şükela:  tümü | bugün
  • teşekkür ederim, beni hayata kazandırdığınız için.
    ilk başladığım okuldan atıldım ben. evet 1. sınıfta okuldan atıldım. okuma yazma öğrenemedim. ilk öğretmenim anneme çocuğunuz gerizekalı buna göre özel okullar var minvalinde birşeyler demiş. bu okuldan alın demiş. doktorlara gittim, testler yapıldı. gerizekalı olmadığım anlaşılınca sömestrda başka bir okula geçtim. ordaki öğretmen biraz özel ilgi göstererek okuma yazma öğrenmemi sağladı. hala çarpım tablosunu ezbere bilmem ama adını ilk 5te sayacağınız bir lisede okudum, başka okullardan burs aldım. mühendis oldum. şuan adını ilk 5te sayacağınız bir kurumsal şirkette çalışıyorum.
  • özür dilerim ilkokuldaki öğretmenlerimden.
    sebebi de istisnasız tamamının benden 'birşey' beklemesi. 'senden çok şey bekliyorum, ileride adını iyi yerlerde göreceğime eminim, vatana millete yararlı işler bekliyorum' gibi konuşmalar geçmişti.
    yani şimdi ilkokul öğretmenlerimden birini görsem tanımazlıktan gelirim. nasıl derim ki benden o kadar büyük işler beklemiş insanlara ' ben de öğretmen oldum ve atanamadım, özel sektörde çalışarak yaşamaya çalışıyorum, hatta şu sıralar işsizim' diye
  • 4. sınıftaydık, bi gün geldi kendisi ve bize artık öğretmenliği bırakacağını söyledi. daha 4 yeni başlamış, ben zaten taparcasına seviyorum ve hayranım kadın şak diye ortada bıraktı bizi- tabi o dönemde sağlık sorunu vb birşey var mıydı hatırlamıyorum hiç- velilerin konuşması, bizim böğürmelerimiz çaba vermedi. ben önce terkedilmiş hissettim, bizi sevmediğini kızdığını düşündüm. ben de sonra gelen öğretmenlerime küstüm. okula hiçbi zaman eski iştahla gitmedim. aradan bi kaç ay geçti, ziyarete gittik bizi terk eden öğretmenimizi, zili çaldık kapıyı hafif araladı 'hoşgeldiniz' dedi elimizdeki hediye ve çiçekleri uzattık tabi biz, aldı. küçük bi hal hatır sormacadan sonra pazara gideceğini söyledi ve içeriye almadı! biz gerisin geri döndük ve bu onunla son karşılaşmam oldu. bir daha ne yüzünü gördüm, ne adını andım.
    tanım: büyük hayal kırıklığına uğrattığını söylemek istediğim öğretmenim
    edit:imla
  • gerçekten ne akdar idealist biri olduğunuzu şuanda çok daha iyi anlıyorum... tebrik ederim ben ve sonraki arkadaşları bu şekilde eğittiğiniz için hocam...
  • "sayın öğretmenim size o diplomayı verenin ta amına koyayım. çocuk sevmeyen öğrenmen mi olur, hayvan oğlu hayvan."
  • başlığı görünce tüylerim ürperdi tekrardan. eteğini boya yapan bir kıza en yakında ben durduğum için girişmiştin bana için rahat mı merak ediyorum. evet o omuriliğinden konuşan kız ağlamayı kesmişti sen bana dalınca da ben sana hala ne küfrler ediyorum da içim rahatlamıyor. bir kişi seni dinlemiyor diye de sıradan tüm sınıfa girişmeni de psikolojik sorunlarınla açıklayabiliyorum bu yaşta. sonrasında hastalanıp bir dönem süresince yerini müdür yardımcısına bırakmanı da anlayabilmiş değilim. demek ki raporunu da sunmamışsın yönetime. ne çektik senden yahu, o sınıftan mühendis, mimar doktor çıktı. sen olmasan da daha başarılı bir sınıf olurdu. matematiği, fiziği hep iyiydi sınıfın da öz güveni iyi midir herkesin orasını bilemiyorum. yalnız kaldığında bir dakika bile hatırlamıyorsundur bizi biliyorum ama biz seni tüm detaylarınla hatırlıyoruz öğretmenim, saygıyla da anıyoruz tahmin edebileceğin gibi.
  • "öğretmenim,
    lütfen okulun ilk gününde 'babanız ne iş yapıyor?' diye sormayın. öldüğünü söylerken arkadaşlarımdan çok utanıyorum." cümleleriyle özetlenebilecek şeylerdir bazen de...
  • kötü bir kadındın..kötü bir eğitimciydin.iyi bir insan degildin..çocuk ayırırdın,babasının mesleklerine göre sınıfa ayirirdin öğrencilerini.özellikle beni sever gibi görünürdün,anneme ve babama da aynı rolü oynardın.ama onlar okul sınırlarını aştığı an beni sınıfın ortasında doverdin.ve evdekileri beni dövdüğüne inandiramazdim...kendi kizinla bile okulda kavga ederdin...

    büyük oyuncuydun.bana gerizekali muamelesi yapardın.rencide ederdin.sorun yaşadığım çocuklarla aynı sıraya oturturdun.eli gotu durmazdi yanimdakinin ve sen kalkar yine beni doverdin.salaksin sen diye haykirirdin.sonra üstün zekalı olduğum anlaşılınca mal gibi ortada kalman müthiş bir duyguydu.

    ruhsuzdun duygusuzdun.yinede seni bayramlarda ziyaret ederdik.sevmek istedik,denedik,uğraştık ama yinede başaramadık.sana saygısızlık etmedik.

    su an o kayirdigin öğrencilerin hiç biri senin hayal ettiğin yerde değil,belki kendimce bende değilim zira bu yinede senin eserindir...

    bizden sonra emekli olduğunu biliyorum.dershane açtığını duydum,daha sonra başka bir dershanede yöneticilik yaptığını...bizim zamanımızda en büyük kemalist sen iken su an akp il teşkilatında fink attığın aldığım haberler arasında...menfaatcisin yalancisin.hükümet yalakaligin da cabası...

    velhasıl sen kelimelere sığmazsın...bu arada çokta yaşlanmışsın...selam verilecek bir durum bile bırakmadın...ne diyim...
  • keşke bana her zaman senden özel ders aldığımdaki kadar iyi davransaydın. yada en azından herkese davrandığın gibi davransaydın.
    belki de iyi davranmayı huy edinseydin, benden 2 dönem sonra okuttuğun çocuklardan birini herkesin içinde azarlarken velilerden tepki toplamaz ve okuldan kovulmazdın.
  • ısrarla düşünmeme rağmen adını tam hatırlayamıyorum. filiz güzenge olabilir. ya da öyle birşey. izmir'de sadettin tezcan ilköğretim okulunda 96-99 arasında sanırım öğretmenim olmuştu. temizlik hastasıydı. her hafta birine kolonya doldurttururdu. birine de masa örtüsünü yıkatırdı. sayfalarca yazı yazdırırdı. kollarımız kopardı yazmaktan. sınav sorularını önceden derste çözerdi. hiç çalışmazdım. hep beş. bir bok öğrenmedim. sonraları çıktı bunların acısı.

    şunu söylemek istiyorum: öğretmenim, siz manyaksınız! keşke temizlik şirketi kursaymışsınız. herkes çok memnun kalırmış sizden. ya da gündeliğe gitseymişsiniz ne bileyim. ama keşke öğretmen olmasaymışsınız.