şükela:  tümü | bugün
  • sesini hatırlayınca bir garip oldum. ona karşı çok güven duygusu beslerdim. karşılaşırsak eğer ona bir teşekkür etmek isterim.
  • beden eğitimi yerine sürekli matematik işlediğin için umarım mutlusundur,

    ben mühendislik okuyorum ama mutlu değilim.
  • bazılarınız ne kadar şanslı, beş yol aynı öğretmenle okumuş. gelelim bana:

    -1.sınıf 1. dönem; öğretmenim manyak bir kadındı. okula asker beni getirip götürüyor diye baya tatava yapmıştı.

    -1. sınıf 2. dönem; necati özdmirdi yanılmıyorsam adı. bunun da az kalır yanı yoktu, okul değiştirdikten bir hafta sonra beni üst sınıfa vermek istedi. ailem yaşıtlarıyla okusun dediği için sınıf atlamadım. (bkz: 90larda çocuk olmak) canım sıkıldıkça ünite dergisinden soru çözüyorum diye hunharca kızdığını ve okula gelmesin dediğini hatırlıyorum.

    3.ve 4. sınıf: hasan pelitli. gördüğüm en disiplinli en yumuşak kalpli hocam. komşuyduk ve sokakta oynamıyorum diye annemi arayıp hasta olup olmadığımı sokakta oynamaya da ihtiyacım olduğunu söyleyen kişi.

    5. sınıf: abide ünal. amasya'nın taşova ilçesi. küçücük ilçede, bize evinde ders verip bizi sınava hazırlayan melek gibi insan. her şeyi yetişkinmişiz gibi anlatıp açıklayan sakin, sabırlı kişilik.

    hayatımdaki en önemli öğretmen;arzu cantekin. kalbiyolojik annem. 20lerinin sonlarında su gibi bir kadın. kimseye eyvallahı yok, yalnız yaşıyor, şanlıurfa akçakale'den konya'ya geldiğim için alışamadığım okulda beni fark eden, özgüvenimi inşa eden kadın. sorularımı sınıfta değil teneffüste sorduğumda, o soruyu sınıfta sor her zaman bu kadar vaktin olmayabilir, sormazsan daima aptal kalırsın, sorarsan bir kez aptal derler diyip yüreklendiren kadın. tiyatro kulübüne beni alıp herkesin bana hayran olmasını sağlayan kadın. şimdi ise ben ilköğretimden mezun olalı 15 yıl olmasına rağmen hala görüştüğüm, sevgililerimi anlattığım hala gözlerinin içi gülen kadın. şansım.
  • hocam siz benim hayatımdaki en kıymetli öğretmen oldunuz. ilkokul 2'den 5'i bitirinceye kadar sizin öğrencinizdim. çok sert ve zaman zaman şedid bir öğretmendiniz. fakat ruhunuzda taşıdığınız mesuliyet hissinizi çocuk kavrayışımın safiliğiyle idrake muktedirdim. ben de sizin ufak tefek dayağınızı yemişimdir. sıra dayağı şeklinde vuku buldu bunların ekseriyeti, diye hatırlıyorum. çünkü çalışkan bir öğrenciydim. dayak ve tembel öğrenci daha yakışıyordu birbirine.

    ben okulunuza nakil olduğum zaman siz yeni evlenmiştiniz. yaşınız hele o zamana göre zannederim geç bir yaştı evlenmek içün. fakat şahsi hayatınızda bana hep yalnız birisi gibi gelmiştiniz.

    sizi daha çok tanıyabilmek isterdim. insanın her şeye geç kaldığı ne kadar da doğru.

    allah'tan rahmet dilerim size. saygılarımla...
  • thanks for nothing
  • bir kere olsun beni kızılay koluna seçmedin ya, o beyaz üstü kırmızı kollukla hava atmak nasip olmadı ya. daha ne diyim.
  • ilkokul boyunca beş farklı öğretmenim oldu. biri mobilyacıydı, üç ay boyunca kaçak bir şekilde derslere girdi. hayatımın ilk (bkz: frank abagnale)’siydi. minnetle.
  • valla döve döve adam etti bizi.

    şiddetin her sorunu çözeceğini öğretti. adam gibi adamdı
  • size hakkımı helal etmiyim. benim gibi 20-30 kadar öğrencinin hayatını kararttınız.
  • 3. sınıf bitene kadar altı öğretmen değiştiren biri olarak haklı bir şekilde soruyorum: niye hep gittiniz? tam bir bağ kurulacakken hop yerine başkası geliyordu. nitekim ki bu altı öğretmenden sadece birincisini hayal meyal hatırlıyorum, o da kırmızı kurdele taktığı için sanırım. neyse ki 4. ve 5. sınıflarda tek öğretmenle bitirme şansına sahip oldum.