şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: ilmik)
  • bir kaçtı mı yakalanması pek zor olan el işi gereği,terimi.
  • dokunandır.
  • ilişmek, değmek.
  • çözülmesi kolay, hafif bir düğüm atmak'tır. örmeye bunla ba$lanır.
    ingilizcede cast on ile atılır.
  • çözülmesi kolay düğüm, eğreti düğüm, ilmik; hafif bir düğüm yaparak bağlamak; halı dokurken düğümleri bağlamak; dokunmak*..
  • gözü oynaşta olanın attığına ilmik, diğer düğümlere ilmek denir.
  • örücü iğnelerin oluşturduğu özel şekilli iplik halkalarından meydana gelen temel iplik şekline veya örme kumaşın temel yapı birimine ilmek adı verilir.ilmek, iğnenin ve dolayısıyla ipliğin tam hareketi ile oluşur ve diğer ilmeklerle birlikte enine ve boyuna bağlantılar yaparak; örme yüzeyinin meydana gelmesinde, temel fonksiyonu teşkil eder, diye öğrettiler bize okulda.
  • değmek, isabet etmek. (yörük sözüdür)

    -taş kafasına ildi.
  • isim iken karşılıklarından biri tin, fiil iken anlamı isabet, değmek, vurmak. yalnız burada taşı atan ilmez, taş iler, bu bakımdan ilginçtir; edilgen/nesne olanı kişi yerine koyarak fiili üretmişlere benziyor. ilişmek ilmekten türediği halde piyasa önceliğini kapmıştır, ilişme bağını anımsatan susere teşekkür.

    köyde yakınımızda bir seki çayı'mız vardı. çocuk bulmanın en kolay (ifade) yolu "çaydan bir çocuk tutmak" idi. benimle aynı masalı dinleyen bir alt kuşaktan kızımız, çayın başına köprüye gider; çocuk görmeyi, bulmayı* umarmış. bazen suya bir taş atar, sonra çocuğun başına ilecek diye korkarmış. umudu geçinceye* dek orada beklermiş. işte o çay kurudu, bizim köyün nüfusu da kurumaya yüz tuttu.

    gene iplikle değil iple veya urganla atılan ilmek/ilmiğe fethiye'de hıltar derler, mantığı aynı, kolay çözülmek üzere atılan düğüm.

    (bkz: nazar/@ibisile)