şükela:  tümü | bugün sorunsallar (2)
  • sobayı yakmak için babamın verdiği 2 parça odunu öğretmenimiz olacak gavatın çok ince diyerek beğenmemesi ve fırlatıp atması. 5.5 yaşındaydım daha ve çok gücüme gitmişti doğrusu. evet çok yoksulduk.
  • abim beşinci sınıfa gidiyordu. aynı okula yazılmıştım. çoğu öğrenci ağlıyordu, ağlayan çocukların anneleri yanlarında oturuyordu. benim annem gitmişti, çünkü ben ağlamıyordum. abime emanet etti beni. arkamda dağ gibi abim vardı. çok sever beni. zil çaldı tenefüs oldu. abim yanıma geldi. yüzüm gülmüştü onu görünce. kardeşim nasıl gidiyor bakim dedi. ''çok sıkıcı abi'' dedim. muhaha sıkıcı olur tabi len dedi. sizi 3 gün boyunca okuldan salmayacaklar, yemek bile vermeyecekler, boyna ders çalışacaksınız burda artık dedi. ben başladım ağlamaya. ama nasıl çığlık atıyorum. ahehahe ağlama lan dedi, geçecek merak etme, herkes bu yollardan geçiyor deyip saçımı sevdi. muhaha nasıl gülüyor. sonra ortalığı ayağa kaldırınca annemi çağırdılar. annem geldi aldı beni. akşam bi güzel dövdü abimi.

    abim harbi geri zekalının önde gideniydi. şakadan da anlamıyorsunuz he diyo dayak yerken. şakaymış, mal herif. zor zor götürdüler sonra okula. gitmicemmmmm diye ağlıyormuşum hep. beslenme çantasını da 3 gün okuldan bırakmayacaklar diye hazırlıyormuş annem. ne olur ne olmaz açlıktan ölmeyeyim diye. abim hep öyle derdi. sikik.
  • biz sıcak sınıfta ders görelim diye bizden 1 saat önce, sabahın köründe uyanıp okula gelen ve sobayı yakan canım kemal öğretmenim.
    o sınıfa geleceği zaman sırayı kapının önüne çekip üstüne çıkıp beklerdim. canım kemal öğretmenim gelince beni görmezden gelir ve beklerdi sırtına atlamamı. sırtına atlardım birkaç tur çevirir oturttururdu beni yerime.
    senin gibi bir insan olma umuduyla öğretmen oldum canım öğretmenim. bu yolda da ilerliyorum.
  • her hafta birinin altına yapması öğretmenin altına yapanları eve göndermesi akabinde ben de yapmalıyım ve eve gidiş biletini almalıyım diye düşünüp altıma işemek isterken hızımı alamayıp altıma sıçmam... niye anlattım ki şimdi bunu ben
  • birinci sınıfa başladığım ilk gün annem sınıfa götürüp bir sıraya oturttu beni. sınıfın yarısı ağlıyordu. ben sessizdim çünkü ne olduğunun farkında bile değildim.
    ilk ders tanışma faslı falan derken bir anda zil çaldı.ne yapmam gerektiğini algılayamayıp etrafıma baktım. herkes dışarı doğru koşuyordu, ben de koştum. herkes bahçede koşmaya başlamıştı. ben de sandım ki zil çaldığında koşmak zorundayız ve derse giriş zili çalana kadar okulun etrafında koştum. bir hafta boyunca her zil çaldığında okulun etrafında koştum ve en sonunda dayanamayıp öğretmenime “öğretmenim ben gerçekten çok yoruluyorum bu seferlik koşmasam olmaz mı?” dedim.
    öğretmen aşırı gülüp bana teneffüsün olayını anlatmıştı ve sonrasında okulu sevmeye başladım.
    okul hayatımda yaşadığım en komik olay buydu sanırım.
    ailem de hala sürekli hatırlatıp dalga geçer.
  • aklımda kalan hatırladıkça canımı yakan

    teneffüsteyiz koşturup oynuyoruz
    sınıfın kapısını içeriden açılmasın diye bastıran ikin üç veletten biriyim
    dışarıdakiler giremiyor onlar yükleniyor biz yükleniyoruz.
    kapı öyle bir güçle üzerimize geldi açıldı ki
    savrulduk, düşen düşene
    beni tutup yakaladı
    öyle bir tokat vurdu ki öğretmen kılığındaki orospu çocuğu
    altıma kaçırdım işedim, kulaklarım sağır oldu.

    o günden sonra bütün okul hayatım boyunca içime kapanık, şımarmayı unutmuş bir öğrencilik yaşadım. her sene bütün öğretmenlerim veli toplantılarında bu çocuk neden böyle sus pus oturuyor oynasın zıplasın yaramazlık yapsın demişler.

    yaşıyorsa da ölmüşse de gelmişini geçmişini sikeyim o öğretmen denilen canavarın hakkım haram olsun
  • kalemimi onun kalem kutusunda gördüm
  • ne işe yaradığını halen çözemediğim sürekli çantamızda taşıdığımız plastik fasulyeler.

    ayrıca okulun evimize olan uzaklığı yüzünden hergün 1 saat gidiş 1 saat de dönüş yolunu yürüyerek gidip gelmek halen aklımda. çamurlu günlerde traktör kabininde kafamızı camlara vura vura yolculuk yapmak da unutulmaz tabi.
  • bahçede durduk yere birini döven okulun serserilerini koridor nöbetçisi öğretmene söylemiştim . ben bahçe nöbetçisi miyim diyerek beni dövmüştü. ülkede adalet aramayı o gün bıraktım .