'yi bitirmiş olman yeterli değil (kusura bakmasın arkadaşlar yani). sosyolojiyi biliyorum o zaman filmleri okurum (oku oku ipe diz, -gülerek- onu daha önce açıklamıştım). yetmez o yani.. sanat tarihi bilmen lazım, sanat bilmen lazım, sinemayı-tekniğini az çok bilmen lazım, belki bir denemiş olman lazım, psikoloji bilmen lazım, tarih bilmen lazım, bütün sinema tarihini biliyor olman lazım, o ülkenin spesifik tarihini biliyor olman lazım, sinema tarihini (o ülkenin) bilmen lazım.."

    bizim "eleştirmen"lere bakıyorum da adam hayatında bir kere eline kamerayı almamış, tekniklerden haberi yok, blogger hesabından güm pat filmi yeriyor ve onu imbd'de criticlere ekliyor. ilker hoca'nın söylediği bir diğer şey de yönetmenlerin eleştirenlerden beklentilerinin analiz olduğu, yorum olmadığı. özellikle bu blogger gibi mecralarda görülen şeylerin neredeyse hepsi yorum. yani şu an türkiye'de eleştirmenlerden beklenen şey yok sayılır.
  • tanimiyordum ogle yemegi sirasinda telefonla oynarken asagidaki safsatasina denk geldim. bu kadar bos laf edebilmesi basari.

    safsata 1: toplumdaki algi diye bir soz obegi uydurmus ve bunu bir kesimin sevmesi bir baska kesimin sevmemesi olarak tanimlamis. bu tanima uymayan bir insan, urun, servis, sanat eseri vs. sey var mi? bu secimle ilgili bbp baskaninin erdogan’i sectirmeme planlari var aciklamasi ile ayni kategoride.

    safsata 2: donemin ruhu diye bir soz obegi uydurmus, eskiden donemin ruhu toplumun dertleriyle ilgiliymis, simdi baska bir seyle (ne oldugunu aciklamiyor ama sahan bunu yansitiyormus). gezi ve diger gelismeler toplumun nesini yansityordu acaba?

    soru:

    ilker bey selamlar, hoş geldiniz.

    bir videonuzda "şimdi şahan ne ise, eskiden de kemal sunal oydu işte, çok abartmayın" gibi bir şey demiştiniz.

    objektif olarak bakarsak; kapıcılar kralı, kibar feyzo (ki brecht in epik tiyatrosu gibi bir teknik altyapısı vardır), gülen adam gibi filmler toplumun dertlerini anlatmıyor mu? ya da teknik olarak sinema gereksinimlerini karşılamıyor mu? kötü mü yapılmışlar size göre?

    diğer yandan recep ivedik filmleri hangi açıdan bu eserlerle aynı klasmanda?
    13 1
    24.04.2018 19:06 ostrava

    cevap:

    orada yanlış anlaşıldım. aynı derken şunu diyorum; toplumdaki algısı aynıydı. yani bir kesim için çok kötüydü, başka bir kesim için de çok iyiydi. şahan da öyle. en azından öyleydi son filme kadar. dolayısıyla recep ivedik eşittir kemal sunal değil dediğim şey. toplumdaki algıları aynı idi diyorum.

    toplumun dertlerini anlatıyordu o filmler ama o dönemin ruhu öyleydi. bu dönemin ruhu da böyle olduğu için şahan da bunu yapıyor. kötü mü yapılmışlar? hayır.
  • bu soru cevap etkinliğinde anladım ki ,

    kaliteli adam kendini belli ediyor cidden .

    adamın uğraştığı alandaki kendini ifade ettiği biçim nedeniyle kendisine gelen soru - cevap kalitesine bak bir de diğer ıvır zıvır adamların soru cevaplarına bak .

    değer ifade eden insanları takip etmek lazım .